2. bölüm / 6
ELEMENTİN LANETİ2.BÖLÜM
Bölümler 6Şu an: 2.BÖLÜM
- 1 1.BÖLÜM887 kelime
- 2 2.BÖLÜM1.075 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.BÖLÜM2.238 kelime
- 4 4.BÖLÜM2.118 kelime
- 5 5.BÖLÜM1.640 kelime
- 6 6.BÖLÜM1.226 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gözlerime ışık vurmaya başladı. Uyandığımda herkes oturmuş bir şeylerle uğraşıyordu. Oscar kitap okuyor, Sasha ve
Raven konuşuyor, Helia'da antrenman yapıyordu. "Bugün antreman yok mu?" diye sordum. Sasha "Eğitmen Marco
bugünlük izin verdi. " dedi mutlu bir şekilde.
"Bu arada kahvaltı geldi, senin için de ayırdık." dedi Raven kenarda duran tabağı aldım. Patates püresi ve lapa vardı. Bir
kaşık aldım, tadı güzel değildi yemekle oynamaya başladım. Karşımda oturan Oscar'a " Oscar o kitap nerden çıktı?" diye
sordum. " Zırhlarımızı almak için yanlışlıkla kütüphaneye girdiğimizde almıştım." dedi kararlı bir şekilde. Tabağı kenara bıraktım ve dışarı çıktım.
İçeride dura dura bunalmıştım. Alana çıktığımda arkamdan adımı duydum
"Elenaa!". Gelen Oscar'dı ,yanımda durdu nefes nefese kalmıştı, kollarının arasında okuduğu kitap vardı. " Noldu Oscar" diye sordum " Elena bu kitapta senden bahsediyor" dedi heyecan ve korkuyla
"Nasıl yani"dedim sesim titriyordu "al oku" hızlıca elime kitabı tutuşturdu.Kitabı elime aldım ve sayfaları aralayıp okumaya başladım.
Her şey 100 yıl önce Orora'nın Dünya'yı elegeçirme isteğiyle tüm Dünya'yı istilâ etmesiyle başladı. İstediğini başaran Orora bütün karanlığını bir gölge olarak Dünya' ya saldı. Birde kendine hizmet etsinler diye Element Taşı'nı parçalayarak
Element Lanati'ni Dünya'ya saldı ve şöyle dedi "Beni durdurmak için iki Element Lanetine sahip iki kız kardeşin bir araya
gelip güçlerini birleştirmesi lazım" Bütün Dünya'yı lanetten kurtarmak için Billius'daki Elena ve kardeşinden uzakta tutulan Grisha'daki Yelena'nın bir araya gelmesi lazım. Bütün dünya'nın kaderi Elena ve Yelena'ya bağlı.
"Bu...bu doğru mu ?" dedim korkuyla. Oscar "Büyük olasılıkla
doğru çünkü şu zamana kadar görülen ilk iki element lanetine
sahip kişi sensin." dedi kendinden emin ses tonuyla " O zaman
neden bir kardeşim olduğunu söylemediler?" dedim sesim biraz
yüksek çıkmıştı " Bilemem dedi" ve arkasını dönüp zindanlığa
doğru ilerledi.
Az önce okuduklarım hayatıma büyük değişiklikler katmıştı artık daha çok düşünüyorum. Kardeşim kim? Nasıl biri ? ve en önemlisi bu bilgiler doğru mu.? Çimenlerin üzerine oturdum ve
yavaş yavaş batmaya başlayan güneşi izledim.
Hava neredeyse kararmıştı. Oturduğum çimenlerin üzerinden kalktım ve zindanlığa doğru yürümeye başladım. Yürürken çimlerin yeşil rengi botlarıma geçiyordu. Ağlamıştım ve fark etmesinler diye hızlı hızlı gözlerimi siliyordum.
Zindana girdim ve Oscar'ın yanına oturdum. " Bunu diğerlerine anlatmasak olur mu." diyerek fısıldadım. " Neyi?" diyen
Sasha'ya baktım, sanırım fısıldamamıştım. "Neden bize
anlatmıyorsunuz?" dedi Helia biraz kızmış gibiydi. "Tamam anlatıcam." Kafamı Oscar' a çevirdim, kafasını olumlu
anlamında aşağı yukarı salladı " Benim ikiz kız kardeşim var” Sesim çok ciddi çıktı."Nereden öğrendin Elena?" diyen
Raven'ın yüzüne baktım. " Oscar'ın okuduğu kitapta yazıyor"
dedim.
" Bir babası kral çıkar, bir bilinmeyen bir kız kardeşi çıkar" dedi Helia. Helia'nın dediği söze karşı gözlerimi devirdim. Oscar'ın yanından kalkıp yatağıma geçtim. "Bence artık yatmalıyız
sonuçta yarın antrenman var." dedi Raven. Yatağıma uzandım ve gözlerimi kapatıp yarın için dilek diledim.
Uyandığımda bekçi zindanın önünde bekliyordu. Görevli " hadi
kalkın gidiyoruz. " Yatağımdan kalktım ve zindan kapısının önüne geldim.
"Nereye gidiyoruz?."dedim. "Kuleye gidiyoruz." dedi görevli ciddi bir sesle. " Hangi kuleye gidiyoruz" dedi Raven " Savaşa katılacak grupların kalacağı kuleye gidiyoruz, acele edin" dedi görevli. Kapıyı açtı tek sıra halinde zindandan
çıktık. Zindanların aralarından geçtik.
Sonunda demir kapının önüne geldik, görevli kapıyı açtı ve " Beni takip edin." dedi. Neden böyle birşey dediğini anlaya-
madım sonuçta onu takip ediyorduk.
Uzun bir yürüyüşün sonunda yirmi katlı bir kulenin önüne geldik. Gözlerimi kulenin son katına diktim, neredeyse gözükmüyordu "Vay canına bu çok büyük" dedi Sasha heyecanlı bir şekilde "Evet" dedi Helia kuleyi incelerken.
“Sekizinci kat sizin grubunuzun katı odaların kapılarında isimleriniz yazıyor, akşam yemeğine kadar odalardan çıkmak yok " dedi görevli ve arkası dönüp gitti. Kuleye girdik alt kat yemekhaneydi bir sürü masa ve sandalye vardı. Yemekhaneyi biraz inceledikten sonra merdivenlere yöneldik. Sekiz katı tırmanmaya başladık, artık bacaklarım
ağrıyordu ve nefes nefese kalmıştım.
"Biraz dinlenelim " dedi Oscar arkadan
" Olur " dedim ve basamağın birine oturdum. Beş dakika olmadan yerimden kalktım," Hadi merdiven çıkmaya devam." dedim. Herkes yerinden kalktı ve yürümeye devam ettik.
Sonunda sekizinci kata vardık, katta altı tane oda vardı. Beşi kendi odalarımız, altıncısı ise kiler gibi bir odaydı. Odaların
kapılarının üzerinde yazan isimleri okuyarak kendi odamı buldum. Odamın sağında Sasha'nın odası solunda ise Helia'nın odası vardı. Odama girdim, odamda bir yatak yatağın yanında bir dolap ve odanın diğer ucunda bir küvet vardı.
Yavaş adımlarla küvete doğru ilerledim, küvetin yanında suyla dolu üç kova su vardı. Oda çok geniş değildi ama zindandan kat kat daha iyiydi.
Yatağımın yanına gittim ve üzerine bağdaş kurarak oturdum. Uyandığımda geceyarısıydı, oturduğum yerde uyumuştum ve bu yüzden baçaklarım karıncalanıyordu. Yerimden kalktım ve
yatağa düzgünce yattım.
Sabah uyandığımda akşam yemek yemediğim için karnımda bir ağrı oluştu. Yataktan kalktım ve yemekhaneye indim bu sefer sekiz katı mola vermeden inmiştim. Yemeğimi aldım ve masada yemek yiyen Helia'nın yanına oturup yemeğimi yemeye başladım. Zaman geçtikçe yemekhane dolmaya başladı. Tam ekmeği ağzıma götürecektimki Oscar ve Sasha yanımıza gelip oturdular. " Raven nerede?. " diye sordum.
Oscar ağzı doluyken" sırada" dedi.
Yemeğimi bitirdiğimde Raven'da masaya oturup yemeğini yemeye başladı. Onlara
" Afiyet olsun. "dedikten sonra antrenman alanına doğru ilerledim.Vardığımda alanda hiç kimse yoktu, Güneş tenimi yakmaya başladığında koşmaya karar verdim.
Bir saattir koşuyordum ve çok yorurmuşdum. Ormanlık alana
doğru ilerledim ve ağaca sırtımı yaslayıp yere oturdum, bacaklarımı kendime doğru çekip kollarımı bacaklarımın etrafına doladım. Tenim Güneş ışınları tarafından kızarmak üzereyken uyandım,neredeyse öğlen olmuştu. Ayağa kalktım uzun süre oturduğum çin bacaklarım karıncalanıyorlardı, bu yüzden bir süre hareket edemedim.
Kuleye gitmeye karar verdim ve
kulenin olduğu yöne doğru ilerledim.
Kuleye vardığımda etraf çok sessizdi, büyük ihtimalle herkes alanda olmalıydı. Bu sessizlikten faydalanarak odama çıkmaya karar verdim. Koridorlar neredeyse tüm kule boştu, odama
geçtim ve yatağımın üzerine oturup bağdaş kurdum.
Kapım tıkladı "Gir"dedim,Sasha içeri girdi " Neredesin kuleden bizden önce çıktın alanda da seni göremeyince burada olacağını tahmin ettim ve geldim " dedi mutlulukla. Ona yanıma oturmasını işaret ederek elimle yatağa vurdum. "Ormanda yürüyüşe çıkmıştım " dedim yatakta tepişerek, "Hadi gel alana gidelim bizi merak etmişlerdir " dedi ayağa kalkarak.
Odadan çıktı bende peşindengittim, alana kadar hiç konuşmadık
Vardığımızda tüm ekip çalışıyordu,bizi fark ettiklerinde hepsi yanımıza geldi.
" Elena nerdeydin " dedi Oscar merakla
" onu kulede buldum " dedi Sasha kendinden emin bir şekilde."Sabah
yürüyüşe çıkmıştım,alt tarafı sizden birkaç saat ayrı kaldım ne meraklıymışsınız be" deyip kaşlarımı hafifçe çattım. Helia" Bu
kadar kızmana gerek yoktu " dedi ve arkasını dönüp antrenmana devam etti.
Akşam olana kadar çalıştık,karanlık yolda kuleye doğru yürürken her bir tarafım ağaçların dalları tarafından çizildi.
Kuleye vardığımızda herkes uyuyordu, mum ve meşaleler tarafından aydınlatılmış loş koridorlardan geçerek odama vardım. Küvetin yanına gittim ve yerde içi su dolu olan iki kovayı alıp küvete boşalttım.
Küvet neredeyse tamamen dolmuştu. Üzerimdekinleri çıkartıp ılık suyun içine girdim.
Bölüm etkileşimi
