Geçmişe Dönüş kitap kapağı

2. bölüm / 5

Geçmişe Dönüş

Görünmez İpler

Vaveyla Yazarı: EBRU AKKABAK

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: Görünmez İpler

Eve girdiğimde önce duş aldım, ardından üstümü değiştirip mutfağa geçtim. Babam hafta içi olduğu için genelde geç saatlere kadar çalışıyor, çoğu zaman ofisinde sabahlıyordu. Onunla konuşmak için hafta sonunu bekleyecektim. Eğer beni öldürmekse amaç ,belki babamın birdüşmanı vardır . Dün doğru dürüst hiçbir şey yemediğim için aşırı bitkindim.Dolaptan kahvaltılıkları çıkarıp hazırlamaya başlarken bir yandan da Ali’yiarıyordum. Telefon açılır açılmaz konuşmaya başladım.
"Kahvaltıhazırlıyorum, gel."
Korumam olduğu için evimizin yanındaki müştemilatta kalıyordu. Tek başıma kahvaltı etmeyi sevmediğimi bildiğinden çoğu zaman birlikte kahvaltı ederdik ,hatta sadece kahvaltı değil akşam yemeği yer ,film izlerdik .
"Geliyorum,kapıyı aç."
Omleti masaya bırakıp kapıya yöneldim. Açar açmaz içeri girdi.
"Of,çok güzel kokular geliyor. Neler yaptın bakalım?" Kahverengi, çekik gözleri parıldamaya başlamıştı. Birlikte mutfağa yöneldik. Masadan bir salatalık alıp ağzına attı ve tezgâhtaki diğer kahvaltılıkları masaya dizmeme yardım etti.
"Seni doyurmaya yeter mi bilmiyorum ama normal bir kahvaltı hazırladım," dedim gülümseyerek , o da yalancı bir kızgınlıkla cevap verdi.
"Ayıp ediyorsun ama! Her erkek kadar yiyorum ne var bunda? Senin gibi iki lokma yiyip doydum dersem kuş kadar kalırım. Sonra seni kim koruyacak?" Gülerek masaya oturdum. O da karşıma oturmuş, büyük lokmaları ağzına atıyordu.
"Sahi Ali, babam seni işe ilk alırken ne dedi? Nasıl uyarılarda bulundu?" Sorduğum soru karşısında önce bir süre duraksadı, sonra yemeğine devam ederek konuşmaya başladı.
"Normal koruma işte... Kozomo koro dodo, bendo tomom dodom."
Ağzı dolu olduğu için pek bir şey anlamasam da özel bir şey bilmediği aşikârdı.Ağzındakileri bitirip çayından bir yudum aldı. Ben de yemeğimi bitirip kahveyi ocağa koydum . Sofrayı birlikte toplamıştık, şimdi karşılıklı kahve içiyorduk.
"Azer‘ le ne kadar yakınsın?"
Ali’nin sorusuyla bakışlarımı fincandan kaldırıp gözlerine diktim ve hemen ardından bakışlarımı kaçırıp tekrar fincana odaklandım.
"Yakın değilim. Sadece boks hocam."
Yalanım belli olmasın diye yüzüne bakmıyordum. Derin bir nefes aldığını duydum.
"Çisem , benden daha ne kadar saklayacaksın?"
Sorusunun ağırlığıyla yüzüne baktım. Biliyor muydu? Bakışlarında hem öfke hem de derin bir kırgınlık vardı.
"Neyi?"
Gözlerini üzerimden çekti. " Azer ‘le birlikte olduğunu! Dün gece onun evindeydin,biliyorum."
Nasıl bilebilirdi? Kaşlarımı çatarak yüzüne baktım. "Öyle bir şey yok, Ceyda ‘nın evindeydim! " Acaba Ceyda’ya mı ulaştı diye düşündüm ama o yurtdışındaydı. Bizi takip mi etmişti?
"Hâlâ yalan söylüyorsun. Sen uzun süre cevap vermeyince telaşlandım. Telefonunda takip uygulaması var, konumuna baktım."
Bu söylediği beni çok sinirlendirmişti. Sesim ister istemez yükseldi ve ayağa kalktım hiddetle .
"Sen benim telefonuma, benden izinsiz takip uygulaması mı indirdin?"
Bağırmamla o da sinirlenerek yerinden kalktı.
"Evet,indirdim! Unuttuğun bir şeyi hatırlatayım, ben seni korumaktan sorumluyum. Birgün yanında olamazsam ve bir şey gelirse başına seni bulabilmek için yaptım bunu!"
İkimizde öfkeyle birbirimize bakıyorduk ."Ha, tabii hanımefendimiz sevgilisiyle görüşmek için yalanlar söyleyip beni telaşlandırmasaydı, uygulamayı kullanmak zorunda kalmazdım! “İşaret parmağımı havada sallayarak uyardım. "Bir kere daha 'sevgilin' dersen Ali,aramızdaki tüm bağlar kopar! Benim Yiğit için ne kadar gözyaşı döktüğümü görmedin mi? Böyle bir ithamda nasıl bulunabilirsin ? "
Sinirli bir gülüşle başını yana çevirdi. "Sadece senin acıların, senin hayatın varsanıyorsun. Dün gece yaptığın şey yüzünden ben işimi kaybedebilirdim!"Ellerini iki yana açıp evi gösterdi. "Benim senin gibi bir hayatım yok. Bu işe ihtiyacım var. Bencilliğinden sıyrıl artık, çevrene bak! Babanla en son nezaman konuştun ? Arkadaşların, okulun, geleceğin... Bu hayatı yaşamak isteyen o kadar çok insan var ki ama sen sanki o çocukla birlikte mezara girmiş gibi davranıyorsun."
Sözleri çok kırıcıydı. Haklı olduğu noktalar vardı ama bir gecelik hatam için bu kadar kin kusması ağır gelmişti.
"Dün gece konusunda haklısın ama diğer dediklerin... Sen ne biliyorsun ki beni böyle yargılıyorsun?"
Ellerini saçlarının arasından geçirdi. "Azer ‘le baş başa bir gece geçirdiğini bi—"
Cümlesini bitirmesine izin vermeden yüzüne sert bir tokat indirdim. Başı yana savruldu.Yanağında elimin izi çıkarken,
"Haddini bil Ali! Arkadaşım olabilirsin ama o çizgiyi aşma!" dedim öfkeyle .
Büyük bir kırgınlıkla yüzüme baktı. Attığım tokattan dolayı içime anında bir pişmanlık tohumu ekilmişti ama bu ağır sözlerden sonra geri adım atamazdım."Görmüyorsun değil mi Çisem ? " Bir süre duraksadı ve dişlerini sıktı . "Azer‘e dikkat et, bir gün seni sırtından bıçaklayan o olacak. Birbirimizi bu denli kırdıktan sonra daha fazla yan yana duramayız .Babana söylerim, senin için yeni bir koruma tahsis eder."
Yüzümdeki öfke yerini çaresiz bir hüzne bırakmıştı. "Yapma!" Sesim yalvarır gibi çıkmıştı. Ali benim için çok değerliydi, son bir yılda toparlanmamdaki en büyük destekçimdi.
"Ali yapma! Yeni bir korumaya ihtiyacım yok, sana ihtiyacım var. Özür dilerim, tokat atmamalıydım ama sen Azer dedikçe,ilişki dedikçe kendime hâkim olamadım."
Yüzü biraz yumuşasa da o mesafe hâlâ oradaydı.
"Çisem, adamın sana nasıl baktığını görmüyor musun? İlk günden beri sana yaklaşmaya çalışıyor ve sen de ona çekiliyorsun. Görmüyorsun, anlamıyorsun... Ya da işine gelmiyor... Beni de görmüyorsun, değil mi?"
Ellerini omuzlarıma yerleştirdi. Çenemden tutup yüzüne bakmamı sağladı, göz hizama geldi.
"Bak gözlerime... Yanında sessizce bekledim. Acının geçmesini, beni görmeni bekledim. Belki sana kapılmam yanlıştı ama oldu işte. Ve sen Azer ‘ e yaklaştıkça ben mahvoluyorum. Dün gece kafayı yedim... Nasıl yanında durup acı çekmemi beklersin? O kalbin birgün birine açılacak ama o ben olmayacağım, bunu gördüm! "
Cümlesi bittiğinde gözümden bir damla yaş süzüldü. Ali' ye hiç o gözle bakmamıştım.Benim için bir arkadaş ,bir dosttu ! Şaşkınlığımı gizlemeye calıştım.
"Ali, ben özür dilerim. Gerçekten... Kimseyle olmayı düşünmüyorum. Gitme!Unuturuz bu günü, eskisi gibi devam ederiz."
Buruk bir gülümsemeyle ellerini üzerimden çekti.
"Hiç bana o gözle bakmamışsın... Ben hep bir umutla, belki bir gün bana da öyle bakarsın diye bekledim. Hâlâ bencilsin Çisem ! Mutlu ol, hayatını yaşa!"
Ceketini alıp çıkışa ilerledi. Durduramazdım, biliyordum. Dizlerimin üzerine çöktüm. O mutfaktan çıkarken hıçkırıklara boğuldum. Biri daha gidiyordu, hayatımdan biri daha eksiliyordu ve yine benim yüzümdendi .Anlayamamıştım bana hissettiği duyguları,
"Lütfen...Lütfen Ali, yanımda kal..." Sesim fısıltı gibi çıkmıştı. Dış kapının kapanma sesi evin içinde yankılandı. Onunla olan yakınlığımızı hiç bir zaman oşekilde değerlendirmedim ,onu bir dosttan öte görmedim . Ondanda bunu hissetmedim .Her zaman korumacıydı ,sahiplenici ama ben bunu işine bağladım. Arkadaş olarak gördüğün birinin yakınlığını nasıl diğer türlü düşünebilirsin ki ? Şimdi bu itiraf beni tamamen Ali ‘den ,tek arkadaşımdan koparmıştı .
...
Ali’nin gidişinin üzerinden üç gün geçmişti. Bu sürede evden hiç çıkmadım. Babama ailevi meselelerden dolayı ayrıldığını söylemiş, babamda hemen yeni bir koruma tutmuştu. Dışarı çıkmadığım için onu daha görmemiştim bile.
Haftasonu gelmişti. Günlerdir yataktan sadece temel ihtiyaçlarım için kalkmıştım. En başa dönmüş gibi hissediyordum .Ali ile yakın olmadan önceki halim ,Yiğit ‘ i ilk kaybettiğim zamanlar gibi . O zamanlarda bu şekilde bir şey yapmak gelmezdi içimden .Şimdi hem Ali’ nin gidişi ,hem de ne yapacağımı bilmemenin verdiği endişe beni eve mahkum ediyordu . Mutfağa gittiğimde babam uyanmış, kahvaltı hazırlıyordu. Yanına gidip yanağına yorgun bir öpücük bıraktım.
"Günaydın."
Babam gülümseyerek bana döndü. "Bu öpücüklere hasret kalmıştık. Şimdi günüm aydı zümrüt gözlüm."
Bana hep "Zümrüt gözlüm" derdi. Koyu yeşil gözlerimi ve kumral saçlarımı annemden almıştım. Babam ise mavi gözlü ve sarışındı. Yaşına rağmen genç duruyordu ama saçlarındaki beyazlar yorgunluğunu ele veriyordu.
" İşler nasıl gidiyor baba? Günlerdir yoktun."
"Bir projeyle uğraşıyoruz. Haftaya biterse belki ufak bir tatile çıkarız, ne dersin?"
Uzun zamandır ilk kez sıradan bir sohbet ediyor oluşumuz onu çok mutlu etmişti. Ali haklıydı ,bu süreçte babamı çok ihmal etmiştim.
"Olabilir baba. Ali ile tekrar görüştün mü hiç?" çaylarımızı doldurmuş ,masaya oturmuştuk.
"Hayır,bir sorun mu var? Yakın görünüyordunuz, bir anda bırakması garip geldi ama sorgulamadım."
"Yok bir sorun, sadece merak ettim. “Kahvaltımıza devam ederken aklımdaki o soruyu sormam gerektiğini biliyordum.
"Baba...Daha önce hiç tehdit aldın mı? Ya da bir düşmanın var mı? “Babamın vücudu bir anda kasıldı. Çatalını bırakıp tamamen bana odaklandı. "Ne oldu? Birtehdit mi aldın?" telaşla sorduğu sorular sanki böyle bir tehdittibekliyor gibiydi.
"Yok,sadece aklıma bir şey takıldı. Yiğit’in ölümünün sebebi ben olabilir miyim? Ogün o silah bana doğrultulmuştu, Yiğit önüme geçti."
Kaşları çatıldı. "Daha önce böyle bir şeyden bahsetmemiştin." Tabağım daki peyniri didiklerken cevap verdim .
"Olayın şokuyla hatırlayamıyordum baba, yeni yeni oturuyor her şey. Bir düşmanımız mı var?"
Babam bakışlarını kaçırdı. Gözlerinin dolduğunu görür gibi oldum ama o kadar hızlı toparlandı ki hayal miydi bilemedim.
"Yok.Bir düşmanımız yok. Hiçbir şeyin seninle alakası da yok. O olayı unut demiyorum ama artık kurcalama olur mu?" Ellerimi tuttu. "Ben eski güler yüzlü kızımı özledim. Sen benim tek ailemsin, annenin emanetisin. O seni görüyor, onu daha fazla üzme." Haklıydı ,uzun süre sonra birbirimizle sohbet ediyorken sorularımla ortamı bozuyordum .
Gidip ona kocaman sarıldım. "Özür dilerim baba. Sadece bazen toparlanmak için anneme ihtiyaç duyuyorum."
"Bende..." dedi kısık bir sesle. Annem altı yıl önce bir trafik kazasında hayatını kaybetmişti. İkimiz içinde büyük bir yıkımdı .Benim annem, onun ise hayat arkadaşı ölmüştü . O gün eğer babamla kalmak istemeseydim bende o arabada olacaktım . Annemin bir arkadaşı vardı ,Leyla teyze . İstanbul’dan ,Tekirdağ ’a taşınmıştı o dönemde ,annemde ona yardım etmek aynı zamanda onu görmek için yola çıkmıştı .Bende o gün babamla kalmak istemiştim çünkü akşam arkadaşlarımla dışarı çıkacaktım.Annem geç saatlerde dışarı çıkmama kızardı ,babam ise tam tersi her şeye izin verirdi . O gün ise bir genç kız olarak tabi ki kadınlarla oturmak yerine arkadaşlarımla dışarı çıkmak istedim . Bu benim için büyük bir fırsattı . Annem evden gidince ,bende bir süre sonra dışarı çıkmıştım . Arkadaşlarımla konser alanına geçmiş ,konserin yü ksek sesinden çalan telefonumu duymamıştım . Fotoğraf çekmek için telefonumu çıkardığımda ,babamdan gelen aramaları ve mesajı gördüm.O an dünya ve zaman benim için durdu .Hastaneye nasıl gittiğimi bile hatırlamıyorum .İlk hafta annemin yokluğuna inanamadım ,hatta bazen o neşeli sesini duyar gibi oluyordum . Her balkona çıktığımda babamı bahçede içki içerken görüyordum .Oysa o içkiyi sevmezdi ,çünkü annem içmesini istemezdi . Cenaze evi derler ya o zaman o tanımı fazlasıyla hissetmiştim . O ölmüştü ama dolapta bizim için elleriyle yaptığı yemekler , yatağıma dürüp koyduğu kıyafetlerle karşılaşmıştım.Odasına girdiğimde yeni aldığı hatta etiketi bile üstünde olan mavi elbisesi, hala aynı dolapta duruyor .Biz o cenaze evi havasını hiç atamamıştık üstümüzden ve atamayacağımızı da biliyordum .
Babamı daha fazla telaşlandırmamak için sormayı bıraktım ama bir şey varsa kendim bulacaktım. Kahvaltıdan sonra bahçedeki çardakta bir süre oturmuş ,sonrasında iş yerinden aldığı aramayla gitmişti ben ise oturmuş, müzik dinliyordum. Kül tablasının dolması ve havanın kararmaya başlamasıyla yerimden kalktım. Tam içeri geçecekken karşı kaldırımda Ali’yi gördüm. Gözleri benim üzerimdeydi .Kaldırımın karşısındaki duvara sırtını yaslamış ,öylece izliyordu .
Hızla bahçe kapısından çıktım. Koşarak karşıya geçtim ve ellerimi boynuna doladım. Oda ellerini belime yerleştirip, sarılmama karşılık verdi .
"Seni defalarca aradım! Neden dönmedin mesajlarıma?" sitemle yüzüne baktım .
"Saatlerdir o çardaktan kalkmadın." Soruma cevap vermemişti.
"Geri mi geldin? Tekrar yanımda mı olacaksın?"
Saçlarımı düzeltti, gözlerimin içine sıcacık baktı. "Gelmeyeceğim Çisem. Seni son bir kez görmeye geldim. Gidiyorum."
"Nereye?"İçimdeki son umut da sönmüştü.
"Uzağa...Tehlikeye bulaşma Çisem. Tenha yerlere girme, korumasız gezme ve... Mutlu ol.Hiçbir şey için kendini suçlama. O gün söylediklerim can acısındandı, bencil değilsin. Ne olursa olsun, gülümse."
Gözümden bir damla yaş süzüldü. Ali parmağıyla yaşı sildi. "Sulu göz... Artık ağlamak yok, güçlü ol."
Bana son kez sarıldı. "Hadi içeri gir, gitmem lazım."
Arkamı dönüp eve doğru ilerledim. Kapının önünde durup son bir kez ona döndüm."Ali, özür dilerim."
Sadece gülümsedi. Arkasını döndü ve karanlıkta gözden kayboldu.
Ali’nin gidişinin ardından kapıyı kapattığımda, evin içindeki sessizlik hiç olmadığı kadar ağır gelmişti. Salondaki koltuğa oturdum ,televizyonun yansımasında kendimi izledim. Ali haklı mıydı? Azer ‘e gerçekten çekiliyor muydum , yoksa sadece hayatımdaki o devasa boşluğu dolduracak ipuçlarının onda olduğunu mu biliyordum?
Ali gitmişti , çünkü bana olan sevgisi artık arkadaşlık kalıbına sığmıyordu. Ali’nin kaçırdığı detay, hayatıma kimseyi almayacak oluşumdu . Hayatıma birini almak beni korkutuyordu. Yiğit benimle olmasaydı, ölmeyecekti.
Pazartesi sabahı uyandığımda içimde derin bir boşluk vardı. Gözlerim uzun süre pencerede takılı kalmış , bedenim yataktan kalkmak istemiyordu. Duşa girip kendime gelmeye çalıştım, ardından hazırlanıp ufak bir kahvaltı tabağı hazırlayıp masaya oturdum .Sessizlikte yemek beni gerdiği için alelade bir program açıp mutfakta sesinin yankılanmasına izin verdim .Kahvaltım bittiğinde çantamı ve ceketimi alarak evden çıktım . Arabanın yanında bekleyen koruma, benim çıktığımı görüp kapımı açtı. "Merhaba Çisem Hanım. Ben Selim, yeni korumanızım." Ali gibi kapıyı açıp espri yapmıyordu ,sadece mesafeli bir saygıyla bekliyordu. Kısa bir selam verip arka koltuğa yerleştim.
"Nereye gidiyoruz Çisem Hanım?"
"Nişantaşı’na,"dedim, sesimdeki yorgunluğu gizleyemeden.
"Enis Bey’in kliniğine mi?"
"Evet. Sen nereden biliyorsun?" Şüpheyle yüzüne baktım.
"Babanız gittiğiniz yerlerin ve gitmemeniz gereken yerlerin listesini oluşturdu." Yüzümde alaycı bir gülümseme oluştu. Herhangi bir cevap vermeden dışarısını izlemeye başladım. Hayatımı uzaktan da olsa yönetmeye çalışıyordu .
Kliniğe vardığımızda kapımı açıp arabadan indim. Selim hızla kapımı açmak için gelmişti ama indiğimi görüp duraksadı .
"Çisem Hanım, sizinle içeri gelmemi ister misiniz?"
"Gerek yok, sen arabada bekle. 1 saate çıkarım."
Kafasını sallayıp beklemeye başladı. Yaşı 30-35 arası görünüyordu. Yapılı bir vücudu vardı. Üstündeki siyah takım elbise ise tüm dikkatleri üzerimize çekiyordu. Ali'nin rahat tavırlarını arıyordum. Sekreter geldiğimi Enis Bey'e bildirdi. Kapısını tıklatıp içeri girdim.
Enis Bey beni her zamanki sakinliğiyle karşıladı. Deri koltuğa oturduğumda bir süre sadece dışarıdaki yağmuru izledim. O da sessizliği bozmadı, kendi cümlelerimi kurmamı bekledi.
"Ali gitti Enis Bey! " dedim sonunda, sesim titreyerek. "Yani... Bir parçam daha koptu."
Enis Bey not defterine küçük bir çizik attı, nazik bir sesle sordu. "Neden gitti?"
"Gözlerindeki o kırgınlığı en başından beri görmeliydim. “
"İnsanlar bazen taşıyamayacakları duygulardan kaçarlar. " dedi Enis Bey yumuşak bir sesle. "Peki, Ali’nin gidişi senin üzerindeki o koruma kalkanını nasıl etkiledi? Kendini daha mı güvensiz hissediyorsun?" Ali'den çokça bahsetmiştim ona .
"Güvenliğin ötesinde bir şey bu. Ali bana sadece korumalık yapmıyordu, o benim dostumdu. Yanımda olan nadir kişilerdendi ,hayata tutunmamı sağladı .”
Enis Bey gözlüklerini çıkarıp masasına bıraktı, derin bir nefes aldı. “ Anladığım kadarıyla Ali ‘ nin gidişi seni sarsmış ama şöyle düşün Çisem .Hayatımızda rolü biten insanlar ,bir anda yok olur . Ali ‘ nin senin hayatında rolü bitmiş ,eğer durdurmak isteseydin onu durduramaz mıydın ? “ Sorusuyla gözlerim masanın üstündeki kâğıtlara ilişti .Haklıydı durdurabilirdim ama yapmadım . Eğer durdursaydım ,ona umut vermiş olacaktım . “ Sessizliğinden de anlaşılıyor ki bunu bilerek yapmamışsın .Hem kendini hem onu daha felaket bir sondan kurtarmışsın . Ali haricinde farklı bir şeylerde yaşanmış gibi, anlatmak ister misin ? “ Gözlerimi kâğıtlardan kaldırıp gözlerine kenetledim . “ O gün öldürülmeye çalışılan bendim .” kaşları hafifçe havalandı .Kurduğum cümle onu şaşırtmıştı . Kendini toparlayıp defterine birkaç şey yazdı .“Buna emin misin ?” Hareketlerimi inceliyordu .Koltukta biraz daha öne doğru kaydım .‘Eminim,o gün silah bana doğrultulmuştu .Yiğit benim önüme geçti .” Babamla görüştüklerini biliyordum . Bilgiyi Azer ‘den aldığımı söyleyemezdim . Hafızamdaki o gözler olmasa bu bilgiye bu kadar inanır mıydım ? İşte orası tartışılır . “Peki doğruluğu kanıtlanmamış birşeyden bahsediyoruz .O silahın seni hedef alması hafızanın bir oyunu da olabilir . Hafızana inanırsak böyle bir düşmanınız bulunuyor mu ?” Omuzlarım indirip kaldırdım düşünceli bir halde. “Babamla konuşmaya çalıştım .Bana şüpheli cevaplar verdi . Bildiklerini saklıyor gibi .” Elindeki defteri kapatıp masanın üstüne bıraktı . “ Ancak bu sessizlik seni daha büyük bir bilinmeze itiyor belli ki. “ Öyleydi .Kime elimi uzatmam veya kimden kendimi sakınmam gerekiyor bilmiyordum . “Azer’den bahsetmiştin , Ali ‘nin gitmesinde bir etkisi var mı ? Ne kadar yakınsınız?” Aniden konuyu Azer ‘ e getirmesi beni şaşırtsa da bir süre ne cevap vereceğimi düşündüm. Azer’le olduğum anlar aklıma geldiğinde benim için ne ifade ettiğini düşündüm .
Bunu ben de bilmiyordum. Benim için sadece sorularıma cevap bulduran biriydi. Bu yolda bana yardımcı oluyordu. Aynı zamanda kendimi onun yanında özgür hissediyor ve ister istemez duvarlarımı yıkıyordum.
"İlgisi var gibi ama yok gibide aslında gitmesinde en büyük sebep benim . Diğer sorunuza gelirsek ,emin değilim. Boks hocalığıyla başlayan bir arkadaşlık.Hatta arkadaşlık da diyemem, denk geldiğimizde sohbet ediyoruz aslında. Yakın değiliz ama yan yana olduğumuzda bana iyi geliyor. Ona duygularımı açıkça ifade edebiliyorum." Evet, tam olarak böyleydi. Azer benim arkadaşım olamazdı.Güvenmediğim ve tanımadığım biriydi . Ama kendimle çelişkili olarak bu kişiye araştırmamdan bahsetmiştim. Ali ‘ nin bile haberi yokken ,onunla paylaşmıştım. Birkaç konu daha konuşup seansı sonlandırdık. İlaçlarımı kullanmamı ve aksatmamamı söyledi . Yiğit ‘in ölümünden sonra sürekli kabus görüyor ,bazen ise halüsinasyonlar görüyordum. İlaçları kullanmaya başladığımda bu son buldu yada biraz daha sosyalleştiğim içinde olabilir .
Seans bitip aşağı indiğimde Selim kapıyı açtı. Tam arabaya binecekken telefonum titredi.
“Antrenmana gel. Her gerçekle yüzleştiğinde kabuğuna çekilemezsin. Bu yolda güçlü olmazsan kaybedersin. – AZER”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

13okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18