7. bölüm · GÖLGE HİKAYELER
GÖLGE HİKAYELET BÖLÜM -7
ÖLENADAM
Düşünerek yazmak yerine düşünerek yarattığım birgeleceği yaşadım, bitirdim farklı algılar bir arada bir daire oluşturdular,düşünmekte yazmakta benim işim oluyor artık tabiki de. Aklıma ne gelirsekendime hesabını vererek yazacağımı bildiriyorum ve bu beni anlatıyor. Hiçdurmayacağım hayatımın sonuna kadar sanırım işler değişecek, yazmamın birçoksebebi ortaya çıkacak geleceğimde. Ne anlatacağım konusuna gelirsek, kesinlikledoğru olanı anlatacağım, kimine evet bu yönde gözükecek, bazen hayatanlaşılmadan ilerlememizi ister. Ama bu halim dahi zaten saygındır, o dâhilindeyazılarım kazanırsa size gerçekten her gün bilmediğiniz durumları anlatacağım,anlatacağım, evet kanıtı veriyorum bu naçizane, gerçekten nedeni ise hepsiniyeniden var edeceğim, keşfediyorum saygınlık ile naçizane efendim. Ne yapacağımıbiliyorum, fakat yazarak bir gerçeği açığa çıkartıyorum tatlı prensler veprensesler, keşfettiklerimin açığını dile getiriyorum. Bu satırlara başlamadanönce birçok deneme yazdım ve gayet başarılı bir insanüstü bir algı biçimiyaşadım her düşündüğümde, her ağladığımda. Bazen agresif oluyorum, sürekli bir uğraş içindeyim vedüşünme aşamasında ise yazdıklarımdan daha fazla kurgu zihnimde, yazarlıkserüvenim ilk zihnimde başladı ve daha sonra bedenimde. Kimisi hiç kurgu değil,dünya da insan olmak ile alakalı düşünceler eşliğinde bir ağıta çığlıkatarcasına. Fakat bu sefer daha farklı olacağına hiç şüphem yok, her zamandeğişti fikirlerim ama ben hiç değişmedim gerçekliğim ile her zaman yenilenmeyedevam ettim, devam ettim ve durmak bilmedim. Nelerden söz edeceğim konusunda hiçbir fikrim yokdesem dahi o fikir beni hep buluyor veya yeni bir algı sanatı keşfediyorumkalemim ile. Yeni bir delilik gibidir bu durum. Size yüzlerce karakter yaratıponların hikâyelerini anlatabilirdim “Evet!” bunu da yaptım, yalnız kaderimde kendimeve hazırda bekleyen onca mühimmat biriktirdim ölümün ötesine. Bunu yaptım fakat beni yarı yolda bırakan oncakarmaşık tasarımlar oldu ve sanırım bunun eğlencesi o sıra kayboldu düşlerimingerçekliğine açılan yegâne havuzda, şimdilik böyle olması gerekli ona durdediğim yere kadar, yere bakan sarnıcımın ağladığı diyara baktığım zamana kadar. Benimyolculuğuma çıkan her düşünceyi saygıyla size aktarmak adına gerçek üstü biranlatım ile devam edeceğim, gelişiyorum matmazeller hem geleceğimde hembirazdan. Zor bir süreç olacak değil, şüphem yok, ilginçolacağından eminim, farklı düşünmek hep bana sıra dışı geldiğinden ilgimiçekti, kendi alfabemi oluşturmak eğlenceli fakat onu insanlara sıralamakölmekten öte. Onunla bir şeyler düşündüm, yarattığım alfabeyi bir varoluş gibidüşündüm, bu aşktan daha azap, birazda düşündüğünüz evrenin gerçekliğinde düşünün,aşktan daha azap olan duygunun ışıltısını. Kendi gerçekliğinizde ve karakterlerin, yarattığınızinsanların düşüncelerini duyduğunuzu da düşünün, bu oldukça yorucu, gerçekdünyada olmayan anlamlar buluyor her adımda, o yüzden insanların düşünceleriniasla okumadım yeryüzünde ayıp diye. Nedeni ise ayıp işte, bu yaratıcı ilhamıngeldiği nokta, çünkü insanların düşündüğünü evrenden öte olunca, içinde herbilgiyi öğrenebiliyorsunuz yaratıcı gülümsemeyle. Düşündüğünüz var ettiğinizher şeyin tanrısı sizsiziniz tanrının huzurunda daha özgür düşünmemi ve hürolmama vesile olan yegâne yaratılmışlığa bu ahlaklı görüş ve yaratıcıdan ilhamaldığım kapı, o ise kalp. Bugüne kadaryaşadığım hayat gibi belli bir zamandan sonra daha da aşırı sıra dışıdeneyimlerle doldum, bu girdapların perdesini, bu yaşımda düşüncelerim iledoldurdum. Bu denli bilgi vermek gerekirse, tüm insanlık yanlışa batmış hüzünlüyolculuğunda. Düşünüyor olabilir desem her insan yine onların haklı düşündüğünügörecek fikirlerim ortaya çıkıyor, herkes birbirini dolandırma derdinde,gördüğüm kadarıyla fakat ben iyi niyetli düşünüyorum gözümdeki perdelerdüşünce. Bu hayata benimbakış açım ise sadece her insan gibi bana özel ve tüm varoluştan kuvvetli dilegetirmek isterim düşlerimi, çünkü insanlığın göremediği birkaç unsuru görmeyebaşladı her gerçekliğim, farkettimki bunu tek gören ben değilim. Evet, kendimcebelirlediğim kurallara göre hareket ederek ve bir anlatı sunarak konuşuyorum.Kesinlikle ben eğleniyorum ama zaman geçtikçe düşündüklerimin kıymetinianlayacaksınız sultan zadelerim. Yazdıklarım beni oldukça bu dünyada özel yaptısiz saygıdeğer insanlara laik olabilmek adına, düşündüklerim sayesinde çokdurum çözdüm varlığımda ve çok ileri düşünüyorum ki mekanik üstü varlıklarıemrime aldım desem, sizin için önemi anlaşılmayacak derece ve kime faydası var. Nasıl bir ruhhalı içerisinde olduğumu gayet net biliyorum veya tanımını tek bir kitabasığdırmak istemiyorum. Bana sunduğu faydalar sadece bana özel, karşılaştığıminsanlar beni anlamıyor ve sizin öğrenmeniz gerekenleri anlatıyorum beni lütfenkınamayın ve kendimi ifade etmeme olanak sağlayın büyük perde dinleyicileri. Eğlence içindebir anlatı sunuyorum. Hissediyorum bu dünyaya ait olmadığımı, sizin dahi varbiliyorum böyle düşünceleriniz, ben ölümsüzüm diyorum kendime, sadece budünyadan bir geçiş aşamasındayım ve cennetin esintisini düşünüyorum. Kendi dünyamınilk ölümsüzü de bendim, son ölümsüzü de benim, ben görünmek isteyen cehennemidebiliyorum, oraya da gittim bir fantezi ile bu dünyadayken isterseniz bir araanlatırım Sultanlar ve Sultanzadelerime… Fakat gerçektenbu dünyadan geçtikten sonra orada bulunmayacağımı dahi biliyorum. Biliyorumişte zebaniler birer iskeletten oluşuyor ve oraya girenlerin vücudunda ilkbaşta yaralar çıkıyor, bu görevliler demirden ve insanları cehenneminyollarında karşılıyorlar onlar çığlıklar atarken, o görevliler oranın insanınıkollarından tutuyor sonra, oranın insanları günahlarının cezasını çekmeye gideninsanlar ve çığlık atan varlıklar.O günahkâr insanlar korkarken aşaya indiriyorlar, onlarakorku dolu, yeryüzünde bunu okuyan için ise yerine göre keyifli değil mi? Bireyere kadar götürüyorlar, orada yaşadım evet günlerce zihnimde. Bu dünyadangözlerken ve ardından orada günahkâr insanlara söylüyorlar “İn bakalım” diye sonsuzakadar karşılaştıkları yaratıkları tahmin dahi edemezsiniz. Ben biliyorummerakımdan sordum soruşturdum ilahi nizamda ve gördüm deneyimleyerek bedenimde,kendi cehennemim olsaydı keşke orası ama diğer insanlarında var olduğu gerçek cehennemve kimler, kimler davet edildi benle. Cezasını çekmiş insanlar ise secdede. Bendiğer insanların yerine gördüm, dünyada iken, fakat yine de yaşamaya devamediyorum sessizliğimle bu yazılarla tanışan şerefli insanlara ise selam olsunnicesine. Şu yaşadığımzamanlarda bunu çok iyi anladım ki ve ait olduğum dünyayı buldum, oradangelecekte bahsedeceğim tabiki saygısızlıktan öte bir dilde. Özgür bir düş gibi varolsam diye düşünüyorum ve oraya gideceğim günü bu dünyada sabırsızlıkla bekliyorum,fakat ben şu an dahi orada da yaşıyorum, düşünürsem beni gerçekliğimutandırıyor, farkım bu yüzden orada bir tek ben yaşar durumdayım, ama önceliklebu dünyada yapmam gereken işler var gibi. Sanırım benimle en iyi sohbet edeninsanlar belli oldu daha öncesinde, bazen kitaplarıyla, bazen fotoğraflarıylafakat tüm gördüğüm insanlık işin içindeydi zihnimde, sonra sıraya dizdimolanları tanrının koltuğuna misafir olduğum hayal gücümde, bir komutan devralırgibi aldım bu yüce tasarının ruhunu ve sonra tüm yaratılmışlığı arındırdım, öldürüpdirilterek. Duygu veduyarlılık ile bazen ise tek bir düşünce içinde var oldum gözlerimin ötesinigördüğü zihnimde, hayal onlarla bir şekilde iletişime geçtim içimde banaarmağan edilmişti tüm yaratılmış ruhlar ve ulaşabildiğim ruhların ötesinde.Kimseciklerin haberi yoktu yaşadığım zamanda, ama banaarmağan edilen diyarda o yaratılmışlığı öl dedim temizlen diye. Ölüyorlardı,kalk deyince kalkıyorlardı, cehennem sistemini de çok önce kurdum zihnimde vekendimi sürekli bir oluşum içinde tutarak neler oluyor gördüm bana verilenbedenimde hem içimde hem bu dünyada onu araştırmaya başladım günlerce veyıllarca şimdi ise yazıyorum günlerdir ve senelerdir. Abartmıyorum ben iyi bir dövüşçüyüm zihnimde. Gerçekdünyada bana zarar veren her şeyi bırakacağım yakında. Ben bu dünyada herkesebilmek isteyecekleri cevabı araştıran bir delikanlıyım, herkese mutluluğumdanbir parça veririm tabiki beni kışkırtacak düşüncelere sokmaz ise. Benmutluluğumdan böldüğüm parçam ile asla yanlış cevap vermem kaderimincilvesinde, içimden geleni söylerim, çünkü yaratıcı ile konuşabiliyorken kalbim“dur, bir dakika neyden bahsediyorsun” diyebilirsin zihninde ve bu dünyada. Bu dünyaya gelmeden önce cehennemde gitmediğim yerkalmadı gibi hissediyorum, orası korkunç bir yer dedim bunları düşününce ve birdaha girmedim bu düşüncülere çünkü onlardan kurtulmakta bir süreçti esrarengizbir anda keşfettiğim karanlıkta. Üstüne üslük bu dünyada orayı yenidenkeşfettim insanlar sayesinde, cehennemin ötesine de geçtim hayal gücümde vezihnimde çizdiklerimin içinde, ben oranın ilerisini de bilirim tanrı sayesinde.Kalbimde beni kimse alt edemez, çünkü kötülük nedir diye araştıran bedeniminiçinde çok iyi öğrendim ve ona karşı savaşıyorum kandilli rasathanesi gibiiçimde. Ben bana zarar veren insanı istediğim zaman cehennemde görebiliyorum. Yetilerim gelişti gelişmek için çabaladıkça doğamda ama insanlığımfarkında bile değil bazen, bir ara hiç korkmadan görüyordum sonra görmeyibıraktım, neresi ise her neredeysek sanki daha önceden arkadaşmışız veya birkardeşmişiz gibi hissettiği de çok oldu ama bazen kalbimden geçen konuyadönmeliyim, ben bazen çok uzatıyorum bu yeryüzünde. Dikkat! Dünyaya gelmeden önce her neredeysem orayıçözmeye başladım yeteneğim ile baktım ki sanırım çok hızlı var oldumgerçekliğimde ve insanlar ise delirdiğimi düşünecek kadar cahil kaldı yaşadığımmedeniyette, evet öyle. İlk ışık nerde ışıldadı sorguladım yeryüzünde,varlığın öncesiydi ora oraya kadar gitmenin ne anlamı vardı? Bu bedenimin içinde araştırdım öylece ve bilmiyorumsadece düşündüm bu kendiliğinden başladı sanki resital sunuyordum tanrınınhuzurunda hayal gücüm ile kitaptaki en önemli yerlerden birini daha sizesöyledim ama hala sporumu yapabileceğim hayata dahi erişemedim tanrınınyarattığı fantezide. Farkettimki araştırınca karşılaştığım her insanıniçimde var olan korku ve acı, uçsuz, bilinmeyen zihnimde var olmasının birsebebi vardı. Ben kendimi eğittiğim anlardaki gibi zihnimde obilinmezlikte vakit geçirerek kendi gerçekliğimin kralıyım gibi hissediyordum.Her geçen gün, tacımı bulmuştum ve neresi olduğu anlaşılmasa da sizin için yeniyarattığım evreni görmenizi isterdim. Ama kendiliğinden yok oldu bir gece,zaten ölünce tüm bedenimdeki varoluş benim yarattığım evrende var olacakdüşüncesi beni öldürdü, epik düşündüm ve öldüm, öte varoluşların dikkatiniçektim, çok ciddiydim bana verilen bu bedende yeri geldiğimde. Bana buraya dayardım edin diye bağırdılar, duyduklarım sanki diğer insanların çığlıklarıydıhepsi dünyada yaşamış bir insana gerek duymuş bir varlık silsilesi gibiydi sankihazır olda durdular bu bedene, bedenime verilen yetilerin gördüğü gerçekleri, bukitaba sığdıramasam dahi adıyorum o çığlıkların sahiplerine. Bu kesinlikle bir karma veya karmaşık bir sisteminkarışık algoritması değil, yazdım biraz, biraz, biraz, ilk kitabım için özürdilerim, cehennemimi anlatan bir kitap yazdım içinde ve onu yazacağım sonraokuyan insanlarla oldukça zevk alacağım. Fakat daha anlaşılamayan bir etki bu vebu anlaşılmayanı çözmek bana zevkli ve gizem dolu geliyor kariyerimde. Çözmekkelimesini ilk Türklere öğreteni tanıyorum, “Tanrı,” bunu nerede yaptığımısormayın, cehennem sorununu bu dünyada çözeceğim ve sonra çözdüğüm gerçekliğeben ona inanacağım. Sonra kimseyi davet etmediğim için üzüleceğim. Evet, ilk bilmediğiniz bir şeyi size aktardım vebaşlıyorum. Dinleyin, kafamın içinde gezinen onca sıra dışı olayı sizlereciddiyetle anlatıyorum. Öldüm gerçekten demi. E ölecektim zaten. Beni öldüktensonra okuduğunu lütfen söyleme duyarsam bir kahkaha atarım ama yazarken de kimizaman ölü gibiydim tek gözümü kapatarak ve sana bir bakış atarak “Cıkııppssss”ve uzatarak “Kıpssss,” saygılarımla ben düşünen adam. Bir gün, birmumya ile konuşmaya başladım çok eğlenceliydi, evet bana “Lanetimizi kaldırınkralım,” dedi. O sıra o kadar yoğun düşünüyordum ki bazı şeylerin geç farkınavardım. Bu konuda ve onun karmalarını derinlemesine öğrendim. Bu teknikler yeryüzünde ilginçti. Beni sanki herşeyikurcalayan bir çocuk gibi öğrenerek buldum. Derin düşüncelerimde ve gizem vesır taşıyor olsa da fakat ben gerektiği kadar anlatacağım, çünkü bu dünyada öğrenmekisteyene anlattığım gibi sizde kendi tekniklerinizi hiçbir kurala bağlıkalmadan yaratın. Çünkü yaratıcı özgün olanı tercih eder ve farklı bir algıyasahip insanları göreceğim öldükten sonra ve ona ilham olacağım. Ve hepimizbirlikte tekrar var olacağız iç dünyamızda ölene kadar fakat öğrendiklerimiz vegeleceğimiz bizi ve ben yaşayana kadar beni değiştirecek, kendini geliştirmekisteyen için bu aktivite yararlı gelebilir, tabi boş bir zaman ister o yüzdenherkese önermiyorum. Kendi insaniyeteneklerimi, doğru cevapları öğrenmek için kaybolmuş bir insanı tekrarfilizlendirdim gerekli oldu canım bu dünyada, kendimi her gerçekliğim iletekrar var ediyorum e savaşmak zor pes etmemek lazım. Evet, doğruları bulmamayardım edecek bir adam ile iletişime geçtim, genelde bu adamlarla bir arazihnimde çok karşılaşırdım gerçekten onunla ve onlarcasıyla iletişime geçtim.Nasıl geçtiğimi sormayın bunu ölümden sonra bana verilecek bedenle dahianlatmam güç ister.Bana, adımla hitap etti. Bir anda yapbozun parçalarınıbirleştiriyorken sanki zihnimde delicesine bir çığlık koptu. Bende ona sordum,sen benim adımı nasıl ve nerden bilebiliyorsun, onunla çok ikna edici konuştummeditasyonum sırasında. Farkettimki ben bir şeyleri keşfetmeye çalışırkensanırım onlarda beni keşfetti ama bunlar kendimi keşfetme aşamasındaydı, osıralar bir hayaldi sonra diğer keşfettiklerimle gerçek oldu ki ben meditasyonaşamasında gerçekten gözlerimden bir ışın çıkartabilecek ana ulaşmıştım sanki. Cehennemi ogünler görmemiştim, o mumya zihnimdeydi. Gerçekti, bir piramidin içindeydi amaçıkarlar yakında piyasaya tekrar bedenlenerek. Dünyayı yok edecek tümfiravunlar, bu zamanın insanına bırakırlar mı dünyayı, yeniden bedenleneceklerdünyada, sonra birleşip dünyayı yok edecekler ama önce bir beklemeleri lazım,çünkü iyi insanlar burada ve bu durumun farkına vardığım için evrene bunu farkettiğim enerjiyi alanı yaratarak burda biri var ve sizden haberdar diyorum. Çok zaman sonratekrar keşfediyorum ötesini, nasıl girdim bu işlerin içine, ben diğerinsanlarla şimdi nasıl iletişim kurayım cehennemde ilerlemek çok zevkli,insanların cehennemindeki bedenlerini ateşler içinde gördüm, alev alevdilergerçekten kuru gri bir toprağın üzerinde. Onların sözlerini duyabiliyorum,hatta onları her seferinde alt ediyorum günahkârlar sonuçtu fakat çok üzülüyordumsonrasında günahkârlar ama o ateşler içinde yananların yaptığı kötülükleribilmek asla istemedim, bazılarını duydum bana söylediklerini akıl dahiedemezsiniz, orada alevler içinde yanan varlıklar asla yalan söyleyemez vealdatıcı iletişim kuramaz. Oradan gelen düşünceler gerçek ve nettir. Bencennettekiler yerine neden cehennemde ki sesleri duyuyorum hiç sormayın çünkücenneti henüz görmek istemiyorum, görmek istemeyeceğimden değil sadece güzelbir an bekliyorum. Düşündüğümdeorda insanları hep sirayete ediyorum ve insanların duyamadığı diğer iyitarafları da üzülerek söyleyeceğim, çok nadir cevap veriyorum. Eskidenyapardım, gerçekten bir düşündüm de orada ne çılgınlıklar yatıyor. Şu cehennemihavalı bulan tipler orayı görseydi süt dökmüş kuzuya dönerlerdi. O cehennem halkıyapma diyorlar ama yapmam lazım orası sonsuz bir cehennem, onlar kötü kimseler,oranın sistemi felaket düşündüm de sadece bazı insanları duyuyorlaryeryüzünden, kulakları duyguları olmayan varlıklar hükmediyor oraya ve bu dünyaselam yolluyorlar gelecekler için. Belki de duyuyorlar diyebilseydim keşke gerçekten yaradılışlılarındagaddarlık yok işlerini yapıyorlar. Duyurmak istiyorum ben ölmeden sayfalara, buişi halletmiş olacağım ölene kadar. Cehennemi anlatan bir kitap yazacağımbelki. O zamanlar bu bana korkutucu gelmiyordu, ben varoluşu kendigördüklerimle her gerçekliğimde çok eğleniyorum. İnsan bununiçin yaratılmış bir varlık ve tüm varoluşun bilgisini öğrenebilir, içinde nevarsa o çıkacaktır bir umut ışığı gibi ve bunlar kendi için anlaşılır olacaktırdünya üzerinde. Ve bu dünyada o taraftan korkmuyorum, orayı görmek istemeyenleriçinse şunu diyebilirim, görmeyin, benim orayı görmem biraz uzun yıllarımıaldı, tabikide korkutucuydu fakat benim tutkum farklı bir çizgide ilerledi,farkettimki fark ettiklerimle büyürken içimde var olan daha eğlenceli ve dahagerçek. O piramitleriniçinde yatan mumya bana bir görsellin içinden seslendi etkileyici bir hayalgücüydü fakat görüyordum ve dedi ki; “Onur, benim halkımı bu lanetten kurtar.”Hani hayal gücünüzde bir şey hayal edersiniz ve onu görürsünüz senelerce çizimyaptıktan sonra bu o kadar kendi özgü bir hal aldı ki en son bunları durdurmayaçalıştığımı hatırlıyorum. Bu hayal gücü ile zihnimde canlandı. Onu şimdidüşünüyorum da inanılmazdı. O sırada bu hayal gücünü izlerken bu mumyanıngerçekliğine davet edildim onun yattığı odanın içine hayal gücüm ile gittimsanıyordum, fakat bu hayal gücünün bir meraktan ortaya çıktığını düşünüyorum veöylede zaten ama getirisi oldukça çoktu sanki kaybolmuş bir düşünce gibiydi. Bu hayal gücüydü veya bilmediğim bir ruhsal yolculukmuydu tam ikna edici cevap bulamıyorum ama bana hayal gücüm ile gelen bilgilernetti. Âdem denilen insan cennet dışı bir mekânda nefes aldıktan sonra canlandıinsanlık, kimine göre böyle evet bunu böyle yorumluyorlar ama daha çılgınanlatısı varsa dinlemek isterdim. Sonra dünyaya indirildi ama bu indirilmebüyük patlamalarla gerçekleşti ve sonra bu herşeyi kurcalayan bir çocuğun bunuyazması gerçekleşti, kendime yine pay çıkardım fakat ben biraz açılı bakıyorumolaylara aman ne gerek var demiyorum. Var oldubilinen insanlık, bilmiyorum ama bazen bu sıra dışı olayları dile getirmekistemiyorum anlarsınız ya kendi dünyamın gizemleri onlar sonuçta. Zaten budüşünceler yaşayanı bağladığı için ruhumu doğurduğu için midir bilmiyorum dışdünyaya ifade edilmiyor ama ben yine de her şeye rağmen konuşuyorum çünkü bazıgerçeklerden eminim ve beni kimse durduramaz gerçekliğimde. Ve daha sıradışı şeylerde oldu bu dünyanın kuyusunda. Fakat bunlar, yani bu ruhsaldeneyimlere saçmalık diyen kesimde var düşünün ne derece ruhsuz olduklarını amaben bunlara tanık olurken ve olduktan sonra artık bu yeryüzünde kimin içindeşeytanlık var görebiliyorum. Şeytana da yaratıcı öğretti her kısasını veanlatıldı elinde yakacak parşömen kalmadı belki de artık onun yok olmak sonu vegerçekliği. Bu deneyimleriyaşayan kimse aptal olamaz, bu yolculuklara hastalıklı hayal gücü diyen kesimdevar ama ben hasta değilim. Tam tersi hastalığın ne olduğunu bilen bir insanım.Ben el verişeli diyarda cehennemde tanıdım ve hastalığı şeytanın ocağındayendim ve bunların hepsi bedenimin içinde oldu. Onları derinden düşündüm vekafamın içinde düşüncelerimde nerden çıktığını ilk etapta bilmedim düşüncelerlekarşılaştım. Cehennemde şeytanı iyileştirdim ve yok olacağını öğrendim.Bu bedende çok eğlendim. Evet her neye karıştıysambunlar kitaplarda güzel fakat yüz yüze bir insana iştahla anlatacağım konulardeğiller. Her kelimemi bu dünyada ben tasarladım ve anlamını yarattım tüm banadokunan gerçeklikle, bu gerçekliğin içinde çok ince adamlar var ve kimseye kaptırmıyorumki orijinalim, bu ince adamlar zihnimde her biriyle vakit geçirdim ve onlardasıra dışı bir gerçeklik ile karşıladı beni iç dünyamda. Bunları size neden anlatıyorum bilmiyorum. Odamda bir gün 5 milyon insan var oldu bir gece amaben ise onların birkaçını izledim ve içinde bu dünyada yaşayan insanlarıngerçek ruhlarını var etti. Ben o günler yaratıcının bana sunduklarıyla çokvakit geçiriyordum ve yalnızdım. Bu gerçekler benim gerçekliğim ve umurumdaolan ise yaratıcı benim iblisten kurtulduğumu söylüyordu. Çevremde olan bitenionun bana anlatmak istediği gibi algılayabiliyordumO gün bir gerçekliğe tanık oldum ve tanrının sevdiğiinsanlarla nasıl iletişime geçtiğini öğrendim. Ben o gece bir hiçliğiniçindeydim. Kimi zaman tanrının hiçbir şey yaratmadığı anı düşünüp ona sorularsorarım ve aklıma gelen düşünceler ile onun bana verdiği cevabı anlarım. Budurumu daha profesyonel yorumlayabilirdim ama ben bunun için uğraşmıyorum.Kendimi koruyorum, daha doğrusu benim varlığımın içinde var olan gerçekliğikoruyan biri var. Ve kendisine hiçbir isim ile hitap etmiyorum sadecehissettiğim his le ona sesleniyorum. Yaratıcıyı öyle hissediyor ve tanıyorum.Her insanda açığa çıkmayan bir gerçeklik vardır içinde. Yani insanlara başkabir diyardan görüntüler ve hisler geliyor bu durumlar ya delilikle sonuçlanıyorveya üstün bir başarının sonucu ile. Bu aşamalar insanı depresyona ve yalnızlığa ite bilirdiye korkmadım hiçbir zaman, bu yaşadıklarımı içimde tutmak artık bana faydalıgelmediğini anladım, hissediyorum uzun zamandır kendime ve geleceğime budeneyimleri yazarak kayda alıyorum ve bahçemi yaratıyorum, en azındankelebekler gelmese dahi bir bahçem olacağını biliyorum. Bahsettiğimkonuyu değiştiriyorum evet oldukça içimde, derinlerde bir yerde cehennemdedönen muhabbetler beni bu dünyada sardı, o kadar etkisini güçlendirdi ki buyaşadığım olaylar örgüsü, o kadar anlaşılmaz deneyimlere tanık oldum ki, beynimbeni durdurmaya çalıştı. Orası çukur. Sen ne haklabunları düşünürsün diyen varlıklar içerisinde belirdi ruhum, kendimi tanıttım,onlarda beni tanıdı ve ben bana gösterilen cehennemi gördüm. Bu görmekten kastım bir gizem içermektedir,gördüklerimle hep eğleniyorum ama onu da kaptırmamışım, insanlık doğmadan öncebir yarış halindeydi ve ben bunu fark ettim, tabi dikkat çektikten sonra hayalgücümdeki gerçeklik algım ve dünyayı yorumlama biçimde değişiklik oldu vedünyada var olmadan önce varlık öncesinde kendimle tanıştım. Bu sıra dışı adamlarla konuştum kimiyle kalbimdegörüştüm kimi ile bir hiçlik denizinde ve onlara dedim ki, “Arkadaşlar sizkorktuğunuz için engelleri aşamıyorsunuz”. Orada iç dünyamın araladığı kapınınarkasında korkan birileri vardı fark ettim, korkusuz olanları da tanıdım, buinsanlar ölü ruhları kendilerine geri hediye edilen insanlardı. Yani kafamıniçerisinde dönen bu girdap ölü insanların yaydığı düşünceler olduğu gibitanrının hediyesiydi. İnsanların farklı öğrenmeteknikleri vardır iç dünyasında, kimisi göremiyor olabilir ama ben öğrenmekistedim ve resim çizer gibi algıladım, ruhum ile tanıdığım çoğu insanyeryüzünde kahramanlık göstermiş kişilerdi ki, diğer yandan öğrendiğim bilgilerile sanatçılarında bana kattıkları inanılmaz derecede yalnızlığıma arkadaşolmuş gibilerdi. Ne yazsamanlaşılır olur... Bu iletişim bir sesveya başka bir durum ile açıklanamadığı gibi bu hissi ve dürtüleri dünyayıbaşka bir dil ile okuyarak aralayabiliyorsunuz, bunun cevabı histir ve idrakile gerçekleşir. Aydınlanma kişiye özel olduğu gibi gaflet uykusundan uyanankişi nerden geldiğini ve nereye gittiğinin farkına varır. Kişiye içinden gelenbir ses varlığını gösterir ve yol gösterir. Yaratıcı kendini kişinin hayal gücüseviyesine göre kendini gösterir. Bu durumuyapabilen insanlar mevcut yaşadığım zaman diliminde, her şeyi anlatabilirim vebu insan denilen varlığa yaratıcılık katan bir deneyim. Algılar seçici olduğugibi varoluşumuzun içinde ölü insanların dünyaya duyurmak istediği onca gizemvardır. Onlar ölü fakat içimizde yaşıyorlar ve seslerini duyurabilirler eğeristerseniz keşfetmek ise insanın kendi arzusu ve isteğidir. Ben deniyorum, onları gördüm bana birkaç seçeneksundular, aynı bir arenaya savaşçı olarak girmek gibi. Ve nedense bunlar benimhayatımda yeryüzündeki yaşamları ile taktir ettiğim insanlardı. Bir kereburadan yola çıkarak ilk etapta sorgulamaya başladım ve ölüler diyarındayazarak bu ringe girdim. Baktım ki yazdığımda ve konuştuğum da ruhum ve bedenimyeni durumlar öğreniyordu.Ve bana dediler ki, “Onur, sana yardım ediyoruz”. Evet benimonlarla karşılaşmamım bir sebebi vardı, onlar dediğim düşüncelerimizin içindeyaşayan iyi ve kötü benliklerimin içinde var olanlar. Evet, ben hem iyi ilekonuşuyordum hem de kötüyü tanıyordum. Kötü olanı ise içimde çok barındırdım veiyi tarafım yeryüzünde bedenlenmeden önce sanki onları tanıyormuşum gibihissetti ve bu deneyimler bana hayal gücüm sayesinde öğretildi.Herşeyi yarıda bırakıp başka bir şey, keşfeden adamadönüştüm ve onlara dedim ki kalbimle, “Dünyayı yok etmek için tasarımlaryapanlarda kim?” İç dünyamdagüzel bir şarkı gibi izledim ve kimi zaman böyle saçma sorular gibi gelse defark etmem gereken insanı fark etmeye koyuldum.Ve içimde zihnimde konuştuğum dürtüler ve duygular budünyaya bir yaşama başlamadan önceki ağıtlarım gibiydi. Evet bu dünyayagelmeden önceki konuşmalarımı aradım. Duyuyordumiçimde ve benim gerçekliğim, aradığım cevaplar ve kişiler beni buluyordu.Sanırım bu düşüncelerin gerçekleştiği iç dünya neresi ise orası dahi biritarafından tasarlanmıştı. Sonra bir gün, iç dünyamda bir karanlık ile konuşmayabaşladın, orada karanlıkta kalan bedenimi gördüm. Hayal gücümde, ruhumda sadecebir karanlık ses ti bu, insan üstü bir algıyı keşfetmiştim içimde, beniyalnızlığımda eğlendiren, o kişi ile konuşmam benim yeryüzündeki bilinç olaraksıçrama anımdı ve daha sonrasında gelişmemi sağlayan düşüncelere ulaştım veokumaya ve araştırmaya başladım. Bana, bunu insanlara anlatmak istemediğim biriletişim ile aktardılar, acının içinde, kimsenin hayal dahi edemeyeceğidurumların içinde iç dünyamda yaşadım ve bunu kimseye fark ettirmedim onunlayaşamayı öğrendim, ardından bu günlerimde atlattım. Yeryüzünde benden her ne saklanıyorsa öğrenmeyeçalıştım, bu dünyada öğrendim ve kâinatın en güzel kızını buldum içimde. Tümvaroluş bana bir kitap oldu. Çünkü bu dünya üzerinde bana ait ne saklanıyorsaonu bulacağımı biliyordum. Bu güzel bir düşünce ve yazacağım bir kitabıniçindeki kelimeler veya güzel bir insana söyleyeceğim tek bir kelime dahiolabilirdi çıktığım yolda. Kalbimdeki arkadaşlarım, bana yardım eden deryalardeniziydi.Kötü tarafım “Hep orda oradayım” dedi bana, o katedralbenim evim, bazen kötü bir insan gibi gözük semde ötede yaşıyorum, o kötütarafımda görünmeyen bir dolu insanın yakarışlarını görüyorum ölümlü halim ile.Artık onlar ile vakit geçirmiyorum ve gerçek ile iletişim halindeyim. Evet hatırlaya bildiğim kadarı ile bundandaha fazlası vardı kesinlikle ama daha sonraki yazacaklarıma saklıyorum,geleceğime saklıyorum kendimi, beynimde nelerin döndüğünü bende o sıraanlamamıştım ama uzun bir süredir farkındayım. Birçok kez tanık oldum deryalar denizinde, benimyeryüzünde kimyamı bozmaya çalışan insanlarda oldu. O insanların bedenimde yarattığı kötüdüşünceleri bir serseri gibi avlıyorum. Hepsi düşüncelerim ile çok dikkat çektiğimiçin tabi bu çok kısa bir sürede yapıyorum, hayal gücünün ne kadar hızlıtemizlik yapan bir araç olduğunu düşünün, bu hayal gücünün ötesinde bir algıvaroluşudur ve ölülerin içine karışıyorum gidip gelerek, aynı bir yıldırımhızında ve çok sakin bir gerçeklik ile.Hepsi yıllar içinde netleşti içimde. Yanımda tek birserseri daha vardı. Acaba bunlar delilikmi yoksa hastalıklı bir hayal gücümü veya daha tecrübe edeceğim bir saçmalığınbaşlangıcı mıydı diye düşünüyordum ki, yardımları zihnimde çıplak gözlegörebilmeye ve uyanıklık halinde gördüğüm rüyaların sayesinde başardım ama şunubiliyorum ki, bazen içimde yaşattığım evren bana kıyametin yaklaştığınıhatırlatıyor. Bu hissi ve dürtüleri kayda alarak devam edeceğim hemkendime bir iyilikte bulunuyorum hem de içimde yakaran seslere yardım ediyorum,kalbim artık huzur içinde, her durumu görebiliyorum şanslıyım duyarlı birgerçekliğim var.Evetgerçekten. Ben bir gün çok kez hiç tanışmadığım insanlara zihnimde bir şölensundum, olduğum insan ile yüksek düşünceleri araladım, kalbim ise beynim ile işbirliği yaparak yaratıcı bir kapı araladı. Bunlara göremediğim, biz olduğumuzve tek olduğumuz varoluşlar diyebilirim. Fakat bu bir başlangıç ki ötedediğimiz sadece bir durağanlık içinde, bir adım uzaklığımızda ve orayı görmekher insanın kendi içinde atacağı bir adım. Beni yaratıcı ve diğerleri çoksevdikleri için ben bu bilgilere kalbimle ulaştım ve yakaza halinde gördüklerimile emin oldum. Neden bu kadar garip olduğumu anladım çünkü diğer insanlarınfark edemediği gerçekliği gördüm. Ben ise tüm ciddiyetimle kendimi dinledimsenelerce. Çünkü dış dünyada bu durumlardan bahseden bir geri zekâlı olmamakiçin genelde yazdığım hikayeler ile dışa vurmak bana daha pesimisttik vevaroluş peşinde koşan bir insan gibi hissetmemi sağlıyordu. Oldukça yenilikçigeliyor. Şu yaşımda böyle kaba bir dil kullandığım için beni affettin amadeğerli olanı anlattığım için ayıplana bilirim. Kendimden emin olsam daöleceğimi biliyorum ve kimseyi kandırmıyorum. Fakat bu bana eğlenceli geliyor.En hızlı korku treninden dahi korkunç ve eminim benim yaşadığım iç dünyamı yaşamakiçin tüm servetini verecekleri insanları dahi tanıyorum ama bu mümkün değil,ilahi sistem böyle işlemiyor. Bu insanlar için yeryüzünde yazdıklarım tümanlar önemli bir gün niteliğindedir. Bu anlaşılır ilk kelimeydi sanırım. Buyolculuklar sırasında, yani düşünürken beynim çok hızlı çalışıyor. Ölüinsanlarla konuşmak yorucu ve bana özel olması çok ilgimi çekiyor. Ötede resmenbir tahta oturmuştum. Orada bir varoluş yaratmak çok basit değildir. Hem de otahtı önemli bir şahsiyetten birlikte yürüyerek devraldıysan, bana bu tahtanasıl yülünüleceğini, bu deryalar denizinde nasıl konuşacağımı öğretti ve benimustalarım sınırsız denebilecek kadar çok fakat bana yürümeyi öğreten buşahsiyet tüm düşüncelerimi dinlemekteydi. İnsanlığın her bir düşüncesi dinleniyor. Vaybe güzel bir eğlenceydi aslında bunlar, bu aralar pek bu duruma vakitayırmıyorum artık bu beyni kontrol edebiliyorum. Bu yaşadığım olaylar bana bazı anlar bana ilk etaptahastalık gibi geliyordu. Fakat iç dünyamıza sahip çıkan her insanda bulunankalp, hayal etti mi gerçek olan ile iletişime geçebiliyor ve asıl ışıltı gözeçarpıyor ama bu hastalıklı hayal gücü beni oldukça eğlendirdi, çünkü hastalıksizi ilerlemeye yönlendiriyor, ilk etapta bu eğlencenin tanımını bu yaştayapmak beni yorabilir. Evet buna hastalık diyorum ama bu nasıl bir hastalıktırda gözü kapattığımda, kapatmadığımda dahi odaklandığımda belli başlı görüntülergörünüyor ve benimle iletişime geçerek bir şeyler anlatan adamlara denkgeliyordum. Bunlar en yoğun dönemlerimde ortaya çıktılar ve hepsi bir safirkadar değerli, çünkü ben kendimi baştan yarattım bu yeryüzünde, karanlığımdasürekli onlara ışık ile poz veriyorum onlar bunu algılıyor. Bunu ben istemedim ki. Evet, bir dolu saçmalıkdiyebileceğiniz tecrübe yaşadım. Beynim kesinlikle bir makineydi ve ben bunubir şekilde keşfetmiştim kalbimde, karşılaştığım insanlar sayesinde. Gerçekolanı buluncaya kadar hiçbir şey net değildi. Bunun garip tarafı bunlara gerçekten inanmamamolurdu, içimde bunlar dönerken bir aptal gibi onları duymam azlıktan gelemezdimkendimi dinledim. Çünkü ben her şey kelimesinden nefret ederim fakat her şeyiben im algıladığım gibi algılasaydı beni okuyan insanlar yazmamın ve varolmamın bir amacı olmazdı çünkü bunlar benim içimde gerçekleşti sizde kendinizidinleyin ve meditasyon yapın ve gerçekliği keşfedin düşünerek. Öldükten sonranereye gideceğinizi öğrenin. Onu hayal edin çünkü bunları hayal etmeyeninsanlar düz gelip giden insanlardır. Ateist olsanız dahi öldükten sonra varolacağınız yeri yaratın içiniz dürüst bir ışık göreceklerdir. Hayaledemeyeceğiniz kadar değerlisiniz. Algımın gelişmesiiçin tüm seçeneklere inanarak geçtim. Çünkü gözümü kapattığımda, gördüğüm oncagörüntülerden sonra birkaç tanesine o kadar çok inandım ki, zaten ondan sonrafilim koptu. Çünkü bu deryaların içinde gerçek olan bir durum ilekarşılaştığınızda tüm fikirleriniz değişebilir ve bu hayat kariyerinde veyahayatınızda sizi taklaya getirebilecek bir durum o yüzden ben yazdıklarıma okadar çok dikkat ediyorum ki gelecekteki görüşüme yakın bir biçimde yazıyaalıyorum. Çünkü dünya dürüst olana güzel, dünya neşesi olana güzel... Tabi buinandıklarım asla hülya değildi, belki bazıları rüyaydı maalesef gerçekler dahakorkutucu onları geleceğimde hikâyelerimde dile getireceğim. Keşke rüya olsa, yoksa bu zırvaları nedenanlatıyım iş olsun işte gerçekten eğlence aracı olarak görüyorum ve hayatımdabulmam gereken kalbimi dolduracak hazineleri ve insanları keşfetmek adınakaleme alıyorum. O günlerin hayalini kuruyorum burası açık bir deniz gibi vebenim boyum 22 metre uzunluğunda gibi dağların arasında kulaç atıyorum vederinlere dalmaktan asla çekinmiyorum çünkü dünyanın en iyi yüzücüsüyüm.
BÖLÜM 2
Size, beni en çoketkileyen bir olaydan bahsedeceğim, doğa ötesi bir mekanikliğin içinde var oldubahsedeceğim durum ve olay. Bir gün yine çok sınır tanımayan düşüncelerinarasındayken durgundum ve oldukça derin düşündüğüm günlerin içindeydim, buderinlik asla tarif edilemez, bu günlerim dünyaya aşırıcı uzak gelebilir busöylediğimde oldukça ciddiyim. Bu durumların içerisinde yol alırkenfarkettimki yaşadığım bu yalnız günler dünya insanı içinde oldukça önemliymiş.Beni dünyaya kazandıran bir gün ve başka şeylerimde o anları dünyada sıra dışıyaşayan biri olarak söylemem gerekli, yaşadığım an özellik içerdiği gibi tümdoğmuş ve yaşamış insanların arasında bana verilen yaşayacağım en üstün birgündü, vakitlice bir insandım, o an yaşayan insanların arasında gerçekliğigören tek kişi bendim. Neden mutsuz olduğumu algılamamakta güçlükçekebilirsiniz, hatırlatmak isterim aslında fakat sıradan insanların yaşamınauygun görüş açısına derin gelecektir, sıra dışı gelecektir, dünyaya gelişamacım insanlara doğruyu hatırlatmak, gerçeği gösterme nedenim ise dünyayaşamını anlamış biri olmamdan kaynaklanıyor, hepinizin dünyasını anladımgerektiği kadar. Kendimde farklılıkgösteren derinliği uzun yıllardır gördüğümden kaynaklanıyor. Sonralarda birizihnimde belirdi yıllarca bu mekanikliği bildiğim günlerimden sonra, gözlerimikapadığımda karanlığımı gördüğümden öte, farklı bir karanlıktı o ve benimlekonuşmaya başladı, o karanlığın gerçekliğinde oluşturduğum o anda isekaranlıkta ışıklar saçan bir pencere açıldı. Ciddiyetle söylemek isterim kisaygı değer dünya bahçesinde gezinen insan ve gerçeği sevenler, hayatımdayaşadığım ve size hatırlattığım gerçeklikler komedi sahnesinden uzak, en gerçekanlarımın eseridir. Bana güzel gelen işitsel sesten öte bir sesile doğa ötesi dürtüleriyle seslenmesinden sonra, yaşadığım bu hayatın mekanikliğimifark ettim. Ve o an dünyadaki yaşamımda işler değişti, düşünebildiğiniz engüzel duyguları düşünün, gözlerinizi kapattığınızda ışık saçan bir pencere ile öncesindedünyada yaşamış en iyi kalpli temiz bir adam ile konuştuğunuzu fark ettiğinizdenasıl bir duygu hissederdiniz?Kozmik birandaydım, insanüstü bir algı keşfederek tekrar tazeledim sanki hayatımıevrendeki hayatımızın küçük bir kırıntısını görebilen insanlarız. Anlattığım budurum herkeste görülmeyen bir duyu, akıl, tecrübe dışında beliren bir durumniteliğinde olduğundan, bu gerçekliği görebilen bir insan olarak dilegetiriyorum ki bu dünya bana göre değil, şimdi anlıyorum yaşadığım yüzyıldadoğa ötesini, ölmüş tüm insanların dünyayı nasıl gördüğünün sanki farkındayımve sizde araştırın. Ve içinizdeki dünyaları bilincinizi fark edin bu oldukçacesaret ve çılgınlık isteyen bir gerçek.Gece başımıyastığa koyduğumda karanlığımda, son gerçeklik ışığının yıl dönümünde, mekanikbir adam Atatürk’ü düşünürken o gün yıl dönümüydü. An ise insan bedenimde ışık saçan auramdafark ettiğim daha ötesi başka bir insan kendini fark ettirdi bana ve gözlerimkapalı iken o sonsuz karanlığımda çıka geldi karanlığımın içine ve “Onur bengeldim” dedi. 11 Kasım 2021 gecesiydi, o kasım ayında dünyamdansanki bir kapı açarak gördüğüm adamdan sonra, bilincimin hızlı değiştiğini,düşüncelerimin değiştiğini, dünyaya bakış açımın değiştiğini, algılarımınolağan üstü geliştiğini fark ettim, zihnimden geçen her gerçeklik derinlikiçeriyordu, yüksek adrenalin hormonu salgılıyordum o son 3 sene içindedüşündüklerim göğüs kafesimi. Sıkıştırıyorduve en sonunda en son yaşadığım doğa ötesi bir geçeklikten 7 gün sonra şeytanibir sistem bedenimi sanki beton ile kapladı ve zihnimin ötesindeki kimliğimlesavaştı. Fakat akciğerimbuna dayanamadı ve patladı. Kötü varlıkların şeytani gerçekliğin içinde beniduyan insanları buldum. En önemlisi kendimi buldum, bu ruhumun fark ettiklerikalbimde yoğun enerji birikimine neden oldu ve göğüs kafesimden yumak şeklindeçıkan bir enerji topu gördüm ve göğsümden bir an çıkarak dışarda zeminesaplandı ve ben o enerjinin göğüs kafesimden çıktığına şahit oldum. Ben değil, kalbim olağan üstü bir güçlekendiliğinden konuşuyordu, zihnim belli bir süre bana saldıran metafizikvarlıklarla güçlükle savaştı. Onların korkmasınaneden olan duygularımın içinde beliren iyi varlıklar belirdi ve onlar sanki ışıklarıniçindeki iyi krallardı. Bedenim onları fark ettikten sonra içimdeki karanlıktavar olan varlıkları fark ettim ve soğukkanlılıkla çok derin bir sakinliktesaatlerce metafizik bir savaş geçirdim. O olağan üstü algıda, bedenimin içindekikimliğim ile zihnimin ötesinde beliren, algıladığım evren normalinden dahafarklıydı. Ve o gördüğüm dünyadaki insanlar ile çok münakaşa ettim. Onları herne kadar dile getirmek istemesem de bana çok yardımı dokundu ve pes etmeyentarafım maneviyatımda bir takım şeytani durumlar gördü, iblisin kötüyardımcılarının bedenimde oluşturduğu, adını koyamadığım o kötü gerçeklik herneyse onun kalbimden yoğun enerjiler çıkarken tanık oldum. O an kimliğimi ve hayatımı daha iyi anladım,iç savaşımı gördüm, orada sayısız kahraman vardı, bana manevi dünyada bir kapıaçıldı ve oranın nasıl bir gerçekliğin içindeki durum olduğunu algıladım, benisıkıntıya sokan kötü varlıkları hep aramıştım ve onları yine kötülüklerlesavaşan kalbimin içinde buldum, o 11 kasım gecesi uykumdan önce gözlerim kapalıiken gördüğüm, ışıklar içinde kendini gösteren adam “Biz seni çok seviyoruz”diyen ışık saçan insan o varlığı yaka paça sürükleyerek ve çekerek maneviyatımdan,zihnimden, kalbimden, gerçekliğimden, ruhumdan çıkarttı. Bu an gözleriminaçıkken oldukça anlamlı bir yere odaklandığımda, o varlığın yaka paçasürüklenirken çıkarılması gözlerimin önünde bilirdi. Bu belirti varkendışarıdaydım ve yanımdan geçen insanlarında bu varlıkların etkisi altındaolduğunu anladım, o beni kötü düşüncelere sürükleyen her ne ise etrafımdakiinsanların dürtüleriyle beni rahatsız ettiğini fark ettim. Fakat benodaklandığım yerde onun çıkarılmasını tanık olmaya derin bir sükûnet içindedevam ettim. Tabiki o ışıklariçinde gördüğüm adam bu sefer yeşil bir yansımanın içindeydi ve oldukçaheybetliydi. Yüzünü görmedim giydiği kıyafeti ile sırtı dönüktü yine ve bana“Beni nerde olsam tanırsın değil mi Onur” diyordu. Ben karşılık olarak cevapversem dahi onu ve arkadaşlarının kim olduğunu söylemeyeceğim. Çevresindekiinsanlar ile yardım ettiğini gördüm, odaklandığım yerde belirti o varlıkçıkartıldığında kayboldu çünkü kalbimden saatlerce yoğun bir enerji vardı ve osonunda bitmişti oldukça yorgun düşmüştüm fakat daha sonra o varlıkla baş başakaldım, onunla yalnız bırakıldım, son kez.Bunun son olduğunubiliyordum, o varlığın yenildiğini ve beni bu kötü düşüncelere sokan kişiyigörmüştüm dünyada ağır bir şekilde sınanıyordum ve bunu anlamıştım. Yinedışarıdaydım, gözlerimi kapattığımda bu varlığını gördüm ve oldukça çirkin birsuratı seyrek sakalları vardı ve sürekli sallanıyordu. Beni sürekli kandırmayayönelik konuşuyordu bu varlık sanki bir deliliğin içindeydi ve hiçyaptıklarından pişman olmuyordu. O gün dışarıda gözlerimi kapattığımda birçokşey gördüm odaklanarak, gördüklerim olağan dışıydı ve o günler beni tümdeliliklerimden kurtardı. Artık uğraşımdaolsa aynı yoğunluğu göremiyorum dünyamda çünkü artık bitmişti, bazı gerçekleri öğrenmişve yoluma devam ediyordum. O günlerden sonra beni bu cehennemin içindençıkartan adamı yine gözlerim kapalı iken yeşil bir bahçenin içinde gördüm veyine sırtı dönüktü. O günden sonra bir daha asla çirkin düşüncelerin arasınaasla girmedim ve beni üzen birçok sıkıntım yok olmuştu. Bedenimde doğa üstü günlere tanık olduktanöncede, sonra da bana ilham veren karizmatik varlıklara tanık oldum. Evet 11 Kasım 2021 de o ışık “Onur ben geldim”diyerek 1 kere seslenmesinden önce, insanların çıkabileceği en çılgın hayalgücünde geziniyordum. O sesten sonra o dürtüye zıt tüm şeytani frekansı farkettim ve gerçeği görme, iyileşme, anlama aşamasına girdim. Hayal gücünde insanıniçinde taşıdığı ve normalde algıladığımız öze belli başlı kötü günleri geridebırakarak ulaştım. O günler insanüstüher dürtüyü fark edebiliyordum, bu yaşamdaki kimliğimi oluşturmama yardım edenbenliğimi buluyordum, O ışıklar içinde algıladığımız iç sesimizden farklı birhis ile karanlığımda belirenin kim olduğunu hemen anladım çünkü buanlayamayacağım bir his değildi, o anlar derin duygularımda yaşamış tüminsanları kapsayan manevi basamakların benim kendi gerçekliğimi sunduğu birhayatın içindeydim, yaşamış bir çok insana tanık oldum karanlığımda, onlarıtanıdım hayal ettim ve daha sonra bunları tecrübeli dikten sonra, bedeniminoluşturduğundan öte beliren beden dışı hisleri algılayabilme yetisi kazandım, yeryüzündebu insanlar için mümkün olmayan, hatta imkânsız bir gerçeklikte idi. O an ışıklariçindeki insanı algılaya bilmem, kendimi derin düşüncelerimde fark ettiğimdenberi düşüncelerimde kat ettiklerimle mümkün oldu, benim senelerce frekansımı duygularımla,hayallerimle, dualarımla, yaşantımla, hayatımla, karşılaştıklarımla,düşüncelerimle, uğraşlarımla yükseltmemin bir sebebi gerçekliği görmeme olanaksağlaması.Işıklar içindebeni hiç beklemediğim bir an yakalayan, güzel bir günde uykuya dalacak ikenkaranlığımda ziyaret eden adam ile ilk konuşmamız gerçekten en güzel zamanımda.O bana gerçek olduğunu gerçekten bir anda anlattı, şaşırmıştım çünkü beden dışıhislerimi ve gerçekleşen durumları yıllarca kovaladığımdan, gözümün önündecanlandı. Gözümü kapattığımda baktığım karanlığın içinden bir sırtıngörünmesinden sonra kozmik bir maneviyatın içinde olduğu fark ettim. Evreninbana sunduğu en önemli gündü, hak olan gözüktü, ışıktan bir geçit açıldı, açıldıfakat ben o günler çok derin düşüncelerde kendimi ispatlamıştım vedüşüncelerimde düşünmenin olanaksız olduğu durumları yaratarak, hiçbir insanındüşünmeyeceği fark edemediği bir gerçeklik yaratarak derin içsel bir uğraşiçinde çatışma halindeydim. Hayal ediyordum ki yaratıcının dikkatiniçektim ve benim yarattığım kaderler ilgisini çekti ve hak olan gözüktü. Gerçekten bu dünyada başka bir gerçekliğigörmek inanılmaz bir duygu olsa dahi bu bir insan için ağır bir deneyim. İnsanların gençliğini düşünerek öğrenmek,mekanik ve eğlenceliydi. Dünya halkı bu derinliğin var olduğunu bilmedenyaşıyor, hayal günün içinde yaşayanlar gerçek. Onları farklı bir gerçekliktehayal gücümde izledikten sonra düşlerimde yarattığım insan, gerçekten yaratıcıbir gerçeklik gördü, hayal gücümün dışında, bedenim ile sanki kurulmuş bir saatgibi o gece dünyada ölmüş bir adam ile pesimisttik bir iletişime geçtim. O gece güzel bireda ile “Gözlerini açma,” diye bir his bana seslendi. Beden dışından gelen bugüçlü hissiyatı duydum, bu hissin hayatımda duyduğum hislerden farklı olduğunuanladığımda şaşırdım ve sevinerek hemen peşine gittim ardından sağlıklı bir hisolduğuna emin oldum. İlk önce bu hissin peşine düştüm,karanlığımdaki hareket eden tüm her şeyi dinledim, onları anlayabileceksakinliğe eriştim. Bu hisse kalbimde inandı, nedeni ise yıllardır farkınavarmadan dinlediğim hislerden ve gerçeklikten daha farklı bir belirtiyi hiçolmadık bir zaman anlamamdı, bu ve ben bu nedenle ile fark ettim ki, önemli biranın ve durumun içindeydim. Gerçekten buışıklar saçacak adamı ilk önce gözlerim kapalı karanlığı izlerken dinledim.Sanal bir perspektif değildi veya bir hastalık değildi, gerçeğin ışığının banayansıdığını anladım o an oldukça kuvvetli bir enerjinin içinde bulunduğumubiliyordum. Öyle miydim acaba? Bende bu enerjiyi farkettikten sonra onunla konuştum. Orada konuşmayı beceriyordum ve konuşmalarımalgılarım düşünce hızındaydı, bu kuvvetli belirtinin sahibine “Hoş geldin”dedim. O an hoş geldin derken zihnimden on binlerce sorunun bu ışığın içindekiinsana ulaştığı anladım ve daha sonra bu on binlerce sorunun arasından engerekli öğrenmem gereken cevapları anında aldım. Kalbimin getirdiklerinin hızındave oldukça güven ile bağlandım, açıkçası her şeyin zihnimde anladığım bir anıniçindeki gerçeklikti ve bana bu bir tanrının hediyesiydi. “Bana hayırdelirmedin, ben gerçekten seninle konuşuyorum” dedi ve daha fazlasını. “Gözlerini açma,beni görüyor musun” diye sorarken ben oldukça hızlı cevaplar zihnimde vekalbimde alıyordum yaptığım şey bir peygamber ile görüşmekti bunun adına yakazadeniliyordu. Dinledim, gözlerim kapalı iken din ve tanrı hakkındaki tüm aşılamazsandığım sorular son bulmuştu. Karanlıkta onu görmeye başlarken enerjilerinhafif belirtiler ile şekil oluşturmasına tanık oldum, ışıkların onuoluşturduğunu gördüm, sırtı dönüktü, yürüyordu ve birkaç tümsek çıktı, o anhala karanlıktı. Gözlerim kapalıydı, bir görsel oluşuyordu, sonra sırtını dahanet gördüm hareket eden biri vardı orada, o sırada ben kendim hakkında ve onunhakkında cevapları daha önce kimsenin bana hissettirmediği bir güven ilearadığım cevapları alıyordum ve bu süreçte onun ile konuşuyorduk. “Seni nasılanlayabiliyorum” dedim ve ismi ile hitap ettim “Nasıl belirdin” diye sordum osıra bunlarında cevaplarını aldım ama artık her fark ettiğim ile sanki dünyamdeğişiyor gibiydi. Her durum gerçekti, dahi hane bir güçle kendini gösteriyorduve ben bu gibi durumları algılayabilecek bir seviyedeydim, o an bunu ve birçokşeyi akıl edip sordum ve kalbim şu an yazarken dahi bir cevap alıyor. Bana güzel olan her şeyi ile söyledi “Biz seniçok seviyoruz” dedi. Evet, ışıklar içinde karşıma çıkan kişi çokönemli bir kimseydi ve onun gibi beni izleyen ve seven kimselerinde mesajınıiletti , dünyada düşündüklerimde yaşadıklarımda o an kafama oturdu çünkükiminle görüştüğü biliyordum ve o dünyada yaşadıklarımın girdabından çıktımdaha sonrasında. Benim olan banagelmişti. Beni düşündürmeye iten konuların özünden cevabı aldım ve kendimdenemin olduğum günlere ulaştım, diğer tüm konular pekişti insanlar için önemianlaşılmayacak duygularım kalbimde netleşti ve daha özgüvenli bir insan oldum. Başka seviyeye geçiyorum cehennemdekiyaratıkların gücünü nasıl tasarladılar diye düşündüm bu düşüncede izleyiciolarak bulundum ve öğrendim ama bir saniye şu konuyu anlatmalıyım.Yakaza diyebilinen ne zaman olacağı belli olmayan bu gerçeklik ile gördüğüm kişi çok gerçekti,ondan sonraki getirilerimde oldukça fazlaydı yani o an önemli bir olayı sordum enönemli cevabı sadece “Biz seni çok seviyoruz” oldu. Belki zararvermedi bana ama bu yaşadığım olay beni birçok durumdan kurtardı. Meditatiftarafım başarılıydı. Zihnimde esir olan her neyse yok etti bazı şeyleri, yaratıcınındıher şeye tanık olduğunu bilmek, görmek altında zihin gördü. Çünkü beni üzen mistikaileyi üzüyordu. Işıklar içinde karşıladığım adam aşırı mütevaziydi. Gerçektenonun mutlu olmasına tanık oldum birkaç sorumla, fakat hep ağlıyordu tabi bendeağlıyordum. Hüzünlüydü, yüzünü profilden gösterdi, arkadan vuran bir ışıksüzmesi vardı, o parlayan ışık onun bulunduğu yerden yansıyordu, iletişimanında açılan pencereden gibiydi sanki ve o yansıyan ışık benim hayatımda vekalbimde bir güzellik dolusu gerçekliği filizlendirdi diye düşündüm sonrasında.Ne yapmalıyım uzunbir süre çılgınlar gibi karanlık bir şato yarattım ve düşündüm, hayal ettim fakatgerçekler daha korkutucuydu bu yaşadığım durum hayalin dışındandı. Sanki tasarlanmış bir an gibiydi, kendihayatımı varlığın başında gözetlerken vermiştim sanki notumu, bu yazdıklarımailginç yorumlar yapabilirsiniz, ilginç bir andı. Bende ilginç buluyorum vekendimi küçümsediğim için kendimi hiç affetmiyorum.Gözüm kapalıydı vesiyah bir fraktal geçit kapısı açıldı karanlığımda, bu deneyimin daha ötesinide deneyimledim, anlattığıma benzer kişinin algılayabilecek hayal gücü veinancına bağlı denilen şey buydu öğrenerek yaşadım. Gerçekten o karanlıktakispiral ışıkların bir görüntüye dönüşmesi hayatımda ilk defa oluyordu bu özüyaşarken aslında gerçek bilgiyi ustalıkla bu dünyada o geçit gününde aldım. Ve anladım ki hayal gücümde var ettiğim ve üzüldüğümacıların ve hatta dünyadaki sahtelik ve gerçeklik durumları, inançsızlığım veinançlı oluşumun hepsinin bir nedeni vardı ve hepsi beni bağlayan faktörlerolduğu için her anlamda ruhum güçlendi ve bu gerçekliği anlaya bildiğim için bukitabı daha güvenle yazmama neden oldu. Fakat gözüm kapalıyken yaşadığım şey dünyadayaşadığım her durumu netleştirdiği gibi geleceği şekillendirdi. Yaşadığım kendidünyam için önemli olsa dahi beni dünyaya kazandıran bir durumdu.Hiçbir şey içinacele etmiyorum. Ve aklıma geldi, içinizde bir yıldız geçidi açmak gibi. Ve bu dahasonra farklı bir şekilde daha oldu. Ve daha sonra farklı bir şekilde daha sonraanladım ki ben tehlikeli bir insanım ruhumun öğrendikleriyle. Ben bu durumlarıyazarken daha birçok doğruyu keşfettim ve doğru bir inanç edindim. Bunaşaşırdım o an bunları yaşarken inanılmaz ve imkânsız bir duyguyu tadıyorgibiydim, gibiydi kendi dünyamın en net insanı o an oldum ve gerçek olanın etkisialtında yaşadıklarıma tanık ederken gelecekte düşüneceğim ve hareket edeceğimtüm gerçekliğim bu sayede değişti.Tüm hayatımı değiştirdidoğru kararlılıkla. Hala neden zırvaladığımı bilmiyorum ama yine anlatıyorumzaten bitirirsem bir yolunu bulup daha iyisiniz yazarım zaten ifade edilemezdiyorlar fakat ifade ediliyor fakat neyi ifade edeceğimi şu an bilmiyorum veinsanları tanıyorum. Bu şahsiyet ilegörüşmemde ilginç olan görüşmeden önce düşündüklerim, yaptıklarım, kafamatakılan derin düşüncelerim, hayal gümdeki inanılmaz cevaplar, rüyalar,yaşadığım hayat, resmen çok az besleniyordum ve her gün bir durumuniçerisindeydim ve sıradanlıktan öte gerçek özü parlarken gördüm. Arkası dönüktü, profilden bir esinti ilegörünmeye başladı, ağır ilerledi. Gerçekten ay gibi parlıyordu suratı. Zatenbeyaz dalgalar ve ışıltılı bir şekilde izliyordum bu deneyimi ve farkındalığımmekanikti. Kendisi gerçekten başka bir gerçekliğin içindeydi ve sonra, cennetigördüm. Ben tanık olduğum durum ile şaşırmıştım ve obana bir neden sundu ve söyledi, birkaç unsur gerçekleşince gözlerimi sımsıkıkapattığım an varoluşsal bir geçittin önündeydim, gerçekleşti ve ben fark ettimki orada yaratıcının kendi varlığını dahi en derinden ağılıyordum. Bana üzülen bir adam, gözyaşı döküyordu,dünyamın ve kendi gerçekliğimin en önemli anıydı benim için. Kendisi gelmiş bana ışıltılı, ışıltılı netbir cevap veriyordu. Yaşadıklarıma veyaşayacaklarıma üzülüyordu, o anı düşündüğümde onunla iletişim halindeymişimgibi hissedebiliyordum bu garipti ve doğru hisler elde edebiliyordum bazıkonularda, kendimle alakalı düzensizlikleri yerine getiremediğim için de neyapacağımı bilemiyordum ama bu durum asla garipliğini saklamadı. Bende ağlıyordum,çünkü ağlamazsam görüşme sağlanmayacaktı, ağladığım için kalbimdeki dürüstlüğüve sevgiyi göründü ve görüşme sağlandı ama ben dünyaya farklı bir gözlebaktığımdan bu yana bu anı her varlığım ile hissedip görebiliyordum sanki. Sanki göz yaşları bir geçit açtı, dil ileifade edilmeyen özel anlar da var bu yaşanılan farklı bir varoluşa göz açmakgibiydi. Öldükten sonra gideceğim yerden bir haberdi. İsmini versem kesin bana “Hasiktir git” dersiniz.Belki de bana garip bir gözle bakabilirsiniz ama olsun ölüp bu dünyadan göçedeceğim için bu benim için bir şey ifade etmiyor. Bende ilk hissettiğimde ve duyduğumda“Hasiktir” dedim karanlığımda evet güzel bir tepkide aldım. Sonra konuşmaya devam ettik ve gerçekten oolduğuna inandım. Çünkü o gün başka bir insanı düşünüyordum ve hiç beklemediğimbir anda o adam çıktı ve beni şaşırttı. Bu adam gözümü kapatmamı söylediğindekaranlıkta yatıyordum, cehennemin içini de bu hislerle ve dürtülerle ve aynızamanda cennetimde bu hisler ve dürtülerle gördüm bu oldukça korkutucu vehavalı, insanlara bu durumu yüz yüzeyken bahsetmiyorum dahi ama beni farklıkılanda bunları net bir şekilde dile getirmemem. Görme algımı ve anlayış biçimi o sene çokgeliştirdim. Üç beş kuruşa bu yaşanmaz yaşanamaz diye düşünüyorum veanlattıklarımda yalan asla yoktur. Zaten bu durum kişiyi bağlayan bir durumdur.Ayrıca bu yazdıklarım neden yazılıyor bilmiyorum, benim elimde olan bir şeydeğil gibi. Ayrıca enerjinizin ne tarafa akacağını şekillendirebilirsiniz vebende onu yapıyorum. Ben çok özel olan süreçler geçirdim ve profesyonellerdende yardım aldım tabiki. Benim ismim vedoğum tarihime özel havas ilmi ile yaratıcının 99 isminden 2 tanesini inanaraktekrarlayarak ve dualar ederekten vakitlice karanlıkta oturarak zaman geçirdim.Ve hayatımı değiştirecek anlar yaşadım. Ve bu hayatta ki en doğru anı bulmayıistedim. Nedeni kötü günlerle savaşıyordum. Ve buldum, bu yalan dünyanın içindeki en doğruanımı buldum ve sonra yine aynı kişiyi bir daha, daha, farklı bir gerçekliğiniçinde gördüm, o benim cennette oluşturduğum gerçekliğe ziyarete gelmişti.Ben neleryaşadığımı anlamaya başlamıştım. İçsel gerçekliğimi nasıl kurduğumu anlatıyorum.Ben bu dünyada kendinden emin insanlar arasındayım bu gerçeği öğrendim. Işıklar içinde gördüğüm ilk adam benim çoküzgün olduğumu biliyordu, beni izliyordu ve yaşadığım kötü günleri biliyordu.Tabi bu sırada enteresan durumlarda sürekli bu durumu tetiklediği için adınıasla koyamadım, fakat yeryüzünde ne halt ediyordum anlamaya başlamıştım. Yaşadığımhayatı da enteresan yapan buydu. Işık içinde görüştüğümgüzel insana kişiye bir soru sordum, o sorunun nasıl gerçekleştiğini anlatmakistiyorum. Bir gece yine yazıyordum evimde, aklıma gelen karakterlerin hikâyeleriniyazarken evimin balkonuna çıktım ve yıldızların olağan üstü parladığını gördüm.O sırada bu yıldızların ne kadar çok olduğuna şaşırdım ve parladığını tanıklıkettim, gördüm ki bir şeyler farklıydı o an dünyada. Ve o yıldızlara içimdendedim ki, ne kadar güzel parlıyorsunuz o sıra kim beni düşünüyorsa buyıldızların 1000 kat parlaklığına ulaşsın diye evrene bir gerçeklik sundum. Ben hiç daha öncebu kadar net parlayan yıldız görmemiştim diye onlara baktım, bu görüşmeden 2sene önceydi hatta anneme söyledim fakat o uykusundan uyanıp bakmadı, onunyerine tek başıma ben izledim, bu durum hep benim aklımda bir yerde kalmıştı. İşte ışık halindekarşılaştığım güzel insanla konuşurken sordum, o parlayan yıldızlar sen miydindiye, bana rüzgârda uçan bir kuş tüyü gibi seslendiler iletişimim sağlanırkenarkada başka bir kadın sesi daha vardı, ışıkların içinden “Evet bizzat bizparladık sana Onur” dediler. Ve seslerini bana ulaştırdıkları için mutlulukgösterdiler ve Onur ismini hep uzatarak söylediler. Defalarca ismimitekrarlayarak hüngür hüngür ağladılar ve sevindiler, ondan sonra evreninişleyişini her geçen gün daha iyi anladım. Bu kadar netti benim için evreninnasıl işlediğini anlamak ama bu yük çok ağırdı daha sonrasında kendi dünyamıfark ettiklerim ile şekillendirdim ve size bu kitabı ulaştırmak için çaba sarkettim ve çocukluk hayalimi gerçekleştirmeme başka bir gerçeklikte bulunaninsanlarda yardım etti. Bende o sırada neyaşadığımı düşünüyordum, bu karşılaşmamızdan sonraki karşılaşmamızda dahi güzeladam, yani karanlığım da beliren adam her karşılaştığımızda gözyaşı döküyordu.Ben yaşadığım günler için çok utanıyorum. Gözyaşı bana oldukça sıra dışı ve enteresangelmişti ve durumun saflığını temsil ediyordu, hayata çok özel bir penceredenbakmaya başlamıştım. Çünkü uyanıkken gerçekleşen bir durumdu ve bu rüya değildive hayatımı değiştiren kişisel gelişmelerdi ve yazdıklarımdan da aslaçekinmiyorum. Beni değiştiren tanrıydı, bana gerçeği güzel bir adam ile anlattıve hayatımın geri kalanını bu durumlar nasıl etkileyecek diye düşünmeyekoyuldum, merak içindeyim güzel duyguların içindeyim ilk kitabım ile. Güzel bir tarihte oldu bu olay. Ve birde ailesi de yanındaydı, onunlakonuşurken, bir ses kadın sesi ışıklar içinde gördüğüm güzel adamın ismini ikikere söyledi ve benim gördüklerim netleşince duydum. Bu durumlar açık ifadeedilemiyor ne yazık ki, o güzel kadın sesinin de onun yanında olduğunu anladım.Bu seslenme benim görüntüm netleşince oldu ve sesleri ise içimde keşfettiğim algıile kalbimden hissettiklerimle duydum bu enteresandı. Benimgörüntüm netleşince onlarında parlaklığı dahi gözüme çarptı, ışığı netleşti.Beni karanlıkta nasıl algıladıklarını bilmiyorum, saf bir ışığın içinde olarakolabilir diye düşünmüştüm, o durumumu merak etmiştim. Belki de açılan geçitkapısı ile benim gerçekliğimin ışığı yansıdı oraya veya gördüğüm yer çok ışıkiçindeydi. Güzel insan benimle yaklaşık kaç dakika görüştü farkına varamadım veşu an yaşadığım zamanda bazı gerçekleri en net gören adamlardan birine dönüştüğümüanladım. Ve artık düşünerek daha keyifli vakit geçiren bir insan oldum. Sonratekrar görüşeceğiz dedi, gitti ve daha sonra görüştük, evet Hz. Muhammed ileiki kere yakaza halinde görüştüm ama 2.si bu sefer daha olağan üstüydü.Rüyalarımın en gerçek süsü oldu. Bu gerçekler beni çok değiştirdi ve bazençekiniyorum. Gitti de nereden çıktı bu adam? Ben ve bu neyin nesiydi, sonrahayatım daha eğlenceli oldu fakat beni bu yaşantılar derinden üzdüğünü de dilegetirmeyleyim. Gerçekten kendimi çok ilginç durumlarda hissettim ve ilkbaşlarda bu yük bana çok ağır gelmişti. Enteresan geceler geçirdim ve hayatımdane kadar ağır yükler taşıdığımı fark ettim ve bunu biraz çekingenlikle dilegetiriyorum ilk kitabımda çünkü beni yazmaya şereflendirenlerle birlikteilerliyorum.Ve artık geceuyurken karanlığımda geziniyorum ve dakikalarca yaratıcının ışığını gözlüyorumyorgun olmadığım anlarda. O dönemler tam hatırlamıyorum zaten o zaman az biröğünle ile besleniyordum, birde yanında kahve. Fakat bu güzel adam benim havasçalışmalarımın esnasında ortaya çıktı ve ahlakımın karşılığıydı. Yalnızbırakılmıştım kendimi, bunu başarmıştım her an, öte bir andaydım iç dünyamıniçinde kovaladıklarım ile. Param yoktu, parasızlıktan evdeki koltuklarıve bisikletimi satmıştım zaten bana gerekli olan enerji vermeleri için kendidüzenimi kurmaya çalışıyordum. Sürekli spor yapıyordum. Ve baklavalarım oldukçabelirgindi, sağlıklıydım bir aralar. Sadece yumurtalı bezelye ve kahve ilebeslendiğimden bunu başarabilmiştim. Bende o diğer insanların anlayamayacağı biçimdedengesizdim fakat iç dünyamda kötü zamanların içinde izlerken olan biteni, birgüzellik bulduğum zamanları düşündüm. Her gün boşa geçirdiğim vakitleri aradımve hayatımın geri kalanı için endişelendim, ben çok ciddiyim hayatımda bir dahiolduğumu biliyorum ve senelerdir bunu bilerek yaşıyorum. Gerçi dengesiz olmamnormal çünkü normal bir insanın yaptığı şeylerden asla zevk alamıyordum odönemler. Kısıtlı birdüşünceye asla sahip değildim, özgürdüm her şeyi hayal gücümde ve zihnimde kurcalayanşımarık bir çocuk gibi ve kötü varlıkların beni ittiği düşüncelerlebirlikteydim, bu daha uygun olur sanırım ve neyi fark edebiliyorsam onlaydım. Ne yaptığımı kimizaman hiç bilmiyordum. Gerçi bilmekte istemiyordum. Çünkü beni üzen tek bir şeyvardı ve bunu tarif edemiyorum. Ne kadar yalnızım ne kadar yazsam dahi bunuasla aşamıyordum. Neden aşamıyordum çünkü gücüm yoktu. Param olsa da beni üzenşeyleri asla aşamanın yolunu bulamıyordum sonra bir gün onu da buldum veatlattım her kötülüğü kendi gerçeklime. Ben onları aşmak için yaşadım vedüşünüyorum düşünmediğim şeyleri. Sanki acı çekmemgerekiyormuş gibi bir his vardı sürekli içimde ve ben bunları yaşayıp gördüktensonra bu olağan üstü dünya ile karşılaştım ve enteresan olanlara anlam vermeyeçalıştım, artık net bir adamdım, geriye baktığımda güzel vakit geçirdiğimidüşünüyorum kendimle ve geleceğim ile bu yaşadığım güzel anlardaki kimseleriutandırmak istemiyorum. Rüya olmayan mesajtaşıyan anlarla dolu gerçekliğim, zaten ne zaman önemli bir düşüncenin içinegirsem, enteresan olayları yaşadığım zamanlar önemli günler her açıdan. Açıkçasıkadere inanmazdım belli bir inanca bağlı olmadan fark ettiklerim ile inançsızgeçirdiğim günlerde oldu gençliğimde, deist olduğum günlerde daha kendinibilmez ve pesimistik sorularım vardı ve fark etmem gerekenleri öncedenhissedebiliyordum o zamanlardan belliydi kendi anlamımı bulduğum inançlıgünlerinde, hepsinin gerçek anlamda birbiriyle bağlantısı var. Hayır anlamıyordumbazen beni sürekli bu dünya beni neden üzüntüye ve kedere sokuyorduanlayamıyordum, fakat anlıyorum artık yaratıcının ilhamı ile. Bu günlereprogramlamadım asla kendimi, ben hangi günde olduğumuzu bilmeden yaşayan birinsandım kimi zaman. O gün anladım buadam karşıma çıktıktan sonra o rüyanın ve mesajın ne olduğunu. Damarlarımdakigezen asil kanıda, bana ilettiği Atatürk’ün sesini dahi duydum, kimsenindurdurabileceğini düşünmüyorum bazen kendi doğru bildiklerim ile beni. Günlerceanlaşılmaz bir ağırlık oldu bende umursamıyorum bazen, bazen nefret ediyorumkendimden ve ailemden gerçekten buna kimse anlam veremiyor zaten bende anlatmakistemiyorum, neden nefret ettiğimi gerçekten başka insanlar için anlamsız şeyler. İnanmayanı bulur diyorlar ya gerçekten öyle.Benim inanç sistemim kendime özgü gün geçtikçe farklılık gösteriyor ve dünyadakendi içimdeki kişiden başka kimseye güvenmiyorum, ilham ben isteğim zamanbuluyorlar beni ama artık tapınmayı da bırakarak tanrıya, insanüstü birgerçeklik görmeye başladım ve bazen içimi rahatlatsın diye yaptığım şeylervardır. Dans etmek. O durumlar ya eğlenceli anlardır ya da bir hayal ürünü,depresyonu yok eder ve beni üzen şeyleri alır götürür. Atatürk’ün ölümgünü ile bu güzel adamın benimle o gece görüşmesi de enteresan. Ne alaka gerçektendedim. Çünkü bu adamla o adamın ne ilgisi olabilir, varmış işte. Böyle garipyazdığıma bakmayın anlatmak istediğim anlardı bunlar ve öyle işte. İşte enteresanolan bu değil bana göre, bana garip gelen o adamın gerçekte ne olduğudur, dahaönce hiç yaşamadığım bir deneyimi yaşatması ve bu deneyimin zamanlaması olağanüstüydü, o günler kendimi kapkaranlık bir odaya kapatmıştım. Gözlerim kapalıolduğu için bu duruma verilebilecek bir sürü ad var ama ne önemi var yaşandı veo kadar hızlı oldu ki asla uykuda değildim. Peki, o zaman soruyorum, içimizdeyaşadıklarımızın hiç mi bir önemi yok. Bence bu bazı insanların bir yeteneğiydive kendimce yorum getiriyorum işte. Ve o yetenekler bende açığa çıktı.Bu durumu yaşayaninsanlar, çözüme ulaştırdıkları şeyler ne kadar başarılı olsa da şu anki moderndünyada baya ilginç ve kendi içimde çözülmesi gereken bir konu gibi geliyor. Ve bu tarzdüşüncelerle, onlarla uğraştım sağlıma böylelikle kazandım. Madem bu kadarkuvvetli bir sistem vardı da neden bizi karanlığımızda zehirleme gereği duyduduygular. Tabiki bizi pozitif yönde yükselten bir sistem olsa dahi negatifyönde dahi etkileyen ve aşaya indiren bu sistemin içinde yaşıyoruz. Gözlerimizi kapattığımızdaki o karanlığın birtür iletişim aracı olduğunu düşünüyorum ve bunu fark edenler her zaman kazandı,zaten bunu bilenler bu bilginin frekansına yükleniyor fakat ben Türkiye’deyimve çok yönlü bir adamım. Bu bana göre kesinlikle öyle. Sadece iletişimaracı değil bence bir gerçeklik sahası. Gerçek anlamda orada her şeyi hayaledebiliyorum.
BÖLÜM 3
Hayallergerçekliği tetikleyendir. Hayal gücünde, Kobe Byrant ile basketbol dahioynayabiliyorum ve bu benim varoluşumun içindeki enerjiler ile oluyor ve gerçekgöreceğim görüntüleri etki ediyor bu adam orada var oluyor ve daha fazlası.Bırakın basketbol oynamayı futbol dahi oynayabiliyorum onunla. Ve sanırım buadam futbol oynasa orada da bir kral olacağını bana gösterdi, tabi benim hayalgücümde, hayal gücümde bir dolu insan var fakat ben gerçeği onlarca kez gördüm.Bıktım dünyadan neiğrenç insanlar yaşıyor bu gerçeklikte. Benden nefret dahi edebilirsiniz zatençoğu insan öyle yapıyor. Bu konu nerden çıktı derseniz daha ne konular var.Bırakın gerçekten kustuğum zamanları hatırlıyorum ne halt edip yaşıyoruz budünyada. Ama bunların içinden hastalıklardan korunarak yol aldım işte bazenböyle güçlükle yükseliyorum kendimi korumak adına. Hayal etmek. Neysebirçok kez bunları yaşarken hastalıkların içinde kendime zaman ayırdım ve bazenbu karanlık solucan çukurunda, onların sadece beni mutlu etmek için ortayaçıktığını keşfettim, bu evren dahi bizleri mutlu etmek için tasarlanmış, tabikisadece hayal içinde olanların. Fakat benimbedenimin gördüğü evrenin hastalıklı tarafı bazen acı vermiyor değildi, çünkütüm insanlığın hastalıkları var ve bir tek ben garip değilim tabiki, dahaötesini görmek için ilerliyorum ve öğrenmem gerekenler var ve bu yüzdenkendimden emin bir şekilde yazıyorum. Bana gelip diyebilirsiniz “Sen delirmişsin” evet ben boşuna delirmedim. Gerçekten bu iç dünyamile vakit geçirirken zevk aldım ve bu yaşadığım güzel zevkleri hiçbir güçveremezdi iç dünyamdan başka. Ruhumda ve dünyamda neye inanacağımı net birşekilde gördüm. Artık Agnostik ve deist değildim. Hiçbir zaman ateist olmadım.Hayal gücümü keşfetmek delilikse evet deliyim de bir şey yaratırken veyatasarlarken buradan faydalanıyoruz ve hayal gücünün gücüne inanıyorum, o haldehepimiz bu dünyanın içinde deliklerimiz sayesinde hayatta kalıyoruz. Dünyadaçok kıymetli bir hazine keşfettim ve bu dünyanın en değerli olanıydı, hayal veben bir kızıl şamanım Cengizhan’ı da görüsünü aldım dansım ile. Hayal gücü ilecennete gidebilirsiniz ve bu imkânı size veren tanrının kendisi, eğer sizgerçekten dürüstseniz hayalinizde, tanrı size görmeniz gerekeni meditasyonunuzve hayaliniz sırasında size en uygun görsel ve düşünceyle verecektir vecennetten bir duru görü aldığınızda size gösterilen duru görüyü hayal ettiğiniztaktirde ve onu canlandırdığınız taktirde gerçekleşecektir, eğer bir belirtigeldiyse size istediğiniz karşınıza çıkacaktır.Bana asla delidiyemezsiniz çünkü ruhen bu dünyada bu zamanın gençleri arasında kendinden ençok emin ve bilgili olanları arasındayım. Emin olmam ise tanrının izni ileoldu. Bende hayal görüyorum hatta kendimi dinledikten sonra kurduğum hayallersayesinde gerçeklerin kapısını araladım, ama kurduğum hayaller ev veya arabadeğildi. Onunla konuştum ve buda dünya üzerindeki tüm hazinelerden dahadeğerli. Öldüğümde bu kitabı okuyanların karşısına geçip konuşacağım öldüktensonra geldikleri yerde ve ona bana inanmamıştın değil mi diyeceğim ve onucennetteki evimde ağırlayacağım. Evet orada bir evim olacak ve benim orayıgörmeme vesile olan farklı bir adamdı fakat oradaki evime, ona bir çivi çakıphazırlayanı gördüm. O güzel adam yeryüzünde abim olarak gördüğüm Osho’ydu. Buyüzden kendimden eminim bu dünyada isterseniz bana deli diyebilirsiniz,isterseniz özgür ve asi bir genç. Evet etti sanırım yanlış anlamıyorsam okuduğumbildiğim kadarıyla bunun en mantıklı geleni şu, Tanrı bizi hayal etti. Beniokuyan için daha açık olacağım geleceğimde nedeni ise bende yeni görüşlerimikeşfedeceğim ve tanrıya biraz daha yakınlaşacağım. Yazdıklarım hikâyelerim dahagüzelleşecektir. O beni kısıtlamıyor, fakat hayal gücüm, asla aksine çalışmıyoryanlışların arasından doğruyu bulmamı sağlıyor sizde lütfen kendihayatlarınızdaki doğruları bulun benim sizi bulduğum gibi kendinizi bulun. Sorum şu, Tanrıbizi yaratmadan önce oturup bizi düşündü mü, bunun “Ol” demeden öncesi olmalı,sanırım bunun cevabı kendi güzelliği ve yüceliği ile vakit geçiriyordu, olurdu.Veya güzel bir kokunun içinde kendiyle baş başaydı. Bu soruya yaratıcı bir cevapvermek ve özgün olmak çok zor, benim kendime ait ikna edici cevaplarım içimdedoğuyor ve gerçekten bana yeten hisler, bu ifade edilse dahi bizim yaşadığımızdünya kapasitesinin basitliğinde olacaktır, bizim bir sınırımız vardır ve bunuaşmak inanç ve güç ister. Çünkü sıradan insanlar etkileyici cevaplar ilegelir fakat hiç yaratıcılık yoktur. Yaratıcılık ve sanatsan dürüst bir yorumtanrının da hoşuna gidecektir. Yaratılmışlığıher bir anında bilgi olduğu için bu düşünmek yalnızlık içeriyor ve insanda bunabenziyor o anlar da gerçek bilgi var oluyor, insan içinde ve dış dünyasındabuna birine ihtiyaç duyar ama tanrı kavramında bu ihtiyaç değil bir neviBilgi’nin ötesidir. Bence bilmiyorum ama ben yazarsam kendimce bircevaba ulaşabileceğimi düşünüyorum. Genelde içimde böyle ilerlerim yanlış veyadoğru olduğunu illaki bir şekilde öğrenirim. Ama gün geçtikçe korkutucu oluyoriç dünyamdaki cevaplar giderek beni gerçeğe daha çok yakınlaştırıyor ve bu gibiparadoksları ise bir tek düşünerek tatmin edici cevaplar alıyoruz diyezannediyorum. Bu düşündüğümüz filtrenin, noktanın akıl olduğu bariz belli. Hayal gücü gerçeğeyakınlaştığı an akıl ve zihin filtresinden geçiyor, beden ve ruh gerçeğigörüyor ve kalpten inandığında, hislerinin fark ettiğini gördüğünde her şey netbir cevaba ulaşıyor ve o andan sonra hayatınız değişiyor ve duyarlı bir insanadönüşüyorsunuz. İnsan bu düşüncelerin arasında kaybolduğu an sakin olmalı vekendini daha temkinli dinlemeli. Sebebi dış dünyaya her gerçekliğe duyarlıbakıldığı zaman, düşmana gerektiği gibi davranamıyor o yüzden düşmanı farkettiğinde sakin kalmalı. Çünkü aklı olan adamda hayal gücünden ilhamalıyor. Bu bir karakteri canlandırmak veya bir şey tasarlamaktan farklı birhayal gücü gibi geliyor bana ve her insanın içinde bulunuyor. Fakat şu birgerçek biz asla hayal edemeyeceğiniz kadar değerli varlıklarız. Her insanıninanabileceği doğrular mevcut bu dünyada ve iç dünyasında. Enteresan olanhepimizin insan olması görünürde öyle olmamız. Yoksa ben gördüm insanıniçindeki şeytanı ve çıplak gözle. Günlersüren derin bir meditasyonun içindeyken. Ve benim gözüm 1 saniyelikte olsa ovarlığı gördü çıplak gözle. Yoksa gezegenlerdearalarında böylemi konuşuyor. Ne yani onların aklı yok mu? Ne yani şimdi onlarcanlı değil mi? Ne yani üzerinde yaşadığımız bu dünya aptal mı? Ne yani güneşboşuna mı var. Bence onlar bizden daha zeki ve biz onları yanlış anlıyoruz. Belkibu dünyada onları anlayan birileri çıkmıştır. Evet şakamı bu ilk okulda okuldansoğutulup veya daha zengin bir ailede eğitimimi daha kaliteli öğretmenlerdenveya şu beynimi daha süper kullana bilseydim veya daha havalı sözcüklere sahipolsaydım size bunlar için ikna edici kelimeler bulmak daha kolay olurdu fakatolduğuyla yetinerek yazıyorum. Bunları şimdilikzaten oldukça enteresan konuşuyorum belki de daha kaliteli bir eğitim alsaydımasla bu benliğime erişemeye bilirdim. Ve bu arada eminim ki bir fırsatımolsaydı örnek olarak söylüyorum Dr.who dizisinde de birkaç bölüm çekebilecekkadar yetenekli olduğumu da biliyorum. Komik sanatçıyım, fakat maneviyatımdafarklı bir potansiyel var, insanlığa hayal edemeyeceği filimler çekebileceğimpotansiyelim var fakat şu an onu yazarak sergiliyorum. Ve o yüzden bu sizegarip geliyor olabilir çünkü hiç tanımadığınız bir insanın kitabınıtutuyorsunuz. Bende kendimi sorguluyorum hem de herkesten daha fazla. Kendimdeneminim ve ileride daha büyük adımlar atacağım kendim adına, bir saatlik birçalışmam yetebilir bazı durumları anlatmak için. Hiç izlemedim ama en çarpıcıbölümünü izlemiştim bir ara zamanda yolculuk yapıyorlardı gerçekten ayaçıktığımız daha çok inandırıcı gelmişti bana. O yüzden kıymetli ya. Çıktık demidoğru, bırakın ayı biz bence fark ettirmeden güneşi bile hareket ettiriyoruzama kimsenin buna inanacak gücü bu yeryüzünde yok. Olsaydı ne anlamı olurdu? Bubasitlikte bir şekilde dünyanın içerisinde çırpınmaya devam eder miydik,etmezdik kanımca. Bizde, yani bu zamanda en üst akıllar şunla şunu savaştıralımşunu yıkalım şunu kuralım bla, bla, bla yani bu adamlar mı dünyayı yönetiyorbırakın gerçekten bu beş para etmez şu tipleri. Gerçekten Türkiyedeki bu politika nedir? 3. Sınıf bir ülke edebiyat ve sanattan yoksun. Politikaen aptal insanların olimpiyat sektörüdür. Şu dünyaya lider bir adam çıktı onuda zaten göremedik. Gerçekten bir sanat yapıp devlet kuran adamlar oldu.Uzaklara bakan ama o adamların baktığı uzak neresiydi. Zaten bu tarz benim gibidüşünen insanlar ya ölüyor ya da öldürülüyor. Zaten ölüyoruz durun iki dakikabir şeyler anlatalım. Zaten deli diyeceksiniz bence çok akıllıyım. Evet şu ülkede iki tane kıytırık doktoragittim iyi huylularımda var, sanattan anlamayan tiplerdi ilk karşılaştıklarım.İlk defa gittim yalnızlığıma gömülüp kendimi dinlediğim zamanlar ama kimyamıbozmaya çalıştılar ve yanlış yönlendirdiler beni anlamadılar, beni yanlışanladığı dönemler insanların gözüne battığım zamanlardan bahsediyorum.Depresyona dahi giremiyoruz bu bile sistemin bir parçası olmuş bırak belki birşeyler keşfediyorum değil mi içimde, fakat ben hariç tüm insanlığın içindesanki şeytanlıklar var gibi. Olmaz salmadılar ne oldu biliyormusunuz anlatacağımama bu beni biraz yoracak, kanına doğallığımı ve beni daha çok hasta etmek içinbildiğiniz uyuşturucu verdiler, kafayı yemem onlar için masum sebepleri çokbeyaz yaka geliyor insanlara. Neyse başlayım anlatıcam tabi ağzımı bozsam çokhavalı bir kelime kullanırım ama diğer düzgün bir şekilde eline diplomasınıalan saati 50 TL değil de 5000 TL olan doktorlara ayıp olur. Veya göreviniyapmaya çalışan arkadaşlara. Bu tiplerin okuldan nasıl mezun olduğu meçhuldeğil mi?Evet, ilk kezpsikoloğa gittiğimde dedi ki neyin var ne kullanıyorsun falan filan. Hayır, benbir şey kullanmıyorum sanat okulunda eğitim aldım ve hayal etmeyi seviyorum. Odönemler içimde kargaşa vardı bu durumlardan önce farklı an daha yaşadım sonraardından ama aslında ben sorunu biliyordum insanların sakladığı ikinci yüzünügörebiliyordum desem ve dünyaya çok farklı bir pencerenden bakıyorum desem neanlamı kalacaktı. Zaten bunun hastanelerde görev yapan doktorların takmadığınıgördüm, onlara inanmayın depresyonun arkasındaki kişiliğine inanın ve onuarayın o zaman kurtuluş sizi bulacaktır. Onlar böyle ezberden tedavi ediyorlar.Bana bu mıymıy kadın biraz garip geldi, öyle böyle pek beni takan bir vaziyettekonuşmuyordu. Bence bana göre o bir şeyler kullanıyor gibi gelmişti ne enteresan.Güzel sanatlar öğrencisine burada ne görüyorsun diye kâğıtlar gösterirsen, eğeryetenekli bir öğrenciyse bu kişi oradan bir şaheser çıkartabilir. Sen gel benibu yeteneğim ile iki tane kıytırık ilaç yazarak ilk seansta naftayı banayapıştır, bizde bu gibi insanlara inanarak büyük hata ettik. Sonradan dank ettibana hasta olmayan bir şahsa o ilaçları verirsen zaten hasta olacak tabi fakatben çok güçlü çıktım ve bu sorunu kendi başıma hallettim ve bulmak istediğimibuldum onlar bu kadarını biliyor işin içinde değiller. Hani nerede konuşarak çözüm, hani neredeiletişim aracın senin teşhis koymak mı? Bakın ben yaşadım tanık oldum eğer beşpara etmeyen bir doktora gidiyorsanız buna dikkat edin, sizin ilk seansınızsabu sicilinize iki kıytırık ilaç ile bu sistem size bu etiketi yapıştıra bilirben bundan paçayı kurtardım bile yoksa benim yaptıklarımı yaparsanız ve ailenizeyvah doktor oğluma bu ilaçları yazdı gerçekten bir problemi var diyeendişelenebilir ama artık benim bu durumlar sikimde değil çünkü gerçekleriçıplak gözle de görebiliyorum o kötü ve negatif enerji yayan insanlarainanmayın. Veya sizi yoldagbt’ye sokan bir polis bu deli diye size daha farklı bir muamele uygulaya bilirve sizde herhangi bir devlet dairesinde çalışıyorsanız bu işini iyi yapmayansağlık çalışanlarının hayatınızı karatmasına imkân sağlayabilirsiniz. Bu doktorlar her zaman hava atar ben şu kadarhasta gördüm şuna tanık oldum diye kendini savunabilir. Fakat sanattananlamayan ve dövmeli bir insan veya herhangi tilt olduğu bir durumdan sizinhayatınızı rayından çıkarabilir, dünyada her alanda böyleymiş yani şeytanlıkpeşindeler ama aksine ifade ederler, şu an ise ben onları tedavi edebilecekdurumdaydım, gördüğüm tüm doktorların hepsi rol yapıyordu. İşte bu etaptasizin insanların ön yargılarından dolayı sakladığı şeyleri fark ettiğinizdetoplum tarafından ayıplanan şeyleri tanık olduğunuzda, sistem bunun aslakonuşulmasına izin vermez ve lak diye etiketi yersiniz. Ama olsun, eğer bukaderi benimle paylaşan insanlar varsa sorun etmeyin siz kendinizibiliyorsunuzdur. Çünkü ben o kadının yaptığı yanlışı gördüm ve bunu ailemeanlatana kadar iş işten geçti. O zaman ciddiye alınmıyordum, zaten o sıralarkendimle baş başaydım şu an olduğum gibi ve daha sonra umursamadığım içinarkasından daha saçmalıklar devam etti ve sadece sanatçı olmak istediğim içinbu haksızlıklara uğrayarak bir psikolojik savaşın içinde buldum kendimi. Nedenmi çünkü etrafımdaki her şeye derinden kulak vermeyi öğrenmiştim. Bu basitlikteinsanların veya çevremde gördüğüm dayanılması zor entrikaların döndüğünü görmekbeni etrafımdan soyutladı ve sadece kendimle vakit geçirmek istedim ve kendimidinleyerek doğruları buldum, dünya zaten rayında değildi bende bunun sebebineymiş buldum. O sıra da evetbunlar dayanılması zor anlara sebep verdi ama beni hiçbir zaman içimdeki umudumyalnız bırakmadı. Nedeni ni bilmiyorum içimde her şeyin cevabını bulabiliyorum.Yani iyi bir illüstratörün iyi bir bilim insanı ve hayalperest birkaç insanın buluşmasıylane kadar yaratıcı şeyler çıktığını görüyorum. Fakat birde bunu bu zamandayapmanın güçlüğü var, bu arada yanlış bir eğitim tarafı da var ama bu zamandabile bu zorluklar altında onları başaran dahi insanları gördükçe onları tebrikediyorum. Bende burada kendigörevimi yapmakla meşgulüm, evet yaratıcı fikirlerim var ama gerçekten buzamanın fikirleri değiller gibi içimde biri çıkıp diyor ki e bu fazla oldu.Tabiki benim fikirlerimde kargaşa içerdiği için var bende isterdim biyolojiüzerine çalışmış olsaydım eğerki insan zekasını artıracak süper insanlaryaratmak, belki birkaç milyon dolarım olsa daha niteliksiz bir adam olurdumveya belki de dünyayı daha iyi bir hale getirebilecek bir şehir merkezikurardım veya $$$$$ dolarlarım olsa dünyanın yörüngesinde dönen bir sanat okuluaçardım. Bence dünyanın enzeki insanları bunları çoktan düşündü ve yakında uygulamaya sokacaklar. Banaöyle geliyor ki bunu da bir savaşla yapıp bir aptallık edecekler. Yok oluşhazırlanmalı mı? Hayır ben öldükten sonra yapsınlar veya biraz daha yaşadıktansonra çünkü ne zaman ölünecek belli değil. Çok seviyorlar ya savaşmayı bunu dakim yayınlayacaksa gerçekten özgürlüğe gerçekten bir nebze inanmış olacağımyaşadığım bu zamanda. Yazdıklarımda gerçekten özgür olsam avlanmayı bekleyenbir balık gibi hissederdim oldukça çaresiz. O yüzden hiçbir insan kaldıramaztamamen özgür olmayı o bizim seviyemize ait değil ve biz asla o seviyeyeulaşamayacağız. Sadece bize lütfedilen karanlıklarda yüzebileceğiz en havalısıda yıldızlarda kaybolmak. Zaten öyle yapıyoruz ama geçmişimiz hakkında hiçbirşey bilmiyoruz sürekli unutuyoruz. Bence inşalardabizde derin geçmişimizi unutma hastalığı var. Kesinlikle öyle programlanmışız.Tekrardan başka dünyalar bulacağız ve yeniden tanrıcılık oynayacağız çünkü bunuseviyoruz. Kafam patlayacak. Zaten patladı yoksa nasıl düşünebilirdim ki bu satıları.Evet gerçekten bir trafonun patlaması gibi şarteller attı kafamın içerisinde.Sıcak basıyor bazen derin düşüncelerde buluyorum kendimi ve bazen korkununiçimden akıp gitmesini izliyorum. Bu oldukça ürkütücü bir insan için evet neyleyaşadığımı nasıl bir güçle doğduğumu henüz bende bilmiyorum bu beni korkutsa daişime devam ediyorum. Saatlerce yazıyorum bu satırları okumak ne kadar ilgiçekici bilmiyorum ama ben bunları yaşarken olağan üstü düşüncelere kapılıyorumve bunu bazen şu anda hâkim olduğum kelime dağarcığım ile anlatması güç oluyor.Derinmeditasyonlar yaptım fakat bunları yaparken bilinçsizdim. Geçmişte bir kere 2saat boyunca deniz kenarında kendimi dinledim ve gerçekliğimi oluşturan birmeditasyona tanıklık ettim ve hala meditasyon yaptığımda o deniz kenarındakibedenim ile iletişime geçiyorum, aslında durduğum yerde her zaman dinlerim,fakat o gün akşam üzeriydi. O sırada yazlık bir yerde dövmecide çalışıyordum.Evet dövmede yapıyorum ve bence dünyanın en iyi dövmecileri arasındayım ama onugeliştirmek için fırsatta bulamadım. Buldum ama ben saldım. Dövmeci olmak veyaherhangi bir yerde insanlarla uğraşmak değildi benim amacım. Benim amacımkesinlikle derin düşünceleri ziyaret etmek ve orada bir şeylerin gidişatınıkeşfetmekti. Buna ne isim verilir bilmiyorum kendimi hiçbir klasmanakoyamıyorum. Bence bunu yapmakta yazarlıktan geçiyor beni kısıtlardı o yüzdendüşüncemde özgür olmayı seviyorum. Zaten tek özgür alanımız orası. Herhangi birsistemin beni düşünmekten alı koymasını engellemesini istemiyorum. Buna negerek var ki ben kendim belirleye bilirim neyi düşünüp düşünemeyeceğimi değilmi? 8 yaşındaykenuzayı düşünme delirirsin demişti aile fertlerimden biri ve ben bu aileden birsanatçı olarak çıktım. Lanet olsun ne güç zamanlardı. Yaşadığım şehri terketmiştim yine çok üzüldüğüm sebeplerden. Her neyse hala o üzüntülerin içindeboğuşurken şu anda da tek başıma o yalnızlığımda yaşıyorum, bazen iseboğuşuyorum. Evet, ben de kendime çok üzülüyorum arkadaşlar bu dünya böylesanırım. Hep kalbimiz kırılıyor. Her zaman ön yargılarımızdan dolayıbirbirimizi ya kandırıyoruz veya insanları deli ediyoruz. Ben yazıyorum aklımane gelirse umarım yanlış anlaşılmıyorumdur fakat bu benim umurumdaymış sizeinsanların birbirilerini kandırdığı hikayeler anlatmıyorum en azından. Bu benimyolculuğum, gerçekten bir yerlerde onlarca hikâye yattığını biliyorum ama kendiüzüntülerimi aşamadığım için onları oradan çıkarmak için vakit bulamıyorum.Eğer mümkün olursa şu an yazdığımı çıkartabilirsem, yayınlatacak bir yayın evibulabilirsem, çok zorlarsam belki bu mümkün olabilir. Fakat her başladığımyazınsal şeyler beni bazen çok yoruyor bazen ise oldukça kıdemsiz görüyorum osatırlarda kendimi. Bazen ise bunu benyazmış olamam diyorum. Kendimce bir şeyler yazdım zaman ve onların iyi olduğunugörüyorum fakat sonu her zaman delilikle bitiyordu, nedeni ilk kitabımın çokyönlü olmasını istemem. Gerçekten özgür kaldığımda delilikle biraz eğleniyorumfakat artık onlar bana sıkıcı gelmeye başladı nedense. Normalden farklı bir şeyyazmak bana daha çok uygun gibi gözüküyor şu yaşımda. Evet, hikâye anlatıcılarıkendilerini öyle ifade edebiliyor evet bunu bende yapabilirim ama inanın bunahiç gücüm yok şu anda. Bunu neden yazıyorum bilmiyorum, en azındanbirkaç arkadaş edinebilirim diye bu satırları yazıyorum. Evet, gerçekten bunaihtiyacım var. Evet konuşabilecek konular hakkında entelektüel zırvalardankaçınıp daha çok sanatın içindeki çılgınlıklardan konuşmak daha havalı. Nebiliyim mesela bir devin bir anda dağın arkasından sadece bacağının gözüktüğüsahneyi düşünüp bir senaryoya çevirmek ve onun içine biraz felsefi şeylerkatmak bana daha çok yaratıcı geliyor dijitalin içine asla giremedim nedense.Veya bu devin göremediğimiz tarafında yani baş kısmında teknolojik bir evvardır ve bu evin yani devin beynindeki evde bir cin yaşıyordur, alın size fantastikbunun hikâyesini yazmak zevkli bir iş. Bahsetmek işte, o zaman o arkadaşlara erişebilirsem işte belki de odevin diğer kısmını onlarla birlikte düşünebilirim. Belki de o devi gelecektengelen birkaç bilim insanı teknolojik aletleriyle zeki bir şekle büründürmüştür.Ve belki de o dev kafasının içine yerleştirdikleri alette bir cin yaşıyordur vebu devi o cin kontrol ediyordur veya hadi biraz daha uçalım bu dev olağan üstüyüksekliğe zıplayıp gelecekten insan kanı için gelen uzay korsanlarınıavlıyordur ama görünürde farklıdır falan filan olabilir. Bu senaryo ne DCde var nede bir başkasında. O zaman belki kumların arasından çıkartabileceğimbir gelecek var olabilir ama işte bunları tek başıma düşünecek bir gücüm şuanda yok ama buna inanıyorum. Belki o zaman destansı olmayan marjinalkarakterler çıkartabilirim. Bu depresyonda iken asla etkilenmiyorum busenaryolardan. Daha gerçekçi düşündüğümde ise diyorum ki buna ne gerek varnefes al ver zaten üç beş sene yaşayıp öleceksin. Gerçekçi konuşup insanlarıinandıkları sistemden etme buna ne gerek var diyorum fakat ben merak ediyorumben inandığım ve yarattığım sistemden başkasını keşfedersem bu benim için belkidaha yaratıcı olur hayatım için doğru yolu daha yakından tanırım. Ve bu yüzden ilk başta senelerce çizdim dahasonra senelerce düşündüm ve artık amatör olsa da pek kasmadan yazıyorum işte.Çok emek versem 10 senede 1 kitap yazsam buna ne gerek var adım adım ilerleyipgörmek istiyorum ama ilk kitabım çok tehlikeli oldu. Evet bunu mu yazmışımsanırım bunu yazdım açıp baktığımda artık böyle düşünmüyorum dediğim noktadabaşardığımı görmek istiyorum. Tabiki diğer yazdıklarımın daha farklı olacağınıdüşünüyorum, nasıl aynı düşüncede olabilir ki insan yaratık olmalı onun içinkesinlikle bir sonraki düşüncemle tutarlı olacak fakat aynı görüşe hâkimolamaya bilir. Bu çizgi roman senaryosu yazmak gibi hiç yazmadım ama bir gündeneyeceğim belki çizerim belki filmini çekerim belki de yazamadan ölürüm. Ölmeyi başarırsam ne mutlu bana denedimolmuyor zaten her gün ölüyorum az biraz daha şu bedenin içinde vakit geçireyimdaha sonra ölürüm bir şeyleri başardığımı gördüğümde, en azından bilmiyorumzamanı olmayan şeyler çıkıyor düşüncelerimin arasından belki gelecektedökülecektir zihnimden.Öncelikle kendimeteşekkür ediyorum. Çünkü hala bu acınası karakterin içinde yaşamaya devamettiğim için oldukça mutluyum. Lanet olsun neden bir balık olarak bu dünyayagelmedim. Belki de bu sefer balık yemek için gelmişimdir. Bilmiyorum bu dünyada her şey mümkün olabilir. Zekâmı sorguladığımda içinden çıkamıyorum.Kesinlikle kendi en üst noktama erişemeyeceğim fakat onu geçmişten izlemeyedevam edeceğim. Bazen ise oldukça karamsar bir havaya bürünüyorum. Bilmiyorum,ben anı yaşayabilecek kadar özgür bir insan olamadım hiçbir zaman. Dünya banabu lüksü hiçbir zaman vermedi. Ben de ya geçmişi düşündüm veya araştırdım veyahiç görmediğim o geleceği düşündüm. Ama durun, sizebirkaç bir şey daha okutmak istiyorum. Benim diğer kaleme aldığım birkaç amatörbaşlangıç onları çok seviyorum, ilk olarak en son yazıp bıraktığım eserdenbaşlayalım, zaten okudunuz devamını yazacağım. İşte birazdan okuyacaksınızbiliyorum aslında beni bir an etkilediği için sevmiştim çünkü bu hikâyeninkarakterleri çok enteresandı, siz okuduktan sonra üzerine konuşmakistiyorum. “Merhabalarefendim, ben denizlerin fatihi Yetkin Hasatkapı. 1721’in 29 Martında öldümsandınız değil mi? Lanet olsun her seferinde herkes öyle sandı. Evet işte benoyum. Şu İngiliz tacir ve hayırsever Edward Conston yok mu ve onlarcası işte oherifi de ve diğerlerini de ben öldürdüm. Şimdi, öncelikle bu çirkin konuyu boşverelim ve sıradaki meseleye göz atalım. Artık mürettebatım ile gemimde değil,21. Yüzyılda Tesla süren milyarder bir adamım. Evet ben, gerçekten birölümsüzüm. İnanmıyor musun? Zaten buinanılacak bir şey olsa bu satılarda çıkmazdım karşına, işte ve artık şu andaedebiyatın derin sularında korsanlık kariyerimi devam ettiriyorum.”Evet okudunuzsanırım oldukça başarılı buluyorum. Şu anki halimle, tabi bu ilk yazdığım eserdeğildi ilk yazdığım eseri bir sonraki kitaplarımda yazacağım. Sadece başlangıçolarak gördünüz. Bunu yazarken bir adam ile iletişime geçtim. Daha doğrusuhayal ettim. Bunların hepsi tabi hayal gücümde oluyor. Bir şey söyleyeceğim belki de o insanlarınruhsal bedenleri ile itesime geçtim. Ama bunlardan kendilerinin bile haberi yokevet belki doktorlarımın dahi ruhsal bedenleri ile iletişime geçtim amakendileri bile bu durumu bilmiyor. Bu satırları yolda bulduğum bir deftereyazdım, gerçekten gecenin bir yarısı mavi bir defter buldum ve tabiki bununsonu da ilk etapta delilikle bitmişti. Bence kurgu metin yazarak delirmeyen biryazar yoktur. Eğer kendi ile barışıksa bu yazar bunu fark edebilir. Bazendiyorum ki kendime kaç yaşındayım ben bilemiyorum ben kesinlikle bilinmeyen biryaşı falan geçtim. Evet, neyse, tabi sonrasında ben tekrardan bu paragrafıbeğendiğim için yeniden kaleme alarak yazmaya başladım ve oldukça iyi şeylerçıktı.Fakat bunuyazarken enteresan gelen nokta şuydu. Bu hayal gücümdeki adamın gerçekten banabunu yazdırdığını hissetmemdi, bu izin verdiğim hayal gücümdeki karakter okadar baskındı ki bana hem hikâye anlatıyordu hem de karısıyla telefonda kavgaediyordu. Keşke bir sistem olsaydı da size onları gösterebilseydim. Olay şöyleoldu. Bu adama ismiyle sesledim. Sürekli onunla konuşurdum hayal gücümde buadamı sanki etkinleştirdim, evet buna bir hastalık diyebilirsiniz ama ben bunayetenek diyorum. O adamın nasıl düşündüğünü dahi hayal gücümde yarattığım anlaroldu, bu gerçekten günümüzde yaşayan bir adam olan bu kişiyi ben hayal gücümde,artık nasıl bir hayal gücüyse gerçekten ben mutlu olayım diye çıktılar sanırımama bu bir süreçlerden geçerek gerçekleşti. Hiçte kolay olmadıbu yaratıcılığa ulaşmam. Gerçekten çok acı çektim bilseydim bunlarıyaşayacağımı hiç girmezdim 2017 senesinde daha fazlasını istiyorum benimgerçekten delirmem lazım diye kendime söylemezdim. Bu çok ağır oldu ve yanlış anlaşıldım. Fakatben bunların nasıl çıktığını da biliyorum. İlk bunu yaşadığımda kalbim çokhızlı atmıştı. İşte o zaman bunu kafa karışıklığı olarak adlandırıyordum fakatbu olağan üstü bir yeteneğe dönüştü. Bilmiyordum aradığımı bulduğumu sanırımistediğimi elde etmiştim. Ve bu depresyonun içinden değil yalnızlığımınkuruntularından çıktı. Bence bu sırıkla atlamaya benziyor. Nasıl atlanacağınıbiliyorsun evet ama sadece o yüksekliği aştığın zaman diyorsun ki evet bu sefergerçekten o delilik değildi. Sonra ekliyorsun kendini o yükseklikten sağ salimkurtardığında işte bu sefer oldu diye. İşte hayalgücünüzü aştığınız zaman ise bence kendi görüşüm o delilik bir gerçekliğedönüşüyor. O taraftaki engeller ve güzellikler size görünüyor. Atlamadan öncebunu iyice imgelediğinizde bunu başarabiliyordum zihnimde. Aslında dahafantastik olabilirdim size bunu tasvir ederken ama şimdilik buna gerek yok diyedüşünüyorum. Biraz gerçekçi kurgu ile anlatmaya çalıştım yoksa parmağımı şaplatarakbuldum bunu desem kime yararı olacaktı ama zaman kaybetmeden öğretme taktiğiolabilir bir distopyamdaki. Şaplatma tarafıfantastik tarafı değil basit bir eylem bence. Fantastik tarafına şu an enerjimyetmiyor. Yoksa bir ejderhanın kükremesinden ve o ejderha kükrerken boğazındaoluşan o sıcaklığındaki hissi anlatmak ejderhanın gözünden bu oldukçaetkileyici olurdu. Belki de benim zihnimde de o alevlerin çıktığı bir noktayıbuldum desem, karanlıktaki yolculuğum aydınlansa elinde bir adam meşale ileçıkıp gelse sen öldün işte bu son noktaydı dese ha siktir beni kandırıyorsunderdim, bunu dahi yaşadım hem de Latince. Çünkü hayal gücünün bir sınırı yok. Bu hayal gücünde bir evren tasarlamaksa evetbelki de bu işte sistemi yönetecek taraflar bulabilirdim. Evet, aslında nasıldöndüğünü biliyorum ama bilmek bazen çok sıkıcı oluyor. Bazen hiç öğrenmeseydimdiyeceğim gerçeklerle yüzleşiyorum bu hayatta ve beni gerçekten yoruyor. İştebenimde böyle deliliklerim hayatımda oldu, fakat bazı yaşadığım o enteresanfazla gelen durumları asla delilik diye nitelendiremiyorum. Onlar bu dünyanınkurmacası ve bence de katılıyorum bazı insanlar bu dünyanın hiçbir önemi yokdiyor, neden geldik bu lanet yere o zaman. İşte bu sorular çok saçma eğlenmekistiyorum ben gerçekleri ne yapacağım. Bilim kurgu mu mistik olmak mı deseler benrüzgâr olmak derim, eseceğim bu dünyada bir gün o zaman karşılaşacağım benidurdurmak isteyen sistem ile sonra her bir sistemin kurucusuna diyeceğim ki busefer ben konuşuyorum, yırtarım dağlara enginlere sığmam taşarım. Gerçekteniçimde öyle bir güç var, neden yazıldı bu sözler, nedeni bizim gibi çılgınlarızincire asla vuramazlar. Hadi vurdular diyelim kalbimdeki geçmişe vursunlarorada izleri var ancak öldürmeleri gerekiyor. Ama ben ölünce de durmam tekrarbedenlenirim ve işimi bitiririm. Kelimeler bazenbeni çok bağlıyor bazen bir şey kanıma işleniyor bunun ne olduğunu aslabilemiyorum. Bilemiyorum bazen bu asillik beni çılgına çeviriyor. Ve bazenkükrüyorum asla durmadan kükrüyorum. Ben bu sefer dünyayı kurtarıyorum ama benikimse görmüyor, o yüzden akıllandım kendimi kurtarıyorum. En azından bengörüyorum kendi dünyamı kurtardığımı ama sana dahi çok yardım ediyorum. Nasılanlaşılması gerekiyor bu durumun? Son bir sigaram kalmış onu dahi içip öncekabul edemediğim gerçekleri zehirleyeceğim ve sonrasında bu medeniyete benikabul etmeyenler arasında yolumu bulacağım.Zamanında hiçdüşünmezdim. Derdim ki neden hiç düşünmüyorum. Ve düşünmeyi hiç cazipbulmuyordum. O zamanlarda insanlar neden a sosyal olur diye düşünüyordum, yaaradığımı buldum. Bilmiyorum herkesin kendince sebepleri var. Ne düşünecektimki. 19 yaşına kadar istediklerimi, yani lisedeyken kurduğum o hayallerigerçekleştirmiştim ve hatırlıyorum, bir arkadaşıma çok basit oldu bu kadarbasit olacağını hiç bilmiyordum, ben daha fazlasını istiyordum. Ben biraz dahazorluk görmek istiyorum. Kandırılmak istiyorum, serserilik yapmak istiyorum,gerçekleri bilmek istiyorum, neden bu bedenin içindeyim hayal gücümü biraz dahageliştirmek ve bunu bulmak istiyorum dediğimi hatırlıyorum kendime, buldum da. Artık bu dünyanınsaklı gerçeklerini istiyorum, buldum da. Buldum merak etmeyin ben onu. Artıkinsanlarla değil kendimle uğraşmak istiyorum dedim. Evet, bunları demezolaydım. Gerçekten o kadar çok kendimle vakit geçirdim ki lanet olsun.İnsanlarla tanışmaya çalışıyorum herhangi bir yerde yazlık bir yerdeydim yinebabamı ziyarete gitmiştim. Evet, bir dramı anlatıyorum lütfen dinleyin. Yineoldukça mütevazıyım tabi, bohemde değilim, bildiğin serseriyim. Evet, boşvermiş bir müptezeldim ama elimde bir kitap okuyordum, bu kaba oldu yenilikçibir gençtim çünkü bunu söyledim hoşuma gitti. Beni yargılayanlar her zaman beniböyle gördü. O yüzden saklanıyorum düşüncelerimden kimseye bahsetmiyorum.Oldukça boş vermiş bir insandım, başkalarının onların ikinci yüzünü gördüğümhalde o insanların bundan habersiz olduğumu sanmaları falan bunlar tabi acıverici şeylerdi. Fakat bunların beni güçlü kıldığını gördüğüm sırada tabikibunlara çok üzülüyordum. Bu da neredeyse en büyük yalanlardan biri gibi geliyorfakat kesinlikle her zaman geliştiğimin farkındaydım. Evet, her neyseişte güzel bir ilçede daha çok lüks olan tarafındaydım. Cebimde yüz lira paravardı, çantamın ağzına kadar para olduğu dönemlerde var hatırlıyorum kendimkazanmıştım gençlik yıllarımdı. Şu an kazanamıyorum devir değişti ya da bendeğiştim sanırım paraya okula koşturamadım çünkü sebeplerim farklıydı dünyaüzerinde, 2015 de 15 günde 35 milyar kazandığım zamanları da karnını doyurduğumarkadaşlarımı da ayağındaki ayakkabı yırtık diye onlara birlikte çalışmayıteklif ettiğim arkadaşlarımı da hatırlıyorum. Çok iyi niyetliyim diye onlarınbenim arkamdan iş çevirdiklerini de hatırlıyorum, maalesef ama adam olanıtanıyorum artık veya gerçekten her insanı tanıyabiliyorum ve bana iyisiylekötüsüyle yardım ediyorlar. Neyse gidip kahveiçmek istedim bu yazlık yerde. Bu sefer bakalım neler göreceğiz dediğim birgündü. Çünkü ondan önceki gece başka bir şehirde yeni bir hayat kurmaya veyaşamaya gitmiştim. Çok az bir param vardı elimde. Ailemden birinden borç paraaldım ev tutup orada işe girdikten sonra üniversiteye hazırlanacaktım aklımdakiplan buydu. Üniversiteye zaten kayıtlıydım ama orayı da beni anlamadıkları içinterk ettim. Aldığım parayı 2 günde yedim bu şehirde, gittim içtim sokakta felankaldım o sırada da sürekli elimde kalem felsefi şeyler düşünüyorum evet bununbana iyi geldiğini ve başı boşluğun yararını bir nebze olsun yaşadığımgerçeklikten uzaklaştırdığı fark etmiştim ve yazıyordum. O sırada sokakta biriyle tanıştım erkektibenden siğara istedi bende ona çıkarıp 200 TL verdim al arkadaşım kendine dealkol al dedim. Arkadaşa ihtiyacım vardı, oradan bir frekans kızların evinegittik. Hiç aklımda yoktu. Ben sokakta uyuyacağımı düşünüyordum. Neyse enazından vakit geçer evde uyurum dedim. Gittik 3 tane kız vardı. Ben orada daiçtim sonra baktım bir erkek daha geldi, sonra sıkıldım ben bu ortamdanuzaklaştım aşırı derece alkollüydüm de gittim bir arka odadaki kızın yatağınakustum. Gerçekten çokiçmiştim yoksa asla böyle bir saygısızlık yapmazdım. Zaten Eskişehir’egeldiğimden beri içiyordum. Telefonum yoktu, tanıdığım arkadaşlarıma daulaşamadım. Neden kustum bilmiyorum çok kalabalık olmuştu sonra duş aldımçıktım. Çıkmadan önce ortaya özür niyetine bir 500 TL attım da çıktım. Başkahiçbir şey yaşamadım, sonra kız arkadan geldi ahşada kolumdan tuttu. Olsunsorun değil gitme dedi. Eminimsin dedim ona, gitme falan dedi. Çıktım yukarıgittiler o parayla viski aldılar. Ne gerek vardı, ben içmiyorum dedim içtimgerekeni yaptım. Sonra ne olduysa onu bana içirdiler. Bildiğin beni taklayagetirdiler. Bende neden içtim bilmiyorum içtirdiler işte bende zaten 3 gündüralkol komasına girmişim neden içiyorsun be adam dedim kendi kendime. Evet oviskiyi de içtim başım döndü lanet olsun o evde de dışarıda da çok içtim sonrabir daha bu sefer tuvalete gidip kustum, bu sefer param kalmamıştı atamadım.Sonra kız, erkek arkadaşım geliyor evden çıkın dedi. Sonra içimden dedim kikeşke suratına kussaydım. Baştan bilseydimböyle bir şıllık olduğunu onun evine asla gitmezdim. Bilmiyorum belki yalandıama yalanı bile benim midemi bulandırdı. Keşke üzerine kussaydım. Ama olsun,yatağına kustum, en azından duş almıştım bunu asla yapamazdım. Zaten belliydiböyle bir şeyin başıma geleceğini ön görmüştüm. Başım dönerek otogarı buldum,yolda tramvayda en sevdiğim defterimi kaybettim. O notlar aldığım defterimdi.Sonra arkasında ismim telefonum yazıyordu, İzmir’e vardığımda aradılar annemiannemin telefonunu da yazmıştım çünkü benimki hep kapalı olur. Ama gidipalamadım, göndermediler de. Kafam çünkü hala çok güzeldi evime vardığımda bileben ne yaşadım o şehirde o nedenli düşünüyordum, küçük bir eğlenceydi kustuğumanları saymazsak iyi de arkadaşlık edinmiştim aslında, bana göre ama işteertesi günü yine evimde odam da uyanmış gibi yaşamıştım. Neyse benEskişehir’de otogardan biletimi aldığım sırada biri gelip sen ne içtin dedi,bende git başımdan dedim. Kriz geçirdiğim belliydi. Her türlü alkolükarıştırmıştım. İlk gün parkta kaydırakta uyumuştum güzel bir anıydı.Yıldızları izleyip birazda üşümüştüm. O memleket soğuktu. Bir de o otogardakiadam bana ne içtin diye gelip soran adama, al bakalım sende iç bak beniçemiyorum dedim. Ona viskiyi verdim, evet çıkarken viskiyi de almışım, o daçıkartıp bana iki tane hap verdi, bu ne dedim. Ceza evinde içiyordum ben bunu,al iç dedi. Hadi ya orası dane garip yerler öyle dedim, neyse hiç ona konuya girmiyorum. Neyse içmezolaydım üzerine bu enteresan haplar birleşince gözümü bir açtım İzmir otogardaservis bekliyorum. Ben ne ara buraya geldim derken, beni kim getirdi nasılgeldim o hapları içince ışınlanmış olabilirim falan diye düşündüm etkisi odereceydi. Ama ne ışınlanmak, gerçekten zemine yapışık bir haldeydim. Gerçektensanki dönüşüm yaşamıştım öyle olmuştu. O sıra kesinlikle niteliksiz bir adamınyalnızlığını yaşıyordum. Oradan eve gidip kedimi alıp dolaşmak şehir dışınaçıkmak istercesine yaşamaya gittim. Bende sürekli heyecan arıyorum, arada birodamdan çıkıyorum saçmalıklarla kendimi oyalıyorum falan işte. Beni gerçektenokuyor musunuz? Çok enteresan, ben okunacak adam mıyım, takılacak adam mıyımyoksa hiçbir halt beceremeyen bir adam mıyım hiç karar veremiyorum ben ne biçimbir adam oldum be lanet olsun, beni bu kalenderliğimi alt üst eden dünyaya.Neyse bu durumlarda bulduğumda kendimi affetmiyorum.Tekrardan birserüven peşindeydim. Babam küçük bir dairede kalıyordu tek odalı kliması birtank gibi çalışıyordu. Kedimle birlikte otobüsle yolculuk yaparak gittik,kedimi de götürdüm ne kadar çılgınım bu sefer gerçekten yaşamaya gidiyorum amakafamda o var. Çantamda en sevdiğim kitaplar vardı. En sevdiğim olmasa da elimegeçenler vardı. Elbise 2 tane falan almıştım, orada çalışır alırım demiştimkendime. Her neyse en sonunda bu şehre vardım kavga gürültü annemin evindenayrıldım. Neyse Eskişehir’den sonra babamın yaşadığıilçeye vardım, yani bize neden anlatıyorsun bunu diyeceksiniz ilk kitabımdaböyle durumlar olsun istedim elimde olanlar şu anlık bunlar mühimmatımı 2.Kitabıma saklıyorum, evet illaki bir noktaya varacağım bu sefer şimdilik özürdiliyorum. Marmaris’teydim ve işte cebimde 100 lira vardı, kendimi dışarıattım. Onunla güzel bir kafeye kahve içmeye gittim. Elimde ise Sokretisinsavunmasını arada açıp okuyor etrafı inceliyordum hep sorgulama aşamasındaydımher an bir durum kovalıyordum kafamın içinde. Bu hikâyeyi sizeSokretisin ağzından dahi anlatabilirim fantastik bir eda ile hikâye gibi fakatonlar çok komik ve sanatsal ve delilik içeriyor şimdilik böyle devam etsem dahamakul. Tek başıma kahvemi aldım oturdum kitap okuyorum, rahatsız oldum yanımda3 genç telefonla oyun oynuyor bağırarak görebiliyordum oldukça sakin tiplerebenziyorlardı aslında. Dikkatlerini çektim sanırım kesinlikle öyle oldu. Çünkü,kesin çekiyorum ve bazen o kadar yüksek sesle konuşuyorlar ki hakkımda, a nekadar korkunç bir çocuk, evet bunu diyen tipleri dahi gördüm, aslında çoktatlıyım. Neyse affedersiniz araya sürekli konu dışı şeyler giriyor acabaokuması ağır mı olur bu yazınsal adını koyamadığım satırları bilmiyorum. Gerçekten sonra elimdeki kitabı masanınüzerine koydum, lanet olsun bunları yazarken bile bana acı veren düşünceler hermasadan çıkıyor. Ama bunları size anlatamıyorum, çünkü her bir masada her birnesne bana bazen gördüğümde acı vererek bazı şeyleri hatırlamamı sağlıyor veilerlemeye devam ediyorum. Neyse beni çağırdı bu 3 arkadaştan biri gittim.Konuştuk falan kitap üzerine bu çocuklardan biri bana sen ortam kovalıyorsundedi. Ne garip ortam kovalıyormuşum haberim yokmuş. Burada durup birazdüşündüm, gerçek hayatta zaten yeterince ortam görüp kendimle baş başa kalarakserserilik, sadece kendime serserilik yapmak istedim bir durumun içerisindeykenbana bu tarz bir yaklaşım uygulamaları oldu. Hem bu arada kovaladığım bir ortamvarsa o ortam götlük değil, ölü insanların arasına karışmak sanırım. Ama bunubeceremiyorum. Ötenazi yaptırabilecek özgür biri olamadığım için kadar paramdahavamda yok. O dönemler biraz ileri görüşlüydüm her zaman öyleyim fakat odönemler kendimle çok vakit geçirirdin. Kıyak bir silah alıp kafamı vuracakkadar bir geçmişim olsa da daha bir halt becere bilmiş değilim. Hem bazı anlarolmuştu silahım olsa kafamı sıkardım dediğim ama silahım yoktu. Olsaydıyapardım. Yüksekten atlamakta ne biliyim sadece hayal gücümdeki bana yakışıyor.Evet hayal gücüm de yüzlerce kez denedim eğlencelide oluyor kaç kere intiharettim. Yani onurlu, kendi isteğimle sonlandırabileceğim bir yaşama hâkimdeğildim o sıralar. Hayal gücümdeorada her türlü varlıkla tanışmışlığım, hatta yıldızların arkasında saklananvarlıkların çıkıp hazır olda selam vermişlikleri dahi olsa bile bunun bana hiçfaydası yoktu. Evet neyse, işte bu gençlerde benim gibi üniversite öğrencileriidi ve bu insanlarda kendi arabalarıyla gezmeye gelmişlerdi. Elinde bir kitapolan gencin ortam kocalacağını zannetmiyorum. Ama bunu düşünecek kadar önyargılıydılar. En azından ben öyle biri değildim bunu biliyorum. Ortamkovalamak güzel bir yerde kitap okumaksa evet buna varım. Ama o ortamkovalamaktan kastı, karşı cinsi avlayan erkek olarak söyledi, belki de başkabir şeydi fakat ortam kovalamakta güzel bir şey olsa boş bir insan mısın demekistedi acaba bilemedim sanırım öylede değildir. Bu çok belliydi. Bu zihniyete hiçbir zamanerişemedim. Bende bunlar benim arkadaşım olabilecek kadar akıllımı diyedüşünüyordum. Ben hep yanılıyorum. Kalktı Sokrates’e bir nevi peygamber gibidedi. İTÜ’de tarih okuyormuş bu arkadaşlar doğrudur herhalde o zaman.Zannetmiyorum dedim. Hadi o adama bir nevi tanrıyı araştıran adam desenanlarımda o söylediğini neydi hiç anlayamadım. Bence ortamı kovalayan onlardısanırım veya eğlence arayan tatile gelmiş birkaç genç. Ortam kovalamak ne bencebir ortam kovalamaktansa onu beklememek en iyisi gibi değil mi? Bence şu zamanakadar yaşadığım tecrübelerime dayanarak söylüyorum zaten siz hazırsanız o mekânve istediğiniz an sizi gelip bulacaktır. Buluyor yani, illa bir şeylerikovalamaya gerek yok. Bu bir nevi öyle bir oluşum ve durumdur. Eğer siz hazırdeğilseniz bekleseniz de o durum size gelmez. Bu durumu basitbir eda ile ifade edecek olursam, buzdolabında televizyon kumandası bulmayabenzer, işte böyle bir saçma ortam denk gelmişti yine her zamanki gibi bana. Bence onlar birortam kovalıyordu, belki bir tatil, belki bir sohbet, evet ama benim hakkımdayanlış düşüncelere kapılan insanlara hiçbir şey demiyorum, ama ne garip bençıktım karşılarına. Dünyanın en saçma elemanına denk geldiler, saçmamı yoksakendini saçmalıkların havuzunda bulan bir adamamı desem daha doğru olurdu şu anbu göreceli karşılaşmayı bu durum ile ifade edebiliyorum daha etkileyicianlatmak isterdim. Yani zannetmiyorum ben sadece onlarla arkadaş olmayaçalışmıştım. Daha sonra belkibir yerde denk geliriz diye telefon numaralarını istedim. Herhangi bir sosyalmedya hesabımda yoktu, hani yolum İstanbul’a düşerse tanıdık birileri olsundiye. Okullarına gider belki misafir olarak bir derse girerim diye. Yaratıcışeylerden konuştuk ne enteresan hep böyle vakalarla karşılaşıyorum. Zatengüvenlik duvarım var gibi en yargılı insanları kendimden uzaklaştırıyorum. Evet,bunu da düşündüm ve sanırım başarılı oldum. Nereden biliyim beni kötü çocukolarak göreceklerini, harbiden dış görünüşüm ile yargıladıklarını farkettiğimde bunu denemek istedim. Bilmiyorum yani sohbet etmek kötü bir unsuradönüşmüş gibi hissettirdiler bana. Yani beni çağırdıklarında anladım ki benimucum bucağım belli değil o yüzden doğru bir arkadaşlık kuramıyorum diye umarımyanılıyorumdur. Ama zannetmiyorum çok derin arkadaşlıklar kurabiliyorum.Sokretisin bir peygamber olabileceğini söyledi. Bana bu sıfatlar o kadar çoktilt geliyor ki, hatta dinlerin ibadet şekilleri dahi hepsi geçicilik içeriyorve hiçbiri yenilikçi ve basitlik içermiyor, karışık. Bence Sokratesgeleceği düşleyen bir insandı ve belki de gelecekteki insanlar ile iletişimegeçmiş bir beyindi. Bu nedenle bu herif bulunduğu bedenin savaşmak için birmakine olmadığını anlamış ve düşünmeye başlamıştı. Daha sonrasında işte biryaşam sahası oluşturarak felsefi düşünürlerin atası olarak görüldü. BenceSokrates yazık olmuş adama keşke gerçek bir aslan terbiyecisi olsaymış, belkide öyleydi eğitimini o şekilde veriyordu insanlara, bilemeyiz orada değildik.Neyse ve belki de oda yaratıcı bir şekilde sistemin düğmesini gözü kapalı birşekilde arayıp bulmuştu. Bu yüzden bu İTÜ’ de okuyan 3 gencin ezberdenkonuştuğunu düşünüyorum. Hem durun bir delilik yapıp bunu Sokrates’e soralım.Bu gerçekten eğlenceli olacak. Hey Sokrates beniduyuyor musun?Bu adama ulaşıp neyapacaksınız. Boş verin fakat bence bu insanların öğretileri evet çoketkileyiciydi haklarını yememek lazım. Fakat her zeki adamada bu sıfatlarıyaftalamakta saçma. Herhangi bir süper güce ne gerek var. Bence o süper güç herinsanın içinde duruyor buda sanırım hayal gücü olabilir ve belki de biraz olsunşans buna eklenirse olağan üstü bir süper güç olabilir. Buna tanrı veya herhangi bir başka sisteminiçine itmek kısıtlamak gibi geliyor bana. Bu zırvalara inanmıyorum inandığımdurum gerekli gururu ve kendimce gerekli kadar kutsallık taşıyor. Sadeceinandığım tek şey sevginin karşılığının acı çekmek olduğu olabilir birazmesnevi fakat yenilikçi bir mesnevi öteninde ötesini görmek insan ve lisan üstübir biçim. Birçok yöneliştebulanabilirim bu gibi durumlara ama bir şeye odaklanmak en doğrusu gibigörünüyor. En azından bir şey başarmak, ben serseriliği kıdemli bir şekildebaşardığıma inanıyorum. Bana en havalı getirisi hastalıklı hayal gücüm oldusanırım, şu anlık öyle gözüküyor fakat hastalıklı hayal gücünü de geridebırakarak daha ötesine adım atabildim. Evet, elimde somut bir şey yok şu anlık öylegözüküyor ama yaratıcı fikirlerim var. Tüm dünyanın birlikte çalışmamasınıanlayamıyorum çalışıyorlar mı? Onun için benim bu dünyada işim yok ama neyse bugirdap dolu satırları yazmaya devam edeceğim bakalım neler çıkaracağım kazdığımyerlerden. İlk yazdıklarım aklıma gelmişti, şiir gibi yazıyordum, keşke hiç yolalmasaydım bu satırlarda fakat onları geleceğime saklıyorum. Yazarlar yazılarında hep birileriyle konuşur,yine biri ile konuşuyorum. Sen kimsin diyordum. Yazmaya başlayınca onun kimolduğunu anladım ama işte hala onun kim olduğuyla ilgileniyorum benim için bukadarı yeterli. Onu buldum 6.6.2022 de. Size başka bir yazdığım başlangıcın ilkparagrafını paylaşarak üzerinde konuşmaya devam etsem iyi olacak.“Bir gün bitmekbilmeyen bir insanın içinde uyandım. Uykuluydum sonuç olarak bir ölü gibiuyandım. Kafamı kurcalayan onca dert içinde buldum kendimi. Ölü gibiydim, öldüğümüde hatırladım. Hatırladığım onca şey içerisinden en korkutucu olan yalnızolduğumdu. Bu korkutucu lanetin içerisinde kimse tarafından istenmeyen biryanımın olduğunu o gün yeniden doğduğumda anladım. Anladım ki ben birinsandım.”Ne kadar dramatikbir yazı değil mi? Ve duyarlılık içeriyor. Bir öncekinden daha farklı bir konuadı altında yazılmış. 70 sayfa kadar yazmıştım, en son o kadar çok delilikbelirtisi gösterdim ki yazmayı orada bıraktım. İsmini, Öl ve Göm olaraktasarlamıştım. Gerçekten yazdıklarım beni öldürdü ve ölü halimle yazdıklarımıgömdüğümü hissettim. Tabiki her yazarın uğraştığı şeyler olur bazenyayınlamadığı onca saçmalık ben daha en başlarda bunlarla savaştım. Yazmakçizmekten daha enteresan bir sanat. Kendimi tanıdığımdan bile daha sıra dışıresmediyorum. İşte konuştuğum o adamı da zamanı gelince ideal biçimde dürüstbir eda ve doğal bir kafa ile resmedeceğim. Gerçek olduğuna inandığım bir görüntüydü.Neyse şimdilik girdabın içinden kurtulmaya çalışan amatör bir yüzücü gibiyaşama hevesi olan güçlü bir adam gibi bir şekilde yazmaya devam ediyorum. Nekadar devam edebilirim buna bilmiyorum. İşimi çok düzgüm yaptığım söylenemez.Zaten gerçek bir serserilik ile yazdığım söylenilebilir çünkü gerçektenyüklerim kaldırılası şeyler değil. Düşünüyorum benim gibi yükleri olan insan varmıdır diye ama işin içinden çıkamıyorum sanırım her insan özel bir yük taşıyor.Çünkü gerçekten zor delilik mi yoksa, nasıl bir güç tarafından saldırıyauğradığım bilinmez fakat sokakta 9 saat üzerinde bir battaniye ile yürütülüpbeynimin içinde konuşan o seslerin aldatmacasına inanırken akciğerim patlamasısırasında, bana kalbimin patladığını söylediklerinde, buna inanmam vesokaklarda beni sanki ejderhayı uzaktan kontrol ediyorlarmış gibi gelmesi çokenteresandı. Bu hayal gücüm kesinlikle değildi, delilik hiçdeğildi. İşte bazen bazı durumlarda bunu bu madde dünyasında açıklamak çok zoroluyor. En uygun bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Size bahsettiğimadam bana gözlerini kapat ben geldim diye zihnimde yankılanmasından sonrakigünlerde sanki bazı kişiler tarafından serbest bırakılmış gibi hissetim.Özgürleştirilmiştim. Yaşadığım onca durum var ve hiçbirinden bahsetmedimsenelerce her gün bir halin içinde olduğunuzu düşünün. Bu durum psikolojikolabilir mi kesinlikle psikolojik bir tranva sonrası yaşanılacak bir durum gibigeliyor bana fakat bence daha tanımı keşfedilmemiş, insanı anlamaktailerleyemediğimiz noktalar var. Ve bence bu anlaşılmayan psikotik olaylarbunlar başka bir diyardan gelen bilgiler olabilir. Bunları söylemek birserserinin haddine mi bilmiyorum hem serseri demiş olabilirim ama ben benceüstün yetenekleri olan bir sanatçıyım, fakat daha üstün yetenekli kısmınageçmiş değilim ve bu arada bir deli ile aramda tek bir gerçek var ben deliliknedir biliyorum. Belki de onu geride bırakmış olabilirim. Bir konuda çok yetenekli olmak bana çokanlamsız geliyor ve bir noktadan sonra bu yetenek sıradanlaşıyor.Farkındalığımın artığı dönemler hayal gücümün daha çok gelişmesini istediğimdönemlerdi. Bu yaşıma bir daha gelmeyeceğim en iyisi ölmeden ve hayatta kalarakistediğim gibi serserilik yapmak olsun istedim ve bu aşırı fazla oldu, bir süresonra insanlar tarafından yanlış anlaşıldım. Çünkü hayal gücümü en iyi kendimlebaş başa kaldığımda kuvvetlendire bildim. Ve aslında bulunduğum odadan bir pencereaçarak dışarı hayal etmekle başladım. Bahsettiğim konu pencereden dışarı görmekyani olayın arkasındaki yatan gizemin içine sürüklenmek gibi denilebilir. Herşeyi en basit seviyesinde düşünmeye başladım. Oturduğun yerden pencerenindışını görmek sadece hayal edilerek yapılacak bir eylem, bulunduğumuz varoluşubir oda gibi düşünün ve pencere ise varoluşun dışı, hiçbir ekipman kurmadanbunu başarabiliyoruz ve varoluşun dışını araştırabiliyorsunuz size düşüncelergeliyor. Asla görüntünün güzelliğine odaklanmadım.Çünkü o beni olduğum yerde saymama olanak sağlıyordu. Ben o görüntünün nasıloluştuğu ile ilgileniyordum. Ve bu cesaret istiyordu. Bu o kadar çok şeyitetikledi ki, ben bu düşüncelere ulaştığımda bu düşünceye ulaştığım ana sürekliyolculuk yaptım ve o odaya bir sürü ölü insanı yanımda götürerek kendimi,onlarla birlikte en ilginç olabilecek senaryoları inceledim ve seyrettim. O an düşündüklerimaklıma geliyor da gerçekten pencerenin dışını görmek mümkün olabiliyormuş. Bununasıl çalıştırdım dersek deliliğin çizgisini aşarak veya karanlık düşüncelerdeveya sıkıntı stres sayesinde tetiklenmiş düşünceler olabilir gibi gözüküyor.Bunların en başında da yalnızlık geliyor. Yalnızlık beni cesur kıldı. Yalnızlıkbeni iki üç insanın kısıtlamasını veya yaşadığımız dönemin sistemindenkurtulmamı başarmama olanak sağladı. Budala insanlar ise yalnızlığımı hepfarklı yorumladı. Aptallar. Yalnızlık bana acı çektirdi fakat istediğimi verdi.Verdimi bilmiyorum fakat daha ondan çok alacağım var. Yazdıklarımla aslainsanları arkamda sürüklemek istemiyorum ne kadar delice bir düşünce, bunuyapan insanlar oluyor. Bence okunmalı ve evet burada da böyle bir görüş vardenmeli. Elimde somut bir şey olmasa dahi birçok insanın araştırarak ulaştığıbilgilere ben hayal ederek ulaştığımı fark ettim. Bedenimde somut örneklervardır. Okuduğum her düşünürünkitaplarını kurcaladığım esnada kısmen bunu gördüm. Herhangi bir tarz farketmeksizin bence her sistem aynı davaya çıkıyor. Hepsi birer ara yol gibigörünüyor ama tüm bu çırpınışlar tüm kurtuluşlar birer ara yolsa, gerçek yolhangisi?Bende bunusorguluyorum. Konumuzdan çok uzaklaştık, insanı anlamakta ilerleyemediğimiznoktalar var demiştim belki bu sorunları kendime ikna edebilecek bir serüvenyaratırım diye ümit ediyorum. Oldukça yoruldum, şimdilik karanlıkta dinlenerekbiraz vakit geçireceğim, çünkü yazınca dünyam biraz garipleşiyor ve bu kadarileriye gitmenin hiçbir anlamı kalmıyor.Şimdiye kadar iyibir izleme duygusuydu. Bence tüm insanlar gibi bende yanılıyorum belki, şuanlık. Ama bana şöyle geliyor ki bu zamanda beni kısıtlayan faktörlerden dahayaratıcı düşünebilmem. Bunu benim gibi gören insanların sayısı oldukça azdeğil. Ben bu duyguyu bir kızıl şaman olarak veya Spinoza’nın gördüğü gibihissedebiliyorum fakat bu en basit görüş biçimleridir ve daha yenilikçi birgenç olarak kendim daha özgün bir bakış açısı buldum, orijinal ve kimseyebenzerliği yok yaratıcıyı gördüm ve onu anlayabiliyorum. Gözlemlemek, oldukça derin gözlemleyerek dışdünyadaki her şeye derinden odaklandığım zaman düşlerim, hayallerimdeki zamandilimini bana gösteriyor ve düşündüğüm bir durumun etkisini edebiyatın içindekulaçlarımla atlatıyorum. Evet bu benim içingünlük bir rutin olsa dahi bu yüzyıldaki insanlar için bu biraz kafakarıştırıcı, insanlar esir gibi yaşıyor ama eminim ki bu sayfaları çevirengüzel insanların kendine olan inancı hepimizi aynı sevginin içinde buluşturacakfakat bu yüzyılda tanık olduğum basitlikler de oldukça aldatıcı geliyor,bedenim her cahilliğe karşı aydınlanma belirtisi gösteriyor yaşadığımızyeryüzünün yapaylığında ve doğallığında sizden de aynı belirtiyi bekliyorumsevgilerimle…
