3. bölüm · Gerçek Ailem Morana-Lara

Olmayan Umut

Nisanur Yılmaz

''İnsanların arasında da yalnızdır insan.''

Küçük Prens

İstekler ve gerçekler. Ne ayrı şeyler değil mi? bazı insanlar ister ama elde edemezler. Mesela ben, Ben ailemden çok az şey istemiştim ve gerçek olan şu ana kadar yoktu ama bir tanesi gerçek oldu ve şimdi oldu. İçimdeki mutluluk tarifsizdi. Benim İkizim vardı. Canımdan bir parça vardı. Hep istediğim şey 1 gün de gerçek olmuştu ve en imkansız olandı gerçek olan. Belki de imkansız değildi her şey sadece öyle gözüküyor, sizi kandırıyordu.

İkizimin söylediği şey bana diken gibi batsa da sadece sevindim o an, üzülmedim çünkü şu an ağlamanın değil sevinmenin zamanıydı. Onun var oluşu beni sevindirirken, benim var oluşum ona kötü geliyordu. Çünkü ona göre, onun ikizi yanındaydı, ben değildim ikizi. Ben ilkokuldayken istemiştim ilk kendime ikiz kardeş ama tabi ki de ilkokulda birden ikizim olamazdı ama çocuktum işte, her çocuk ailesinden yeni elbiseler isterken ben ikiz kardeş ister, anneme 'bana ikiz kardeş doğur' diye deli ederdim . Tabi bu diretme sonucu babama söylenir ve bebem beni 2 gün bodrumda aç, susuz hapis ederdi. Bir şekilde unutturdular bana ikiz kardeşi ama ben her gece Bir ikiz kardeş için ağlardım.

''Aaa Levent, Nasıl konuşuyorsun sen kardeşinle.'' dedi Meltem hanım ve evet onlara anne, baba demem zor olucaktı. '' O benim kardeşim falan değil anne, senin kızın olabilir ama ben onu kabul etmiyorum.'' dedi yanındaki kızın elini tutup'' Benim ikizim burada '' deyip gülümsedi. Sarı saçlı kız da çocuğa bakıp gülümsedi. Çocuk bu gülümsemeyi görür görmez kızın elini daha sıkı kavrayıp onu merdivenlerden çıkartarak uzaklaştırdılar. Bense hala onların arkasından bakıyordum.

Aslında çok sevinmiştim ikizim olduğu için ama şu da vardı ki o ikiz kardeş bana ait değildi ve bu beni çok üzüyordu. Sanki güzel bir gül gibiydi benim ikizim, Çok güzel görünür ve varlığına şükredersin ama sonra dokunmak istersin ve dikenini batırır; acımadan, üzülmeden. Batırır , kanatır ve bırakır. Böyleydi işte benim için böyleydi. Ama yine de ne kadar canımı yaksa da mutluydum, o vardı en azından. Yeter ki olsun, benim canımın yanması umurumda değil.

'' O zaman bana da müsade, siz cici kızınızla ilgilenin.'' dedi Altayla bana imayla bakıp öksürür gibi yapan adam. En memnuniyetsiz sesi ile söylemişti bunu. Acaba benim neyim oluyordu. '' Poyraz biraz nazik olun kardeşinize karşı.'' dedi Hakan bey. Benim abim oluyordu. Abi ; bana bu kelime kardeşini koruyan onu dünyalar kadar seven, o mutlu olsun diye şaklabanlıklar yapan, yeri geldiğinde kızan tatlı biri canlansa da kafamda Poyraz bundan çok uzaktı. Yüzüme bile bakmak istemiyordu , bir de bana abi mi olucaktı, gerçekten.

'' O benim kardeşim değil ve Ben de onun abisi değilim ben sadece Lara'nın Abisiyim bu kadara konu kapandı.'' dedi ve oda Levent'in çıktığı merdivenlerden çıkıp toz oldu. Daha sonra Altay hariç diğer erkeklerde aynı merdivenden çıkıp bir bir kayboldular. Koskoca odada Meltem hanım, Hakan bey, Annem, babam, Altay ve ben kalmıştım. Daha sonra konuşmaya Meltem hanım girdi.'' Ben Lara'ya 17 yıl boyunca baktım, ona kendi kızım gibi davrandım. Onu çok seviyorum. Hafta içi size kalsa ve Hafta sonu da bizde olsa olur mu oda benim kızım sayılır.'' dedi ve annem beklemeden cevap verdi '' Teşekkür ederiz Lara'ya çok iyi bakmışsın, Tabi o senin de kızın sayılır ve evet hafta sonu sizde kalabilir.'' dedi. Ben yanlarında yoktum sanki ve o kızı konuşuyorlardı. Acaba ben çok mu kötüyüm dedim kendi kendime. Ben çok mu kötüyüm de sevilmiyorum. Ben çok mu kötüyüm ve Lara çok mu iyi acaba ki onu böyle paylaşamıyorlar ya da paylaşıyorlar, Anlamıyorum.

'' Tamam o zaman Lara bu gece biz de kalıyor. Morana da siz de kalıyor.'' dedi babam ve onu herkes başıyla onayladı.

Annem ve Babam Lara'yı alıp yüzüme bile bakmadan gittiler. Benim içimde yine kırılan kırıldı ve sağlam bir şey kalmadı. Yine gözlerim doluyor ama ağlayamıyordum. Ben en son Abimin gidişiyle ağladım ve evet benim bir abim vardı sahte ailemin bir parçasıydı. Almanya'ya gitmişti , dönücek ve istediğim elbiseyi alıcaktı bana söz vermişti ve o hep sözünü tutardı. Acaba gerçek kardeşi olmadığımı öğrendiğinde ne hissedicekti. Gerçekten artık hiç bir şey bilmiyordum. Ne yapıcağımı, nasıl davranacağımı ama bildiğim çok iyi bir şey vardı. Zaman, zaman her şeye bir çare bulurdu...

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

yeni bölüm biraz geç geldi

umarım beğenirsiniz

kitap yazarken ben

Kalpe basmayı unutmayınnnn

Takip etmeyi Dee

💜💜💜