1. bölüm · Gerçek Ailem Morana-Lara
Sahte Hayat
''Zor dimi; En sevdiğin insanlar tarafından kırılıp, ''kırıldım'' diyememek.''
İnsan çok kırılıyor sevdikleri tarafından incinmek, hor görülmek, sevilmemek. Bende kırıldım ama parçalarımı toplamadılar. Bende kırıldım ama umursamadılar. Çok mu şey istedim acaba, yapamayacakları kadar büyük bir şey miydi anlamadım. Ben sevilmek, saygı görmek istedim hepsi bu ama bunu bir kız çocuğuna çok gördüler. Sevmediler, saygı duymadılar. Bence ben kötü bir insan değilim. Peki sizce, dünyada ki adalet tek kötü insanlara ceza veriyorsa bana niye veriyor ki. Ben söyleyeyim, Çünkü ben kötü bir insanım değil mi ? Yoksa neden onca acı çekiyim.
Benim adım Morana, adımın anlamı '' Ölüm '' ben buyum işte adımın anlamı bile kötü, ben kötü bir insanım ki ismim de benim gibi kötü. Bu düşünceleri aklımdan kovdum ve pembe çiçek desenli yorganımı üstümden çekerek yatağımdan kalktım ve banyoya okul elbisemi alarak gittim. Hem yüzümü yıkadım hem de okul elbisemi giydim. Çantamı akşamdan ayarlamıştım zaten, çantamı taktım ve evden sesizce çıktım. Şu an ne annemle ne de Babamla uğraşa bilirdim. Yakınlardaki otobüse bindim ve 30dk okula vardım. Okula gelince her zaman gibi Derya'nın yanına oturdum ve ders başladı..
Zilin çalmasıyla Eve gitmek için kalktım. '' Kızım dur, her zaman böyle mi olucak seninle kız kıza gezmek istiyorum ben'' dedi Derya.'' Derya canım biliyorsun, babam izin vermez, bunu konuşmuştuk.'' Ben yürümeye başladığımda koşarak yanıma geldi '' O adam hala sana vuruyor mu? '' dediğinde durdum ve boş boş yüzüne baktım o da ne demek istediğimi anlamıştı sorunun cevabı basitti, EVET koca bir EVET ti, bunu o da ben de çok iyi biliyorduk.
'' Kızım bu adam seni öldürecek en sonunda, Bak gel babama söyleyelim Aile içi şiddetten içeri atlım o dengesizi, ha, lütfen, Böyle gözlerimin önünde ölüp gitmene dayanamıyorum.'' dedi. Ben onun bu söylediklerine karşı buruk bir tebessüm attım ortaya. Hem onun kalbini hem de benim kalbimi sızlatacak şiddette olan bir gülümsemeydi ve öyle de olmuştu. Deryanın yanından giderek eve gittim. Ders çalışmam gerekiyordu ama test kitaplarımı babam yakmıştı. Ben de ders kitaplarımdaki hocanın anlattığı konuyu tekrar ettim ve annemin verdiği işleri yaptım. İstediği gibi yapamadığım için yaptığım yerleri bozdu, sildiğim yerleri kirletti en sonda Her zaman attığı tokattan atı ve odama gitmemi ve o diyene kadar çıkmamamı söyledi. Bugün misafiri gelicekti galiba ve bu misafire çok önem verdiği beni odama göndermesinden anlaşılıyor.
Odama gidip yatağıma yattım ve şarkımı dinledim. Dinlerken yavaş yavaş uykuya daldım.
Gözlerimi açtığımda Bir çift kahverengi göz bana çok yakından bakıyordu. Kahverengi gözleri görür görmez sıçrayarak yataktan kalktım. Kahve gözlerin sahibi elini , ben tam bağıracakken ağzıma dayadı ve kendi dudaklarına işaret parmağını dayayarak '' şhh '' sesi çıkardı. Korkarak geri kaçmak isterken, birden beni kolumdan tutup yatağa yapıştırdı resmen, bir bacağını üstümden geçirip yataktan tarafa koydu ve diğer bacağını da diğer tarafa koyup adeta beni kıskaca aldı. Ben ne olduğunu anlamayıp ona çipil çipil gözlerle bakarken o bana biraz daha yaklaşarak '' şimdi ufaklık, benden korkma çünkü ben özel bir ajanım, seni gerçek ailene teslim etmeye geldim.'' sözleri diken gibiydi sanki, gerçek ailem ?, '' Benim zaten bir ailem var'' diye çıkıştım. Sanki aile kavramı bu evde çok iyi korunuyormuş gibi.
'' Ufaklık öncelikle şu anki ailen gerçek ailen değil, ailen seni başta çok aradı bir sürü ihbar yaptı ama kötü bir rüya gibi seni unuttular yada unutmayı seçtiler her neyse o konuyla ilgilenmiyorum. Ben yıllar önce kapanmış bir konuyu tekrar açarak seni gerçek ailene götürmeyi pilanlıyorum. ''
söylediği her kelime kalbime batıyor. Canımı yakıyordu. Bu nasıl olurdu ki anlamıyorum. Onca yıl Anne ve Baba dediğim insanlar benim hiçbir şeyimdi. Ne kadar kötü olurlarsa olsun onlar benim ailemdi. Benimdi sonuçta, bana zarar verse de benim canımdı onlar. Şu an kendimi sahipsiz bir köpek gibi hissediyordum , Hiç bir yere ait olmayan yavru bir köpek. Ne kadar canımı yakarsalar yaksınlar yine de benim evimdiler ve ben şimdi o evin benim olmadığını öğreniyordum. Gözlerim doldu, ağlamak istedim ama ağlayamadım. Boğazımdaki yumruya rağmen yutkunmak istedim ama yutkunamadım.
Adamın şaşkın bakışları beni buldu. Bu cümle ile sevineceğimi mi sanıyordu. Galiba bana yaptıkları eziyetten haberi vardı. Adam sağ elini kaldırıp yanağıma düşmemiş olan göz yaşımı elinin tersiyle yavaşça sildi.'' Hadi ama seni Ceheneminden kurtarıyorum ve sen ağlıyorsun. Cık cık, seninle çok işimiz var.'' dedi ve üzerimden kalkıp yatağın yanına oturdu. '' Eveeettttt seni bulduğuma göre yeni ailene yarın tanışmaya gidiceksin eski ailenle.''
dediğinde. Ona baka kalmıştım. Ayağa kalktı ve tam gidicekken kolundan tuttum. Kolunu tutmamla soran bakışları beni buldu. '' Adın ne ? ''
'' Altay '' dedi ve gülümseyerek '' Sık sık görüşücez Lara''...
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
yeni kitabımmmmmmm
Kalpe basmayı unutmayınnn
Takip edelim lütfen
💜💜💜
