3. bölüm / 9
GİZEMLİ ÇOCUKMÜDÜRLE İLK KARȘILAȘMA
Bölümler 9Şu an: MÜDÜRLE İLK KARȘILAȘMA
- 1 GİZEMLİ LİSE357 kelime
- 2 YENİ ARKADAȘ895 kelime
- 3 MÜDÜRLE İLK KARȘILAȘMA640 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 3'LÜ GRUP760 kelime
- 5 BİR GÜLÜMSEME KADAR YAKIN711 kelime
- 6 AYNI DAİREYE DÖNMEK677 kelime
- 7 SAHNENİN ORTASINDA750 kelime
- 8 KARANLIK BİR DÜNYAYA AÇILAN KAPI728 kelime
- 9 KARANLIĞIN İÇİNDEKİ BEYAZ IȘIK721 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BÖLÜM 3: MÜDÜRLE İLK KARȘILAȘMA
Müdürün bu konușma tarzından birazcık tırstığım için kapının eşiğinde dikilirken birden konuşmaya başladı.
"Korkma içeri gel."
Müdür benim içeri gelmediğimi nasıl anladı diye içimden geçirirken ağır adımlarla odasına doğru yürümeye başladım. O da yavaşça, sanki o ses yarışmalarındaki dönen koltuklar gibi, arkasını döndürdü. Karşımda, kahverengi saçlı, kirli sakallı, balık etli biri duruyordu. Beklediğim gibi sert ve korkutucu biri değildi. Aksine, yüzü gülüyordu. İçime bir rahatlama hissi çöktü ama aynı zamanda garip bir huzursuzluk da vardı.
"Hoş geldin, otur bakalım."
Siyah deri koltuğa dikkatlice oturdum. Gözleri, üzerimde gezindi.
"Beni tahmin ettiğin gibi biri bulmadın değil mi? Çoğu öğrenci beni ilk başta sert sanır."
"Evet, gerçekten beklediğimden farklısınız. Öğrencilerinize hep böyle samimi mi davranırsınız?"
"Elbette. Burada herkesin kendini rahat hissetmesini isterim. Sonuçta okul ikinci bir evdir, değil mi?"
Onaylarcasına başımı salladım. Yine de, içimde bir şeyler kıpırdanıyordu. Bu kadar sıcak yaklaşması hoştu ama bir o kadar da tuhaftı.
"Peki, beni neden çağırdınız?"
"Seni biraz tanımak istiyorum. Benim bu okulda bazı prensiplerim vardır. Eski okulundan bahseder misin? Neden 12. sınıfta yeni bir okula geçmeye karar verdin?"
İşte o soru... Nasıl cevap vereceğimi düşünürken yalan söylemenin anlamı olmadığını fark ettim.
"Müdür bey lise 3'e kadar hep zorbalık gördüm. Uzun süre dayandım ama artık yeni bir başlangıç yapmam gerektiğini düşündüm. Ama sanırım buraya gelir gelmez de pek hoş karşılanmadım... Okul bahçesine adım attığımda herkes kıyafetimle dalga geçti."
Müdürün gözleri üzerimdeki kıyafetlere kaydı. Hafifçe kaşlarını çattı.
"Gerçekten şimdi fark ediyorum... Ne oldu kıyafetlerine?"
"Okula gelmeden önce ufak bir kaza geçirdim. Geç kalmamak için de değiştirmedim."
"Ama daha dersin başlamasına saatler var. 11’de başlıyor."
Şaşkınlıkla gözlerimi kırptım. Ben 10’da başladığını sanıyordum. Yine her şeyi yanlış anlamıştım. Kendi içimde söylenirken müdür derin bir nefes aldı, bir an düşündü ve sonra gözlerini bana dikti.
"Bu arada, senin iyi bir voleybolcu olduğunu duydum. Eski okulunda epey başarılıymışsın, değil mi?"
Bir an duraksadım. Bunu nereden biliyordu? Daha az önce Bulut bana spor salonunu gösterirken söylemişti ama müdürün bunu önceden araştırmış olması garipti. İçimde bir huzursuzluk kıpırdanırken kendimi toparlamaya çalıştım.
"Evet, voleybol oynuyordum ama nereden duydunuz?"
Müdür hafifçe gülümseyerek "Ben öğrencilerimi iyi tanımak isterim, Kumsal. Senin gibi yetenekli biri neden eski okulunu bırakmak zorunda kaldı, merak ettim."
Yutkundum. Müdürün bana olan ilgisi biraz fazlaydı. Ama belki de gerçekten sadece öğrencileriyle yakından ilgileniyordu? Kendi kendime şüpheci olmayı bırakmam gerektiğini söyledim.
"Bak Kumsal, eğer biri seni rahatsız ederse ya da herhangi bir sorun yaşarsan, doğrudan bana gel. Ben hallederim. Unutma, buradaki herkes benim öğrencim ama sana özel bir ilgim olacak. Hem... bana müdür bey demesende olur. Adım Samet Özer. Bana Samet abi diyebilirsin. Bu arada, Bulut’a söyle, sana yeni okul kıyafetleri versin. Sonra da doğru sınıfına, anlaştık mı?"
Dikkatle yüzüne baktım. "Sana özel bir ilgim olacak" derken sesi tuhaf bir tonda çıkmıştı. Bunu, sadece yeni bir öğrenci olmama mı bağlıyordu? Yoksa başka bir sebebi mi vardı? Bir an içimde tuhaf bir his belirdi ama hemen kendime kızdım. Boşuna paranoya yapıyordum.
"Tamam, Müdür bey șey yani... Samet abi. Teşekkür ederim."
Kalkıp kapıya yöneldim. Çıkarken, üzerimde hissettiğim bakışı sallamamaya çalıştım.
Kapıyı kapattığımda derin bir nefes aldım. O sırada yanımda beliren Bulut’a döndüm.
"N’oldu Kumsal, ne konuştunuz?"
"Samet abi... Yani şey, Müdür Bey çok tatlı biri çıktı. Korkunç sanmıştım ama tam tersi. Biraz konuştuk, neden bu okulu seçtiğimi sordu falan... bide bana yeni okul kıyafetleri vermeni söyledi."
Bulut kaşlarını kaldırdı.
"Bir dakika, bir dakika. Sen ona Samet abi mi diyorsun?"
"Evet, noldu ki? Kendisi istedi."
Bulut şaşkınlıkla başını salladı.
"Garip... Bunu istemesi normal değil. Neyse, boş ver. Sana okul kıyafetlerini alalım."
Söylediğine fazla takılmamaya çalışarak peşinden yürüdüm. Birkaç beden deneyip uygun olanları aldım. Poşete koyduğum kıyafetleri tutarken bir an duraksadım.
"Peki, nerede değiştireceğim?"
"Spor salonunun soyunma odası var. Orada giyinebilirsin. Ben artık sınıfa döneyim. Yolu biliyorsun, değil mi?"
"Biliyorum, sağ ol."
Bulut uzaklaşırken spor salonuna doğru yürümeye başladım. Kafamda müdür'ün sözleri yankılanıyordu. "Sana özel bir ilgim olacak..."
Bu ilgiyi nasıl anlamam gerekiyordu?
Bölüm etkileşimi
