2. bölüm · Giden de Yanan da Bizdik

2.BÖLÜM-AYNI EKSİKLİKLERDEN DOĞANLAR

Masal Arslan

Aynı mahallede büyümüşlerdi.
Aynı sokak lambasının altında susmayı öğrenmiş,
aynı boşluğu farklı şekillerde taşımışlardı.
Yuna annesini ilk kaybedendi.
Henüz çok küçüktü ama bazı hastalıklar insanı yaşından önce büyütürdü.
Annesinin sesi evden çekildiğinde, Yuna konuşmayı azalttı.
O günden sonra duygularını yüksek sesle değil, içine koyarak yaşadı.
Juin ve Jasper annelerini daha sonra kaybettiler.
Evleri bir gecede sessizleşmişti.
Kimse uzun uzun anlatmadı,
bazı kayıplar cümleye sığmazdı zaten.
Üçü de on altı yaşındaydı Yuna ve Juin,
on beş Jasper…
Yaşları yakın, eksikleri aynıydı.
Okuldan sonra aynı bankta otururlardı.
Biri konuşur, diğeri dinlerdi.
Bazen de hiçbiri.
— “Annen olsa ne derdi?” diye sordu Jasper bir gün.
Yuna gözlerini kaçırdı.
— “Güçlü ol derdi,” dedi. “Ama güçlü olmanın ne demek olduğunu söylemezdi.”
Juin sessizce başını salladı.
— “Biz de bilmiyoruz,” dedi. “O yüzden birbirimize bakıyoruz.”
O gün fark ettiler:
Kan bağı olmadan da aile olunabiliyordu.
Jasper, Yuna’yı kardeşi gibi korumaya başladı.
Juin, Yuna’nın sustuğu yerde konuştu.
Yuna ise ikisine de ev oldu;
dönüp durabilecekleri bir yer.
Lise başladığında herkes yeni arkadaşlar ararken,
onlar zaten birbirlerini bulmuşlardı.
Ve Yuna o yıl River’la tanıştığında,
kalbinde ilk kez bir yer açılırken
arkasında sağlam bir dayanak vardı.
Aynı eksiklikten doğmuşlardı.
Ve eksik olan her şeyi birlikte tamamlamayı öğrenmişlerdi.
Yuna güçlü olmayı seçmemişti.
Güçlü olmak zorunda kalmıştı.
Babası geceleri eve geç gelirdi.
Kokusu değişirdi, sesi yükselirdi.
Masada para olurdu bazen, bazen sadece sessizlik.
Kumar, Yuna’ya çocukken sabrı;
erken yaşta ise temkinli olmayı öğretmişti.
O yüzden Yuna kaçmayı değil,
ayakta kalmayı öğrendi.
Siyah kuşak bir süs değildi.
Boks bir hobi değildi.
Silah tutmayı bilmek bir övünç hiç değildi.
Hepsi aynı şeyin sonucuydu:
Kimse seni korumuyorsa, kendin yaparsın.
Juin ve Jasper’ın evi ise bambaşkaydı.
Babaları bir gaziydi.
Az konuşur, çok bakardı.
Duygularını kelimelerle değil, kurallarla anlatırdı.
— “Güç, kontrolle başlar,” derdi.
Jasper bilgisayarlara sığındı.
Kodlarda düzen vardı.
Juin ise hukuka…
Kuralları öğrenip, başkalarının kırılmasını engellemek için.
Üçü aynı mahallede,
farklı evlerde ama benzer eksikliklerle büyüdü.
Bir akşam Jasper, Yuna’nın bileğini fark etti.
Morarmıştı.
— “Düştün mü?” dedi.
Yuna başını salladı. — “Çalışıyordum.”
Juin bakışını kaçırmadı. — “Kendini korumayı mı öğreniyorsun?”
— “Hayatta kalmayı,” dedi Yuna.
O an kimse bir şey söylemedi.
Çünkü bazı cümleler onay istemez,
sadece anlaşılmak ister.
Yuna o günden sonra yalnız değildi.
Ama tek başına güçlü kalmayı da bırakmadı.
Ve River’la tanıştığında,
ilk kez biri onun gücünü tehdit olarak değil,
denge olarak gördü.