16. bölüm · Ege’nin Rüzgarı

📘 13. Bölüm – Sessizliğin Arasından

Dilara Dinç

Ofiste herkes gitmişti. Gecenin loş ışıkları, camdan içeri süzülüyordu. Kumsal, masasındaki dosyaları toplamış ama bir türlü gitmeye karar verememişti. Ayaz hâlâ odasındaydı. Kapısı açıktı, içeriden yalnızca sayfa çevirme sesi geliyordu.
Cesaretini topladı. Hafifçe kapıyı tıklattı.
“Müsait misiniz?”
Ayaz başını kaldırdı. Gözlüğünü çıkardı, masasının kenarına bıraktı.
“Gel.” dedi, kısaca.
Kumsal içeri girdi. Ellerini birleştirmişti, biraz gergindi ama konuşmak istiyordu.
“Bugün için… teşekkür ederim.” dedi. “Yanımda durmanız… güven verdi.”
Ayaz ona baktı, ama cevabı geciktirdi. Sonunda sadece başını salladı.
“Sen işini yaptın. Teşekkürü hak ettin.”
Bu kısa cümle bile, onun ağzından çıkınca fazla gibi geliyordu. Ama Kumsal susmadı.
“İlk kez… kendimi bu kadar işe ait hissettim.” dedi. “Yani… sadece kazandığımız için değil. Siz bana inandığınız için.”
Ayaz’ın yüzü kısa bir an için yumuşadı. Ama hemen sonra toparlandı.
“İnanç değil. Gözlem. Dosyaya hakimdiniz. Duruşma sırasında kontrolü kaybetmediniz. Avukat gibi davrandınız.”
Kumsal hafifçe gülümsedi. Onun soğuk kelimelerinin ardındaki gerçek anlamı duyabiliyordu artık.
“Siz… hep böyle misiniz?” diye sordu. “Bu kadar mesafeli, bu kadar duvarlı?”
Ayaz bir an için kıpırdamadan kaldı. Sanki o cümle, uzun zamandır kaçtığı bir yere dokunmuş gibiydi.
“Bu işte… duygular fazla gelirse, kaybedersin.” dedi. “O yüzden… bazen duvar iyidir.”
Kumsal başını eğdi. Anlamıştı. Ama bu, onu yıldırmadı. Birkaç adım geri çekildi, kapıya doğru yöneldi. Sonra durdu ve arkasını dönmeden ekledi:
“Ben kaybetmeyi göze alacak kadar sevdim bazı şeyleri. Belki bu yüzden… avukat oldum.”
Ve kapıyı sessizce kapatıp çıktı.
Ayaz, yalnız kaldığı odada bir süre ona baktığı yerden boşluğa baktı. Gözlüğünü tekrar takmadı. Sadece derin bir nefes aldı.İlk defa… savunmasız kaldı.