8.Bölüm

Yazar: Ece Timur4

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: 8.Bölüm

İKİ GÜN SONRA PARİS TEN

İki gün geçmiş ve Eflah ile buluşma günümüz gelmişti. Çok heyecanlıydım.

Ha, sizlere iki gün önce neler olduğunu anlatmadım, değil mi? Mal Ediz, şak diye

âşık oldum deyince inme inmiş gibi kalmış, sonra da anırmıştım. Evet, evet,

bildiğiniz anırmıştı. Ulan mal, seni bu yamuk tipinle kim beğenir? Kız seni

özürlü sandığı için konuşmuştur, deyip dalga geçmişti. Ben de onunla dalga

geçince bana trip atmıştı. Ay, götüm! Çok da umurumdaydı sanki. Pek pis intikam

alacağım, demişti ama pek umurs -amamıştım. En fazla ne yapabilirdi ki?

Her neyse, şimdiye dönelim. Güzelce hazırlanmıştım. Eflah, kapıda olduğuna

dair mesaj atınca hemen evden çıktım.
Siyah BMW kapıda duruyordu. Hemen

arabaya bindim. Eflah'ı görünce gülümsedim."Merhaba, gizemli prens!"

"Sana da merhaba, ay prensesi." Elimi tutup öptü, sonra yola koyulduk.

EDİZ'DEN DEVAM

Paris, âşık olduğumu söyleyince benimle dalga geçmişti. Ne olacak, beni

kıskanıyor, süpürge saçlı! İntikamımı alacağım bir gün ama şu an Noa ile

konuşmak istiyordum. Hemen WhatsApp'a girip mesaj attım.

Siz: Selam, Noa! Umarım rahatsız etmiyorumdur. Nasılsın?

Noa: Siz kimsiniz?

Siz: Ediz ben. Hani yanlışlıkla bana çarpmıştın ya.

Noa: Evet, hatırladım. Kruvasan düşünce yüzün düşmüştü.

Noa: İyiyim bu arada. Sen nasılsın?

Siz: İyiyim ben de, ne yapayım? Kuzenim beni terk etti, aç bıraktı. Evde onu bekliyorum. 😥

İç ses: Biraz daha acındır istersen kendini, mal! Sen 24 yaşındasın. Sanki anan seni terk etmiş gibi konuşma!

Aman sen sus! Her neyse...

Noa: Gerçekten mi? Üzüldüm adına. İstersen senin için yemek sipariş edebilirim.

Siz: Yok, sağ ol. Ben soğan ekmekle idare ederim.

Noa: Olmaz öyle şey! Ben sana yemek yapacağım ve özel şoförümle göndereceğim. Sen aç kalma yeter ki.

Siz: Peki, görüşürüz o zaman. Seni daha fazla meşgul etmeyeyim.

Noa: Tamam, ben de senin için yemek yapacağım. Bay bay!

Noa ile konuştuktan sonra telefonu kapattım. "Bu garibanlık yalanı götümde patlamaz inşallah," diye iç çektiğim sırada...

PARİS'TEN DEVAM

Eflah ile güzel bir restorana gelmiştik. Sadece ikimiz için açtırmıştı. Yemek

siparişi verdik ve siparişlerimizin gelmesini beklerken biraz sohbet ettik.

Yemekler gelince bir güzel yedik."Ay prensesi, benimle dans eder misin?"

"Tabii ki, gizemli prensim!"Uzatığı eli tuttum ve yavaş yavaş dans etmeye

başladık."İyi ki seni tanımışım, Paris. İyi ki hayatıma girdin.""Sen de öyle."Gittikçe

dudaklarımız birbirine yaklaşıyordu. Tam dudaklarımız birbirine değecekken

bir bağırış sesi geldi.Gelen, mal Ediz'di!
"DURUNN!""Öpüşemesiniz, sanane Ediz? Niye öpüşemeyecekmişiz? Allah Allah!"

Çünkü...Çünkü ben Eflah'tan hamileyim, gerizekâlı!diye kükredim. Sen erkeksin!"

"Ha, doğru! Ediz, kaç! Yoksa seni geberteceğim!"Ediz'in peşinden koşarken

o da çığlık atarak kaçmaya başladı.
"Seni yakalarsam kadına çevireceğim,

Ediz!" diye bağırdım."Yakalarsan yaparsın!" diye bağırdı.Gün boyunca

Ediz kaçtı, ben de peşinden koştum.En sonunda yorulunca onu bir güzel dövdüm.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

85okunma 3beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…