4. bölüm · Empire of Ashes
(Ekaterina bakış açısı)
O gece eve döndüğümüzde Dmitri konuşmadı.
Bu yeni bir şey değildi.
Ama bu seferki sessizlik… farklıydı.
Ceketini bile çıkarmadan çalışma odasına geçti. Kapıyı kapatmadı. Bu da yeni değildi. Dmitri kapıları kapatmazdı; ya insanları dışarıda tutar ya da içeride tutardı.
Ama bugün…
sanki hiçbir şeyi tutamıyordu.
Merdivenlerin üstünden onu izledim.
Elini masaya koymuştu. Hiç hareket etmiyordu. Sanki bir şey düşünmüyordu da… bir şeyi hatırlıyordu.
Ve bu düşünce beni rahatsız etti.
Yavaşça aşağı indim.
Topuk seslerim evin içinde yankılandı.
“Bugün işte bir sorun vardı.” dedim.
Sesim sakindi.
Çok sakindi.
Dmitri başını kaldırmadı.
“Hayır.” dedi.
Tek kelime.
Ama yalan olduğunu anlamak için yüzüne bakmama bile gerek yoktu.
Yaklaştım.
Masaya oturmadım. Karşısına da geçmedim.
Onun yanında durdum.
Çünkü güç her zaman mesafede gizliydi.
“Yalan söylediğinde bunu biliyorum, Dmitri.” dedim.
Bu sefer gözlerini kapattı.
Sadece bir saniye.
Ama yeterliydi.
“Ekaterina.” dedi uyarır gibi.
Gülümsedim.
“Adımı söylediğinde konuyu değiştireceğini mi sanıyorsun?”
Sessizlik.
O sessizlik… artık beni eskisi gibi korkutmuyordu.
Beni meraklandırıyordu.
“Bugün kimdi?” dedim.
Gözlerini açtı.
Bakışları sertti.
Ama sertlik her zaman gerçek değildi.
“Bir hedef.” dedi.
Başımı hafifçe yana eğdim.
“Yalan.” dedim sakin bir sesle.
Parmaklarımı masanın kenarına koydum.
“Bugün seni değiştiren şey bir hedef değildi.”
Dmitri’nin çenesi gerildi.
İşte oradaydı.
Küçük bir kırılma.
Görünmez ama gerçek.
Bir an sustu.
Sonra:
“Bunu uzatma.” dedi.
Gülümsedim.
“Ben uzatmıyorum.” dedim. “Sen kısaltıyorsun.”
Eğildim biraz.
Göz hizasına geldim.
“Biri vardı.” dedim. “Değil mi?”
Bu kez cevap vermedi.
Ama bu bile cevaptı.
Yavaşça doğruldum.
İçimde bir şey… hafifçe kıpırdadı.
Şüphe.
Ama henüz isim vermemiştim.
Henüz “o” dememiştim.
Çünkü bazı isimler… önce hissedilir.
“Dmitri…” dedim yumuşak bir sesle.
“Beni aptal yerine koymaya çalışma.”
Gözleri sonunda bana döndü.
Ve o an…
Gördüm.
Bir kadın yüzünden değişmiş bir adamı değil.
Bir kadını saklamaya çalışan bir adamı.
Sessizlik uzadı.
Sonra çok düşük bir sesle konuştu:
“Bu konu kapanacak.”
Başımı salladım.
“Hayır.” dedim.
Durdum.
Ve ilk kez, gerçekten şüphe ettim.
Sadece bir isim değil…
Bir geçmiş vardı.
Ve Dmitri Volkov, o geçmişi hâlâ yaşıyordu.
Benimle birlikte.
Ama benim bilmediğim bir şekilde.
Kapıya döndüm.
Çıkarken son kez konuştum:
“Kim olduğunu öğreneceğim.”
Arkamdan hiçbir şey söylemedi.
Ama o sessizlik…
Bu sefer cevap gibiydi.
Ve ben artık şunu biliyordum:
Dmitri benden bir şey saklıyordu.
Ve o “şey”
beni bu evliliğin içinde en tehlikeli kişiye dönüştürebilirdi.
