8. bölüm / 14
Gıcık Mafya bozuntusu8.Bölüm
Bölümler 14Şu an: 8.Bölüm
- 1 1.Bölüm416 kelime
- 2 2.Bölüm441 kelime
- 3 3.Bölüm433 kelime
- 4 4.Bölüm381 kelime
- 5 5.Bölüm428 kelime
- 6 6.Bölüm375 kelime
- 7 7.Bölüm463 kelime
- 8 8.Bölüm421 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 9.Bölüm369 kelime
- 10 10.bölüm350 kelime
- 11 11.Bölüm334 kelime
- 12 12.Bölüm359 kelime
- 13 13. Bölüm370 kelime
- 14 14.Bölüm369 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İKİ GÜN SONRA PARİS TEN
İki gün geçmiş ve Eflah ile buluşma günümüz gelmişti. Çok heyecanlıydım.
Ha, sizlere iki gün önce neler olduğunu anlatmadım, değil mi? Mal Ediz, şak diye
âşık oldum deyince inme inmiş gibi kalmış, sonra da anırmıştım. Evet, evet,
bildiğiniz anırmıştı. Ulan mal, seni bu yamuk tipinle kim beğenir? Kız seni
özürlü sandığı için konuşmuştur, deyip dalga geçmişti. Ben de onunla dalga
geçince bana trip atmıştı. Ay, götüm! Çok da umurumdaydı sanki. Pek pis intikam
alacağım, demişti ama pek umurs -amamıştım. En fazla ne yapabilirdi ki?
Her neyse, şimdiye dönelim. Güzelce hazırlanmıştım. Eflah, kapıda olduğuna
dair mesaj atınca hemen evden çıktım.
Siyah BMW kapıda duruyordu. Hemen
arabaya bindim. Eflah'ı görünce gülümsedim."Merhaba, gizemli prens!"
"Sana da merhaba, ay prensesi." Elimi tutup öptü, sonra yola koyulduk.
EDİZ'DEN DEVAM
Paris, âşık olduğumu söyleyince benimle dalga geçmişti. Ne olacak, beni
kıskanıyor, süpürge saçlı! İntikamımı alacağım bir gün ama şu an Noa ile
konuşmak istiyordum. Hemen WhatsApp'a girip mesaj attım.
Siz: Selam, Noa! Umarım rahatsız etmiyorumdur. Nasılsın?
Noa: Siz kimsiniz?
Siz: Ediz ben. Hani yanlışlıkla bana çarpmıştın ya.
Noa: Evet, hatırladım. Kruvasan düşünce yüzün düşmüştü.
Noa: İyiyim bu arada. Sen nasılsın?
Siz: İyiyim ben de, ne yapayım? Kuzenim beni terk etti, aç bıraktı. Evde onu bekliyorum. 😥
İç ses: Biraz daha acındır istersen kendini, mal! Sen 24 yaşındasın. Sanki anan seni terk etmiş gibi konuşma!
Aman sen sus! Her neyse...
Noa: Gerçekten mi? Üzüldüm adına. İstersen senin için yemek sipariş edebilirim.
Siz: Yok, sağ ol. Ben soğan ekmekle idare ederim.
Noa: Olmaz öyle şey! Ben sana yemek yapacağım ve özel şoförümle göndereceğim. Sen aç kalma yeter ki.
Siz: Peki, görüşürüz o zaman. Seni daha fazla meşgul etmeyeyim.
Noa: Tamam, ben de senin için yemek yapacağım. Bay bay!
Noa ile konuştuktan sonra telefonu kapattım. "Bu garibanlık yalanı götümde patlamaz inşallah," diye iç çektiğim sırada...
PARİS'TEN DEVAM
Eflah ile güzel bir restorana gelmiştik. Sadece ikimiz için açtırmıştı. Yemek
siparişi verdik ve siparişlerimizin gelmesini beklerken biraz sohbet ettik.
Yemekler gelince bir güzel yedik."Ay prensesi, benimle dans eder misin?"
"Tabii ki, gizemli prensim!"Uzatığı eli tuttum ve yavaş yavaş dans etmeye
başladık."İyi ki seni tanımışım, Paris. İyi ki hayatıma girdin.""Sen de öyle."Gittikçe
dudaklarımız birbirine yaklaşıyordu. Tam dudaklarımız birbirine değecekken
bir bağırış sesi geldi.Gelen, mal Ediz'di!
"DURUNN!""Öpüşemesiniz, sanane Ediz? Niye öpüşemeyecekmişiz? Allah Allah!"
Çünkü...Çünkü ben Eflah'tan hamileyim, gerizekâlı!diye kükredim. Sen erkeksin!"
"Ha, doğru! Ediz, kaç! Yoksa seni geberteceğim!"Ediz'in peşinden koşarken
o da çığlık atarak kaçmaya başladı.
"Seni yakalarsam kadına çevireceğim,
Ediz!" diye bağırdım."Yakalarsan yaparsın!" diye bağırdı.Gün boyunca
Ediz kaçtı, ben de peşinden koştum.En sonunda yorulunca onu bir güzel dövdüm.
Bölüm etkileşimi
