32. bölüm · DENİZ KADAR SESSİZ, KAHVE KADAR SICAK
💫 2. Sezon – 2. Bölüm: Hazırlık (Korkular ve Umutlar)
Mutfakta kahve makinesi homurdanarak çalışırken Parla camdan dışarı bakıyordu.
Kasım sabahıydı; deniz griye çalıyordu.
Bir yandan Mert’in telefonla konuştuğu sesi mutfaktan geliyordu, bir yandan Parla’nın aklında yüzlerce düşünce.
Son bir aydır her şey yolundaydı — belki fazla yolundaydı.
Mert düzenli, sabırlı, sevgi doluydu.
O kadar kararlıydı ki bazen Parla bundan ürküyordu.
Kapı eşiğine yaslanıp Mert’i izledi.
Mert telefonda, “Evet, rezervasyon iki kişilik, evet, manzaralı masa,” diyordu.
Parla’nın kaşları kalktı.
— “Ne rezervasyonu bu?”
Mert dönüp gülümsedi. “Sürpriz.”
Parla içinden homurdandı. “Ben sürprizlerden korkarım.”
Mert kahkahasını tutamadı.
“Ben de senin tepkilerinden korkuyorum ama yine de deniyorum,” dedi.
---
Akşam olduğunda, Parla kendini aynanın karşısında buldu.
Saçlarını toplarken içi bir tuhaf oldu.
Kendi yansımasına baktı — gülümseyen ama biraz endişeli bir kadındı orada duran.
Birlikte yaşamak kolaydı, ama sonsuza kadar aynı çatı altında olmak?
O kelime: evlilik…
Sanki çok büyük, çok kesin bir şeydi.
Mert arkasında belirdi, omzuna hafifçe dokundu.
“Hazır mısın?”
Parla aynadan ona baktı.
“Ne için olduğumu bilmeden evet diyemem.”
Mert, “Güven bana,” dedi sadece.
---
Restorana geldiklerinde, Mert’in seçtiği masa denize bakıyordu.
Dalgaların sesi, loş ışık, kadehlerin tınısı…
Her şey film gibi görünüyordu ama Parla’nın kalbi sessiz bir telaşla çarpıyordu.
“Parla,” dedi Mert, “hiç düşündün mü, biz nasıl buraya geldik?”
“Bodrum’daki o ilk sabah mı?”
“Evet. O zaman sen, bana asla kahveni paylaşmayacağını söylemiştin.”
Parla güldü. “Sen de asla kalmam demiştin.”
“İşte o yüzden, bazı sözleri bozmaktan gurur duyarım.”
Sessizlik.
Denizin üstünde ayın yansıması titriyordu.
Parla iç çekti. “Mert… bazen düşünüyorum da, ya biz fazla hızlı gidiyorsak?”
Mert onun elini tuttu.
“Belki de doğru yere doğru zamanda gidiyoruzdur. Bazen kalp, akıldan önce karar verir.”
Parla cevap veremedi.
Sadece başını omzuna yasladı.
O an Mert’in cebindeki küçük kadife kutunun varlığından habersizdi.
---
O gece eve dönerken, Mert arabada sessizdi.
Parla, onun dalgınlığını fark etti ama sormadı.
Sadece müzikteki şarkıya eşlik etti:
> “Her şeyin bir zamanı var…”
Mert, göz ucuyla ona baktı ve içinden geçirdi:
> “Evet. Ve o zaman çok yakında.”
