18. bölüm · DÜĞÜM

18)RUH EŞİNİN GÖZYAŞLARI DEĞERLİ

Ayana Cullen

Kız aceleyle gözlerini açtı. Yine bir rüyadan uyanmıştı ancak bu sefer ki farklıydı . Her zaman gördüğü kabusların aksine bu güzel bir rüyaydı. Öyleki güzel bir anısıydı. Hapis olduğu uzun yıllar boyunca unutmuştu bu anı . Şimdiyse tekrardan hatırlamıştı. Belki de umuda ihtiyacı vardı. Bir gün bu hapishaneden kurtulacağına inanmak istiyordu.

Gördüğü anıyı hatırladı. Onun için her zamanki sıradan günlerden biriydi. Öylesine hapsolduğu odada oturuyordu.Sonra bir ayak sesi duydu. Ama bu alışık olduğu sesten farklıydı. Minik adımlarla kendisine yaklaşan biri vardı. Merakla ve birazda korkuyla kim olduğuna bakmak için odasındaki küçük sandalyeyi duvara dayadı. Önce toprağı gördü sonra ise bir çift ayak. Ayaklar daha önce gördüğü gibi büyük değildi . Kendi ayakları kadardı. Onun gibi başka insanlar da mı vardı? Ayakları onunla aynı boyutta başkaları da mı vardı? Daha önce hiç kendisi gibi birini görmemişti .Ayaklara bakmaya devam ederken bir çift göz onu fark etti. Karşısında bir kız çocuğu vardı. Merakla ona bakıyordu.
"Merhaba"dedi kız ona ."Sen de kimsin" diye cevap verdi ona. "Ben İrina.Senin adın ne" diye sordu İrina isimli kız. "Ben.Ben Laura" dedi ona. "Memnun oldum Laura.Sen orda napıyorsun?"dedi İrina
"Ben burda yaşıyorum."dedi Laura.
"Burda mı ama burası bir hapishane" dedi İrina
"Ben hiç dışarı çıkmadım ."dedi Laura
"İlerde ailemle birlikte piknik yapıyoruz.Onlara söyleyeceğim seni kurtaracaklar ordan." Dedi İrina
"Ailen mi?"dedi kız. Anlamamıştı İrina'nın neyden bahsettiğini. "Evet ailem merak etme seni kurtarmak için geri döneceğim"dedi İrina.
"Ama ya dönmezsen?" Dedi kız.
"Sana bu bilekliği vereyim"dedi İrina. Kolundaki kırmızı ipi çıkardı ve Laura'ya verdi. "Bunu sakla. Şimdi geri dönemesem bile bir gün bunu senden almak için geri geleceğim."dedi .

Laura heyecanla bekledi . Önce saniyelerce sonra dakikalarca, saatlerce bekledi. Ama arkadaşı geri gelmedi . Küçük kızın umutları birer birer söndü .Ama inanmaktan vazgeçmedi. Bir gün arkadaşı onun için geri gelecekti. Gelmesede o ona gidecekti. O zamana kadar bu bilekliği saklayacaktı. Küçük kız artık büyümüştü. Tebessümle hala bileğinde olan kırmızı ipe baktı. Hala saklıyordu . İnanıyordu ki bir gün onu bulacaktı. Küçük kendine bir söz vermişti.

Bu hapishaneden kurtulunca ne yapmak istediğini düşündü. Hayatı boyunca 4 duvar arasında hapisti. Burda canı çok sıkıldığı için her gün karşısındaki gri duvara bakıp hayal kurardı. Hayal gücü çok gelişmişti. Ama ne yazıkki dışarıyı hiç görmemiş biri dışarının nasıl göründüğünü hayal edemezdi. Tıpkı kör birinin renklerin neye benzediği bilemeyeceği,sağır birinin ezgilerin sesinin be kadar güzel olduğunu duyamayacağı gibi, dilsiz birinin kendi sesinin nasıl çıktığını bilemeyeşi gibiydi. O bu odanın içinde kör,sağır ve dilsizdi.

Güneşin tenini nasıl yaktığını , denizin ne kadar ferahlattığını, gölgesinin kumlarda nasıl uzandığını , gökyüzünün rengini, bulutların şeklini, yıldızların nasıl parlak olduğunu,rüzgarın tenini nasıl okşadığını, yağmurun nasıl üstünü ıslattığını, kar tanelerinin saçlarında inci gibi nasıl durduğunu, soğuk havaların nasıl üşüttüğünü, toprağın yumuşaklığını, çiçeklerin güzel kokularını, nehirlerin sesini, çimenlerin yumuşaklığını, ayın ışığını, çoğu yiyeceğin tadını, tatlıların lezzetini, arkadaşlığın nasıl bir şey olduğunu, kalabalığın içinde nasıl sıkıştığını, başkalarıyla sohbet etmeyi, koşunca kalbinin nasıl hızlı attığını,ailenin ne demek olduğunu, sevilmenin nasıl hissettirdiğini, sevginin ne olduğunu, aşık olmayı ve daha bir çok şeyi bilmiyordu .

Onun dünyası 4 duvar arasındaki odası, her gün önüne gelen yemekler , su , her gün içmek zorunda olduğu yeşil tadı iğrenç sıvı ve bir de her gün yüzünü gördüğü o vampirden ibaretti. Ancak bir gün bu hapishaneden kaçacak ve gerçek hayatı görecekti. Hiçbir şey buna engel olamazdı.Biliyordu . Dışarıda bir yerlerde onu bekleyen birileri vardı. Kalbi inanıyordu buna . Kalbindeki boşluğun bir gün dolacağını hissediyordu .

________________________________

Yüzümde yumuşak ve tüylü bir şeyin varlığıyla uyandım. Paspas yüzüme yaslanmıştı . Dikkatlice onu yüzümden uzaklaştırıp kalktım. Robert yanımda yoktu. Muhtemelen Josh ile birlikte Josh'un ruh eşini arıyorlardı. Aşağıya indim . Robert benim için kahvaltı hazırlamıştı . Masada bir de not vardı. " Günaydın uyuyan güzelim . Dolapta en sevdiğin dondurma var. Yemeğini yemeyi unutma . Seni seviyorum. " yazıyordu. Telefon icat edileli yüzyıllar olmuştu ama Robert Peters romantik olmayı tercih ediyordu . Önce buzdolabına gidip dondurmayı kontrol ettim. Tam yemek için alacaktım ki önce kahvaltı yapsam daha iyi olur diye düşündüm . Gerçi benim umrumda değildi ama Robert kızardı. Kahvaltımı yapıp paspasa da mama ve su verdim . O mamasını yerken ben de dondurma kattım. Paspas henüz birkaç gündür bizimleydi. Hem ona bir kaç şey almak için hem de veterinere götürmek için dışarı çıkmaya karar verdim. Üstümü giyinip çantamı alıp kapıya yöneldim. Paspası kucağıma alıp evden çıktım. Arabada onu yan koltuğa bıraktım . Önce şehirdeki bir veterinere götürdüm. Yaklaşık yarım saat kadar sıra bekledim. Pencereden bakarken bir adam dikkatimi çekmişti. Ama bunun sebebi adamın kıyafetlerinin eski olmasıydı. 1990'lerden kalma gibiydi. Ama böyle tarz olan değilde gerçekten o döneme ait bir parça gibiydi. Aynı tarz da eski bir şapka takıyordu . Yüzünü göremiyordum siyah bir maskeyle kapatıyordu . Veterinerin karşısındaki yolda bekliyordu . Belki de beklediği biri vardı çok da umursamadım . "İrina Hanım sıranız geldi." Diye bir çalışan bana seslendi.
Kucağımda paspasla içeriye girip muayenesini ve aşılarını yaptırdım. 20 dakika fln sürmüştü. Paspası koltuğa bırakıp hayvan eşyaları satan bir dükkana doğru sürdüm.

Paspas için bir taşıma çantası, yatak ve bir kaç tane de oyuncak aldım. Aldıklarımı bagaja koyup eve doğru sürdüm. Yolda giderken bir araç dikkatimi çekti ama daha çok aracın içindeki adam dikkatimi çekiyordu . Bu adam veterinerin önünde gördüğüm adamdı. Beni mi takip ediyordu? Olamazdı değil mi ? Neden böyle bir şey yapsın ki ?

Emin olmak için 4 kere sağa döndüm sonuç olarak olduğum yere geri gelmiştim ve adam hala arkamdaydı. Panikledim . Ne yapacağımı bilemiyordum. Takip ediliyorken eve gidemezdim .Titreyen elimle telefonu açıp Robert'ı aradım. Telefon bir kaç dakika çaldı. Lütfen aç

"Efendim Güzelim" diyen Robert'ın sesini duyunca rahatladım.

"Robert ben takip ediliyorum." Sesim titriyordu .

"Ne. Kim takip ediyor İrina nerdesin şu an"

"Paspas için alışverişe çıkmıştım. Eve gidiyordum. Bir araç arkamda beni takip ediyor . Nerde olduğumu bilmiyorum "

"Tamam sakin ol . Bana canlı konumunu at ve elinden geldiği kadar sürmeye devam et . "

Dediğini yaptım . Arkamı kontrol ettim hala takip ediyordu.

"Yanına geliyorum sen dümdüz sürmeye devam et ve hatta kal "

Yaklaşık 5 dakika sonra yanıma başka bir araba geldi. Neyseki bu Robert'tı .

"İleride bir petrol istasyonu var oraya doğru sür ben gelicem yanına."

"Tamam çabuk ol" diyip onu solladım ve hızla sürmeye devam ettim.

Arka aynadan gördüğüm kadarıyla Robert filmlerdeki gibi Arabanın önünü kesti. Arabadan indi. Sonrasını göremedim. Petrol istasyonunda arabayı park edip beklemeye başladım. Yaşadığım stresten ellerim ve bacaklarım titriyor . Boynumdan ter damlaları akıyordu . Gözlerimi kapatıp Robert'ı beklemeye başladım.

Birinin cama tıkladığını duyunca korkuyla irkildim. Robert gelmişti. Arabanın kapısını açıp dışarıya çıktım. Ellerimi boynuna dolayıp ona sarıldım.

"Çok korktum " dedim ağlamaklı bir sesle . Gözlerim dolmuştu . Robert biraz geç kalsaydı şu an nasıl olurdum?

"Geçti artık ben burdayım" diyip sıkı sıkı sarıldı bana .

" Kimdi o? " diye sordum.

"Bir vampirdi. Maskesi vardı yüzünü göremedim. Ben arabadan inince geri basıp gitti. Plakayı aldım aratacağım". Saçlarıma bir öpücük bıraktı.

Akan burnumu çektim. Tam hayatımız normale döndü derken neden bir aksilik çıkıyordu ?

"Ağlama ." Dedi " Ben varken kimse sana bir şey yapamaz. Söz veriyorum. Ona bunu ödeteceğim. " dedi. Gözlerimin altında akan göz yaşlarımdan öptü. Eliyle ıslak göz yaşlarını sildi.

"Ruh eşi sözü mü?" Dedim

"Ruh eşi sözü" dedi

___________________________________

Ruh eşinin göz yaşları değerli