33. bölüm · Derinlerde

Bölüm 33 — Sabır ve Umut

Simge Konanç

Tedavi süreci boyunca günler sabırla geçiyordu. Klinik kontrolleri, ilaçlar, bekleyişler… Zaman zaman umutsuzluk dalgaları gelse de, Akame ve June birbirlerine tutunarak ayakta kalıyorlardı. Akşam sahilde yürüyüşleri, sabah kahveleri, her küçük ritüel onların umudunu besliyordu.
Bir sabah güneş yeni doğmuştu. June yatağından kalktığında yüzü solgundu. İçinde tuhaf bir halsizlik ve mide bulantısı vardı. Sessizce banyoya geçti, kapıyı kapattı. Elinde küçük bir test kiti vardı. Ellerinin titremesine engel olamıyordu. Zaman ağır ağır ilerledi; sonunda testin üzerindeki iki çizgiyi gördü.
Gözlerinden yaşlar süzüldü. Sessizce elini karnına koydu, fısıldadı: — Gerçekten mi? Bizim mucizemiz…
O an kalbi hem sevinç hem korkuyla çarpıyordu. Hemen çıkıp Akame’ye söylemek istemedi. Bunun özel bir an olması gerektiğini biliyordu. Gün boyu içinde bu sırrı taşıdı, gözlerinden parlayan ışıltıyı saklamaya çalıştı.
Akşam olduğunda kafenin ışıkları kapanmış, ikisi birlikte sahilde yürüyordu. Ay gökyüzünde parlarken June durdu. Çantasından küçük, beyaz bir zarf çıkardı. Üzerine titrek el yazısıyla “Işığımız” yazmıştı.
Akame merakla zarfı açtı. İçinden çıkan şey, küçük bir bebek resmi ve yanına iliştirilmiş test sonucu oldu. Gözleri büyüdü, nefesi kesildi. Başını kaldırdığında June’un gözleri yaşlarla dolu ama gülümsemeyle parlıyordu.
— Akame… dedi titreyen sesiyle. — Beklediğimiz mucize geldi. Ben hamileyim.
Akame’nin elleri titredi. Birkaç saniye konuşamadı. Sonra gözlerinden yaşlar süzüldü, June’u sımsıkı kollarına aldı. — Gerçekten mi? June… bu… bizim ışığımız.
İkisi de sahilde birbirine sarılıp uzun süre ağladılar. O an yalnızca dalgaların sesi vardı. Geçmişin tüm acıları, gölgeleri geride kalmıştı. Artık sadece umut, mutluluk ve yeni bir hayat vardı.
O gece gökyüzüne baktıklarında, yıldızlar onlara hiç olmadığı kadar parlak görünüyordu. Çünkü artık gökyüzünde değil, kalplerinde de yeni ışıklar doğmuştu.