3. bölüm / 6
Geri Sarılamayan3.bölüm
Bölümler 6Şu an: 3.bölüm
- 1 1. Bölüm1.034 kelime
- 2 2. BÖLÜM685 kelime
- 3 3.bölüm498 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4.Bölüm427 kelime
- 5 5. Bölüm244 kelime
- 6 6. BÖLÜM200 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
317
Ceren'in söylediği son cümle kafamın içinde dönüp duruyordu.
“Önce 317 numaralı odada ne olduğunu öğreneceğiz.”
Ders başlamıştı ama öğretmenin anlattıklarının hiçbirini dinlemiyordum.
Defterimin köşesine farkında olmadan aynı sayıyı yazıyordum.
317.
Sonra üzerini çiziyordum.
Tekrar yazıyordum.
317.
Yanımdaki Ceren dirseğiyle koluma dokundu.
“Kumsal.”
“Efendim?”
“Bayağıdır aynı şeyi yazıyorsun.”
Defterime baktım.
Sayfanın yarısı 317 ile dolmuştu.
“Farkında değildim.”
Ceren biraz yaklaştı.
“Dün gece o numara bana da garip geldi.”
“Neden?”
“Çünkü hastanede odaların sıralaması farklıydı.”
“Nasıl yani?”
Ceren sesini daha da alçalttı.
“317 numaralı oda koridorun en sonunda değildi.”
“Eee?”
“Koridorun ortasındaydı. Ama kapısında hasta adı yazmıyordu.”
Bir an sustum.
“Belki boş odadır.”
“Değildi.”
“Nereden biliyorsun?”
Ceren bana baktı.
“İçeriden ses geliyordu.”
Tam o sırada öğretmen bize döndü.
“Kumsal, Ceren. Derse biraz katılabilir misiniz?”
İkimiz de hemen önümüze döndük.
Ama artık aklım tamamen 317'deydi.
---
Teneffüste Ceren beni okulun arka tarafındaki merdivenlere götürdü.
Etrafta kimse yoktu.
“Burada ne yapıyoruz?”
Ceren çantasından telefonunu çıkardı.
“Dün hastanede bunu çektim.”
Ekrana baktım.
Karanlık bir hastane koridoru vardı.
Fotoğrafın sonunda bir kapı görünüyordu.
Üzerinde:
317
yazıyordu.
“Bu fotoğrafı neden çektin?”
“Çünkü kapının yanında bir şey gördüm.”
Fotoğrafı büyüttü.
Kapının hemen yanında küçük, metal bir levha vardı.
Üzerinde yalnızca bir harf bulunuyordu.
S.
Kaşlarımı çattım.
“S ne?”
“Bilmiyorum.”
Bir süre fotoğrafa baktım.
Sonra içime garip bir his çöktü.
“Ceren...”
“Ne?”
“Bu harfi daha önce gördüm.”
“Nerede?”
Cevap vermeden önce düşündüm.
Sonra aklıma geldi.
“Sena hocanın masasındaki dosyalarda.”
Ceren'in yüzü değişti.
“Emin misin?”
“Tam olarak hatırlamıyorum ama... Evet.”
İkimiz de sustuk.
Koridordan ayak sesleri geliyordu.
Telefonu hemen kapattık.
Bir öğretmen merdivenlerden geçip gitti.
Ceren tekrar bana döndü.
“Bunu kimseye söylemeyeceğiz.”
“Özellikle Sena hocaya mı?”
Ceren başını salladı.
“Şimdilik.”
---
Derslerin bitmesine az kalmıştı.
Son derste öğretmen tahtaya bir şeyler yazarken telefonum cebimde titredi.
Çıkarmadım.
Tekrar titredi.
Bu kez dayanamadım.
Ekrana baktım.
Bilinmeyen numara.
Tek bir mesaj vardı:
“317'yi araştırmayı bırak.”
Nefesimi tuttum.
Hemen ardından ikinci mesaj geldi.
“Çünkü annenin neden sustuğunu öğrenmek istemezsin.”
Parmaklarım soğudu.
Telefonu kapattım.
Ama mesajdaki cümle zihnimden çıkmıyordu.
Annem.
Bu kişi annemi nereden biliyordu?
Ve neden özellikle 317'den bahsediyordu?
---
Okul çıkışında Ceren'le birlikte kapıya doğru yürüdük.
Tam dışarı çıkacakken Ceren durdu.
“Kumsal.”
“Ne oldu?”
Karşı kaldırıma bakıyordu.
Ben de baktım.
Siyah mont.
Aynı kişi.
Kalabalığın arasında birkaç saniyeliğine yüzünü gördüm.
Bize bakıyordu.
Sonra arkasını dönüp yürümeye başladı.
“Ceren...”
“Gördüm.”
Koşmaya başladık.
Ama kaldırıma çıktığımızda adam yoktu.
Sanki hiç orada bulunmamış gibiydi.
Ceren nefes nefese kaldı.
“Bunu okuldan birine söylemeliyiz.”
“Hayır.”
“Niye?”
Telefonumdaki mesajı düşündüm.
Sonra annemin sabahki bakışını.
“Çünkü kime güveneceğimizi bilmiyoruz.”
Ceren cevap vermedi.
Bir süre sessizce yürüdük.
Tam ayrılacağımız sırada Ceren'in telefonu çaldı.
Ekrana baktı.
Yüzü bir anda bembeyaz oldu.
“Kim arıyor?”
Ceren cevap vermedi.
Telefonu bana uzattı.
Arayan kişinin adı ekranda yazıyordu.
Sena Öğretmen
Ceren aramayı açmadı.
Telefon sustu.
Sonra tekrar çaldı.
Bu kez ekranda bir mesaj belirdi.
“Ceren, Kumsal'la konuşmamız gerekiyor.”
Ceren bana baktı.
Ben de ona.
İkimizin de aklından aynı düşünce geçti.
Sena hoca her şeyi biliyor olabilir miydi?
Ama bilmediğimiz bir şey daha vardı.
Sena hoca'nın bize ulaşmasının nedeni 317 değildi.
Asıl neden...
Kumsal'dı.
Bölüm etkileşimi
