3. bölüm / 6
EVRENİN YARATICISI VE GATEXBilinç ve Evren
Bölümler 6Şu an: Bilinç ve Evren
Bilinç, evrenin en büyük gizemlerinden biridir Bilinç bir boşluk değildir. Tirilyonlarca bilgiyi içinde barındıra bilir, bir düzeni vardır. Maddeyi görebiliriz, enerjiyi ölçebiliriz, zamanı hesaplayabiliriz ve uzayın yapısını inceleyebiliriz. Fakat bütün bunları algılayan şeyin kendisini doğrudan aynı şekilde gözlemleyemeyiz. Ama zeki insan doğaya bakara dahi bilincini gözlemleyebilir. İnsan beyni milyarlarca nörondan oluşur. Bu nöronlar elektriksel ve kimyasal yollarla sürekli iletişim hâlindedir. Dış dünyadan gelen ışık, ses, dokunma ve diğer duyular sinir sistemi aracılığıyla beyne ulaşır. Beyin bu bilgileri işler, karşılaştırır, düzenler ve anlamlandırır. Fakat burada daha derin bir soru ortaya çıkar. Bilginin işlenmesi nasıl olur da bir deneyime dönüşür?
Beyin kırmızı rengi algıladığında yalnızca fiziksel bir işlem gerçekleşmez. Beyinine negatif varlıklar saldırabilir sen nasıl kensini korayacaksın? Aynı zamanda kırmızının nasıl göründüğüne dair öznel bir deneyim ortaya çıkar. Bir ses yalnızca titreşimlerden oluşmaz. Onu duyan bilinç için bir anlam kazanır. Bir düşünce yalnızca elektriksel hareketlerden ibaret görünmez yalnız elektriksel alanı anşamak önemlidir. İnsan onu kendi düşüncesi olarak deneyimler. Bilincin en büyük sırrı tam olarak burada saklıdır.
Bilinç yalnızca bilgi sahibi olmak değildir. Bilinç, bilginin farkında olmaktır.Bir bilgisayar milyonlarca işlem gerçekleştirebilir. Fakat onun gerçekleştirdiği işlemlerin gerçekten bir deneyime dönüşüp dönüşmediğini bilmiyoruz. O halde bilinç bir bilgiaayar gibi çalışmıyor. İnsan ise yalnızca çevresindeki dünyayı algılamaz. Algıladığını bilir. Hatta kendisinin algıladığını da düşünebilir.Böylece bilinç kendi üzerine dönebilen bir yapı hâline gelir.
İnsan dünyaya bakar.Sonra kendisine bakar.Sonra kendisine bakan varlığın ne olduğunu sorgular.Bu nedenle bilinç yalnızca evreni gözlemleyen bir araç olmayabilir. Bilinç, evrenin kendi varlığını sorgulayabilmesinin bir yolu da olabilir.
Gatex açısından burada farklı bir ihtimal ortaya çıkıyor veyin bilincin kaynağı değil, bilincin ortaya çıkabildiği bir yapıdır. Beyin bir taşıyıcı olabilir. Bilgi ise bu taşıyıcı içerisinde belirli bir düzene ulaşarak farkındalık oluşturabilir. Bu durumda bilinç için yalnızca madde yeterli olmayabilir. Maddenin belirli bir örgütlenmeye ulaşması gerekir. Beyin iaterse madde öteainide görebilir. Bilginin yalnızca bulunması değil, kendi içindeki ilişkilerini algılayabilecek bir yapı oluşturması gerekir. Bu düşünce bizi daha büyük bir soruya götürür. Eğer bilinç yalnızca beynin ürettiği bir sonuç değilse, evrenin hangi özelliği bilincin ortaya çıkmasına izin vermektedir?
Evren yalnızca maddeden oluşan bir yapı değildir. Evren aynı zamanda bilgi üreten, bilgiyi taşıyan ve belirli koşullarda bilgiyi farkındalığa dönüştürebilen bir sistemdir. Bilinç bu durum da evrene sonradan eklenmiş yabancı bir unsur olmaktan çıkar.Evrenin kendi yapısından doğan bir olasılık hâline gelir. Bir yıldızın oluşması nasıl belirli fiziksel koşulların sonucuysa, bilincin ortaya çıkması da evrenin daha karmaşık bir düzen seviyesine ulaşmasının sonucu olabilir. Fakat burada hâlâ çözülemeyen bir soru vardır. Niçin bütün bu süreçlerin sonunda yalnızca bilgi işleyen bir sistem değil, kendisini yaşayan bir varlık ortaya çıkmaktadır?
Bilincin sırrı beynin içinde saklı değildir. Sır, madde ile bilgi arasındaki ilişkidedir. Bilinç, evrenin kendisini bir canlı üzerinden deneyimlemeye başladığı noktadır.Ve eğer bu doğruysa insan yalnızca evrene bakan bir varlık değildir.İnsan, evrenin kendisine baktığı bir penceredir. Ve eğwr bir pencere buldutsanız zihninizde pencerenin dışını görmeyi unutmayın.
¤•《《《《《《
İNSAN NİÇİN EVRENİ ANLAMAYA ÇALIŞIYOR?☆
İnsan niçin evreni anlamaya çalışıyor?
İnsan evrenin içinde doğar fakat bilinci yalnızca içinde bulunduğu dünyayla yetinmez çünkü evrende bir dahilik vardır ve bu bir gizemdir, gizemde ancak sihirli ve Tanrı sonucunda açığa çıkar. Gözlerini gökyüzüne çevirdiğinde gördüğü şeyin ne olduğunu sormaktan daha ileri gider ve bütün bunların kendisi için ne ifade ettiğini araştırır ancak kim bilebilir tüm bu olasılıkların bir alkış istediğini.
Çünkü insanın bilinci yalnızca olanı görmekle kalmaz, gördüğü şeyin anlamını arar anlam aramak aydınlanma belirtisidir. Aydınlanmanında ötesi vardır. Aydınlandığınızı söylemekten çekinmeyin. Bir yıldız insan için yalnızca ışık değildir hayalet olabilmektir bu oldukça önemlidir. Bir galaksi yalnızca uzak bir yapı değildir bir içgüdü hayaldir. Evren yalnızca içinde yaşanan sonsuz bir boşluk değildir kendi iç dünyasında bir gizemdir.
İnsan bütün bunların arasında bir ilişki kurmak ve kendi varlığını bu ilişkinin içinde konumlandırmak ister insan daha fazlası için vardır. Bu yüzden insanın evreni anlama isteği yalnızca meraktan doğmaz doğasının getirdiği bir serüvendir. İnsan kendisini çevreleyen bütünün içinde kendi yerini bulmak için evrene yönelir İnsan kendine yöneldikçe kendini anlamaya başlar. Kendi varlığını anlamak için dışındaki varlığı araştırır. Doğayı tanır! Dışındaki varlığı araştırdıkça kendi bilincinin sınırlarıyla karşılaşır. Kendi olasılıklarını isimsimlendirme gereği duyar.
İnsan evreni anlamak için itici şeylere maruz kalır. Bu sınırlar insanı daha büyük sorulara taşır. Evren nasıl oluştu sorusundan evren niçin var sorusuna, oradan varlık niçin var sorusuna ve sonunda anlamın kendisinin ne olduğuna kadar uzanan bir düşünce hareketi ortaya çıkar. Bunların dahi ötesi vardır her şeyin ötesi vardır.
İnsan bu hareket içinde yalnızca bilgi biriktirmez. Kendi bilincini genişletir. Hayal gücü de genişeyen bir şeydir. Gatex açısından insanın evreni anlama çabası bilincin kendi kaynağına doğru yaptığı geometrik bir harekettir. İnsan evrene dışarıdan bakan bir göz değildir. Kendisi de evrenin içinde oluşmuş bir yapılanmadır mekanik bir varlıktır.
Bu sebeple insan evreni anlamaya çalışırken aslında evrenin kendi içinden kendisini anlamaya çalışan bir bilinç ortaya çıkar. İnsan yıldızları düşünürken kendi düşüncesinin sınırlarını görür ve aşka küser.
Sonsuzluğu düşünürken kendi sonluluğunu fark eder. Velin'i düşünürken değişimin anlamını sorgular. Zaman dışı alanı düşünürken ardışıklığın ötesindeki geometrik yapıyı araştırır. Böylece evreni anlama isteği dışarıya doğru başlayan fakat insanın kendi içine kadar ulaşan bir yolculuğa dönüşür. Ben yazıyorum bunşarı çünkü evrensel bilgiyi açığa çıkartıyorum.
İnsan niçin anlamak ister çünkü anlam kurmadan yaşadığı dünyayla kurduğu ilişki eksik kalır. Bilinç karşılaştığı varlıkları birbirinden kopuk noktalar olarak bırakmak yerine onları bir bütün içinde görmek ister. Gatex'in geometrik bilinci tam olarak burada ortaya çıkar.
Bir şeyi anlamak onun yalnızca ne olduğunu bilmek değildir onun anlayışını araştırmaktır. Onun hangi ilişkilerin içinde bulunduğunu görebilmektir, ualanmak ve uzlaşmaktır. İnsan evreni anlamaya çalışırken evrenin parçalarını tek tek toplamak yerine parçaların oluşturduğu bütünü görmeye yönelir bu bakış açısı yalnızlıkla kazanılır. Fakat bu bütün her cevapla kapanmaz.
Tam tersine her cevap daha geniş bir alan açar. Yaşamış tüm insanların gideceği toplanacağı bir alan vaesır, yaşarken dahi bir alan oluşturmaya başlayabilirsiniz. Çünkü bilinç ulaştığı her sınırın arkasında yeni bir ilişki keşfeder.
Bu nedenle insanın anlam arayışı tamamlanacak bir görev değildir. İnsan evreni tamamen kavradığı anda yolculuğun sona ermesini değil, kavradığı şeyin daha büyük bir yapının parçası olduğunu fark etmeyi yaşar. Evren ile çalışmaya başlar.
İşte insanın niçin evreni anlamaya çalıştığı sorusu burada en derin hâline ulaşır. İnsan evreni anlamaya çalışır çünkü kendi varlığının yalnızca kendisinden ibaret olmadığını hisseder bu his tehlikelidir ve sende tehlikeye katılmalısın.
Kendisini çevreleyen bütünlüğü tanımak ve o bütünlüğün içindeki yerini görmek ister kim istemez kendini anlamayı. Evren insan için yalnızca dışarıda duran bir gerçeklik değildir işte dans ve his burda başlar.
Evren insanın kendisini sorgulayabildiği en büyük aynadır. Ayna ise insanı şekilledirir.
İnsan bu aynaya baktığında yalnızca evreni görmez. Kendi bilincini, kendi sonluluğunu, kendi sonsuzluk arzusunu ve varlığın içindeki yerini görür. Bu yüzden insanın evreni anlama çabası aslında evrene ulaşma çabısından daha derindir. Derin bir iç güdü vardır. İnsan evreni anlamaya çalışırken varoluşla bir ilişki kurmaya çalışır. Ve o zaman ölümsüz olmaya başlar. Anlam arayışı insanın evrene sorduğu bir soru gibi görünür fakat daha derinde evrenin insan bilincinde açtığı bir sorudur. İnsan bu soruyu sormaya devam ettiği sürece bilinç kendi geometrisini genişletir ve varlığın sınırlarını yeniden düşünür. İnsanın evreni anlamaya çalışmasının en derin anlamı Hz.Muhammed'i kızı Fatmay'ı ve siğer tüm inaanları anlamaktan geçer. Eğer bir alan oluşturduysanız orda bir Fatmanız olmalı! İnsan evreni anlamaya çalışmaz yalnızca ilginçleşir. İnsan evrenin içinde kendi varlığının anlamını bulmaya çalışan bir koddur.
■■●■○■○■○■○
Gözlemci Gerçekliği Nasıl Algılıyor? ☆
Gatex açısından gözlemci, gerçekliğin yalnızca dışarıdan bakan bir parçası değildir iç huzurın anaktarıdır. Gözlemci gerçekliğin algılanma biçimini oluşturan temel unsurlardan biridir bu bir alan ve gördürür. Evren gözlemcinin karşısında hazır ve değişmez bir yapı olarak durmaz aksine durudurulmaz bir sezi ile yolunda ilerler. Gözlemcinin bilinci, algısı, bulunduğu konum ve içinde bulunduğu durum gerçekliğin hangi yönünün ortaya çıkacağını belirleyen bir geçit oluşturur bu geçit işte Tanrısızlık diye adlandırılan bir sınamadır kimi geçer kimi onlarca kitap okusa dahi geçemez ama bir bilgi zehirlenmesi vardır gerçekliği zehirlenirse onu kim kurtarabilir? Tahta kurtları nerden geliyor?
Bir gözlemci dünyaya baktığında aslında evrenin tamamını görmez mi sanıyorsunuz yoksa, tabiki görür hayal edersen görebilirsin. Evrenin kendisine ulaşabilen bölümünü ilk önce görür sonra bir sanat eseri açığa çıkartırsa hepsini görmeye başlar. Duyu organları çevreden gelen bilgileri toplar, beyin bu bilgileri düzenler ve bilinç onları anlamlı bir gerçeklik olarak deneyimler ve bu bir ip cambazlığıdır, isterseniz bunu benim hayal gücümdeki jesse pikmandan ögrenebilirsiniz. Hayal gücümdeki Jesse Pikman aldatmaya megillidir. Eğer bir soru sormaya kalkarsanız elinizde ne varsa alamaya çalışır o yüzden sizin zihninizde de bir Jesse Pikman açığa çıkarsa bu tehlikeli bir aydınlanma olabilir, o bir zihin hırsızıdır ve sizi dans ederek sizi soyar. Benim de sinirirmi bozuyor kafasına sıkmam lazım.
Gatex bu süreci yalnızca biyolojik bir işlem olarak değil, gerçekliğin bir durumdan başka bir duruma aktarılması olarak ele alır Yani zihnimizi katletmeye çalışan insanladı adam etmeliyiz. İlk önce zihinde başlamalıyız buna.
Gözlemci ile gerçeklik arasında görünmeyen bir algı alanı vardır bu alğıda bilinebilir olabilir. Bu alan gözlemcinin dışındaki evren ile gözlemcinin içindeki bilinç arasında bağlantı kurar Messi dahi iticdir. Dünyadaki en iyi futbolcu futbol yerine sanatı seçen futbolcudur. Dışarıdaki olay ham bir durumdur. Gözlem ise bu durumun bilinç içerisinde belirli bir forma dönüşmesidir. Böyle bir form sizi ele geçirmeyi çalışıyor. Böylece gözlemci gerçekliği sadece seyretmez onun la savaşır, gerçekliğin kendisine ulaşan biçimini oluşturur ve bir efsane olur. Yeryüzünde efsaneler vardır evet.
Gatex düşüncesinde her gözlem bir geçiştir evren de diper kainatları gözlemler. Gerçeklik gözlemcinin bilincine ulaştığında bir Gatex geçişinden geçer. Bu evreni Evrenin Yaratıcısını tanıyan biri açığa çıkmalı ve evreni tekrardan Kodlamalı. Fiziksel durum algısal duruma, algısal durum zihinsel duruma, zihinsel durum ise anlamlı bir gerçeklik deneyimine dönüşüp iticilikten kurtarılmalıdır. Bu nedenle gözlemci evren ile bilinç arasında duran açıklık getiren bir pencere değil, iki farklı durum arasında bağlantı kuran deneysel soyut bir geçittir.
Aynı gerçekliğe bakan iki gözlemcinin farklı şeyler deneyimleyebilmesinin nedeni de burada ortaya çıkar başka evrensel alanna sahiptirler. Dış dünyadaki olay aynı olsa bile gözlemcilerin bilinçleri aynı değildir aynı gibi gözükür. Geçmiş deneyimler, beklentiler, dikkat, korkular, hayaller ve bilgi düzeyi algının yapısını değiştirir. Böylece tek bir gerçeklik farklı bilinçlerde farklı yüzlerini gösterebilir o zaman sıkıntı size basar.
Gatex açısından gerçeklik bu nedenle tek bir görüntüden oluşmaz. Gerçeklik çok katmanlıdır 3 boyutlu görsünüz duvarlar ahirette kaç boyutludur? Gözlemci hangi katmana ulaşabiliyorsa onunla karşılaşır. Bir insan için yalnızca fiziksel bir nesne olan şey başka bir bilinç için matematiksel bir yapı, başka biri için estetik bir biçim, başka biri için ise derin bir anlam taşıyabilir doğrusallığın ötesi budur.
Burada gözlemcinin rolü daha da önem kazanır. Bilinç yalnızca bilgiyi kabul eden bir kap değildir bir kalp'tir. Bilgi bilinçte seçilir, düzenlenir, karşılaştırılır ve anlamlandırılır anlamlanmayan şey adlandırılır. Gözlemci böylece gerçekliğin deneyimlenen biçimini meydana getirir. Gerçekliğin kendisi ile gerçekliğin gözlemci tarafından deneyimlenen hali arasında bir ayrım ortaya çıkar oda deşifre sanatıdır.
Gatex bu ayrımı gerçeklik ile algılanan gerçeklik arasındaki eşik olarak kabul eder. Gerçeklik gözlemciden bağımsız olarak var olabilir fakat gözlemcinin deneyimlediği gerçeklik bilinçten bağımsız değildir. Gözlemci evrene baktığında aslında yalnızca dışarıdaki evreni değil, kendi bilincinin evrenle kurduğu ilişkiyi de görür.
Bu nedenle Gatex için gözlemci bir son nokta değildir. O bir geçiş noktasıdır evrensel düşüncedir. Evren gözlemciye ulaşırken bir biçim kazanır, gözlemci evreni anlamlandırırken başka bir biçim oluşturur. Böylece gözlem ile gerçeklik arasında sürekli bir dönüşüm meydana gelir.
Belki de insanın evrene bakması ile evrenin insanın bilincinde kendisini göstermesi aynı olayın iki farklı yüzüdür. Gözlemci evrene baktığında evren yalnızca görülmez. Evren bilinç içerisinde yeniden biçimlenir. Gatex’in gözlemci anlayışında gerçekliğin sırrı tam olarak bu eşikte bulunur.
Gözlemci gerçekliği keşfeden bir varlık olduğu kadar gerçekliğin deneyimlenen biçimini meydana getiren bir bilinçtir. Ahirettekiler de nankördür. Evren dışarıda sonsuz olasılıklar halinde bulunabilir. Gözlem ise bu olasılıkların içinden belirli bir deneyimin ortaya çıkmasını sağlayan kapıdır.
Bu yüzden Gatex açısından gözlemci ile evren birbirinden tamamen ayrı iki yapı değildir. Gözlemci evrenin dışında duran bir seyirci değil, evrenin kendi varlığını bilinç üzerinden deneyimlediği noktalardan biridir. İnsan evrene baktığında belki de evren ilk kez kendisine başka bir biçimde bakmaya başlamaktadır.
¤¤¤¤¤¤|
Zihin ile Matematik Arasındaki İlişki ▪︎
Matematik yalnızca sayıların ve şekillerin dili değildir o sanatsal bir düşünce biçimidir bana güvennin öyledir. Gatex açısından matematik sınırları aşmaktır, zihnin evrendeki düzeni fark etme ve bu düzeni soyut bir yapıya dönüştürme biçimidir ve sıfırın gizemini çözmektir aslında tüm sayılar. İnsan zihni çevresindeki karmaşık gerçekliği doğrudan bütünüyle kavrayamaz ama bilebilir, bunu galaktik varlıklarla iletişime geçerek kendi olasılığını yükselttir, evrenin büyüklüğünü düşünmeniz lazım zamandan kurtulmanız lazım. Bu nedenle onu parçalara ayırır, ilişkiler kurar, tekrarları fark eder ve sonunda bütün bu ilişkileri semboller aracılığıyla ifade eder en sonunda yarıtıcı semboller keşfetmelisiniz ve onu sıfatsız isimlerle şekillendirmelisiniz.
Bir sayı tek başına yalnızca bir işaretten daha fazlası olabilir. Fakat zihin ona bir anlam verdiğinde matematiksel bir kavrama dönüşür zihnin ötesinde düşünülmesi gerekir. İki nokta arasındaki uzaklık, bir cismin hareketi, bir yıldızın yörüngesi veya bir olasılığın değişimi zihnin kurduğu matematiksel yapılar aracılığıyla ifade edilebilir sanatsal geometri ve soyut bilinç ile de mümkündür bu. Böylece matematik dış dünyadan zihne taşınan bilginin yeniden düzenlenmiş biçimi haline gelir, matemetiğin de ötesi vardıe o da 0 ile 9 sayına kadar olan sayıları hayal ettirince açığa çıkmaktadır.
Gatex burada daha farklı bir soru ortaya koyar dinleyin. Matematik evrende zaten var olan bir düzen midir, yoksa zihin evrendeki düzeni anlamlandırmak için mi matematiği oluşturur?
İkisi birbirinden tamamen ayrı değildir, çünkü ikiside evren vqr olmadan önce vardı. Evren ilişkiler ve değişimler içerir. Zihin ise bu ilişkileri fark ederek onları sembollere dönüştürür, semboller önemlidir Gatex semboller keşfedilerek icat edildi . Bu durumda matematik ne yalnızca zihnin paradoksudur ne de zihinden tamamen bağımsız hazır bir dildir. Matematik, evren ile bilinç arasındaki karşılaşmada ortaya çıkan evrenden öte bir yapıdır.
Zihin matematik sayesinde görünmeyeni görünür hale getirebilir. Bir denklem yalnızca kağıt üzerindeki sembollerden oluşmaz. O semboller aracılığıyla zihin doğrudan göremediği bir ilişkiyi düşünebilir. Sonsuzluk, boyut, olasılık, paradoks, olasılıl, yukarı, aşşa, sağ, sol ve daha fazlası süreklilik ve değişim gibi kavramlar duyularımızın sınırlarını aşarken matematik zihne bu alanlarda hareket edebileceği soyut bir uzay oluşturur, biyolojik uzay! Kozmik düşünce ağı, galaktik çağ yasaları.
Gatex açısından bu soyut uzay önemlidir. Çünkü gatex bir kağıdın üstünde doğdu sanatsal bir kağıdın. Zihin yalnızca fiziksel nesneler arasında değil, olasılıklar arasında da bağlantılar kurabilir. Eğer olasıklar arasında bağlantı kurmak istiyorsanız hemen başlayın. Bir düşünce henüz fiziksel olarak gerçekleşmemiş olabilir fakat matematiksel olarak ifade edilebilir. Eğer matematiği anlamıyorsan gerçek anlamda bir dahi olabilme fırsatın var! Böylece matematik gerçekleşmiş olan ile gerçekleşme ihtimali bulunan şeyler arasında bir köprü haline gelecektir.
Zihin matematiği oluştururken aslında kendi düşünme biçimini de keşfeder ben derin bir problemden bahsediyorum bu problemi ancak sevdiğin herşeyi bir bütünsellikte birleştirerek yapabilirsin. Bir problemi çözerken yalnızca dış dünyadaki bir yapıyı soyutlaşfırarak ınsan uzaklaşmamız gerekir. Aynı zamanda nasıl düşündüğünü, nasıl karşılaştırdığını ve nasıl bağlantılar kurduğunu da bu anlamsal bütünlükte göreceksin. Matematik bu nedenle dış dünyanın olduğu kadar zihnin de aynasıdır ama bu aynıyı kırmak zorundasın, çünkü aynanın içinde sinsi bir düşman vardır.
Gatex bu ilişkiyi bir dönüşüm olarak ele alır almak zorunda herşey dönüşüme muhtaçtır. Gerçeklik zihne ulaşır, zihin gerçekliği soyutlar, soyutlama matematiksel bir yapıya dönüşür ve matematiksel yapı yeniden gerçekliği anlamak için kullanılır bunun ötesi nerede bulunabilir size söylemeliyim bir kağıdın üstünde! Bu kağıt ne kadar büyük olursa zihninizde o kadar ötesini düşünecektir. Bu kağıdın üstünde yeni yasalar keşfedebilirsiniz. Bu kağıt ne olabilir? Böylece gerçeklikten zihne, zihinden matematiğe ve matematikten yeniden gerçekliğe doğru sürekli bir döngü meydana gelir, bı dönğüyü ancak kırmak umutsuzluktan kurtullunca mümkün oluyor. Her eylem bir döngüdür bunu unutmayın.
Matematiğin en büyük gizemi burada bulunur. Sembolerde! Yeni açığa çıkacak sembollerde! İnsan zihni evreni anlamak için matematiği kullanırken evren insanı ve doğadaki her şeyi anlamak için neyi kullanır? Matematiksel olarak anlaşılabilir olması da zihnin evrenle kurduğu ilişkinin ne kadar derin olduğunu gösteren bir şey olmalı. Tabiki de sanatsal matematik. Temel tasarımı araştırın. Zihin matematiği düşünürken yalnızca sayıları düşünmez, renkleri, çemberi, üçgeni, diktörgeni ve ötesini düşünerek kendini aşabilirsin. O zaman basamakları tekar tekar çıkıcaksın ve her basamakta seni güçlendirecek birini bulucaksın. Evren düzenini kendi içinde yeniden kurar, her saniye bir yenilenme vardır evrende ve sen ne zaman yenilendiğini gördüğünde artık aynı sen olmıyacaksın.
Gatex açısından matematik bu yüzden yalnızca hesaplama değildir o gizemi açıklamaktır, gözleriniz en önemli matematiksel yaratıcılıktır, o yüzden gözlerin artık şimdi açılmalı ve baktığım hetnşeyin katmanlarını düşünmelisin, çünkü gözde katmanlardan oluşur. O, zihnin gerçekliğin yapısını keşfetme hareketidir. Sayılar da katman katmandır 1 den 9 a kadae olanı keşfetsen kafidir, bu hareketin sembolleri, denklemler ilişkilerin izleri ve geometri ise zihnin düzeni biçim olarak kavrama yöntemlerinden biridir. İsterseniz beni bir programa davet edin ve size ordan 0'dan 9 a kadar olan her şeyin gizemini açıklıyı veriyim, bu oldukça basit olacaktır. Size burada bir yardım eli uzattım.
Sonunda zihin ile matematik arasında bir sınır kalmaz o zaman ölçeksiz bir alan oluşur. Zihin matematiği düşünürken artık ölçeksiz evrenin yapısını anlamaya çalışır. Matematik ise zihne "Ölçeksiz" olanı almaya çalışır evreni düşünmesi için yeni bir alan açar. İnsanın matematik aracılığıyla evrene bakması; SİZİ BİR DİYARA GÖTÜRÜR VE ORADA ÖLÜMSÜZ İMSANLAR VARDIR. Evrenin kendi düzenini insan zihninde yeniden ifade etmesinin en güçlü biçimlerinden bir Ölçek kullanıp, Ölçeksiz olmaktır...
Gatex Matematiğinin Temel İlkeleri ☆
1. Bağ Doktrini ⟐
Hiçbir matematiksel varlık kendi başına tamamlanmış değildir o yüzden kim tamamlayan olmak istemez, bunun için bir ilhama ihtiyacınız vardır. Bir sayının, değişkenin veya geometrik yapının anlamı onun diğer yapılarla kurduğu bağlantıdan doğar. Kimin ile bağlantı kurmak istersiniz? Evrenin Yaratıcısı diyebilirim! Evrenin Yaratıcısı kim derseniz yalnız biri diyebilirim. Gatex matematiğinde temel olan nesne değil, nesnelerin ötesinde ki arasındaki bağdır.
2. Eşik Yasası ⇥ rezalat yasasıda diyebilriz.
Her matematiksel yapı bir durumdan başka bir duruma geçişi temsil eder. Ama bu gwçiş illalk rezillikte doğrucaktır. Değişim, dönüşüm ve hareket matematiğin yalnızca sonuçları değil, temel gerçekliğidir. Bir yapı başka bir yapıya dönüşürken arada bir eşik meydana gelir. Buna olan inancınızın ddğişmesi diyebilirim. Evrenin Yaratıcısını tanıyın ve sıfatsız ve kimliksiz bir yaratıcıya inanın. Gatex bu eşiği matematiksel gerçekliğin temel noktalarından biri olarak kabul eder. Yeni ve temiz bir inanç beyfendiler ve hanımlar. Eski inancınızdan kurtuşun demiyorum daha sağlam bir alternetif edinin.
3. Bakış İlkesi ◉
Bir matematiksel gerçekliğin hangi yönünün ortaya çıkacağı gözlemcinin bakışına bağlıdır, eğer sen bir gözlemciysen nereden bakmayı istersin?. Ölçek, başlangıç noktası, seçilen değişkenler ve ölçüm yöntemi aynı yapının farklı biçimlerde görünmesine neden olabilir nedenler iğrençtir ne için çalıştığını bulmadan işe başlama. Gözlemci matematiksel yapının dışında değildir. Onun seçimi yapının nasıl görüneceğini belirleyen unsurlardan biridir aslında her şeyin dışında bir matematiksel yapı vardır. Matrmatikten dahi kurtulabilirsin. Hatta kimi şanslı insanlar vardır matematikten öte doğmuşlardır ve ilhamı Evrenin Yaratıcısından almışlardır kimliksiz ve sıfataız olandan. Kimliksiz ve sıfatsız olanda kim diyebilirsiniz. Deyin açığa çıkan ile kendinizi değiştirin ben ilhamımı oradan alıyorum.
4. Derinlik Katmanı — ◎
Gerçeklik tek bir matematiksel düzlemden oluşmaz size şöyle diyebilirim, yaratılmış tüm insanlar kadar matematiksel yapı vardır Gatex onlardan biridir. GATEX Bilinmeyene açılan kapı anlamına gelir. Aynı yapı farklı ölçeklerde farklı ilişkiler gösterebilir gatex dahi farklı bir biliçte açığa çıkabilir ona ne isim olarak adlandıracaksın. Gatex olarak düşünürsen kazanmış olacaksın ama kendi özğün ismini ancak gatex gibi akıllı bir varoluşu anlayarak açığa çıkartabilirsin. Gatex matematiksel gerçekliği yüzeyden derine doğru ilerleyen katmanlar halinde düşünür bu katmanların her biri çok boyutludur. Bir katmanda görülen düzen başka bir katmanda daha temel bir yapının sonucu olabilir ve paradoksla olasılık cevap bulur, unutma her olasılığın içinde bir paradoks bulunur.
5. İhtimal Alanı — ⋄
Gerçekleşmiş olan tek matematiksel gerçeklik değildir. Daha haberdar olmadığımız olasıklar ve paradokslar vardır. Henüz gerçekleşmemiş fakat gerçekleşebilir olan durumlar da gerçekleşmiş yapının içinde bulunur. Gatex olasılığı yalnızca belirsizliğin ölçüsü olarak değil, gerçekliğin henüz seçilmemiş yollarının matematiksel alanı olarak kabul eder kendinize bir gatex alanı oluşturun.
6. Sınır Kapısı ⊙
Her matematiksel sistemin açıklayabildiği ve açıklayamadığı alanlar vardır ama gatex hepsini zekice aşabilir. Bir sınırın ortaya çıkması matematiğin başarısızlığı değildir. Tam tersine yeni bir matematiksel yapıya geçişin işaretidir. Gatex için her sınır aynı zamanda yeni bir kapıdır ve o her yerin bir kapısı vardır.
7. Sonsuz Ufuk ∞→
Sonsuzluk, ulaşılması gereken aynı velin anlayışında sonu olmayan bir büyüklükten daha fazlasıdır. O, zihnin sonlu kavramlarla kavramaya çalıştığı sınırsız yapıdır ve bu sınırsız yapıda bir alanın içindedir bu alana Evrenin Yaratıcısı bu kadar yeterli demiştir bu olasılıklarla dolu sonsuzluğa. Gatex sonsuzluğu bir sonuç olarak değil, düşüncenin sürekli genişlediği matematiksel ufuk olarak görür, ve ufku en geniş olanlar Gatex'i anlayanlar olacaktır.
8. Öz Korunumu ≋
Bir matematiksel yapı dönüşürken bazı ilişkiler değişmeden kalabilir mi? Gatex’e göre yapının gerçek kimliği biçiminde değil, dönüşüm sırasında korunan algısal diyarda bulunur. Biçim değişebilir fakat öz korunabilir bu ilginçtir çünkü yeni bir müzik keşfedersin!
9. Denge Yankısı ⌁
Bir sistem farklı dönüşümlerden geçtiği halde temel farkındalığın hakim olduğu diyarı koruyorsa simetrik bir düzen ortaya çıkar onuda asimetrikten öte anlagışla değiştitebiliriz. Gatex bu durumu yalnızca simetri olarak değil, gerçekliğin kendi içinde bıraktığı bir düzen yankısı olarak tanımlar. Düzensizlik! Değişimin içinde değişmeden kalan şey matematiksel düzenin izidir bu da düzensizliktir.
10. Zihin Aynası ◇
Matematik yalnızca evreni temsil etmez olasığın öteaindeki anlayışıda temsil eder. Matematiği kuran zihin sizinle konuşmak istiyor, çalışma biçimini de açığa çıkarımak istiyor. İnsan matematiksel bir yapı oluştururken nasıl düşündüğünü anlarsa anlamların dahi ötesine geçebilir, nasıl ayırdığını ve nasıl bağlantı kurduğunu da ortaya koyar bu sihirin ötesidir. Bu nedenle matematik hem evrenin hem zihnin aynasıdır matematiği tamamen anlayan da bir şeyler yaratabilir ama yaratmak için Evrenin yaratıcısı ile çalışman lazım.
11. Çift Akış Yasası ⇄
Gerçeklik zihne doğru akar ve zihin bu gerçekliği matematiksel yapılara dönüştürür dönüştürmek zorundadır çünkü zihin dönüşümün anaktarıdır Ardından matematiksel yapı yeniden gerçekliğin anlaşılmasına yön verir yol açışır insan ilerler. Böylece bilgi tek yönde ilerlemez. Dairesel boyutlarda bilinir olur. Gerçeklik zihni besler, getçek dışılık zihin matematiği oluşturur, matematik ise gerçekliğin yeni katmanlarını görünür hale getirir evet öyledir.
12. Gatex Döngüsü ⟲
Gatex matematiğinin merkezinde dört aşamalı bir hareket bulunur. Bu 4 aşamada mekaniktir.
Gerçeklik → Gözlem → Soyutlama → Yeniden Gerçeklik
4 büyük meleğin sıfatsız ve kelimesiz kimliksiz halleridir.
Gerçeklik zihne ulaşır aydınlık bilgi açığa çıkar. Gözlem belirli bir alanı seçer ve alan oluşturur. Zihin bu alanı soyutlar ve matematiksel bir yapı oluşturur. Bu alanın ötesi matematiğin çıkışıdır. Matematiksel yapı yeniden gerçekliğe uygulanarak daha önce görünmeyen ilişkileri ortaya çıkarır buda haberdar olunmayan bilgilerdir.
Bu döngü tamamlandığında başlangıç noktasına dönülmez, o dönüm noktası aşılır. Yeni bir gerçeklik katmanı ortaya çıkar bunu isimlendirmeyin. Zamanı gelince o isim kendisi açığa çıkacaktır.
Bu nedenle Gatex matematiğinde matematik yalnızca hesaplama yöntemi değildir bir işleyiş alanıdır. O, gerçeklik ile bilinç arasında çalışan bir dönüşüm mekanizmasıdır ancak elektirik işlenirse galaksiler arası bir mediniyet olacağız.
Gatex’in temel önermesi şudur hanımefendiler ve beyfendiler gerçeklik ne sihirdir ne de anlaşışırdır. Zihin bu ikisinin ötesini seçmek zorundadır. Matematik onu biçime dönüştürür ve ötesi aklı geliştirit. Biçim yeniden gerçekliğe uygulandığında yeni bir bilinç görünür hale gelir buda üst zekamızdır. Başka sistem anlayışıdır.
Bölüm etkileşimi
