5. bölüm · Gerçek Ailem Morana-Lara

Tek Abim

Nisanur Yılmaz

'' KURAL; Ağlamak yasak, ne olursa olsun.''

Özgür Gencay

Abi... Benim hayatımın kahramanı. Her anında beni koruyan abim. Ben onu gerçekten çok seviyorum. Beni Hayata bağlayan abim. Ben o varken mutlu o yokken üzgünüm. Ben hayatımın en zor günlerini yaşarken bile onun verdirdiği söze hep sadık kalıcağım. Çünkü ona söz verdim ve bu sözü o izin vermedikçe bozmayacağım...

Geçmiş

Abim Almanya ya gidecekti, onu için seviniyordum Çünkü istediği okula gidebilirdi ama kendim için üzülüyordum. Abim olmadan ne yapardım ben, Annemin eziyeti, babamın yaptığı işkencelerden beni kim koruyicaktı. Herkesin kahramanı babasıydı benimki ise Abimdi bu yaşıma kadar her işkenceden korumaya çalışan abim. Tabi ki her bana işkence yaptıklarında engel olamıyordu ama yine de elinden geldiğince bana yardım ediyordu. Babamın beni kilitlediği bodrumun önünde az yalvarmamıştı abim benim için ama babam yine de beni o pis ve karanlık yere kapatırsa abim korkmayayayım diye sabaha kadar kapıda beklerdi. İşte benim her şeyi Abimdi.

Abim Almanya ya şimdi gidiyordu, gece ağlamaktan gözlerim kızarmış ve şişmişti. Abim bu halimi görse gitmiyicekti biliyordum, ama abim sınav için çok çalışmış ve çok iyi bir okula kaydolmuştu. Şimdi her dileği gerçekleşmişken elinden alamazdım ben bunu en değer verdiğime yapmazdım.

Merdivenlerden hızlıca indim, Abimi yolcu etmeliydim. Gözlerimin altını kapatmıştım ama tam kapanmamıştı. Dış kapıya çıktım ve mavi gözleri gördüm, o çok sevdiğim gözleri bu arda abimin gözleriydi. Üstünde beyaz tişört, altında ise siyah pantolonu vardı. İstanbul'un sıcak günlerinden biriydi ve o da beyaz teni ile bu sıcakta yanıcaktı kesin. Sarı saçları dağınıktı ve bu ona çok yakışıyordu.

Koşarak yanına gittim ve kollarımı boynuna doladım o da ellerini belime koyup bana sıkıca sarıldı. Ben onun okyanus kokusuyla boğulurken duygulandım ve ağlamaya başladım hıçkıra hıçkıra ağlamaya aşladığımda. Beni hafifçe geriye doğru bıraktı ve yüzümdeki yaşları gördü.'' Aaa Biz seninle ne konuştuk Prenses, Hani artık ağlamayacaktın. Hem ağlayınca çok çirkin oluyorsun sakın ağlama.'' dedi Arda abim en son dediğiyle yüzümde bir tebessüm oluştu. '' İşte benim Prensesim ya, sen hep gül olur mu hep gül.'' dedi. Anlını anlıma yasladı '' Bak prensesim ben orda okulu bitirip iş bulur bulmaz seni buradan alıcağım ama biraz sabret, biraz dayan onlara, gözlerine gözükme eve sadece uyumak için dön erken çık evden geç gel eve dayan güzel kardeşim alıcam seni.'' dedi. Gözümden yine yaş geldiğinde '' Bak Prenses Beni hayatın boyunca görmek istemiyorsun her halde, ağlma diyorsam ağlama bu göz yaşı sondu tamamı bir daha bu gözlerden gözyaşı gelirse bozuşuruz haa.'' dedi. '' Hem istediğin elbiseyi de alcam.'' dediğinde gözlerim parladı.'' Tamam bir daha sen isteyene kadar Ağlamayacağım, Başıma ne gelirse gelsin ağlamayacağım.'' dedim.

Abimin arkadaşı olan Murat abi yanımıza geldiğinde abimden hiç istemesem de ayrıldım. '' Kız Bıcırık Bana da görüşürüz yok mu'' dedi Murat abim ''Görüşürüz Murat abi'' dedim ve onların arabaya binip gitmesini saniye saniye izledim. Abim gitmişti, koruyucum, Bu hayata tek değer verdiğim Tek Abimin Gidişi ama şu vardı ki ben o günden sonra sözümü tutacaktım, hayatımda ne olursa olsun...

Şimdiki Zaman

Abim dönüyordu, çok mutluydum. Gözlerim mutluluktan doluyor ama verdiğim sözden ağlayamıyordum yine.

Kahvaltı bitmişti ve odamdaydım. Abimin yazdığı mesajı tekrar tekrar okuyor ve sırıtıyordum. Abimi beklerken sıkılmıştım, ne zaman gelicekti derken telefonum çaldı. Telefona baktığımda ekranda kocaman Arda Abimmm💖 yazısını gördüğüm an telefonu açıp kulağıma koydum. ''Prenses'' diye abimin seslendiğini duyduğumda yeniden gözlerim doldu ama ağlamadım. '' Abimm '' dedim. '' Eşyalarını al ve aşağı in prenses, bu evden gidiyoruz.'' dedi abim. daha sonra telefonu kapattım ve eşyalarımı topladım.

Aşağı inerken Herkesin salonda olduğunu fark ettim Meltem hanım bana ve bavula bakıp endişeyle yanıma geldi aynı şekilde Hakan bey de.'' Kızım nereye gidiyorsun o bavulla, Hakan ben kızımızı istiyorum Gitmesi, gitmesin.'' diyordu. Meltem hanım kötü gözüküyordu. Sanki kriz geçiriyordu, Hakan bey eşini sakinleştirmrk için '' Meltem sakin ol, gitmiyicek kızımız merak etme ben kızımın bu evden gitmesine izin verem.'' '' Ama bavulunu almış Hakan Hak- ka '' demeye çalıştı sanki nefes alamıyordu çok korktum bir iki adım ona doğru atığımda önüme Levent geçti ve '' dur hepsi senin yüzünden zaten, senin yüzünden annem krize girdi'' dedi ve benden bakışlarını çekip 2 adım arkasındaki koyu kahve saçlı ve bana kahvaltıda çöp muamelesi yapan çocuğa '' Yağız git yukardan annemin astım ilacını getir.'' dedi yağız koşarak yukarı çıkıp hızlı bir şekilde geldi ve astım ilacını babasına verdi Hakan bey karısına Astım ilacını 2 kez vererek nefes almasına yardımcı oldu.

Meltem Hanım sakinleşti ve hep beraber salona geçmiştik '' Eee sen nereye gidiyorsun böyle, iğrenç sevgilinin yanına mı'' dedi pek meraklı olan cesur bey, tam ona sanane diyecek iken kapı çaldı.

Hizmetli abla kapıyı açtı ve yıllardır görmediğim abimi gördüm. Onu görmemle ayağa kalkıp ona uçarcasına sarılmam bir oldu onu çok çok özlemiştim. Benim boynuna atlamamla o da ellerini belime dolayıp kokumu içine çekerek kulağıma fısıldadı.'' sözünü neden tutmuyorsun Prenses, neden ağlıyorsun.'' dediğinde ağladığımı fark etmiştim. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştım sebepler çoktu mesela abimin okyanus kokusunu çok özlemem mesela abim yokken yaşadığım işkenceler mesela 3 günde değişen hayatım. Bütün herkes sustu bir tek ben ağladım, hem de yüksek sesle, herkesse inat ağladım. Abim başımı okşayarak sakinleşmemi sağladı ve ben sakinleşince de beni yavaşça yere indirdi. Ayaklarım yerende olmadığını abim beni yere bırakınca fark ettim.

Kapı köşesinde bizi izleyen bir adet Murat vardı '' Kız Bıcırık, sen iyice sulu göz oldun bak benden söylemesi '' dedi. Aynı gıcık haliyle. Dilimi çıkardım, gerçekten sinirimi bozuyordu ama onunla tüm çocukluğum geçmişti benim için abim gibiydi ve o da beni kız kardeşi gibi gördüğüne eminim. '' Hadi bakalım Prenses, gidiyoruz buradan.'' dediğinde. Arkamdan bir boğaz temizleme sesi duydum. Arkama döndüğümde Poyraz arkamdaydı '' Aslında senden böyle bir şey istediğime inanamıyorum ama Annem gerçekten senin gitmene dayanamaz o yüzden biraz burada kalsan olur mu '' dedi hiç istemeyerek. Arda abim Poyraza her an parçalayacakmış gibi bakıyordu ve bunu gören Poyraz da ona öyle bakmaya başladı ve ben ikisinin ortasında kala kalmıştım...

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

evet bölüm geldi

Bence güzel oldu ama yine de soruyorum nasıldı

elim koptu yazmaktan'' Abartma , ne var ki onda '' deme ben öyle dediğim için bu durumdaydım.

hadi o zaman ben kaçar

Takip ettin umarım

Kalpe basın looo

💜💜💜