14. bölüm / 16
Duru mecbur bırakılmış hayatlarÖlüm, Kurtuluşmdur?13. Bölüm
Bölümler 16Şu an: Ölüm, Kurtuluşmdur?13. Bölüm
- 1 700. Kurban ~Giriş148 kelime
- 2 İlk bakış~1.Bolum416 kelime
- 3 Unutmuş Bizi~2. Bölüm673 kelime
- 4 Kimsin Sen~3. Bölüm825 kelime
- 5 Yıllar sonra~4. Bölüm629 kelime
- 6 Aşığım sana 5. Bölüm1.341 kelime
- 7 Biz savaşin içinde değildik biz savaşın ta kendisiydik 6.Bolum956 kelime
- 8 Kapan 7. Bölüm888 kelime
- 9 Az kalmıştı her şey ve herkes için 8. Bölüm902 kelime
- 10 Özlem 9. Bölüm1.335 kelime
- 11 Yeni Ekip 10. bölüm1.806 kelime
- 12 Bir odada biri ağlarken diğeri mutlu olabilir miydi 11. Bölüm800 kelime
- 13 Hayaller ve gerçekler 12. Bölüm~665 kelime
- 14 Ölüm, Kurtuluşmdur?13. Bölüm1.101 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 zorunlu ayrılıklar 14. Bölüm911 kelime
- 16 Bazı zorlukların üstesinden gelinmez.15. bölüm816 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ekipçe eflalin telefonunun gösterdiği yere gelmiştik "vurulani ben birdaha vururum haberiniz olsun " dedim "kılıç bak baştan uyarıyorum bizden ayrılmak yok" başını salladı
Arabadan indiğimde diğerleride teker teker arkamdan indi büyük bir evdi burası kapidaki adamları silahlarimizdaki susturucularla vurduk içeri girdiğimizde gördüğümüz her adamı indiriyorduk kılıç hemen yanımdaydı diğer yanımda ise özgür vardı kılıcın arkasından bir adam geliyordu özgür onu vurdu ama ozgürün de arkasında bir adam vardı onuda ben vurdum özgür bana aferin der gibi baktı. Evin büyük camları vardı ve içerisi gözükmüyordu kapıyı kırıp içeri girdik içeride bir kadın eflalin kafasına silah dayamış ayni zamanda da onu bir sandalyeye bağlamıştı
Kadın,"bende sizi bekliyordum"
Tanıyordum onu... Kılıç'ın annesi...
"Ne istiyorsun ondan" diye bağırdı Kılıç gözlerimi ona çevirip uyarıcı bir Bakış attım "seçim"dedi kadın o sırada iki tane adam bir odadan eflal'i çıkarttı kılıç eflal'in dağılmış yüzüne bakarken küçük bir kız girdi alanımıza"defne!" Diye bağırdım hayır olamazdı hayır ya "küçücük bir kız ya ne istiyorsun sen ondan" demiştim ama ne istediği belliydi"seçim istiyorum" tekrar etti cümlesini "seç oğlum. Kardeşin yerine koyduğunu kızın kardeşimi, yoksa sevdiğin kadın mi" o an sanki başımdan kaynar sular döküldü kılıç sertçe yutkundu...
~KILIÇ'DAN~
Defne çok küçüktü onu böyle bir hataya atamazdim, ama yanındaki de 12 yıl dile kolay değildi,asla değildi "ikisinide seçmiyorum beni vur" eflal,"kılıç hayır!" "Böyle aşıklar hâla varmıydi be dedi" aslında biyolojik annem olan ama hakketmeyen kadın narin. Bir anlık arkamı döndüm duru denize bir işaret verdi,bu yaptıkları sadece onları tehlikeye atmakti tam deniz narin görmeden arkadan geçicekti "dur, deniz dur!" Narin buraya döndü durmazsa hem kendisi hemde defne ve eflali tehlikeye atıyordu narin,"Eee, seçiminiz nedir?" Defne vurulsaydi kurtulamazdı ama sevdiğim kadını tehlikeye atamazdim "Defneyi vur, eflal'i kurtarıyorum"...
~DURUDAN~
Bir silah sesi her şeyi durdurmuştu sanki. Defneye atılan kurşun eflale saplandı çünkü eflal defne'nin önüne atlamıştı neyseki çok fazla kanaması yoktu çünkü dün evden çıkarken çelik yelek giydirmistim üstüne ve bunu arabada ekibe söylemiştim eğer bir seçim yapamak zorunda kalirsak hedef şaşırtacak ve eflalin diğer kişinin üstün atlamasın sağlayacaktık eflal zaten bunu anliyacak kadar eğitimliydi yani başarılı olmuştuk eflal hafif yaralıyıydu fakat silah kullanabiliyordu arkasındaki adamin elinden silahı kaptı etrafında 365 derece dönerek silahı narine doğru tuttu ve çenesine yerleştirdi Defneyi diğer adamı indirerek elinden çekerek kurtardım ekimin eline tutuşturdum onları korayla arabaya gönderdim denizin yanına gittim nerdeyse tüm adamlar yerde kanlar içinde yatıyordu "birazdan polis gelir acele edelim" dedim deniz başını salladı "eflal ya onu öldür yada yarala ki daha çok acı çeksin" dedi kılıç eflal onaylarcasina gözünü kırptı kılıç yanına gitti aynı anda iki bacağından sıktılar kadın yere yığılırken bizde tüm silahları cantaya koyup hazırlanmış kapiya doğru yürümeye hazırlanıyorduk o an aklıma gelen soruyla aniden arkamı döndüm "Hümeyra nerde?" Narin zorla konuşarak sağdaki odayi gösterdi "orda git ve bak" hızla odaya girdim am görmek istediğim şey bir cesed değildi ki özgüre seslendim "ishakla beraber buraya gelmeniz gerek sanırım" ikisi beraber içerir girdiğinde benim gibi şok olmuştu "defne görmemiştir dimi?" Dedim korkarak "görmemiştir güzelim"diyerek cevapladı özgür beni "hadi sen bizimkilerin yanina git güzelim hadi lütfen "
Diyerek beni göndermeye çalışıyordu İshak ama yerimden kipirdayamıyordum deniz geldi yanıma beni alıp zorlada olsa götürdü arabaya bindiğimde defneye hiç bir şey diyemiyorum kendimk toparlayıp "ablacım iyimisin " diye sordum kucağıma aldım 8 yaşındaki bir çocuk için çok ağır şeyler yaşamıştı onları bunları yaşattığın için hiç bir zaman kendimi affetmeyecektim.
Kafasını salladı "iyiyim abla,ama annem nerde ne zaman gelicek" bu soruyu sorduğu an kalbime kor bir ateş düştü sanki zorlada olsa konuştum "gelicek biraz hastaymış,sana bulaştırmak istemediği için yanına gelmiyor bir süre beraberiz" kafasını salladı "peki" dedi kafasını göğsüme yasladı deniz ceketini çıkarıp üstüne örttü anında uyumuştu defne özgür ve ishakta yanimiza gelince arabayi sürmeye başladı Ahmet his,"yıldırımlara ne diycez" İshak,"hiç bir şey" "oğlum sorgulamayacaklarmi "dedu kuzey "sonra düşünürüz"dedim eve geldiğimizde deniz Defneyi kucağına aldı benim odama çıkardık yatağıma yatirdiktan sonra üstünü örttüm üstünü temizlemeden önce biraz uyusun istemiştim odadan çıkıp eflalin odasına girdim "yaran nasıl çok derin değil dimi" diye sordum "senin sayende değil be durum" dedi batikon yapp sargı beziyle satmıştı Ekim evde en iyi yemek yapan eflaldi ama şuan iyi değildi dinlenmesi gerekiyordu bende kendimi mental olarak hiç iyi hissetmiyordum özgür livayla ilgileniyordu kolunu sıyıran bir kurşun olmuştu onunda odasına girdim "sen iyimisin yaralı kuş" "ben iyiyim,defne ve eflal nasıl" "iyiler merak etme" kafasını salladı ordanda çıktım deniz benim odamdaydi ishak ve Çağıl yıldırımlarla konuşuyordu kuzey ve ekim mutfakta yemek yapicakti his ve koray ise Hümeyranin cesedini otopsisini alıcakti tekrar odama girdim deniz yatağımın baş ucundaki koltukta oturuyordu yanına oturdum başımı göğsünde yasladım ve gözlerimi kapadim tek huzur bulduğum yer buraydi işte kolunu üzerime attı sarıldım ona daha çok sarıldım saçlarımı öptü kokladı kendimi onun kollarının arasında uykuya teslim ettim.
***
Uyandığımda ben koltukta yatıyordum, deniz defneye çorba içiriyordu , kalkıp denizin yanına oturdum "iyimisin, güzelim" dedi deniz ve alnıma bir öpücük kondurdu kafamı salladım "defnem ,sen benim iyimisin bakiyim" dedim "çook iyiyim abla,çünkü sen ve deniz abim yanımda" başına bir öpücük kondurdum " şimdi biz deniz abinle aşağı inicez senin yanına üstünü değiştirip oyun oynaman için kimi gonderiyim?" Dedim "Ekim ablayı" " tamam ekim ablayi gondercem" biz denizle odadan çıktığımızda ekim geldi ve içeri girdi bizde aşağı indik nerdeyse herkes buradaydı "özgür mezarı açtınız mi?" Diye sordum "evet, Başkan ama seni bekledik" dedi kafamı salladım "hadi ozaman daha fazla bekletmeyelim " çukur bizim yakınlarımızı gördüğümüz yerdeydi erkekler mezari kazdılar Hümeyra ablayı içine koyuo toprakla kapattılar yanına gidip "özür dilerim abla koruyamadım sizi,ama defnenin burnu bile kanamayacak bundan sonra" dedim "ölüm kurtuluşmu abla?" Diyerek diğerlerinin yanına döndüm eve geldiğimizde defne salonda oturuyor elindeki ayıyla oynuyordu. "Ablacım napiyorsun bakiyim" dedim "abla bak bunu annem aldı " dedi elindeki ayıyı göstererek kalbime bıçak saplamışlar gibi oldum,denize baktım yorgun ve üzgün gözüküyordu ,ekim içeri girdiğinde tüm gözler ona döndü elinde bir kutu vardı.
Ekim,"defne bak bu senin" dedi elindeki pembe kutuyu defneye verirken
Defne,"ne ki bu "
Ekim,"aç bakalım neymiş görelim"
Defne kutuyu açtığında içinden en sevdiği renk olan mavi renkte patenler çıkmıştı
Defne,"teşekkür ederim" diyerek ekime sarıldı
Ekim,"bana değil kuzey abine teşekkür et"
Defne bu seferde gitti kuzeye sarıldı
Kuzey,"Ee ne bekliyoruz o zaman bu küçük hanımefendiye paten nasıl sürülür onu öğretelim" üçü beraber bahçeye çıktı. Yıldırımlar ortalıkta gözükmüyordu büyük ihtimalle aşağıda çalışıyor olmaliydilar denize"dinlenmelisin biraz"dedim
Deniz,"senin kokun olmadan dinlenemiyorum ben ama"
Duru,"bne ciddiyim ama,deniz çok kötüsün"
Deniz,"sende gelirsen uyurum biraz,ha olmaz mı?"
Duru,"peki,tamam hadi yürü"
İkimiz ayağa kalktık "nereye çifte kumrular" dedi kılıç, ishak ise "kes sesini kılıç" diyerek onu susturdu neye bu kadar sinirlenmişti anlamamıştım doğrusu Kılıç ağzına fermuar çeker gibi işaret yaptı bende ishağin yanına gidip yanağından öptüm sonrada denizle yukarı çıktım.yatağa yattıktan sonra yüzünü saçlarımın arasına gömdü,bu hallerini çok seviyordum.
🌙🌙🌙
Bittiiii nasıl begendinizmiiii yorum yapıp beğenirseniz çok mutlu olurum seviliyorsunuzzz 💞😉
Bölüm etkileşimi
