32. bölüm / 36
Deli MesajlarEski Defterler
Bölümler 36Şu an: Eski Defterler
- 1 Sana Sadece Ben Deliyim.669 kelime
- 2 Hatırladın mı güzelim?653 kelime
- 3 Benmişim.352 kelime
- 4 Toplantı.896 kelime
- 5 Cızırtı.938 kelime
- 6 Deli kulaklığıma sızmıştı!626 kelime
- 7 Hayır bu kesinlikle tesadüf değildi.495 kelime
- 8 Geçmişten Dosya.404 kelime
- 9 Neyi benim için yaptın Deli?1.130 kelime
- 10 Ona güvenme Ada.1.018 kelime
- 11 Birbirimizi asla unutmayalım Ada Arkan.935 kelime
- 12 Kerem de onlardan.850 kelime
- 13 Zehir.853 kelime
- 14 Göğüsteki Yıldız976 kelime
- 15 Bana Güvenme.868 kelime
- 16 Hatırlamaya Yakın.839 kelime
- 17 Öfkeli ve Tripli.946 kelime
- 18 Hastane Odası737 kelime
- 19 Henüz Delirmemeliyim.970 kelime
- 20 Unuttuğum Bir Gerçek Daha1.986 kelime
- 21 Kaderin Cilvesi.1.806 kelime
- 22 Eski dostumun adı ne?1.230 kelime
- 23 Çete Evinin Misafirleri1.383 kelime
- 24 Misafirler Arasında İhanet1.086 kelime
- 25 Maşa mı?1.379 kelime
- 26 Yeterli.1.099 kelime
- 27 Her İki İhtimalde de1.911 kelime
- 28 Biliyorum…1.182 kelime
- 29 Bilmiyorum…1.063 kelime
- 30 Karmaşa ve Huzur989 kelime
- 31 Eski Bir İşbirliği1.305 kelime
- 32 Eski Defterler996 kelime · Okuduğun bölüm
- 33 Geçmişin Bedeli1.111 kelime
- 34 Aramızdaki Şüphe1.529 kelime
- 35 Bir Kişi Eksik970 kelime
- 36 Başka Bir Evrende1.388 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Demir'in evinden ayrılıp arabama bindim.Babamın şu an evde olmadığını çok iyi biliyordum.Ve eski de olsa birçok belgesini büyük çalışma odasında bulabileceğimi de.İşte bu yüzden istikametim şirket değil de babamın eviydi.
Eve vardığımda direkt babamın çalışma odasına geçtim.Büyük bir kitaplığı vardı ama tabiki birçoğu işle ilgili dosyalarıyla doluydu.Çalışma masasına oturdum.Her zaman masanın üzerinde duran bilgisiyarının kilidini kırmak benim için zor olmamıştı.
Bilgisayara girip biraz kurcaladım zaten bu bilgisayarı sadece iş için kullandığı için işle ilgili dosyalarına ulaşmamda zor olmamıştı.Şimdi geçmiş dosyalara bakmalıydım.Üzerinden fazlaca geçmiş olan dosyalar...
Ablam 2015 yılında vefat etmişti.Ama babam ve örgüt şirketlerinin iş birliği daha eskiye dayanıyordu.2013 senesinde annem bile ölmeden bir sene öncesine dayanıyordu bu iş birliği.Yani bir aksaklık çıktıysa bile neden 2 sene sonra öldürüldü ablam?
15 yaşında öldürülmez diyip 17 yaşını beklemiş olamazlardı da.Ki zaten ablamı da değil beni öldürmeyi düşünmüşlerdi.Eğer ben öldürülmüş olsaydım 13 yaşında olacaktım.İş birliğinden 2 yıl sonra ne olmuş olabilirdi?
İş birliği için imza atılan ilk dosyaya baktım.Levent Arkan ve Kenan Karadağ...2013 senesi babam ve eski örgüt lideri aynı zamanda Kerem'in de babası iş birliği yapmıştı.Bu belgede yasal bir iş gibi görünsede tahminimce illegaldi.
İşin içeriğinden işime yarar bir şey bulamamıştım.Hatta iki tarafında iyi kâr elde ettiği bir iş birliği olmuş ve 6 ay sonra bitmiş.Tarihi görünce hatırladım ki iş birliğinin bitiminden bir 6 ay sonra yani bu sefer de 2014 senesinde annem vefat etmişti.
Annem...Yani Nehir Arkan.2014 yılında tek başına olduğu arabada trafik kazası geçirmişti.Gittiği düz yolda bir kamyon sürücüsünün acemi hatası yüzünden bir çarpışma gerçekleşmişti.Hem annem hemde kamyon sürücüsü vefat etmişti.
Hatta bu vefattan sonra ailecek zor bir dönem geçirdiğimiz için ablamla bağımız güçlenmişti.Bunu şimdi hatırlamaya başlamıştım.Tabii ki annemin ölümünü hatırlıyordum ama ablama karşı bağlılığımın artma sebebi biraz buydu.Ve bunu yeni yeni hatırlıyordum.
Deli'nin bana yaptırdığı o kek...Ablamla belki de Deli'yle yaptığımız kek değildi sadece.Ablam annemi özlüyorum diye onun kekini yapmıştı bize.Bu yüzden Deli bana o keki yaptırdığında yerken nedenini bilmesem de o kadar ağlamıştım.
Annem ablam ve ben...Mutfakta annemin bize söylediği malzemeleri ona götürerek kek yaparken yardım ediyorduk.Hatırladığım anı gözlerimin dolmasına sebep oldu.Silikti zihnimdeki görsel ama yinede bir şeyler hatırlamaya başlamıştım.
Ablam ben ve Deli...O keki yaptığımızı Deli'den duymuştum ama şimdi zihnimde o keki yaptığımıza dair silik bir anı da vardı.Bir şeyler hatırlamak hem mutlu etmiş hemde kalbime bir ağırlık çökertmişti.
Ablamın ölümünden sonra ki intihar girişimim biraz da bu yüzdendi.Sadece ablamı değil ondan önce annemi ve annemden sonra en çok bana dayanak olmuş kişi olan ablamı kaybetmiştim.Garipti.Bir şeyleri hatırlamaya başlamak.
İş birliğinin bitiminden bir buçuk sene sonra ablam öldürüldü.Daha doğrusu ben hedef alındım.O bir buçuk senenin buçuğunda annem öldü ve geri kalan bir sene de hedef alındım.Deli'yle ortaokulun son senesinde yani bir sene mi arkadaş kalmıştım acaba?
Ne zaman arkadaş olduğumuzu bilseydim en azından örgütün beni ne zamandır hedef aldığını da öğrenmiş olabilirdim.Tabii Deli yani İlker de sonradan örgütün adamı olmuş olabilirdi.Bu arkadaşlığımızı gerçek mi yapardı?Ama arkadaşlığımız gerçek olsaydı ablamın ölümüyle sonuçlanacak bir hareket yapmazdı.Yani direkt beni hedef alan kişilerin adamı da olmazdı.Yani galiba olmazdı.Bilmiyordum tabii ki.
Dosyaları daha fazla karıştırırdım belki ama gözüm saate kaydı ve babamın işten dönme ihtimaline karşı bilgisayarı eskisi gibi bırakıp odadan çıkmak zorunda kaldım.
Aşağı kata indiğimde babam eve girmişti.Beni gördüğü içinde pekte şaşırmamıştı yada şaşırsada duygularını belli etmiyordu.Bilmiyordum.
"Hoş geldin."dedim yinede.
"Asıl sen hoş geldin."diyerek karşılık verdi.Ses tonundaki sıcaklık bir 'Hoş geldin.' denmesinden mi yoksa içinden geldiği için mi anlamadım.
O sırada evde çalışan yardımcı abla "Hoş geldiniz.Sofra hazır."diyerek yemeğe çağırdı.Bana dönerek "Sizin evde olduğunuzu bildiğimiz için size de servis açtık."dediğinde tebessüm ederek teşekkür ettim.
Babam direkt masaya ilerlerken peşindeydim.O masanın başına bende onun sağ köşesine oturdum.Yemeğini yemeden önce "Afiyet olsun."dedi sırf kibarlık için.
"Sana da."dedim kısık bir sesle.
Bu yemekte ağzını aramalıydım.Ama bunu çaktırmamalıydım da.Nasıl yapacaktım bilmiyordum ama bir konu açıp bir şekilde konuyu geçmişe çekmeliydim.
"Günün nasıldı?"dememle bakışları yemeğinden bana döndü.
"Rutin bir iş günüydü.Normalde sormazdın?"ses tonundaki sorgulayıcı ton istediğim şey değildi."Asıl senin günün nasıl geçti?"sözleri 'Benim günüm neysede asıl sen evimde gününü geçirecek ne yaptın? ' der gibiydi.Gibisi fazlaydı hatta.
Yada ben kafamda kuruyordum.
"Benimki de iyiydi."dedim sıkıcı bir ses tonuyla.Açıkça sormadığı sürece sorularına cevap vermeye gerek duymasam da olurdu.
Kafa sallayarak bir nevi 'Peki.' demesiyle tekrar konuşacak bir şeyimiz kalmadı ve sessizliğimize geri döndük.
"Sen emekli olacak sayılırsın ya."sözlerime kafa sallayarak ya onayladı yada 'Ee devam et.'bakalım dedi.Ama hangisi olduğunu anlamadım.Çünkü gereğinden fazla sorguluyor ve şüpheye düşüyordum."Şirketin başına benim geçmemi isteme sebebin çok zeki olmam mı?Yoksa sadece kızın olduğum için mi?"
Hadi ama Ada Arkan.Kendine gel.5 yaşında velet miyim?Bu soru ne?Babamda benimle aynı fikirde olacak olmalı ki bana garip bakışlar attı.
"Yeteneklisin ama tahmin edeceğin üzere kızım olmasan tüm şirketimi sana bırakmazdım."diyerek mantıklı mantıklı konuşarak salakça olan sorumu cevapladı.
"Haklısın.Ama ablam yaşasaydı ben değilde ona 'Şirketin başına geç.' derdin değil mi?"dememle çenesi kasıldı ve gözleri gözlerime kilitlendi."Keşke yaşasaydı."dedim gözlerimi gözlerinden kaçırırken.
Babamla daha önce neredeyse hiç ablam yada annem hakkında konuşmamıştım.Zaten şu anda da konuyu geçmişe çekip ağzından laf almak için ablamı konuya dahil etmiştim.
Ama o bu konu açılınca daha derin bir sessizliğe geçti.Bir şey der diye düşünmüştüm oysa ama hayır.
"Baba ben çok küçüktüm ya.Ablamı pek hatırlamıyorum.Annemi de hatırlamıyorum."Bunlardan bahsetmek aslında benim de göğsümde ağırlık yaratıyordu."Bana biraz onlardan bahseder misin?"Sözlerimden sonra boğazımda oluşan düğümü yutkunarak defetmeye çalıştım.
"Üzerinden çok zaman geçti Ada.Durduk yere yaralarımızı deşmeye gerek yok."derken sesi soğuktu.Ama hissetmiştim.Bir şey saklıyor gibiydi.
"Yara deşmek değil amacım özlüyorum onları.O yüzden onlardan bahset istiyorum."Biraz da belki hafızam canlanır diye tabii.
"Senin içinde ağır konular bunlar benim içinde.Kötü günlerdi geri de bıraktık.Ne bu eski defterleri açma çabası?Saçma sapan."Sinirlenmişti ama neden?
"Onların ölümünden önceki iyi değil miydi?Ölümlerini anlat demiyorum ki onlardan kalan tek hatıraları anılarımızı anlat diyorum."dedim ısrarla.Sözlerime sinir olduğu için burnundan derin bir nefes çekmişti."Annemle bizden öncesi nasıldı mesela?"Bunlar daha önce hiç konuşmadığımız için asla bilmediğim şeylerdi.Ve şimdi merakta etmiştim.Ama babam bu laflarıma sinir olmuş gibiydi.
Ayağa kalkıp "Çok güzeldi!Çok güzeldi de ta ki annenin beni aldattığını öğrenene kadar."diyerek üst kata doğru ilerledi.Giderken "Daha da kurcalayıp durduk yere huzur kaçırma."dedi sert ve sinirli bir sesle.
Annem babamı mı aldatmıştı?Bu yüzden mi hiç annemden bahsetmemişti?Ama nasıl?Yada kimle?
LÜTFEN BEĞENMEYİ VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYIIIINNNN!!!!!!🤍🤍🤍
Bölüm etkileşimi
