10. bölüm · Gerçek Ailem Morana-Lara
Rakip
"Bana boş boş oturup duvar izlettiren herkese kırgınım."
Oğuz Aktay
Gerçeği öğrendiği zaman bir insan herkesten şüphe eder. Kendinden bile hatta bu oyunun içinde olmayanlardan bile şüphe edebilir insan.
Çünkü hayat ve insanlar onu Bir kere kandırmıştır. Niye tekrar kandırmasın ki diye düşünür. Ya da ben gerçekten çok safım diye düşünür. Bunca şeyin arasında benim hayatımın oynandığı bu oyunda ben sadece onların istediklerini yapan bir piyon muşum.
Gerçekler acıdır ama gerçektir ve ben ne kadar acı olsa da o gerçekleri görmeyi isterdim...
O evden ayrılalı 1 hafta oluyordu. Kimse beni arayıp sormamıştı zaten armalarını falan istemezdim.
Murat abim arkadaşlarıyla tenis oynaya gidecekti ve bizi de davet etti Arda Abim de bana iyi geleceğini düşünerek kabul etti.
Tenis iyi oynardım. Abimle küçüklüğümden beri evden kaçıp yakınlardaki tenis sahasında oynardık. Abim bana kıyamadığı için hep kaybeder di ama benden daha iyi oynadığı kesindi.
( Temsili )
Tenis kıyafetimi de giyip aşağıya indim. Murat abim siyah bir sıfır kol tişört ve siyah bir şort tercih etmişti. Abim ise Murat abimin aynısıydı ama herşeyi beyazdı.
" Hadi Prenses, Arabaya!!!" Dedi ve kapıdan ilk o çıktı.
" Pişt bıcırık bana bak bugün fazla adam dövücez senin yüzünden biliyorsun değil mi" dedi sırıtarak.
Bende gülerek koluna vurdum ve onun önüne geçtim. Arabada arkaya oturdum ve camdan dışarıyı seyretmeye başladım...
🌸🌸🌸
Sonunda oynayacağımız alana gemiştik. Çok yeşil bir alandı ve tam ortada tenis alanı bulunuyordu.
" Ee kimle oynayacağız, nerde senin arkadaşların." Dedi Arda Abim
" Geldiler." Dedi Murat abim ve elini karşıya doğru tuttu. Karşıda gelen 3 kişi vardı biri kız ikisi erkekti sağdaki erkek gerçekten kalıplıydı. Saçı 3 numaraya vurulmuş gözleri yeşil di ve kaslıydı. Tenis kıyafetleri ona gerçekten yakışmıştı.
Soldaki kız ise simsiyah saclı ve beyaz tenliydi. Üstünde beyaz crop ve beyaz tayt vardı. Ela gözlü kadın çoğu kadına taş çıkarır cinstendi.
Bu ikisinin ortasında biri daha vardı ve ben bu kişiyi tanıyordum. Bu Altay dı. Burda ne işi vardı. Ona baktığım an bunu fark etmiş olmalı ki o da bana baktı. Kahveleri ile gözlerim buluşunca sanki ilk görüşümmüş gibi tekrardan büyülendim.
Uzun uzun baktı gözlerime, dudaklarıma, kızaran yanaklarıma, saçlarıma, kolarıma, elbiseme, yavaş yavaş aşağıya inen kahveleri, açıkta kalan bacaklarıma kaydı. Bunu görür görmez kaşlarımı çattım ve tenis raketini bacaklarıma tuttum. Dikkati tenis raketi ile dağıldı ve tekrar gözlerime kahvelerini dikti.
Yanımıza gelince mecbur bakışlarını benden çekti. Keyfi bozulmuş gibiydi ama bozuntuya vermeden Murat Abime elini uzattı " Nasılsın Kardeşim " dedi. Murat Abim de hızlıca elini sıktı " İyiyim kardeşim sen" dedi. Altay da başını iyiyim anlamda salladı.
Bu sefer Altay elini Arda Abime uzattı ve Arda abim de tuttu. Arda Abim nasıl onun elini tutmuştu. Ben kriz geçirirken sadece seyirci olan bu adamın elini nasıl tutardı. Daha sonra Altay bana elini uzattı. Tabiki tutmadım ben orda kriz geçirirken seyirci olan adamın elini tutamam.
Ben orda iftiraya uğrarken seyirci kalan adamın elini tutamam. Ben orda Tokat yerken seyirci kalan adamın elini tutamam. Yapamam olmaz bunu anlamıyor mu.
Biraz gözlerime baktı. Boş değil anlamlı anlamlı baktı. Milyon duygu geçti gözlerinden ama ben sadece bir tanesini yakala'ya bildim
Özür Dilerim
Diyordu gözleriyle ama affetmek çok zordu artık. Ne haldeyim görmüyormuş gibi davranıyordu. Tek üzgün o değil di.
Elini tutmayacağımı sonunda anlamış olmalı ki elini çekti ve onun arkasındaki iki kişi yanımıza yaklaştı.
" Bu Özgür, ekip arkadaşım aynı zamanda en yakın dostum." Dedi yeşil gözlü çocuğu göstererek. Çocuk elini Altay gibi önce Murat Abime daha sonra Arda Abime uzattı. Çok sesiz ve ilginç birisiydi. Daha sonra bana elini uzatıcakttı ki Altay gürültülü bir şekilde öksürdü.
Özgür'ün elini tutacak iken birden elini çekti. Sinirli gözlerle Altay'a döndüm ama o ben hariç herşeye bakıyordu.
Sıra o kıza geldiğinde yine aynı sırayla elini uzattı ve kısaca kendini "Ben Aleyna" diye tanıttı.
Aslında Altay'ı gördüğüm an tenis oynamaktan vazgeçicektim ama güzel günümü onun yüzünden bozamazdım.
🌸🌸🌸
Çok yorulmuştum. Ben ile Aleyna oynamıştık ve ben kazanmıştım. Toplamda 3 şey oynamıştık ve ben 22-16 lık bir skor ile kazanmıştım.
Dinlenmek için tenis alnının dışındaki bankalara oturdum ve yanda ki suluğumdan kana kana su içtim.
Birden yüzüme vuran güneş yerini gölgeye bırakınca suyu bırakıp kimin geldiğine bakarken bir çift kahve gözle, göz göze geldim.
Tam kalkıp gidiyordum ki kolumdan tuttu. " Özür Dilerim " dedi yüzü çok yakındı. Gerçekten üzgün görünüyordu. " Ben senin yapmadığını biliyorum Lara, lütfen biraz konuşalım. " Dedi. Gerçekten şimdi ne yapmalıydım bilmiyordum.
Benimle konuşmasına izin verip onu dinlemeli miyim. Yoksa onu burda bırakıp gitmeli miyim. Kader bana yine 2 seçenek sunmuştu ama ben ne yapacağımı yine bilmiyordum...
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Nasilll
Beğendiniz m? Bence beğendiniz değil mi ? 🙃
Arkadaşlar bu kitabı Vaveyla ve Wattpad de yayınladım isteyen oradan da okuya bilir kitap ismi aynıdır.
Bay bay😭
Tamam bu kadar yeter
Kalpe basınnnnn
Takip etmeyi unutmaaa
💜💜💜
