4. bölüm / 6
Gölge YazılımBÖLÜM 4
Bölümler 6Şu an: BÖLÜM 4
- 1 Bölüm 12.110 kelime
- 2 BÖLÜM 21.747 kelime
- 3 Bölüm 31.835 kelime
- 4 BÖLÜM 41.178 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 BÖLÜM 52.320 kelime
- 6 BÖLÜM 62.082 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ceren, Ayşen teyzenin kapısını çalar. Ceren gergin bir şekilde bekliyordur. Nasıl anlatacaktı bu olanları. Kafasında bir sürü senaryo kurmuştur bile. Ayşen teyze kapıyı açtığında gayet mutlu görünüyordur. Ceren, Ayşen teyzenin bu halini gördüğünde rahatlamıştır. Ayşen teyze sakin bir insandır. Önce karşısındaki kişiyi dinler. Biraz düşünür ve öyle cevap verir. “Hoş geldin yavrum. Geç içeri. Bende çay içiyordum.” Ceren gülümseyerek içeri geçer. Mutfağa geçtiğinde masada Ayşen teyzenin çay içtiği bardak vardır. Bir tane daha bardak vardır. İçi boştur Ayşen teyze, Ceren’in geleceğini biliyordur. “Kusura bakma Ayşen teyze hemen gelemedim. Ani bir sorun çıktı anca gelebildim.” Ayşen teyze gülümser. Mert’i arabaya binerken görmüştür. Sakince Ceren’i dinlemek ister. Ön yargılı davranmak istemiyordur. “Anladım yavrum onu. Sabah seni bırakan şu yakışıklı çocuk. O neden tekrar eve geldi? Yüzünde çok belli olan bir endişesi vardı. Ve yukarıdan gelen bağırma sesleri neydi?” Ceren bunları duyduğuna şaşırır. Ayşen teyze Mert’in gelişini ve gidişini görmüştür. Ayşen teyzenin yüzüne baktığında azarlar gibi değildir. Her zamanki gibi samimidir. “Aramızda hiçbir şey yok. Yani benim açımdan yok. Ama Mert yani o gördüğün çocuk. Beni seviyormuş.” Ayşen teyze Ceren’in elini tutarak konuşmaya başlar. “Ceren kızım... Bunca zamandır herkesi reddettin. Ama bu çocuk Mert. Çok iyi birisine benziyor. O bağrışma sesleri gelirken. Nasıl endişeliydi görmen lazım. Belki güvenmen gereken kişi Mert’tir.”
Ceren kafasını masaya doğru eğer ve kendi geçmişini düşünmeye başlar. Mert bu gerçekleri öğrendiğinde ya onu istemezse diye düşünmüştür. Bilmediği şey ise Mert’in geçmişidir. Mert ne kadar bu geçmişini silip yeni bir hayata başlasa da. Bu bir gerçekti ve değişmeyecekti. Bu kirli geçmişin üzerini örtmek o gerçeklerin yok olmasını sağlamıyordu. “haklısın Ayşen teyze, Mert iyi birisi ama tek bir hareketi ile ona güvenemem. Ona da söyledim. Benden zaman istedi. Güvenimi kazanacağından çok emin görünüyordu. ” Ayşen teyze Ceren’in elini hafifçe sıkarak onay veren bir gülümsemeyle başını sallar. “Mert’i çözdüğümüze göre. Üs kattan gelen bağrışmalar neydi?” Ceren, Uzay’ı nasıl anlatacaktır. Ayşen teyze Uzay’a güveniyordu ve onu severdi. Ceren derin bir nefes alarak anlatmaya başlar.
“Ayşen teyze, Mert beni bırakırken Uzay bizi izliyormuş. Ben eve çıktıktan sonra geldi. Kapıyı açmak istemedim ama kapıyı açmazsam daha çok zorlayacaktı. O yüzden açtım. Beni azarlamaya başladı. Partide Uzay ben alkol almak istemememe rağmen ısrar etti bende kıramadım ve içmiştim. İçtikten sonra kendimi kötü hissettim ve partiden çıktım ama alkol etkisini göstermeye başlamıştı. Navigasyon’u açmaya çalıştım. Her şey çok bulanık görünüyordu. Bir sokağa girdim. Karşımdan iki tane adam geliyordu. Adamlar bana sarkıntılık yapmaya çalışıyorlardı sonra bir anda kaçmaya başladılar. Arkamı döndüğümde bir karartı görüyordum. Sonrasını ben de hatırlamıyorum. Mert’in anlattıkları kadarı var sadece. Arkamda gördüğüm kişi Mert’miş. Mekandan çıktığımdan beri beni takip ediyormuş. Adamları görünce beni o kurtarmış. Adresimi aramış bulamayınca. Kendi evine götürmüş. Sabah onun evinde uyanmıştım. Mert’in evinden çıkmadan önce Uzay aramıştı açtım. Nerde olduğumu falan sormaya başladı. Bu olanların hepsi Uzay yüzünden olmuştu. Eğer Mert olmasaydı neler olurdu düşünmek bile istemiyorum. Peki Uzay neredeydi. Ben bunları yaşarken o hala partide eyleniyordu. Sonrasında gelip kapıda beklemiş demek ki. Yukarıda yaşananları hiç anlatmak istemiyorum. Ayşen teyze, lütfen sende bundan sonra Uzay’a dikkat eder misin.” Ayşen teyze şaşkınlıkla Ceren’in anlattıklarını dinliyordu. Uzay’dan asla böyle bir şey beklemiyordu. Başkasına yapsa bile Ceren’e yapmayacağını düşünüyordur ama yanılıyordur.
Ayşen teyze Ceren’i daha fazla zorlamak istemiyordu. Konuyu değiştirdi. Çatı katı hakkında konuşmaya başladılar. “ Çatı katını internete koydun mu kuzum?” Ceren bu güzel haberi Ayşen teyzeye söylemeyi komple unutmuştur. “Ayşen teyze ben sana onu söylemeyi komple unuttum. Mert gelmişti ya biraz sohbet etme fırsatı bulduk. Onun villası var ama biraz şehrin dışında kalıyor. Merkezde ev arıyormuş. Bende çatı katından bahsettim. ‘çok iyi olur hem senin güvenini kazanmam için daha iyi olur.’ Dedi bende önce sana sormak istedim. Eğer uygun görürsen çatı katını Mert almak istiyor.” Ayşen teyze bunu duyunca sevinir. İhtiyacı olan birisine vermek istiyordur. “Aslında bir kadına vermeyi planlıyordum biliyorsun. Apartmanda sen, ben ve emine var. Mert oğlumu bende sedim. Güzel haberi ona ver. Bir ara gelsin konuşalım.” Ceren bunu duyunca sevinçten. Ayağa kalkar Ayşen teyzenin yanaklarından öper. Teşekkür eder. “Ben bu güzel haberi Mert’e vermeye gideyim.” Ayşen teyze gülerek Ceren’i kapıya kadar eşlik eder. Ceren koşarak evine çıkar. Heyecanlı bir şekilde telefonu eline alır. Telefonda onlarca cevapsız arama vardır. Rana ve Ayberk kaç defa aramışlardı. Ceren onları komple unutmuştu hem şu iki gün içinde yaşananlar kafasını çok karıştırmıştı. Ceren hızla Rana’yı arar. Rana çok telaşlı bir şekilde telefonu açar. “Ceren neredesin sen! Neden telefonu açmıyorsun. Partiden de erken çıkmışsın Uzay da açmıyor telefonunu. ” Ceren çok mutlu bir sesle cevapladı. “Rana inanamayacaksın neler yaşandı. Telefonda anlatamam neredesiniz?” Rana Ceren’in bu kadar mutlu olduğunu duyunca içi rahatlar. “Her zamanki kafedeyiz.” Ceren hızla hazırlanır ve çıkar. Kapıdaki güvenlikleri hesaba katmamıştır tabi. Ceren’in çıktığını gören güvenlikler hemen Mert’e haber verirler. Mert bunu duyar duymaz Ceren’i aramak için telefonu aldığı sırada telefonu çalar. Arayan Ceren di. Hemen açar. Ceren’in sesi çok mutlu geliyordu. Mert daha alo bile demeden Ceren konuşmaya başlamıştır. “Mert sana harika haberlerim var. Ayşen teyze evi sana satmaya karar verdi. Bir gün gelsin konuşalım dedi.” Mert’te bu haberi duyduğuna sevinmişti. O çatı katına yerleşmek demek. Ceren’e daha yakın olması anlamına geliyordur. Onu daha yakından takip edebilecektir. Onu her şeyden koruyabileceğini sanıyordu. Peki Mert’i kim koruyacaktı.
“Tamam o zaman yarın akşam müsaitseniz gelip konuşmak isterim.” Mert sakinliğini koruyordur. Heyecanını ve mutluluğunu içinde tutar. “elbette yarın akşam 08:00’ de görüşürüz.” Mert uygundur zaten ama onun merak ettiği şey Ceren’in nereye gittiğidir. “tamam. Sen ne yaptın daha iyi misin?” Mert içindeki merakı saklı bir şekilde dile getirir. “Evet daha iyiyim. Şimdi Rana ve Ayberk’in yanına gidiyorum.” Mert istediği cevabı almıştır. “Onlarda seni merak etmişlerdir.” “Kaç defa aramışlar.” Mert Uzay’ın da orda olmasından korkuyordur. “Uzay orda değil dimi.” Aslında Ceren de bilmiyordur ama Rana’nın söylediğine göre yoktur. “Rana’nın söylediğine göre yok. Aramışlar ama ulaşamamışlar. ” “Tamam Ceren sen kendine dikkat et. Beni her zaman arayabilirsin.” Mert Ceren’in yanında olmak istiyordur. Şirkette işler yoğun olunca gitme fırsatı bulamamıştır.
Ceren, Rana ve Ayberk ile buluşur ve yaşanan her şeyden bahseder. Ayberk Mert ile tanışmak ister Ceren yarın akşam Ayşen teyzenin bahçesinde olacaklarından bahseder. Rana ve Ayberk’i de davet eder. Ayşen teyzenin bahçesinde büyük bir dönem başlayacaktır.
Mert şirketteki işlerini bitirince eve geçer. Hızla bodrumdaki odasına iner bilgisayarının başına oturur. Kısa bir süre içinde kafenin kameralarına ulaşmayı başarır. Kamerayı açar. Arkasına yaslanarak izlemeye başlar. Ceren’in harıl harıl konuşuyordur. Ne anlattığını az çok tahmin edebiliyordur.
Uzay Mert’ten yediği dayağı hala sindirememiştir. Ceren’i geri kazanması lazımdır. Önce Mert hakkında bilgi toplamalıdır. Okulda araştırır ama okulda çıkmamıştır. Mert ismine sahip bir sürü öğrenci vardır. Fakat hiç birisi o gördüğü çocuğa benzemiyordur. Annesini kaybetmişti bir kadınını daha kaybedemezdi. O psikopat ruhu yavaştan geri geliyordur.
Ceren arkadaşları ile konuştuktan sonra eve geçer. Ayşen teyzeye yarın akşam ki yemekten bahseder. Ayşen teyze, kabul etmiştir. Ceren evine çıktığında internette Mert hakkın da araştırma yapar fakat doğru düzgün bilgiler bulamamıştır. Tam telefonunu kapatmak üzereyken ekranına bir haber düşer. Haber Karaca ailesinden di. Ceren kendi içinde konuşmaya başlar. “Nasıl bu kadar rahat bir şekilde insanların canına kıyabiliyorlar. Kendi ailelerinin kılına zarar gelse dünyayı yakarlar. Tabi konu başkasının ailesi. Çocukları ne olacaktı. Onlarda babaları gibi acımasız ve vicdansız insanlar mı olacaklardı.” Ceren bunları düşünüyordur ama asıl bilmediği şey aşık olacağı kişinin Karaca ailesinin en büyük oğludur.
