23. bölüm · Deli Mesajlar
Çete Evinin Misafirleri
İlker...Demek adı buydu.O kesilmiş fotoğrafın arkasındaki harf...Meğer sadece bir harften ibaret değilmişte.Eski bir dostmuş.
Ablamla yine içimden konuşmaya devam ettim.Onunla böyle anlaşmaya alışmıştık.
Onu tanıyorsun değil mi?Biliyorum tanıdığını.Ama ben tanımıyorum.Yani hatırlamıyorum.Abla çok zor.Cidden çok zor.Yanına gelmek istiyorum.Ama o bile ayrı dert.Ve bunu yapmamam gerek.
Ya bak birde iş o kadar ironik ki.Günlerdir benimle uğraşan Allah'ın Deli'si bana seni anlattı.Sessizlik yeminimi Deli'nin tekine teşekkür ederek bozdum.Bunu içimden söylesemde dışarıda bulunduğum mezarlığa zıt bir gülümseme belirdi dudaklarımda.Aynı hızla kayboldu tabii.
Deli demekte kolaydı.İlker diyince sanki bana o mesajları yazan adamdan değil de bir başkasından bahsediyormuşum gibi hissediyorum.Belki de bu yüzden Deli demeye devam etmemi istedi.
Bu düşüncemin sebebini eskiden dost olmamıza bağlayabilirdim.İnsanlar anıları unutur ama hisleri unutmaz.Bunu kendimce aldığım eğitimlerden biliyordum.İnsanları kandırmak için aldığım oyunculuk eğitimi, güvenmemek için aldığım dövüş eğitiminde hocamın sağ vuracağını söyleyip soluma vurduğu yumruklar...
Hepsi bana güvenmemeyi öğretmişti.Bu yüzden seninle olan anılarımı özlüyorum.Güven...Sen benim için buydun abla.En güvenli limanımdın.
Sen gittiğinden beri okyanusta kayboldum.Deli şimdi yön verdi belki ama güvenemem ona da.Ablam...Limanımda güvende olsaydım okyanusta bozuk bir pusulaya ihtiyacım olmazdı belki.O bozuk pusula beni bu kadar aciz hissettiremezdi.O pusulayı kırar yoluma devam ederdim.
***
Dün bütün gün ablamla konuştuğum için ve eve geldiğimde odama girip sadece mezarlıktan dönerken aldığım sigara ve votkaları içerek geçirmiştim.Bu yüzden öğlene doğru uyandım.
Beni uyandıran şey ise Demir'in yani sevgilimin aramasıydı.Kafam o kadar ağrıyordu ki yastıktan birkaç santim kaldırmamla geri yastığa çökmüştüm.
Tek gözümü kısık bir şekilde açıp telefonumu yatağımın yanındaki komidinin üzerinden aldım.Aramayı yanıtlayıp kulağıma koydum.
"Günaydın sevgilim."dedi en sevdiğim ses tonuyla.Yüzümde başımdaki ağrıya rağmen bir tebessüm oluştu.
Uykulu sesimle "Günaydın."dedim.
"Hım."dedi önce garipseyerek."İyi misin bebeğim.Hasta falan mı oldun?Sesin kötü geliyor."dedi endişeli bir ses tonuyla.
Sevgilime dün bütün gün sigara ve votka içtim demek istemediğim için "Yeni uyandım ondandır.Ne oldu sevgilin için endişelendin mi?"dedim hafif cilve ve alaylı bir şekilde.
"Tabii ki de endişelenirim.Ufak bir hatırlatma.Sevgilimsin ya hani."sözleriyle yarı uykulu olduğum halde mal mal sırıttım.
"Doğru sevgili yapmıştım değil mi ben."dedim dalgasına.
"He ya sevgili yapmıştın.O yüzden hadi git hazırlan dışarıda yemek yiyelim."dedi o çok sevdiğim sesiyle.
"Aşkım çok isterdim ama işim var."Dün içtiğim sigaralar sesimi mahvettiği için hala kötü çıkıyordu.
"Hadi ama cidden bu kadar çok mu işin var?"Gelemeyeceğim için bozulmaktan çok kendimi yorduğumu düşünüyor gibiydi."Hasta gibisin zaten.Sesin kötü geliyor çalışmasan olmaz mı?Gelip sana çorba yapabilirim ses tellerine iyi gelir."Fazlasıyla ciddiydi ama gelip bana çorba yapıp içirmesi fikri çok ironikti.
"Cidden iyiyim.Beni düşünmen çok tatlı sevgilim ama gerçekten işim var."Yalan sayılmazdı.Şirket işleri oynadığımız oyunlar...Bu aralar çok boşlamıştım.Ve tabiki Deli'yle ilgili her gün üstüne biraz daha koyduğum araştırmam.
Derin bir iç çektiğini duydum."Madem sevgilim kendine dikkat etmiyor.Ben gelirim yanına."demesiyle paniklemiştim."Adresini avukatın olduğum için ben mi bulayım işimi kolaylaştırıp konum mu atacaksın?"Adresin diye bulacağı ev bu değildi bile.Babamın evi resmiyetteki evimdi.Bu ev değil.
"Bebeğim bak gerçekten iyiyim.Gelmene hiç gerek yok ki büyük ihtimalle bulacağın evde ben olmayacağım."dedim tane tane açıklayarak.
"Nasıl yani?"dedi anlamayarak.
"Babamın evine gidip 'Kızın nerede bey baba?' mı diyeceksin?Bulduğun adres büyük ihtimalle babamın evi olacak çünkü."dedim.Bunu söylerken ister istemez kıkırdamıştım.
"Babanın kızımla nasıl birlikte olursun deyip beni dövme ihtimali yoksa denenir bu senaryo.Ama vakit kaybetmeye gerek yok.Ben direkt senin bulunduğun yere geleceğim."dedi kendinden emin bir şekilde.
"Döveceğini zannetmiyorum.O da senin gibi...Vakit kaybetmeyi sevmez.Çeker silahını...Hatta pardon bir adamına söyler o vurur seni."Dalga geçmiştim ve dalga geçerken konuyu değiştirme girişiminde bulunmuştum fakat sevgilim bunu anlamıştı.
"Tamam o zaman sevgilinin bey baban tarafından yada onun herhangi bir adamı tarafından vurulup ölmemesi için doğru adresi yani bulunduğun adresi konum atıyorsun."Bu çocuk bu kadar inatçı mıymış ya?Sevgilisine çekmiş herhalde diye içimden geçirip hafif sırıtsam da bu sefer inat konusunda beni yenen biri olmuştu.O kişi de sevgilimdi be.
"Yani babam illegal bir iş adamı olsa da bence çekip vurmaz ya.Sen oraya git.Hem tanışırsın bey babamla işte."dedim konuyu gereksiz uzatarak.Gelmemeliydi.Çetemin yaşadığı eve...
"Ada."derken A harfini uzattı.Sanırım bende pes ettim.
"Pes ediyorum avukat bey."derken bir yandan evin konumunu attım.Tam o sırada da üstten Deli'den bir bildirim düştü.
Konuşma devam ettiği için mesaja bakamamıştım."En fazla 20 dakikaya ordayım illegal yarim."demesiyle gülümsedim.Telefonu kapatmasıyla Deli'yle olan konuşmalarıma girdim.
Deli
Günaydın Çete Lideri.
Nasıl yani?Dümdüz günaydın mı yazmıştı?Yani Deli'den beklenmedik bir hareket değildi ama dünden sonra...Belki de dün ki konuşmanın bizim üzerimizdeki etkisinden dolayı böyle bir mesaj yazmıştı.O da eski dostuyla konuşmuş sayılırdı.O da eski dostuna kalben dokunmuştu.Ona Deli diye hitap etme sözümü tuttuğumu bilmesi için cevap yazdım.
Ada
Sana da günaydın Deli.
Mesajı gönderdikten sonra yatağımdan kalktım.İlk işim hemen elimi yüzümü yıkamaktı.Normalde duşta alırdım ama sadece üstümü değiştirip leş kokan pijamalarımdan kurtuldum.Duşa vaktim olmadığı için sadece parfüm sıkarak alkol kokusunu en aza indirgedim.
Odamdaki içki şişelerini toplayıp bir çöp poşetine kırmadan koydum.İçi ağzına kadar dolu küllüğümü de alıp hepsini çöpe attım.Odama girme ihtimali olabileceği için hem pencereleri açtım hemde oda kokusu sıktım.
Odamdan çıkıp salona baktığımda Aras'ı gördüm.Bu evde çetenin bizim gibi odasına kapanmadan yaşayan tek üyesi sayılırdı.
Geçip yanına oturduğumda elindeki telefonu bırakarak bana döndü."Kıyamet mi kopacak bu evde birisi durduk yere odasından çıkmaz."derken şaşkınlıktan kaşları kalkmıştı.
"Aslında bende çıkmazdım ama sevgilim geleceğim diye tutturdu."derken bu sefer gözleri de fal taşı gibi açılmıştı."Burada olduğuna göre seninle de tanışacak.Tabii bana bir iyilik yapıp odana da gidebilirsin."dedim sevimlice sırıtarak.Belki etki ederdi.
"Senin.Senin sevgilin var.Ve eve geliyor.Ben de onunla tanışmamak için odama gideceğim."dediğinde kafamı aşağı yukarı n'olur dercesine bakarak salladım."Hayatta olmaz."dedi keskin bir ifadeyle.
Derin nefesimi verip gözlerimi devirdim."Kız sen sevgili de mi yaparmışsın?"dedi bu sefer dalga geçerek.Attığım sert bakışa aldırmayarak konuşmaya devam etti."Yakışıklı mı bari?"Her lafıyla mimiklerim daha da değişiyordu."Kız ilk sevgilin sonuçta anlat biraz."
"Birincisi şimdiye kadar sevgili yapmamam sevgili yapamayacağım anlamına gelmiyor.Ayrıca evet yakışıklı hemde senden daha yakışıklı."dedim burnumu kırıştırarak.
"Bak bak bak.Bizimki sevgili yaptığı gibi bizi satarmış.Ayrıca benden yakışıklı olması için daha anasının karnından doğmamış olması lazım."dedi böbürlenerek.
"Yine ego tavan."diye araya giren yeni ses Elif'ti.Bu gün odasından çıkan çıkanaydı.O da bir yanımıza oturdu.Derin bir nefes alıp tekrar konuştu."Ben biraz hastayım.Telefonla konuşurken de sesim kötü çıktığı için Bora ne kadar gelme diye ısrar etsemde buraya geliyor."demesiyle duruma hem gülesim geldi hemde sinirim bozuldu.
"Vayy ikisi bir arada."deyip gülen Aras'ı anlamayan Elif kaşlarını çatarak bana dönüp 'Ne?' dercesine başını salladı.
"Benimde sevgilim sesim kötü çıktığı için eve geliyor."dememle biraz endişelensede benim tavrım çok panik olmuşum gibi durmadığı için çokta panikle yaklaşmadı.
"Senin sevgilin mi var?"diye şaşkınca sormasıyla asıl paniklememe sebebinin şaşkınlıktan kaynaklandığını anladım.
"Evet."Omuz silktim.
"Kim?"diye sordu büyük bir merakla.
"Demir.Gelince tanışırsınız."
"Vay be."Hala şaşkındı."Ada Arkan'ı sevgili yapmış."kendi kendine konuşuyor gibiydi."Bari bizede söyleseydin be."dedi sahte bir sinirle.
"Yeni zaten."der demez kapı çaldı.Sakindim.Sakin olma sebebim Demir'e bana Canan de gerisini sorgulama diyerek sonra açıklama yapabilecek olmamdandı.
Kapıya ilerlerken bizimkilere dönüp "Oynadığımız oyunu unutmayın.Ben Canan'ım Elif ise Sara."dedim ikaz ederek.
Kapıya yaklaştığımda Elif'te arkamdaydı.Hem Bora gelmiş olabilir diye hem de Demir'i merak ediyordu.Kapıyı açtığımda karşımda Demir vardı.Elinde bir demet çiçek ve boğazım için birkaç ilaç almıştı.Durumumun bu kadar ciddi olmadığını sanırım birinin ona söylemedi gerekiyordu.
Çiçeği uzatırken "İyi misin?"diye sordu selam bile vermeden.Teşekkür ettim büyük bir tebessümle.
"İyiyim hatta bu kadar ciddi bir şeyi bırak.Hiç bir şeyim yok."dedim bir çocuğu uyarır gibi.Sonra aklıma dank etmesiyle kulağına doğru fısıldadım."Bana Canan de bu arada Bora'da gelecek.Kerem'in CEO'su olduğu şirketten biri biliyorsundur.Sonra açıklarım nedenini."dememle garipsediğini belli edecek şekilde baksada kabul etti.
"Peki o zaman."dedi bana doğru.Sonra Elif'e döndü ve "Tanıştırmayacak mısın?"dedi yüzünde hafif ama gamzeli tebessümüyle.Birde koltuktan kalkmamış olan Arasa baktı."Bizi."diye ekledi.
Kapıyı daha kapatmadığım için arkasından gelen Bora'da "Sanırım benimde tanışacağım birileri var."diyerek kapının diğer tarafına yaslandı."İyi misin bebeğim?"diye direkt Elif'e yönelik konuştu.Demir'le ne kadar benziyorlardı.Belki de benzeyen onlar değil aşklarıydı.
"İyiyim biraz hasta oldum sadece."dedi gerçekten kötü çıkan sesiyle.
"Yağmurlu havada yürürsen olacağı bu işte."diyerek sahte sevgilisini azarlayan Bora'yı biraz garipsemiştim.Elif oynadığımız oyunlarda sevgili olduğu biri olursa böyle mi davranıyordu?Yağmurda beraber ıslanmak...Belki bir gün Demir'le denerdim.
"Azarlamaya mı geldin?"Elif'in bıkkınlığı pekte sahte durmuyordu.
"İçeri buyur etmeyecek misiniz?"diye soran Demir'le kafama dank etti.
"Buyurun."dedim Bora ve Demir'e.
Kapıyı kapatır kapatmaz Aras konuşmaya başladı.Bana "Haklıymışım hala benden yakışıklısı doğmamış."dedikten sonra Demir'e ve Bora'ya dönüp "Çiçekler ne iş kız istemeye mi geldiniz?Valla ben verdim gitti."diyerek o da benim onu sattığım gibi bizi satmıştı.Ama biz onun gibi satılık olmadığımız için lafı ağzına tıkadım.
"Biz senin gibi satılık değiliz sus ve uslu dur."diyerek aynı zamanda lider konumumla uyardım.
Aras'a "Canan haklı onlar satılık değil ve bırakta kimin daha yakışıklı olduğuna da o karar versin."diyen Demir bir yandan oyunuma alet olduğunu da belirtiyordu.Onun bu tavrından sonra kimse anlamayacak olduğu için ona tebessüm ederek teşekkür ettim.O da bana bir iki saniye de olsa gözlerinde aşka öylece baktı.
LÜTFEN BEĞENMEYİ VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYIIIINNNN!!!!🤍🤍🤍
