30. bölüm · Deli Mesajlar

Karmaşa ve Huzur

Kitap yazan biri

Hiçbir şey bilmiyordum.Elimde olan her şey tahmin ve belki de oyundan ibaretti.Deli'ye güvenmiyordum.Ama bir hissi gerçekten unutmuyorsak içimde onun söyledikleri arasında doğru olan bir şeyler var diyen yanım yalan söylemiyordu.

Deli gerçek bir deliydi.Beni de delirtiyordu.Gerçi hatırlamasam da ben daha önce delirmiş intihar girişimde bile bulunmuştum.Acaba başarılı olsaydım ne olurdu?

Aslında ölürdüm o yüzden düşününce ne olacağını umursamazdım sanırım.Ama yinede Deli için işler nasıl ilerlerdi acaba?Tabii ben olmayacağım için İlker olurdu adı Deli değil.Yine örgütün başındaki kişi olur muydu?Yoksa gerçekten telefondaki kişi haklı mıydı?Her şey benim üzerime mi kuruluydu ve ben olmasaydım Deli için örgüt liderliği diye bir şey olmaz mıydı?

Benim için örgüt lideri olduysa intikamda alırdı belki.O zaman örgütü yönetmesi için ne amacı olurdu?Belki bir Derya daha ölmesin diye başında olurdu örgütün.Deli o kadar iyi biri miydi ki?Bilemezdim.Ama takıntılı olduğunu biliyordum.O anca takıntılı olduğu kişiler için böyle bir şey yapardı.Ve arkadaşı olduğum için de bana takıntılı olmuştu.

Keşke hayatım her zaman olduğu gibi gitseydi.O an da aklıma Demir geldi.Hayatım olduğu gibi gitseydi Demir'i de tanımazdım.Bu tanrının bana verdiği cezadan sonra ödül müydü?

Olasılıkları düşünmek canımı sıkıyordu.Ama eğer Demir Deli'den sonra verilen ödülse sanırım onu özlemiştim.Kafam bu kadar doluyken bana iyi gelecek en doğru kişi kesinlikle Demir'di.

Arayıp ne yaptığını sormayı düşündüm.Hem son konuşmamızda trip yemiştim.Sevgilimin gönlünü alayım.

Sesli aramama ilk çaldırmamda yanıt gelmedi.Tekrar çaldırdığımda da yanıt gelmedi.En son neyse o aramamı görünce döner bana diye düşündüm.Yinede belki birkaç dakika sonra arar diye ister istemez sadece telefona baktım birkaç dakika.Acaba bu da mı tribin parçasıydı?

Sonra onun aramasıyla anında açtım."Alo."

"Duymamışım bebeğim affedersin."derken nefes nefeseydi sanki.

"Sorun değil aşkım da iyi misin?Koşu falan mı yapıyordun?"

"He yok iyiyim.Sen nasılsın asıl?Araştırma yapacağını söylemiştin bir şeyler çıktı mı?"nefesi düzene girmişti.

"Yani tam olarak bilmiyorum.Elimde sürekli sadece ihtimaller var."sesim çaresizce çıkıyordu.

"O ihtimalleri eleyerek doğruya ulaşacaksındır.Ama Deli bu kadar kendini yıpratmana değecek bir konu mu?"kıskanır gibi değil benim için endişelenir gibi söylemişti.

"Aslında bilmiyorum.Deli'yi her araştırdığımda sadece onun istediği kadar bilgiye ulaşabiliyorum.Ama buna rağmen her araştırdığımda daha büyük bir şey çıkıyor işin altından."son cümlemi sitemle vurguladım.

"Ne gibi?"doğal bir şekilde anlamayarak.

"Mesela Deli Bora'nın babasının şirketinin asıl başında olan kişi.Ve bu şirket gibi birçok şirketi var.Örgütünün şubeleri gibi."

"Deli örgüt lideri ve sana takıntılı."dedi tamamen farklı bir yere odaklanarak.

"Evet ama ben de zarar verilmesi kolay biri değilim ya hani.O yüzden o kısmı umursamıyorum."bu kendimi koruyabilirimin farklı bir söylenişiydi benim için.

"Biliyorum ama tek bir dikkatsizliğin kötü bir sonuç doğurur diye korkuyorum."sesi hem üzgün hem endişeli hem de çaresiz geliyordu.Deli'ye gücü yetmeyeceği için olabilirdi.

"Anlıyorum ama..."dememle tekrar konuştu.

"Kendini koruyabileceğini biliyorum.Ama ne yapayım Ada?Seviyorum işte.Sende beni düşün.Sana kısa sürede çok aşık oldum.Sosyopat bir herif sana zarar verirse nasıl yaşarım onu bile bilmiyorum."sözleriyle içim yumuş yumuş olmuştu.Bende ona kısa sürede çok aşık olmuştum.

Onunla empati kurunca Deli'nin onu bıçakladığı ve iki üç santimle ölümden döndüğü günü hatırladım.Empati kurunca onu çok daha iyi anlıyordum.Endişesini...Her şeyini.

"Bizde de kalp var be Avukat Bey.Böyle lafları sık kullanmayın kalpten giderim valla."yüzümde otuz iki diş bir sırıtış vardı.

Telefonun diğer tarafından bir gülme sesi işittim.

"Hiçbir yere bırakmam ne sen kalpten gidebilirsin ne de kalbimden.Sen istesen de istemesen de her türlü hem benimle bu hayatta hemde kalbimde yaşayacaksın."sözlerini biraz garipsemiştim.Beklemediğim bir çıkıştı açıkçası.

"Tamam sakin ol şampiyon hiçbir yere gitmiyorum.Zaten gidipte seni bu dünyada dul bırakmaya niyetim yok."dememle kahkahayı basmıştı.

"Ne biliyorsun belki başkasını bulacağım."demesiyle sinirim bozuldu.Kıskanayım diye söylediğini anlamıştım ama bende ona gıcıklık yapardım o zaman.

"Seni benden başka kim alsın be?"sözlerimle tekrar kahkaha sesi geldi.

"Talip çok ama bir çete lideri kalbimi çaldı.Gözüm görmüyor başkalarını."demesiyle yüzümde kocaman bir gülümseme oluştu.Sözleri her zaman hoşuma gidiyordu.

"Görseydi gözlerini oyardım bebeğim."

"Kör ettin beni zalimin kızı."demesiyle bu sefer ben güldüm.

"Seni ararken o kadar canım sıkkındı ki.Kafamdaki onca karmaşaya rağmen yüzümü güldürebiliyorsun."

Derin bir iç çekti."Deli'yi bulmazsan ne olur?Ablan vefat edeli çok olmuş.Onu geri getiremeyeceksin.Deli'yi bulduğunda öldüreceksin."son cümlesi biraz sorar bir tonlamadaydı sanki ama konuşmasını bölmedim."Eline bir şey geçmemiş olacak.Yanlış mıyım?"diye bilmediği yerlerden dolayı emin konuşmamak için sordu.

"Elime ne geçecek onu bile bilmiyorum ki.Hatırlamadığım bir geçmiş var ve o geçmişten biri yani Deli ablanın ölümü basit değildi dedi.O geçmişte bir şeyler saklı.Öğrenmeliyim.Öğrendiğimde ona göre hareket edeceğim."Büyük ihtimalle Deli her türlü öldürmek istediğim biriydi.

"Anlıyorum."sesi hüzünlüydü.Ama belliydi ki bu hüzün benim içindi."Her zaman yanındayım sevgilim."yüzümde bir tebessüm oluştu.

"İyi ki varsın.İyi ki yanımdasın.Seni çok seviyorum."dediğim 'Çok.' kelimesini bastırarak.

"Sen sev.Hep sev beni.Bende seni hep seveceğim."sözleri içimi ısıtan birer silah gibiydi.Silah gibiydi çünkü sanki o sözlerde olumsuz tek bir kelime olsa yıkılacak gibiydim.

Ne ara bu kadar bağlandım ben?Beni nasıl bu kadar kısa sürede kendine aşık etti?Kader miydi ona olan sevgim?Yoksa başka bir şey mi?

"Hep seveceğim.Aksi mümkün değilmiş gibi hissettiriyorsun."dedim yumuşak bir sesle.

"Benim seni sevmemem mümkün değil."demesiyle "Bir saniye sevgilim."demesi bir oldu.

Bir şey demedim ve öylece bekledim.Telefonu sessize almadığı için ses geliyordu ama tabiki de tam anlayamıyordum.Ama bir kadın sesine benziyordu.Daha da dikkat kesildim.Demir'e güveniyordum ama merak etmiştim.

"Efendim az önceki iş yarım kaldı.İsterseniz biz hallederiz ama..."dediğini duydum kadının.Ses tonu ciddiydi.Konuşması da yeterince resmi.Ama 'Efendim.' lafını biraz garipsemiştim.Belki de stajyer avukat falandı ve olabildiğince saygılı hitap ediyordu.

"Geliyorum."dedi sert ses tonuyla bastırarak.Kadının lafını da bölmüştü.

Sanırım tekrar konuşmak için birkaç saniye kadının çıkmasını bekledi.

Sonra "Bebeğim özür dilerim biraz işlerim var.Bittiği gibi seni tekrardan arayacağım."dedi mahçup bir ses tonuyla.

"Sorun değil canımın içi sen git işlerini hallet.Gözünü oyduracak bir şey yapma gelen kişinin kadın sesi olduğunu duydum.Kıskancımdır ona göre davran yeter."dedim son cümlemi bastırarak.

Gülerek "Tamam gidiyorum.Gözüm senden başkasını görmediği için rahatım o yüzden sende merak etme."demesiyle gülümsedim.

"Aferin."diyerek telefonu kapattım.

Demir...Demir...Demir...Onunla ilk konuştuğumda ukala tavrıyla dikkatimi çekmiş sonra ise bir anda flört etmeye başlamıştım.Aşık olmuştum.Bir anda.Şimdiyse tek bir telefon konuşmamız ve benim anlık olarak dünyadan kopmam vardı.Zihnimin dinlendiği dakikalar.

Deli ise sadece kafamı bulandırıyordu.Ona dair her şey.Hayatımdan biriydi.Ama kimdi?Benimle telefonda konuşan kişiden de bir haber yoktu.Bir haber olması daha mı iyi olur onu da bilmiyorum aslında.O da bir oyundu belki de.Ama olmadığını düşünüyordum.

Deli hayatımda karmaşa yaratan Demir ise o karmaşada kafamı biraz olsun rahatlatan adam gibiydi.Gibi değildi öyleydi.

LÜTFEN BEĞENMEYİ VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYIIIINNNN!!!!!🤍🤍🤍