33. bölüm · Gökyüzünün Kalbi

33. Bölüm

Elçin Karaatlı

Şimdi size anlatacağım hikaye sonun başlangıcı... Evet başlıyoruz! Bu gizemli ruhun hikâyesini dinlemeye hazır mısınız?

Unutmayın, Ölüm sadece bir başlangıç...

Hayatımın en trajedi dolu yılı olmuştu bu yıl ama aynı zamanda da gerçek aşkı, gerçek arkadaşlığı da bulmuştum. Bu yüzden hiç pişman değilim bu okula geldiğime, bu insanlarla tanıştığıma... O gece ne yaşandıysa, hepsi kaderin bize çizdiği yolun bir parçasıydı. Meğer hepimiz üstümüze rengârenk kefenler geçirmiş mezarımıza doğru ilerliyormuşuz. Bizim hikayemiz bir sonun başlangıcıydı, bizim mahvoluşumuz, yıkılışımız, ayağa kalkışımız ve yok oluşumuz...
Peki yeniden doğabilecek miydik?
Belki... Belki de sonsuzluktu bizimkisi... Yaşayıp göreceğiz.

O mesajı gördüğüm andan sonra bir süre kendime gelemedim. Barış kısa sürede bende olan tuhaflığı fark etmişti.

“Güzelim iyi misin?” Diye sordu merak içinde.

“İyiyim sevgilim.” Diyerek kestirip attığım sırada müzik hocası birden yanımıza geldi.

“Çocuklar, tebrik ederim mezun oldunuz.” Dedi ikimizin de elini sıkarak. Çok samimi ve tatlı bir kadın olduğu için bu öğretmeni çok seviyordum.

“Teşekkür ederiz hocam.” Dedi Barış gülümseyerek.

“Ben sizden ufak bir şey rica etmek istiyorum.” Dediğinde ikimiz de meraklı gözlerle müzik hocasına bakmaya başladık. “Benim için ve tüm arkadaşlarınız için bu sahnede bir şarkı söyler misiniz?” İsteğine çok şaşırdık. Böyle bir şey istemesini hiç beklemiyorduk. Önce Barış ile birbirimize baktık ama sonra Barış başıyla onaylayınca daha da şaşırdım.

“Tabii ki hocam. Mutluluk duyarız.”

Yavaşça Barış’ın kulağına eğildim.

“Saçmalama, nasıl söyleyeceğiz?” Diye sorduğumda bana güven verircesine gülümsedi.

“İkimiz birlikte oldukça her şeyi yapabiliriz.” Bana bunu söylerken öyle güven verici bir biçimde baktı ki daha fazla reddedemedim.

"E haydi bakalım sahne zamanı!" Şaşkın bir şekilde hocaya baktım.

"Hemen mi?" Diye sordum kaşlarımı kaldırarak. Gülümseyip başını salladı.

"Sizi biraz öne çektim! Sorun olmaz değil mi?" Barış'a baktım. O da gözleriyle onaylayıp hocaya doğru döndü.

"Problem değil hocam." Deyip yanıma doğru geldi. Elini bana uzattı. Elini tuttum ve birlikte sahneye doğru ilerledik. Merdivenlerden çıkarken yardımcı oldu. Sonrasında mikrofonlardan birini bana uzattı. Tüm okul karşımıza toplanmış bizi bekliyordu.

“Ne söyleyeceğiz?” Diye sorduğumda kulağıma doğru eğildi.

“Senle Ben…”

Şarkının adını duyduğumda yüzümde bir tebessüm oluştu. Bu şarkıyı çok seviyordum ve eminim ki Barış bunu da biliyordu.

Derin bir nefes alıp mikrofonu Barış'ın elinden aldım. Sonrasında iki yanımızda duran büyük hoparlörden şarkının melodisini duydum. Ve işte başlıyordu.

*..Senle ben nelere direndik sevgilim
Ağlatıldık çok yerildik az yenildik sen bilirsin
Durmadıkça hep güçlendik bundan eminim
Çok yara aldık hep sarıldık hep direndik çokta yendik
Çok şükür biz hiç yalnız değildik bu sefer bilemezsin
Yanabiliriz gülebiliriz, çok acı çekebiliriz
Kendimizi bulabiliriz..*

Barış'a baktım. O da bana bakıyordu. Gözlerine baktığımda kendi gökyüzümü bulmuş gibi hissediyordum. Kalbim çok hızlı atıyordu.

*..Şimdi sana bir düzen bana bir düzen
Bize bir düzen bize bir masal lazım
Tenimi bilen sesimi duyan
Bana bir omur yeni bir sen olsun
Olabilir her şey ya da durabilir her şey
Bizi biz eden ya da bir üzen bize uyar her şey...*

Bana doğru gelip elimi tuttu ve bizi izleyenlere doğru döndü. Ben ise halâ ona bakıyordum. İçimden edebileceğim her türlü teşekkürü ediyordum. Bu adama sahip olmak için ne yapmıştım? Ben onun mucizesi, şansı olmuştum. O benim neyim olmuştu?
O benim her şeyim olmuştu. Arkadaşım, sevgilim, heyecanım...
Şarkı doğru söylüyordu. Bize bir masal lazım. Bu Pamuk Prenses ve Buz Prensin gizemli masalı. Masalın adı Gökyüzünün Kalbi…”

Masalın kahramanları çok yorgun, bitkin ama çok aşık.

Şarkının sonuna geldiğimizde yine bir alkış sesi duydum ama gözlerim Barış'taydı. Bana doğru yaklaşıp kulağıma eğildi.

"Biraz daha öyle bakarsan, seni herkesin içinde yeniden öpeceğim." Yanaklarımın kızardığını hissettim ve geri çekildim. Gözlerimi bizi alkışlayan insanlara çevirince Barış küçük bir kahkaha attı.

Sahneden indikten sonra İlayda ve Metehan koşar adımlarla yanımıza geldi.

"Mükemmelsiniz!" İlayda neredeyse üzerime atladı. Gülerek kollarının arasından sıyrıldım.

"Yıktınız be kanka!" Metehan da Barış'a sarıldı. Gözlerim Kaan'ı arıyordu.

"Kime baktın sevgilim?" Dedi Barış ilgiyle.

"Kaan nerede?" Diye sordum endişeyle. Birinin bile gözden kaybolmasına dayanamıyordum. Aklıma hemen kötü şeyler gelmeye başladığı sırada Kaan, elinde içeceklerle geldi. İçimden bir oh çektim.

“Sevgilim, amcam adamlarını her yere yerleştirdi. Lütfen korkma, güvendeyiz.” Barış muhtemelen haklıydı ama elimde değildi işte.

“Haklısın sevgilim.”

************

Bütün gece anılarımızı anlatıp güldük, eğlendik. Balonun sonuna geldiğimizi bile fark etmedik. İnsanların dağıldığını görünce bizde yavaş yavaş toparlandık. Eve dönmeden önce sahile gitmeye karar verdik. Mete, sahilde bize gitar çalıp şarkı söyleyecekti ve gecemize böyle devam edecektik. Arabalara doğru ilerledik. Metehan, Kaan ve Barış muhabbete dalmışlardı, biz de İlayda ve Selin ile gecenin kritiğini yapıyorduk.

Bu sırada Barış’ın telefonu çaldı ve yanımızdan ayrıldı. Ben de Zeynep’in sessizce kıyıda durduğunu görüp yanına gittim.

“Merhaba, nasılsın?” Diye sorduğumda bana doğru tebessüm etti.

“İyiyim…”

“Çok fazla sohbet etme şansımız olmadı ama ben seni merak ediyorum.” Dediğimde bu Zeynep’in hoşuna gitmiş gibi görünüyordu.

“Ben de seni merak ediyorum. Bir gün oturmak ve sohbet etmek isterim.”

“Abin hakkında senden öğrenmem gereken çok şey var.” Diyerek güldüğümde o da kıkırdadı.

“Merak etme, emin ol sana güzel bilgiler vereceğim.”

“İlk tanıştığımızda bana abine bir şans daha vermem için motive eden bir konuşma yaptığın için sana teşekkür ederim. Beni daha tanımamana rağmen kendimi iyi hissettirdin. Bunu herkes yapmaz.” Gerçekten Zeynep’e minnettardım.

“Eğer abim sana aşık olduysa bu kesinlikle boşuna değildir. Senin iyi ve tatlı biri olduğuna eminim.”

Biz Zeynep ile gülüşürken Barış, ciddi bir yüz ifadesiyle geri döndü. Bir yandan da etrafına bakıyordu. Tedirgin görünmesi içime bir kuşku düşürdü.

“Sevgilim ne oldu?” Diye sordum merakla. Barış, Mete ve Kaan’ın işaret ederek yanına çağırdığı sırada Ayaz da koşarak yanımıza geldi.

“Nil!” Diye bağırdığı sırada herkes ona doğru baktı.

“Ayaz, neler oluyor?”

“Gitmeniz lazım! Gitmeliyiz!” Ayaz dehşet içinde bağırırken bir anda üçümüzün de tam kalplerimizin üzerine kırmızı renkte bir lazer gelene kadar. Başta ne olduğunu anlayamadım ama sonra Zeynep'e baktım. Ona da lazer tutulmuştu. Kaşlarımı çatıp ne olduğunu anlamaya çalışırken Mert aniden ortaya çıkıp hızla Zeynep’i kenara çekti. Her şey bir anda olmuştu.

Ayaz’ın “Barış!” Diye bağırması, Barış'ın dehşet içinde bana bakması, Selin'in yere yığılması, Kaan'ın İlayda'ya doğru koşması, İlayda'nın Kaan'ın kolları arasına yığılması, Mete’nin Selin'e doğru koşması vebenim kalbimin üstünde büyük bir acı hissedip dizlerimin üzerine çöküşüm…

Tam kalbimin üzerinde sıcaklık hissediyordum. Elimi oraya götürdüğümde elime bulaşan kan korkuya kapılmama neden oldu. Acı hissi yavaş yavaş uyuşmaya başlamıştı. Tam yere yığılırken beni sıkıca kavrayan Barış’ı gördüğümde yüzümde acının tatlı tebessümü belirdi. Bedenimi hissedemiyordum ama bilincim halâ yerindeydi. Barış ve diğerlerinin feryatlarını duyuyordum ama odaklanamıyordum. Görüntü bulanıklaşmaya başladığında bilincimin kapanacağını anladım. Bu belki de Barış’ı son görüşümdü.

Barış'ın "Ambulansı ara!" Diye bağırdığını duydum.

Artık bilincimi kaybetmeye başlamışken Barış’ın beni sarstığını hissedebiliyordum.

“Nil! Hayır! Sakın Nil! Sevgilim!” Acı içinde bağırdığını duyuyordum. Artık kapkaranlıktı.

“Sevgilim, aç gözlerini! Nil Yalvarırım! Hayır!” Son duyduğum şeyler bunlardı. Sonrasında kendimi kocaman bir boşluğa teslim ettim.

Şimdi kapkaranlık bir yerdeyim, ne bir ses ne bir görüntü vardı. Her yer kapkaranlıktı. Yoksa Ölüm böyle bir şey miydi? Ruhum karanlığa hapsolmuş kalmıştı. Şimdi ne yapacaktım? Ruhumu bu karanlıktan nasıl kurtaracaktım?

Affet beni sevgilim, ben bu karanlıktan nasıl kurtulacağımı bilmiyorum...

OY VERMEYİ VE YORUM YAPMAYIN UNUTMAYIN, SİZİ SEVİYORUM🌸