2. bölüm / 6
Geçitin ArdıKaranlığın İçinde Ki İz
Bölümler 6Şu an: Karanlığın İçinde Ki İz
BÖLÜM 1
Blackwood kasabasının insanları sakin ve huzurlu bir yaşantı sürüyordu. Sebebi ise ya hicbirşeyi sorgulamayışlarından ya da bilip de sustuklarından.
Lyra kasabada terslik olduğunu çocukluğundan beri biliyordu.
Ama diğerlerinden farklı olarak, bunları kabullenmeyi hiçbir zaman öğrenememişti. Bir şey ona söylendiğinde, söylenenle yetinmezdi. Cümlenin içinde eksik bırakılan kelimeleri, insanların konuşurken kaçırdığı bakışları, bir anlığına değişen ses tonlarını fark ederdi. Küçük ayrıntılar onun için hiçbir zaman gerçekten küçük değildi.
Birinin yıllardır aynı saatte evden çıkması, sonra bir gün beş dakika geç kalması bile dikkatini çekerdi. Eski bir fotoğrafta kimsenin fark etmediği bir yüz. Bir gazete haberinde birbirini tutmayan iki tarih. Kasabadaki iki farklı binanın duvarında aynı sembol.
Lyra bunları zihninde biriktirirdi. Sonra aralarında bağlantılar kurardı.
Blackwood ise ona her geçen gün yeni bir yapboz parçası veriyordu.
Lyra'nın en büyük sorunu meraklı olması değildi. Bir şeyi fark ettiğinde, onun nedenini bulmadan rahat edememesiydi. Bu yüzden kasabanın tuhaflıklarını diğerleri gibi görmezden gelemezdi. Sorular sorardı. Cevap alamadığında daha fazla soru sorardı. Ve insanların vermediği cevapları kendi başına bulmaya çalışırdı.
Yine de bazı geceler, odasının penceresinden kuzeydeki ormana baktığında içinde açıklayamadığı bir huzursuzluk belirirdi. Sanki orman ona bakıyordu. Sanki yıllardır görmediği bir şeyi hatırlamasını bekliyordu.
Lyra bunun saçma olduğunu biliyordu.
En azından öyle düşünüyordu.
O sabah saat 07.18'de gözlerini açtığında ise aklına gelen ilk şey yine aynı rüyaydı.
Rüyada bir kapı vardı. Nereye açıldığını hiç bilmiyordu. Her defasında kapının önünde duruyor, elini tokmağa uzatıyor fakat tam açacağı sırada uyanıyordu. Bu kez de farklı olmamıştı.
Lyra yatağında doğruldu ve birkaç saniye tavana baktı.
Sonra aşağıdan annesinin sesi duyuldu.
(Claire mutfaktan seslendi.)
“Lyra! Kahvaltın soğuyor!”
(Lyra yatağından doğrulup saate baktı.)
“Geliyorum!”
Cevap verirken bile rüyayı düşünüyordu. Aynı kapı. Aynı karanlık. Ve her seferinde kapının diğer tarafından gelen o ses.
Sadece iki kelime.
Beni bul.
Lyra yatağından kalktı.
Aşağı indiğinde ailesi kahvaltı masasındaydı. Babası Jonathan her zamanki gibi gazetesinin arkasına saklanmıştı. Annesi Claire mutfakta kahve hazırlıyor, abisi Levi üstüne tişört çekerek merdivenlerden aşağı iniyor. Küçük kız kardeşi Hazel ise pencerenin önünde oturmuş, dışarıyı izliyordu.
Lyra sandalyesine oturdu.
(Lyra ailesine baktı.)
“Günaydın.”
(Claire gülümseyerek ona baktı.)
“Günaydın, hayatım.”
(Jonathan gazetesinin üzerinden kısa bir bakış attı.)
“Geç kaldın.”
(Lyra kaşlarını çattı.)
“Daha saat sekiz bile olmadı.”
(Jonathan gazetesini biraz aşağı indirdi.)
“Senin için geç.”
(Levi telefonundan başını kaldırmadan güldü.)
“Babam haklı.”
(Lyra abisine bakıp gözlerini devirdi.)
“Sen karışma.”
Her şey normaldi. Sıradan bir sabah. Sıradan bir aile. Sıradan bir kasaba.
Ta ki Hazel sessizce konuşana kadar.
(Hazel pencerenin dışına bakmaya devam etti.)
“Abla?”
(Lyra ona döndü.)
“Efendim?”
(Hazel birkaç saniye daha dışarıyı izledi. Sonra Lyra'ya döndü.)
“Dün gece sen odanda mıydın?”
(Lyra'nın eli havada kaldı.)
“Tabii ki.”
(Hazel başını iki yana salladı.)
“Hayır.”
Masadaki herkes sustu. Hazel'in gözleri yeniden pencereye kaydı.
(Hazel, sesi iyice alçalarak konuştu.)
“Çünkü seni bahçede gördüm.”
Bölüm etkileşimi
