8. bölüm · Fırtınalı Tepeler
Bölüm 7: Ender’in Gölgeleri
Sığınağın dışından gelen ayak sesleri, beton zeminde yankılanarak giderek yaklaşıyordu. Beril ve Aras birbirlerine baktılar. Aras, elindeki dosyayı hızla ceketinin içine soktu.
"Işığı söndür," diye fısıldadı Aras.
Kapıdan giren kişi içeri girdiği an, Beril nefesini tuttu. Gelen kişi Melis değildi; bu, okulun yıllardır "görünmez" olan kütüphanecisi Bay Kenan'dı. Ama üzerindeki takım elbise ve o sert, otoriter duruşu, yıllardır kütüphane rafları arasında toz yutan bir adamdan çok, soğukkanlı bir stratejiste benziyordu.
Bay Kenan, elindeki el fenerini karanlık odaya tuttu. Beril ve Aras’ın saklandığı köşeyi bir anlığına geçtiğinde, Kenan kendi kendine mırıldandı: "Ender Bey, onların burayı bulacağını biliyordu. Sadece zamanlamayı yanlış hesaplamışlar."
"Ender Bey mi?" diye sordu Aras, kendini gizlemeyi bırakıp ortaya çıkarak. Beril de onun hemen arkasından çıktı.
Bay Kenan, hiç şaşırmış gibi görünmüyordu. Yüzüne, okuldaki o sinsi gülümsemelerden biri yerleşti. "Ender Bey, aslında babalarınızın en büyük hayranıydı. Onları birbirine düşüren o meşhur oyunu kuran kişi... O, hiçbir zaman sahneye çıkmaz, sadece ipleri yönetir."
Beril, elindeki anahtarı Kenan’a doğrulttu. "Arda’yı neden tutuklattı? Onun babamla ya da geçmişle ne ilgisi var?"
Kenan, alaycı bir şekilde güldü. "Arda sadece bir yem, Beril. Ender Bey'in asıl amacı, babalarınızın sakladığı o dosyayı sizin ellerinizle gün yüzüne çıkarmaktı. Dosyanın içindeki koordinatlar, Ender Bey’in yıllardır ulaşamadığı servetin ve intikamın haritasını taşıyor."
Aras, elindeki dosyanın ne kadar tehlikeli olduğunu o an anladı. Ender, onları sadece birer "oyuncu" olarak görüyordu.
"Ender nerede?" diye sordu Aras, sesi tehditkârdı.
Kenan, kütüphanenin çıkışını işaret etti. "Sizi bizzat bekliyor. Ama bir uyarı: Oraya girdiğinizde, sadece babalarınızın sırlarını değil, kendi hayatınızın da ne kadar değersiz olduğunu göreceksiniz."
Kenan hızla dışarı çıktı ve sığınağın ağır demir kapısını üzerlerine kilitledi. Beril ve Aras, dışarı çıkmak için tek bir yolları olduğunu biliyorlardı: O koordinatları çözmek.
Beril elindeki dosyayı açtı. Dosyanın üzerinde bir not vardı: (x, y) düzleminde aradığınız nokta, aslında her zaman bastığınız topraktı.
"Bu ne demek?" diye sordu Beril.
Aras dosyayı inceledi. "Bu bir metafor değil, Beril. Bu, okulun tam merkezindeki, yıllardır kimsenin girmediği o eski laboratuvarın konumu."
