3. bölüm / 6
Doğanın 4 Mirası; ElementlerGücün Seçilişi; Su Elementi
Bölümler 6Şu an: Gücün Seçilişi; Su Elementi
Eylül gözünü açtı. Ve uzay boşluğunda olduğunu fark etti ve hemen nefesini tuttu ancak merak etti ve nefes aldı. Uzay boşluğunda nasıl nefes alıyordu acaba? Sonra önündeki devasa birini gördü. Koyu ve açık mavi renklerinin birleşimiydi. "Şey... selam?" Ne? 4 Element'in Su kullanıcısı utangaç biri miydi? Bu olamazdı çünkü bu dünyayı kurtaramayacağı anlamına gelirdi. Her neyse Kadim Ruh bir kere seçimini yapmıştı bir kere. "Veliahtım! Sana en güçlü güç olan 4 Element gücünden Su Elementi'ni veriyorum. Eğer bu gücü iyiye kullanmazsan, seni gücü elinden almakla cezalandırırım!" Eylül ne olduğunu anlamıştı. Bir kaç ay önce araştırmıştı bunu. 19. Ateş Elementi kullanıcısının makalesinde yazan her şey ile birebir uyuşuyordu ortam. Aylar öncesinde biliyordu özel olduğunu. "Neden beni seçtin? Benim dışında 8 milyar insan varken neden ben Kadim Ruh neden?" Kadim Ruh şaşırmıştı çünkü ilk defa herhangi bir element kullanıcısı onunla iletişime geçmeye çalışmıştı. Milyonlarca yıldır ilk defa bu olmuştu. "Siz gördüğüm gelecekteki en iyi ihtimalsiniz. Teknolojinin bu kadar gelişeceği asla aklıma gelmezdi. Neyse Element kullanıcısı, git! Git ve zaman geldiğinde gücünü kullanarak dünyayı kurtar!" Dedi ve Eylül'ün rüyasını sonlandırdı. Rüya uyandı, ama neden? Rüya hala bir özel olduğunun şokundan çıkamamıştı. O gelecekte dünyayı kurtaracaktı. Hemen yataktan kalkıp gücünü kullanmayı denedi. "Su Elementi, bana gücünü bahşet!" Dedi yatağının yanındaki komidinin üstündeki suluğun içindeki suyu kontrol etmeye başladı. Evet! Yapabiliyordu, fakat bugün anaokulunun ilk günüydü. Eylül hazırlandı ve çantasına okul için gereken bütün her şeyi koyarak odasından çıkıp mutfağa girdi.
"Anne, ben hazırım! Artık gidebiliriz." Dedi mutlulukla. Annesi ise "Pekala kızım, sen istersen masaya otur ben kahvaltını hazırlıyorum. Tamam! Pankekin hazır." Dedi annesi ve kahvaltılarını yapmaya başadılar. "Anne sence bugün arkadaş edinebilir miyim?" Diye sorunca annesi ağzı dolu olduğu için konuşamadı, sonra ağzındaki lokmayı bitirip "Tabii ki de kızım! Sen istersen her şeyi becerirsin!" Dedi ve kahvaltılarını yapmaya devam ettiler. Kahvaltı bitince ikiside evden çıkıp arabaya bindiler ve okulun yolunu tuttular. Okula varınca annesi Eylül'ü yanağından öpüp "İyi günler tatlım! Dedi ve hızla oradan uzaklaştı. Ancak bu Eylül için bir sorun teşkil etmiyordu çünkü annesinin hızla işe gitmesi gerekiyordu. Eylül içeri girdi ve öğretmen ona "Eylülcüğüm, hoş geldin! İstediği sıraya geçebilirsin." Eylül kırmızı saçlı pembe gözlü birinin yanına oturdu. "Selam... Ben Eylül a-arkadaş olalı-lım mı?" Dedi. Kız gülümseyerek "Utangaç birine benziyorsun, ben de Güneş. Biliyor musun? Bugün oldukça garip bir rüya gördüm ve bunu kimseye anlatamıyorum, fakat sana anlatabiliyorum. Neden bilmiyorum ama ikimiz çok yakın arkadaş olacakmışız gibi hissediyorum. Neyse şimdi gördüğüm rüyayı sana anlatacağım, uzay boşluğu gibi bir yerdeydim... Ve öyle oldu işte!" Eylül şaşırdı çünkü aynı rüyayı görmüşlerdi. "Güneş, bende bunun aynısı gibi olan bir rüya gördüm. Ancak ben bunu daha önce okumuştum." Güneş hemen merakla "Senin okuyabilior musun?" Diye sordu. "Hayır okuyamıyorum." Güneş hemen cevap verdi "Öyleyse bana yalan söylüuorsun! Ben yalan söyleyen kişileri hiç sevmem." dedi sinirle. "Hayır sen beni yanlış anladın, bak şimdi senin rüyanda Kadim Ruh sana Ateş Elementi'ni veriyor, bana ise Su Elementi'ni verdi. Tabletin var mı? Eğer varsa eve gittiğinde özel insanları, elementleri araştır. Gördüğün ilk siteye tıkla ve okumya başla. Sakın ben okuma yazma bilmiyorum deme, yazan dili okuyabiliyorsun çünkü Kadim Ruh sadece Element Kullanıcılarının anlayabildiği bir dili Element Kullanıcılarının zihnine doğduğu andan itibaren konuşulabilen, okunabilen bir dil eklemiştir. Yani bu dili sen doğduğundan beri biliyorsun fakat daha fark etmedin."
Güneş Eylül'ün dedikleri karşısında şok oldu. "Hatta istersen bu dili sadece biz konuşabiliyoruz diye kendi aramızda bir dil olabilir. Sakrontales?" Diye sorunca Güneş refleksel bir biçimde "Merilontak." Dedi ve ikiside güldü. Gün sonunda Güneş özel şoförü ile giderken Eylül arkasından el sallamakla yetindi. Ve yaklaşık 15 dakika sonra annesi yetişti. "Kusura bakma kızım bugün biraz geciktim de senin için bir sıkıntı var mı? İyi geçinebildiğin biri var mı?" Eylül annesinin telaşını anlayıp "Anne biliyor musun bugün çok iyi bir arkadaş edindim ve çok tatlı biriydi." Annesi rahatlamış görünüyordu. Eylül arabaya bindi ve annesi sürmeye başladı. "Eee arkadaşının adı neydi bakalım?" Dedi annesi sakinlikle "Güneş, çok iyi biri. Ayrıca Ahmet Mariler'in kızı." Annesi ani bir fren yaptı "Ahmet Mariler mi? Hani şu dünyaca ünlü yazılım şirketinin sahibi Ahmet Mariler?" Dedi ve yoluna devam etmeye başladı. Eylül annesinin bu kadar şaşıracağını bilmiyordu. Eve vardılar ve ikiside içeri girdiler, sonra Eylül mutfakta babasını görünce koşup babasına sarıldı. "Baba! Ne zaman geldin" diye sordu ve babası "1 saat olmadı daha kızım, biliyor musun iş gezisindeyken seni çok özledim!" Dedi. Eylül'ün babası iş gezisindeydi. "Okulun ilk günü nasıl geçti bakalım?" Diye sordu babası. "Bugün yeni bir arkadaşım oldu. Güneş Mariler, Ahmet Mariler'in kızı." Babası annesine baktı ve annesi kafasını evet anlamında salladı. "Ben odama çıkıyorum demek istediğiniz bir şey var mı?" Diye sordu Eylül, ancak kimseden çıt bile çıkmadı. "Peki görüşürüz!" Dedi ve yukarıya odasına çıktı. Tam tabletini aldı ve oynayacaktı ki gözünde bir şey oluştu "Ateş Elementi sizinle iletişime geçmek istiyor, kabul edecek misiniz?" Eylül Güneş'in aradığını biliyordu ve kabul etti.
l ,
Bölüm etkileşimi
