4. bölüm / 6
Geri Sarılamayan4.Bölüm
Bölümler 6Şu an: 4.Bölüm
- 1 1. Bölüm1.034 kelime
- 2 2. BÖLÜM685 kelime
- 3 3.bölüm498 kelime
- 4 4.Bölüm427 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5. Bölüm244 kelime
- 6 6. BÖLÜM200 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Söylenmeyen
Ceren'in telefonu birkaç saniye daha elimizde öylece kaldı.
Ekrandaki mesaj hâlâ duruyordu.
“Ceren, Kumsal'la konuşmamız gerekiyor.”
Ceren telefonu elimden aldı.
“Ne yapacağız?”
“Bilmiyorum.”
“Arayalım mı?”
Başımı salladım.
“Hayır.”
“Peki ya neden bizimle konuşmak istediğini öğrenmek için?”
“Ya bizi bekliyorsa?”
Ceren sustu.
Haklıydım.
Ama içimde başka bir şey vardı.
Sena hoca gerçekten 317'yi biliyor olabilir miydi?
Yoksa daha kötüsü...
Annemle ilgili bir şey mi biliyordu?
“Ceren.”
“Efendim?”
“Sen Sena hocayla daha önce hiç hastanede karşılaştın mı?”
Ceren kaşlarını çattı.
“Hayır. Neden?”
“Bilmiyorum. Sadece...”
Cümlemi tamamlayamadım.
Çünkü telefonum titredi.
Bu kez benim telefonumdu.
Ekrana baktım.
Bilinmeyen Numara
Bir mesaj daha.
«“Sena'ya güvenme.”»
Ceren mesajı görünce telefonuma baktı.
“Bu artık normal değil.”
“Zaten normal değildi.”
Telefonu cebime koydum.
“Eve gitmem lazım.”
---
Eve giden yol boyunca ikimiz de fazla konuşmadık.
Ceren birkaç kez arkasına baktı.
Ben de baktım.
Kimse yoktu.
Ama garip bir şekilde izlendiğimi hissediyordum.
Apartmanın önüne geldiğimizde Ceren durdu.
“Kumsal.”
“Ne?”
“Yarın okula geldiğinde bana hemen haber ver.”
“Tamam.”
“Ve bu gece o numaraya cevap verme.”
Başımı salladım.
“Sen de.”
Ceren uzaklaşırken arkasından baktım.
Sonra apartmana girdim.
Merdivenleri çıkarken aklımda tek bir şey vardı.
Sena'ya güvenme.
---
Kapıyı açtığımda annem mutfaktaydı.
Beni görünce gülümsedi.
“Geldin mi kızım?”
“Evet.”
Çantamı yere bıraktım.
Annem bana birkaç saniye baktı.
Sonra:
“Okul nasıldı?”
“Normal.”
Bu kelime ağzımdan çıkar çıkmaz annemin yüzündeki ifade değişti.
“Normal mi?”
“Evet.”
Neden böyle sorduğunu anlamamıştım.
“Anne?”
“Efendim?”
“Sen hiç 317 numaralı bir odada bulundun mu?”
Annemin elindeki kaşık yere düştü.
Çın.
Mutfakta kısa bir sessizlik oldu.
Annem eğilip kaşığı aldı.
Ama yüzüme bakmıyordu.
“Hayır.”
Cevabı fazla hızlıydı.
“Emin misin?”
“Eminim.”
Sonra arkasını dönüp mutfaktan çıktı.
Ben olduğum yerde kaldım.
Annem yalan söylemişti.
Bundan artık emindim.
---
O gece odamda ışığı kapatmadan önce telefonumu masaya koydum.
Bir süre tavana baktım.
Sonra kalkıp çantamı açtım.
Defterimi çıkardım.
İlk sayfaya büyükçe yazdım:
317
Altına:
S
Sonra:
Sena Öğretmen
Ve en alta:
Annem
Birbirleriyle bağlantılı olduklarını hissediyordum.
Ama nasıl?
Tam defteri kapatacaktım ki masamın üzerindeki eski bir fotoğraf gözüme çarptı.
Çocukluğumdan kalma bir fotoğraftı.
Annemle birlikte çekilmişti.
Fotoğrafı elime aldım.
Arkasında daha önce hiç fark etmediğim bir şey vardı.
Kurşun kalemle yazılmış küçük bir not.
“Bir gün hatırlarsa, her şey bitecek.”
Kalbim hızlandı.
Fotoğrafı çevirdim.
Annem gülümsüyordu.
Ama fotoğraftaki arka planı ilk kez dikkatlice inceliyordum.
Arkamızdaki duvarda küçük bir tabela vardı.
Fotoğraf eskiydi.
Yazı neredeyse silinmişti.
Ama numara hâlâ okunuyordu.
317
Telefonum tam o anda yeniden titredi.
Bu kez mesajın altında bir isim vardı.
Sena Öğretmen
Mesajı açtım.
Sadece dört kelime yazıyordu:
“Artık hatırlama zamanı, Kumsal.”
Ve o an anladım.
Sena hoca benimle konuşmak istemiyordu.
Bana bir şey hatırlatmak istiyordu.
Bölüm etkileşimi
