36. bölüm · DENİZ KADAR SESSİZ, KAHVE KADAR SICAK
🏠 2. Sezon – 6. Bölüm: Ev (Gerçek Başlangıç)
Kapının önünde iki valiz, bir kahve termosu ve bir çift yorgun ama mutlu insan vardı.
Parla anahtarı çevirdi, kapıyı açarken nefesini tuttu.
“Hazır mısın?” dedi.
Mert gülümsedi. “Ne yani, kapının arkasında başka biri mi var?”
Parla gözlerini devirdi. “Evimiz Mert. Evimiz.”
İçeri girdiklerinde her şey yeniydi:
Yeni eşyalar, yeni koku, yeni bir sessizlik.
Ama aynı zamanda biraz tanıdık — çünkü her şeyde onların izi vardı.
Mutfak tezgâhında Mert’in kahve makinesi, salonda Parla’nın kitaplığı.
Birleşmişti. Onlar gibi.
---
Akşam olurken eşyaları yerleştiriyorlardı.
Mert televizyonun kablolarıyla uğraşıyordu, Parla perdeleri takıyordu.
Bir anda Parla sordu:
“Mert, şu kutuda ne var?”
“Elektrik prizleri ve kablolar.”
Parla kutuyu açtı, içinden oyuncak bir penguen çıktı.
Gözleri doldu. “Bunu hâlâ saklıyorsun yani.”
Mert başını çevirdi, gülümsedi.
“Bu bizim ilk hediyemizdi. Atılır mı?”
Parla yaklaşarak elindeki peluşa baktı.
“Sen bazen çok duygusalsın.”
“Sen de hâlâ kahveyi şekersiz içiyorsun,” dedi Mert. “Demek ki bazı şeyler değişmiyor.”
---
Akşam yemeğinde makarna, yanına rastgele yapılmış bir salata vardı.
Mert gururla tabağını masaya koydu.
“İlk evli yemeğimiz!”
Parla kaşığı eline aldı. “Ve muhtemelen son kez sen pişirdin.”
Mert güldü. “Bir evlilikte görev paylaşımı önemlidir. Ben yaparım, sen eleştirirsin.”
Parla kahkahalar arasında, “Anlaştık!” dedi.
---
Gecenin ilerleyen saatlerinde Parla balkona çıktı.
Gökyüzü yıldız doluydu.
Mert arkasından geldi, battaniyeyi onun omzuna sardı.
“Sessizsin,” dedi.
Parla gülümsedi.
“Sadece düşünüyorum… bir zamanlar ‘bir gün evimiz olsa’ diyorduk. Şimdi buradayız.”
Mert’in sesi yumuşadı:
“Ve bu sadece bir başlangıç.”
Parla başını onun omzuna koydu.
“O zaman başlangıç kahvemizi içelim mi?”
Mert gülümsedi. “Sen kahveyi hazırla, ben hayallerimizi tazeleyeyim.”
İçeri geçtiler.
Kahve kokusu evi sardı.
Parla fincanı uzattı, Mert aldı.
Bir yudum içti, sonra sessizce mırıldandı:
> “Biliyor musun? Bu ev sadece duvar değil… içinde sen varsın.”
Parla sustu. Gülümsedi.
> “Ve yakında bir kişi daha olacak.”
Mert şaşkınlıkla ona baktı.
“Ne demek istiyorsun?”
Parla derin bir nefes aldı, gülümsedi.
“Elimizde sadece kahve yok Mert… bir mucize de var.”
Mert’in gözleri doldu.
Bir an hiçbir şey diyemedi.
Sonra sessizce fısıldadı:
> “Bir penguen daha mı geliyor?” 🐧
Parla başını salladı.
“Evet… küçük bir penguen.”
Mert kahkahalarla ağlamaya başladı.
Evin içinde, kahve kokusuna bir mucizenin sesi karıştı.
