20. bölüm / 26
DÜĞÜM20)RUH EŞİNİN YARASI SENİN DE YARAN
Bölümler 26Şu an: 20)RUH EŞİNİN YARASI SENİN DE YARAN
- 1 1) KALBİNDEKİ BOŞLUĞU SADECE RUH EŞİN DOLDURABİLİR74 kelime
- 2 2) RUH EŞİN DOĞDUĞUNDA BEDENİNDE BİR ÇİZİK OLUŞUR137 kelime
- 3 3)RUH EŞİNİN YAŞADIĞI HER YIL İÇİN YENİ BİR ÇİZİK OLUŞUR119 kelime
- 4 4)RUH EŞİNDE SENİ HİSSEDER223 kelime
- 5 5) RUH EŞİNİN GÖZLERİ SEN ONU KABUL EDENE KADAR KIRMIZI399 kelime
- 6 6) RUH EŞİNİN KANINI İÇEMEZSİN552 kelime
- 7 7)RUH EŞİNİ KORUMAK ZORUNDASIN819 kelime
- 8 8)RUH EŞİNE GÜVENMEK ZORUNDASIN1.439 kelime
- 9 9)RUH EŞİNİ TANI1.073 kelime
- 10 10)RUH EŞİN KALBİNİ ATTIRABİLİR1.185 kelime
- 11 11)RUH EŞİNLE SONSUZA DEK1.322 kelime
- 12 12) RUH EŞİN SANA NEFES VERİR1.453 kelime
- 13 13)RUH EŞİN SENİN İÇİN BEKLER1.195 kelime
- 14 14)RUH EŞİN HER ZAMAN YANINDA1.374 kelime
- 15 15)RUH EŞİN YANINDAYKEN HER ŞEY MÜMKÜN1.782 kelime
- 16 16)RUH EŞİN SENİ HAYATA DÖNDÜRECEK1.418 kelime
- 17 17)RUH EŞİNİ BULMAK ZORUNDASIN1.125 kelime
- 18 18)RUH EŞİNİN GÖZYAŞLARI DEĞERLİ1.183 kelime
- 19 19)RUH EŞİN UĞRUNA HER ŞEY1.610 kelime
- 20 20)RUH EŞİNİN YARASI SENİN DE YARAN1.273 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 21)RUH EŞİN YÜZYILLARA BEDEL1.652 kelime
- 22 22)RUH EŞİN HER ŞEYİN1.597 kelime
- 23 23)RUH EŞİN KALBİNİN DİĞER YARISI1.520 kelime
- 24 24)RUH EŞİN SAHİP OLDUĞUN EN KIYMETLİ ŞEY1.711 kelime
- 25 25)RUH EŞİNE KARŞI KOYAMAZSIN2.469 kelime
- 26 26) RUH EŞİN GEÇMİŞİN, BUGÜNÜN VE GELECEĞİN879 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hayatımızda bazı anlar vardır.Tesadüf mü yoksa planlı mı bilemeyiz.Biz ne kadar inansak da kaderin bizim için başka bir planı vardır.Bazen her şey öyle ters gider ki,sanki hep kötü şeyler sadece bizim başımıza geliyormuş gibi hissederiz.Yaralanırız.Sadece biz yaralandık sanarız.Tuzaklara düşeriz.Sanki o tuzaklar sadece bizim için kurulmuş gibi.Yollar kapanır bizim için.Sadece bize kapalı sanarız.Vazgeçemeyiz.Sadece biz vazgeçemedik sanarız.Sadece bizim gözyaşlarımız akıyor sanarız.Acı hep bize uğruyor sanarız.Sadece bizim sevdiklerimiz alındı sanarız.Bir gün sadece biz öleceğiz sanarız.
Robert'ın bana 'sen benim ruh eşimsin'dediği anı dün gibi hatırlıyorum.Her şey bir rüya sanıyordum.Sadece bir rüyaydı diyip geçiştirdim.Ama rüya olmadığı gerçeğini kalbimin en derinliklerinde biliyordum.Şimdiyse Josh aynı cümleyi Laura için söylemişti.
Belki de hiçbir şey tesadüf değildi.Belki de hiçbir şey ters gitmedi.Her şey olması gerektiği için oldu.Sadece biz yaralanmadık.Tuzaklar sadece bizim için kurulmadı.Yollar sadece bize kapalı değil.Sadece biz vazgeçmedik.Sadece bizim gözyaşımız akmadı.Acı sadece bize uğramadı.Sadece bizim sevdiklerimiz alınmadı.Bir gün hepimiz öleceğiz.
Şaşkınca Josh'a bakan Laura'ya çevirdim başımı.Ona az önce anlattığım şeyleri düşünüp anlamaya çalışıyordu.Ruh eşi demiştim ona.Sen de bir istisnasın dedim.Biz çok benziyoruz Laura.Her ne kadar farklı şeyler yaşasak da biz çok benziyoruz.
"Ruh eşi mi?"dedi ."Düğüm olan ruh eşi?"diye sordu.
"Evet,ruh eşi"dedi Josh.Yavaşça onun yanına doğru yürüdü.
"Yaklaşma bana!"diye bağırdı Laura.Sesi tüm hastanede yankılandı.
"Sana zarar vermicem."dedi Josh
"UMRUMDA DEĞİL.DOKUNMA BANA"
Josh'un gözleri dolmuştu.Yıllardır beklediği ruh eşi onu istemiyordu.Bu Laura'nın suçu değildi.Bu onu kaçıran ve yıllarca hapseden vampirin suçuydu.Her düğüm bağı gibi Josh ve Laura da hakediyordu bu bağı.Sadece Laura buna hazır değildi.
Josh hızla odadan çıktı.Robert ile gözgöze geldik.Birbirimize şimdi ne yapacağız der gibi baktık.
"Ben onunla konuşurum.Sen Laura ile ilgilen."dedi Robert.Odadan çıkıp Josh'u bulmaya gitti.
"O vampir gerçekten benim ruh eşim mi?"diye sordu Laura
"Evet "dedim
"Madem öyle o zaman bunca yıl ben hapisken o nerdeydi?Neden beni bulmaya gelmedi?"dedi
"Laura senin sandığın gibi değil.Vampirlerin ruh eşleri doğduğu zaman kollarında bir çizik oluşur.Ruh eşlerinin yaşadığı her yıl için yeni bir çizik oluşur.Böylece ruh eşin senin hayatta olup olmadığını anlar.Sen doğduğun zaman Josh'un bunu hissetmesi gerekiyordu.Ama doğduğundan beri bir zehir tüketiyorsun.Zehir kanına çoktan karışmış.Her gün içtiğini söylediğin o iğrenç sıvı vardı ya?İşte o zehirdi.O zehir yüzünden Josh seni hissedemedi.Kolunda oluşması gereken çizgiler oluşmadı.Sen zehri içmeyi bıraktığın zaman Josh'un kolunda 22 tane çizgi oluştu.Böylece anladık senin 22 yıldır hayatta olduğunu.Ve inan bana Josh o çizgileri gördüğü ilk andan beri seni arıyor.Bir an bile vazgeçmedi seni aramaktan.O da biliyordu tehlikede olduğunu.Hissediyordu senin iyi olmadığını.Ona biraz şans vermelisin.Anlıyorum senin için vampirlerin etrafında olması rahatsız edici.Ama inan bana o seni korumaya çalışıyor.Bütün vampirler Howell gibi değil.Biz seni kurtarmaya çalışıyoruz Laura."dedim.
Gözleri kucağındaki ellerine kaydı.
"Ben bilmiyordum.Sadece kimse beni kurtarmadığı için kırgınım.Ve Howell'ın ne olursa olsun gebermesini istiyorum."dedi
Aklıma harika bir fikir geldi.Liseli bir ergenken bir çok kez çöpçatanlık yapmıştım.Neden şimdi de yapmayayım ki?
Laura'nın yanına gidip elini tuttum."Uzun zamandır hapissin.Özellikle yapmak istediğin bir şey var mı?"dedim.
"Hmm.Yıldızları görmek istiyorum.Kaçarken görmüştüm ama tekrar görmek uzun uzun bakmak istiyorum."dedi
Odaya giren hemşire Laura'nın yemeğini bıraktı.
"Sen burda kalıp dinlen ben sistemden adını değiştirip gelicem"dedim
Odadan çıkıp kapıyı kapattım.Robert ve Josh nerdeydi acaba?
Onları aramak için koridoru dönmüştüm ki karşıma çıktılar.
"Dur dur girme şimdi odaya"dedim
"Neden?Beni görmek istemiyor mu?"dedi Josh
"Yok ondan değil.Ben onunla konuşup hallettim.Aklıma bir fikir geldi.Şimdi Laura yıldızları görmek istiyormuş.Siz önden astronomi kulesine gidip hazırlık yapın ben de serumu bitince onu getireyim.Sonra Josh ve Laura'yı yalnız bırakıcaz."dedim.Ne kadar güzel bir plan yapmıştım ben ya.
"Tamam hadi gidelim Robert"dedi Josh hevesli bir şekilde.
Onlar önden giderken ben de Laura'nın serumunu kontrol etmek için odaya geri döndüm.
"Serumun yarım saate biter."dedim.
"Ne vardı bu sıvının içinde ?"
"Vitamin ve takviye var"
"Ne olduğunu anlamadım ama iyi bir şey herhalde"
"Ben senin konuştuğun ilk insan mıyım?"
"Hayır.Daha önce 6 yaşındayken bir insanla tanışmıştım.Bana beni kurtaracağını söyledi ama geri gelmedi.Bir gün geri gelceğine söz verdi ve onu unutmamam için bana bu bilekliği verdi."Bileğindeki kırmızı ipi gösterdi.
"Aaa bundan bende de vardı.Kaybetmiştim bir ara ama hatırlamıyorum nasıl kaybolduğunu"dedim
"Biliyor musun o kızın adı da İrina'ydı."
"Öyle mi ?İsmimin bu kadar popüler olduğunu bilmiyordum"
"İrina bence o kız sensin"
"Saçmalama Laura .Ülkede eminim İrina isminde bir sürü kişi vardır."
"Bak hayatım boyunca sadece 2 yüz gördüm.Biri Howell biri de o kız.Ve hafızam çok güçlüdür.Kızın yüzünü hala hatırlıyorum.Çocukluk fotoğrafın varsa gösterir misin?"
Telefonumu açıp galerimden çocukluk fotoğaflarımı aramaya başladım.6 yaşlarımdaki bir fotoğrafı bulup Laura'ya gösterdim.
"Gerçekten o kıza çok benziyorsun.Bir de bu fotoğraf nerde çekildi?"
"Ailemle ormana pikniğe gittiğimiz bir gün çekildi."
"Fotoğrafın arkasına bak.Kulübe gibi bir şey var."
"Evet.Ailem oranın yıllardır kapalı olduğunu ve hiç kimsenin orda olmadığını söyledi."
"İrina orası benim hapsolduğum yer.İnan bana oranın görüntüsünü bir kere bile unutmadım."
"Yani senin karşılaştığın o kız ben miyim?"
"Evet sensin.Ve söz vermiştik birbirimizi bulacağımıza.Şimdi bulduk.Bak ne kadar şanslıyız"dedi
"Hatırladım.Aileme orda birini gördüğümü ,yardıma ihtiyacı olduğunu söylemiştim ama bana inanmadılar"dedim
"Gel sana bir sarılayım."dedi kollarını açarak.Yanına gidip sarıldım.Kim bilir ne kadar yalnızlık çekmişti orda
"Serumun bitti."dedim."Şimdi seni hazırlama vakti"
"Ne için"
"Sana bir sürprizim var"
"Ne sürprizi"
"Sürpriz ayol söylenmez sürpriz"
"Sürprizler neden söylenmez"kıyamam aynı küçük bir çocuk gibi soru soruyordu.
"Söylenmezler çünkü gördüğün zaman daha mutlu olursun.Böyle beklerken heyecanlanırsın.Ne olduğunu düşünürken kalbin hızlı hızlı atar."
"Ay çok merak ettim şimdi"
"Merak et diye söylemiyorum işte"
Çantamı alıp içinden makyaj malzemelerimi çıkardım.
"Onlar ne?"dedi
"Makyaj".dedim."Sana makyaj yapıcam muhtemelen daha önce yapmadın."
"Yapmadım ama o ne?"
"Biliyor musun sen tam bir wattpad kızısın.'Rimel ne ya dudağa mı sürülüyor'dedim wattpad kızlarını taklit ederek
"Neyden bahsettiğin hakkında bir fikrim yok"
"Wattpad'i bilmesen de olur sonra öğretirim.Ay şimdi sana çok güzel bir makyaj yapıcam"
Nedense başka birine makyaj yaparken çok mutlu oluyordum.
"Şimdi acaba sana nasıl renkler yakışır.Hmm şu pembe allığı bir de şu renk farı sürelim"
Seçtiğim renklerdeki allığı ve farı sürmeye başladım."Ay çok yakıştı valla "
"Çok güzel oldu yüzüme renk geldi resmen."dedi.Yüzü çok beyazdı ama hastalıklı görünen solgun bir beyazdı.Muhtemelen hiç güneş görmemişti.
"Daha önce hiç güneşe çıktın mı?"dedim
"Hayır.Odam yeraltındaydı .Hiç güneş görmüyordu."
"Bu sağlığın için çok kötü Laura.Artık özgür olduğuna göre bol bol güneş görmen lazım"
"Güneş nasıl bir şey anlatsana"
"Hmm.Anlatmak yerine göstermek daha iyi.Ama şunu söyleyeyim güzel olduğu kadar tehlikeli de.Mesela güneşe çıkmadan önce mutlaka güneş kremi sürmelisin.Güneş gözlüğü takmalısın bunları bir doktor adayı olarak söylüyorum."
"Hadi sürprize gidelim artık çok heyecanlıyım "dedi
"Dur son bir dokunuş"dedim ve dudaklarına kırmızı ruj sürdüm.
"İşte oldu.Artık gidebiliriz."dedim
Hastaneden çıkıp otoparka doğru ilerledim.Robert ve Josh umarım çoktan hazırlardır.
"Bu bana neredeyse çarpan şey değil mi?Buna mı binicez?"dedi
"Evet 21.yüzyılda ulaşım için arabalar tercih ediliyor genelde."dedim.
Binmesi için kapısını açtım.
"Ee böyle oturarak mı gidicez"
"Evet oturarak gidicez.Rahat değil mi?"
"Evet rahatmış"
Kendi emniyet kemerimi bağladıktan sonra onunkini de bağladım.
"Bir şey dicem.Vampirler kan içiyor ya. Ya Josh benim kanımı içerse?Ben ölür müyüm?"
"Hayır.Vampirler ruh eşlerinin kanını içemez"dedim
Kendimi küçük çocuğunun sorularını cevaplayan anne gibi hissediyordum.
Yaklaşık yarım saat sonra varmıştık astronomi kulesine.
"Şimdi senden bir şey isticem"dedim
"Ney?"
"Yukarıda sürpriz var .Oraya çıkana kadar gözlerini kapatıcam.Ben aç demeden açmayacaksın tamam mı?"
"Tamam ama önümü göremeden nasıl çıkıcam?"
"Ben seni yönlendiricem"
"Olur"
Çantamdan göz bandını çıkarıp gözlerine bağladım.Hastanede nöbet aralarında uyurken kullanıyordum.Dikkatli bir şekilde yukarı çıkmasına yardım ettim
"Şimdi dümdüz git."dedim.Artık bundan sonrası Josh'a emanetti.
"Artık çıkarabilirsin."dedim ve aşağıya inip Robert'ı aradım.
İlahi bakış açısı
"İrina nerdesin?"
"İrina gitti ama ben burdayım."
"Josh?Sen misin?"
"Benim Laura"
"Ne işin var burda?"
"Yıldızları görmek istiyormuşsun."
"Evet"
"Onları sana göstermek için burdayım "
"Neden"
"Çünkü sen benim ruh eşimsin.Hadi gel uzanıp gökyüzüne bak."
İkisi de uzanıp gökyüzündeki yıldızları izlemeye başladılar.
"Bak şurdaki akrep takım yıldızı."dedi Josh parmağıyla işaret ederek
"Şurdaki ne?"diye sordu Laura eliyle göstererek
"Büyük ayı kutup yıldızı"
"Peki ya bu?"
"O Venüs.Venüs yıldız değil gezegen"
"Şurdaki yılana benzeyen ne?"
"Yılancı Takımyıldızı"
"Bak şurdaki teraziye benziyor"
"Terazi burcu takımyıldızı çünkü"
Laura ona sordu Josh hepsini tek tek cevapladı.En sonunda ikisi de yoruldular ve kendilerini uykuya teslim ettiler.
Ruh Eşinin Yarası Senin De Yaran
