5. bölüm / 6
GÖLGEDEKİ NÖBETEkrandaki Gölge
Bölümler 6Şu an: Ekrandaki Gölge
Eren kapıyı açıp koridora çıktı. Mert de kahvesinden son bir yudum alarak peşinden geldi. İkisi arşive doğru yürürken Eren'in aklı hâlâ bilgisayarında gördüğü fotoğraftaydı. Annesinin yüzü gözünün önünden gitmiyordu. Yıllardır geçmişini kurcalamamaya çalışmıştı ama artık bunu sürdürmesi mümkün değildi.
Eren, dedi Mert, yürürken ona dönerek. Aklın hâlâ o fotoğrafta, değil mi?
Evet. Daha önce hiç görmediğim bir fotoğrafın bilgisayarımda belirmesi normal değil. Üstelik nereden geldiğini de bulamadık.
Belki biri sana bir şey anlatmaya çalışıyordur.
Olabilir. Ama neden doğrudan anlatmak yerine böyle şeylerle uğraşıyor?
Mert bu soruya cevap veremedi. Bir süre sessizce yürüdüler.Arşivin kapısına geldiklerinde Eren cebindeki anahtarı çıkardı. Üzerindeki numaraya kısa bir an baktıktan sonra yeniden cebine koydu. Önce anahtarın neye ait olduğunu öğrenmeleri gerekiyordu.İçeri girdiklerinde rafların arasından geçerek eski kayıtların bulunduğu bölüme yöneldiler. Burada yıllar öncesine ait dosyalar, klasörler ve kayıt defterleri saklanıyordu. Bazılarının üzerindeki yazılar silinmiş, bazılarının kapakları eskimişti.Mert raflardan birindeki kalın defteri alıp masaya bıraktı.
Depoyla ilgili kayıtları buradan bulabiliriz. Belki eski mülkiyet bilgileriyle eşleşen bir şey çıkar.Eren defteri açtı. Sayfaları dikkatlice çevirmeye başladı. İlk birkaç sayfada farklı binalara ve eski soruşturmalara ait kayıtlar vardı. Aradıkları bilgiyi bulmak kolay olmayacaktı.Bir süre sonra Mert başka bir klasörü masaya koydu.
Şunlara da bakalım. Belki işimize yarar.
Bu kadar eski bir anahtarın hiçbir işaret taşımaması garip.Mert, elindeki kaydı masaya bıraktı.Belki de üzerindeki numara, anahtarın kendisinden daha önemlidir.Eren ona baktı. Bu ihtimali düşünmüştü ama henüz bir sonuca ulaşamamıştı. Öyleyse numaranın neyi ifade ettiğini bulmamız gerekiyor. Mert yeniden kayıtlara döndü. Eren de önündeki defteri açarak aramaya devam etti. Henüz ellerinde kesin bir bilgi yoktu. Yine de buraya gelmek doğru bir karardı. En azından artık yalnızca tahmin yürütmek yerine somut bir şey arıyorlardı. Eren sayfaları çevirmeyi sürdürürken çocukluğundan kalan o eski sorular yine aklına geldi. Anne ve babasının ölümünden sonra, yıllarca geçmişinde eksik bir parça olduğunu hissetmişti. O zamanlar bunun nedenini anlayamamıştı. Şimdi ise karşısına çıkan her yeni ayrıntı, o eksikliğin hiç de düşündüğü kadar önemsiz olmayabileceğini gösteriyordu. Fakat Eren, geçmişiyle ilgili şüphelerini henüz kimseyle paylaşmaya hazır değildi. Önce elindeki anahtarın sırrını çözmeliydi. Masadaki kayıt defterini kendine doğru çekti ve bir sonraki sayfayı çevirdi.
Eren bir sonraki sayfayı çevirdiğinde kayıtların arasına sıkıştırılmış ince bir kâğıt fark etti. Kâğıdın kenarları sararmış, bazı yerleri yıpranmıştı. Üzerindeki yazıların büyük bölümü silinmişti. En üstte bir tarih bulunuyordu ancak mürekkep dağıldığı için tarihi okumak mümkün değildi.Eren kâğıdı dikkatlice yerinden çıkardı.Mert, şuna bir bak. Mert sandalyesini yaklaştırıp kâğıda eğildi. Birkaç satırı okumaya çalıştıysa da yazılar yeterince belirgin değildi. Yalnızca terk edilmiş depoyla ilgili eski bir kayda gönderme yapıldığı anlaşılıyordu. Kâğıdın sonunda ise kime ait olduğu belli olmayan bir imza vardı. İsim okunamayacak kadar silinmişti. Bunu kim buraya koymuş olabilir? diye sordu Mert.Bilmiyorum. Ama defterin arasında yıllardır duruyor olabilir.Eren kâğıdı masanın üzerine bıraktı. Depoyla ilgili bir notun tam da aradıkları sırada karşılarına çıkması dikkatini çekmişti. Yine de hemen bir anlam çıkarmak istemiyordu. Belki de bu, eski kayıtlardan geriye kalan sıradan bir parçaydı.Mert, kâğıdın altındaki defteri yeniden açtı.Burada bir kayıt numarası olmalı. Diğer sayfalara da bakalım.İkisi defteri incelemeye devam etti. Sayfaların bir kısmı birbirine yapışmış, bazı satırlar ise zamanla silinmişti. Eren aradığı numarayı bulamayınca başka bir kayıt listesine geçti. Ancak orada da anahtarla doğrudan bağlantı kurabilecekleri bir bilgi yoktu. Bir süre sonra Mert arkasına yaslandı.Sanırım bu iş düşündüğümüzden uzun sürecek. Eren, masanın üzerindeki anahtarı eline aldı.
“Olabilir. Ama bu anahtarın bir yere ait olduğunu biliyoruz. Birinin onu depoda bırakmasının da bir nedeni vardır. Peki, ya bizi özellikle oraya yönlendirdilerse? Eren başını kaldırdı. Bu ihtimali daha önce de düşünmüştü. O zaman nedenini bulacağız. Anahtarı yeniden masaya bıraktı ve eski kayıtları incelemeye devam etti. Tam o sırada arşivin kapısı açıldı. İçeri giren görevli, ellerindeki belgelere göz attıktan sonra yanlarına yaklaştı.Eski kayıtları mı araştırıyorsunuz?Eren başını salladı.Terk edilmiş bir depoyla ilgili bilgi arıyoruz. Ayrıca bu anahtarın hangi kilide ait olduğunu öğrenmeye çalışıyoruz. Görevli anahtarı eline alıp bir süre inceledi. Bu numara bana bir şey ifade etmedi, dedi. Ama arşivde eski kasaların kayıtları da tutuluyordu. Belki orada işinize yarayacak bir bilgi bulabilirsiniz.Eren ile Mert birbirlerine baktılar.
Bu kayıtlar nerede? diye sordu Eren. Görevli, arşivin arka tarafındaki rafları gösterdi. Şu bölümde olması gerekiyor. Yalnız, bazı belgeler oldukça eski. Bulmanız biraz zaman alabilir. Eren teşekkür etti. Görevli uzaklaşınca Mert ayağa kalktı.Ne dersin? Oraya bakalım mı? Eren anahtarı cebine koydu ve defteri kapattı.Başka bir fikrimiz yok.Arşivin arka tarafına geçtiler. Buradaki raflar daha eskiydi ve üzerlerinde yıllardır dokunulmamış gibi duran klasörler sıralanıyordu. Mert rafların üzerindeki etiketleri kontrol ederken Eren alt bölüme eğildi. Birkaç dosyayı kenara çekince arkasında sıkışmış kalın bir klasör gördü.Klasörü çıkarıp kapağını açtı.
İçinde eski kasa kayıtları, teslim tutanakları ve numaralandırılmış birkaç belge vardı. Eren sayfaları dikkatle çevirmeye başladı. İlk kayıtlar sonuç vermedi. Tam klasörü kapatacakken sayfanın alt kısmında küçük bir açıklama gözüne çarptı.
Bazı dosyalar, özel muhafaza nedeniyle ayrı kasalarda saklanmaktadır.
Eren cümleyi iki kez okudu. Bu, aradıkları şeyin kanıtı değildi ama yeni bir araştırma yolu açabilirdi.
Mert, buraya gel.
Mert yanına geldiğinde Eren sayfayı gösterdi.
Demek ki bazı dosyalar diğerlerinden ayrı tutulmuş, dedi Mert. Belki de bizim aradığımız dosya da onlardan biridir.Eren cevap vermeden klasörün devamını inceledi. Ancak özel kasaların numaralarını gösteren sayfa eksikti. Sanki biri o bölümü dosyadan çıkarmıştı.Eren'in yüzündeki ifade ciddileşti.
Bir kez daha eksik bir kayıtla karşı karşıyaydı.Üstelik bu kez, eksik olan şey tam da ihtiyaç duydukları bilgiydi. Klasörü kapatıp masaya bıraktı. Cebindeki anahtarı hissettiğinde depoda yaşananlar yeniden aklına geldi. Orada karşılaştığı kişi, geri sayım ve ardından bilgisayarında beliren fotoğraf… Bunların hepsi birbirinden bağımsız olaylar olabilirdi. Fakat Eren artık hiçbirini düşünmeden bir kenara bırakamıyordu. Bugün buradan kesin bir cevap alamayacağız galiba, dedi Mert. Eren başını salladı. Belki. Ama en azından neyi araştırmamız gerektiğini öğrendik. Dosyaları dikkatlice yerlerine koydular. Eren arşivden çıkmadan önce masanın üzerindeki eski notu da aldı. Kâğıdın üzerindeki yazılar hâlâ okunmuyordu; imza da ona hiçbir şey söylemiyordu.Yine de notu yanında götürmek istiyordu.
Çünkü Eren, yıllar önce çocukken soramadığı soruların cevaplarını artık kendisi arıyordu. Bu kez karşısına çıkan ilk engelde durmaya niyeti yoktu.Arşivin kapısından çıkarken Mert ona döndü.
Şimdi ne yapıyoruz?Eren koridorun sonuna baktı.
Depoyla ilgili eski kayıtları yeniden inceleyeceğiz. Sonra bu kasaların nerede tutulduğunu öğreneceğiz.Bir an durdu, ardından ekledi:Bir de bilgisayarıma o fotoğrafın nasıl geldiğini bulacağız.Mert başını salladı. İkisi birlikte koridorda ilerlerken Eren'in aklında tek bir düşünce vardı: Geçmişiyle ilgili sorular yıllardır cevapsız kalmıştı. Şimdi ise ilk kez, birilerinin bu soruların yeniden sorulmasını istemediğinden şüpheleniyordu.
Ve bu şüphe, onu araştırmaya devam etmek için yeterince güçlü bir nedendi.
Bölüm etkileşimi
