25. bölüm · Deli Mesajlar

Maşa mı?

Kitap yazan biri

İçime derince bir of çektim."Tamam haklısınız."Bora'yı işaret ederek "Ama ben buna yinede güvenemem."

Elif ağzını açıp konuşacakken yanında oturan Bora ondan önce davrandı."Güvenmek zorunda değilsin."diyerek omuz silkti."Dediğim gibi babam beni şirket işlerinde sadece kağıt üzerinde var olarak gösteriyor o kadar.Aramızda babam olmasına rağmen derin bir bağ da yok."dedikten sonra Elif'in gözlerinin içine baktı."Babam umrumda değil ama Elif için her şeyi yaparım."gözleri tekrar bana döndü."İstersen beni tehdit edebileceğin bir koz veririm sana."

"Seni tehdit edebileceğim neyin var?"

"Hiçbir şey.Hiçbir şey yok."dedi tekrar omuz silkerek."Ama istersen onu var ederim.Sadece söylemen yeterli."

Elif'in gözlerinin içinin parladığını görmek...Keşke başkasına aşık olsaydı da bu salağın bu teklifini kabul etmek zorunda kalmasaydım.

"Seni tehdit edebilmem için ne kadar ileri şeyler yapman gerekebilir biliyor musun?"dedim aşkın bulandırdığı zihnini gerçeklerle sarsmak için.

Bora'nın gözlerinden çok kısa bir an korku emaresi geçmişti.Görmüştüm.Ama sonra o korkuyu umursamadan belki de yok saymaya çalışarak konuştu."Olsun Elif'i seviyorum.Aşk insana her şeyi yaptırır derler."

"Bizim neler yaptığımızı biliyor musun peki?Gerektiğinde adam öldürüyoruz mesela.Lafta kolay ama icraatte nasıl deneyimlemek ister misin?Ha?"

Tereddüt ettiğini hissettim ama o başka kimseye hissettirmeden "Yapabilirim.Sonuçta masum insanlara dokunmuyorsunuz.Benden de suçlu birini öldürmemi isterseniz...Yapabilirim."

"Daha önce hiç silah aldın mı eline?"diye küçümser bir şekilde sordum.Fazla iddialıydı ve gerçeklerin kolay olmadığını anlamıyordu.

"Hayır.Ama alırım.Eline koz veririm işte."dedi baskıdan dolayı strese girmişti.Ses tonu onu ele veriyordu.

Elif'te araya girdi."Sana vereceği koz illaki cinayet olmak zorunda mı?"diyerek olur yol bulmaya çalıştı."Cezası ağır, cinayet olmayan herhangi bir suç işlesin.Kanıtını da sana getirsin işte."

"Neden?"dedim Bora'ya bakarak."Sevgilin için cinayet işleyemez misin?"dedim üzerinde baskı kurmak adına."Sadece lafta mıydı sözlerin."

Elif bu sözlerin ağırlığını sevgilisine yedirmek istememiş olacak ki "Demir senin için çok fazla cinayet işledi galiba."diyerek 'Sevgilimin üzerine gitme!' mesajı verdi.

"Biri oyunun içinde biri oyunun dışında."diye savunacakken Demir araya girdi ve lafımı böldü.

"Ne kadar zorluk çekerek buraya geldin bilmiyorum.Ama ben kimsesiz büyüdüm.Yetimhanede büyüyen çocuklar yapmak istemediği birçok şeyi zaten büyümek için yapıyor."dedi derince bir iç çekip "Acıma gibi bir duygu hissetme sakın.Sadece sen Bora'ya ne kadar aşıksan ben de Ada'ya aşığım.Ve emin ol Ada bir şey istedikten sonra geri çevirmek benim için çok zor olur."dedi vurgulaya vurgulaya."Ama Ada benden böyle bir şey istemez.Ha ya da istesin benim cevabım değişmez."

Sözlerinden sonra birkaç saniye sessizlik oluştu.Ben Demir'den böyle bir iddia beklemezken bizimkiler de iki dakika önce avukat dediğimiz birinden böyle bir şey beklemiyor olacaklar ki Kaan konuştu."Bir avukata göre adalet terazin çok dengesiz."

"Sizin adalet anlayışınızda size göre dengeli.Herkesin ilkesi kendine.Ayrıca Bora az önce aşk insana her şeyi yaptırır derken haksız sayılmazdı.Ada'ya kısa süre içinde çok bağlandım.Belki de hastalıklı bir takıntı.Ama o bundan rahatsız olana kadar onun için canımı verebilecek biri olacağım."diyerek kendini savundu Demir.

"Bir avukat olduğun için seninde bildiklerin haddinden fazla.Ki avukat olmasan bile bu kadar bilgi seni aşacak şeyler."dedi Kaan önce Demir'e doğru.Sonra Ada'ya döndü."Sevgilinin zihninden bunları sihirli bir değnekle silemezsin.Bora'ya güvenmesekte önerisi mantıklı.Bize ihanet edemeyeceği bir kanıtla bir seferlik istisna yapabiliriz.Oyuna bizim tarafımızdan bir karakter daha eklenir."en son "İstesende istemesen de en mantıklı olan karar bu."dedi.

Biraz durdum.Haklıydı.Bu salağı bir istisna yaparak bir kereliğine plana dahil etmeliydik.Ama kabullenemiyordum.Selin'de bunu fark edip konuştu."Her planımız kusursuz olamaz Ada.Aşkı hata olarak göremeyecek durumdasın."dedi Demir'e olan aşkımı kastederek."Bırak Elif'te Bora'da telafi olarak planı kurtarmamıza yardım etsin."

Aras'ta sanırım bunu destekliyordu."Kızım Bora yalan söylese ilk anda anlardın hem."demesiyle hemen karşılık verdim.

"İyi bir oyuncu olabilir ya hani."dedim.

"Bu oyunlara daha önce girmemiş biri mi bu oyunların kurucusu olan sen mi daha iyi oyuncu?"dedi bir kez daha şu salağın haklı olduğu vurgulanmıştı.Çenemi sıkarak da olsa kafamı salladım.

"Pekala."dedim ve Bora'ya döndüm."Bir günün var.Sadece bir günün.Bana bir video, parmak izinin olduğu kanlı bir bıçak yada silah veya senin ağır bir suçla yargılanacağın herhangi bir kanıt getireceksin."aklıma gelen detayla tekrar konuştum."Suçu sen işlemiş ol.Bana başkasının öldüğü birinin kanlı bıçağına dokunup getirme.Ciddi bir suç olsun ve ihanet ihtimalini sıfıra indirsin."

Bora başını sallayarak onayladı.Elif'in bu sefer diyecek bir lafı yoktu.Sessiz kalmasından onayladığını anlayabilirdik.

Selin beklemediğim bir soru geldi."Demir bizim hakkımızda ne kadar şey biliyor?Yaptığımız işlerin ne kadarını biliyor?"dedi bu sefer hedefler bizdik demek.Elif dese savunmaya geçerdim ama Selin bunu sormaya hakkı olan kişilerdendi şu an.

"Demir."dedim Demir'e dönerek."Bizim hakkımızda ne biliyorsan tüm detaylarıyla anlatır mısın?"

Ben bunu Demir'e sorarken Bora orta sehpanın üzerinde duran suyu almıştı.Getirdiği ilaçlardan birkaçını Elif'e içiriyordu.

"Çetenizi dediğim gibi namınızdan dolayı biliyorum.Detaylar ise Ada'nın veya sizin çevirdiğiniz oyunlar için cinayet işlemekten çekinmeyeceğini, illegal şirketleri batırdığınız planlarınızın yanı sıra bireysel olarak seri katillik yada kiralık katillik yaptığınızı, bazen insanları dolandırıp o parayla hayır işlediğinizi biliyorum."Demek Demir bunca şey biliyordu.Canım sevgilim düşündüğümden çok şey biliyormuş.

"Bunca şeyi nereden öğrendin?"dedi Kaan şüpheli bir tavırla.

"Harbi lan."diye şaşkınlığını dile getirdi Aras'ta.Selin ve ben Demir'in konuşmasını bekliyorduk sadece.

"Ada'nın avukatıyım.Belli başlı bilgilere böylece ulaşmak mümkün.Namını duyduğumuz çetenin sizin olmanızı avukat olmamdan dolayı biliyorum."demesi mantıklıydı çünkü lazım olabilir diye iyi araştırılarak Selin'in zamanında seçtiği bir avukattı.Bir çok şeye dikkat edilmişti.Selin hacker olduğu için bu tarz birçok görev arasında Demir çok küçük kalıyordu."Geri kalanı ise zaten çetenizi herkes biliyor.Ben sadece çetenin kim olduğunu da biliyordum.Yani sadece çete liderini.Çeteyi de bu gün tanımış oldum."

Kaan tatmin olmamıştı."Yaptığımız işler hakkında saydıkların fazla detaylıydı sanki Avukat Bey."dedi şüphesinin dinmediğini belli ederek.

"Bende insanım.Evet iyi bir üniversiteden mezun oldum.Bu yüzden illegal bilgilerinizde olsa birkaç temel bilgi verebileceğiniz kadar güvenilir bir CV'm var.Ama merak ettim ve araştırdım."diyerek ikna olmasını umuyordu.

"Neden araştırdın?"diye sordu Kaan.Bu soru sadece kendini biraz daha açıkla demekti.

"Öncelikle Ada'yı tanımadan önce adının böyle bir çeteyle ilgili olması düşündüğünden daha dikkat çekici bir şeydi.İkincisi de Ada'ya aşık olduktan sonra aşık olduğum kadını tanımak için bir kez daha araştırdım."

"Aşık olduğun kadını ne kadar araştırdın?"

"Az önce saydıklarım dışında bir şey bilmiyorum."diye diretti Demir.Sinirlenmek istemiyordu çünkü herkes gerginken sinirlenmek hiç mantıklı değildi.

"Peki."dedi Kaan garip bir şekilde."Sen Bora'ya ne kadar güvenmiyorsan bende o kadar güvenmiyorum.Üzgünüm ama sevgilinede hiç güvenmiyorum."dedi bana bakarak.

"Biz birbirimize güvenelim yeter."dedim kendimden ve bizden emin bir şekilde.

"Go girl."diye destekleyen Aras'a baktım hafif bir tebessümle.Ondan gözlerimi çektiğimde tebessümüm de silinmişti.

Şimdi iş konuşma vakti gelmişti.Bora'ya döndüm."Bora madem baban seni sadece kağıt üzerinde adını kullanarak işe dahil ediyor.O zaman bize de kaleyi içten fethetmek düşer."son cümlemde karşımdaki Kaan'ın gözlerine baktım.

Aras anlamayarak "Zaten içten fethetmiyor muyduk ki?Anlaşmalar yapma sebebimiz buydu."dedi.

"Evet öyleydi.Ama şu an eli kolu bizden daha uzun olabilecek biri var elimizde."dedim Bora'yı kastederek.

"Tamam da babası sadece kağıt üzerinde birkaç imza attırıyor."dedi Selin."Eli kolu şirkette ne kadar uzun olabilir ki."dedi.

"Kerem öldüğüne göre baban ya onun yerine çok güvendiği birini yada artık emekliliği yaklaştığı için şirket işleriyle daha fazla ilgilenmesi için seni yani oğlu Bora Barlas'ı yeni CEO yapacak."dememin ardından cevap verecek olsa bile devam ettim."Ayrıca eli kolu bizimkinden kısa olamaz.Biz sadece kendi yaptığımız anlaşma maddelerine ve dosyalarına ulaşabilirken o kendi adının geçtiği dosyalardan tut tüm şirket dosyalarına dikkat çekmeden erişebilir."dedim.

Bizimkiler haklı olabileceğimi mırıldanırken Bora konuştu."Kerem yeni ölmedi farkındaysan onun yerine sağ kolum dediği bir koruması geçti.Yeni CEO bulana kadar güvendiği koruması CEO ben değil.Ama evet haklısın dosyalarda sadece adım geçsede içeriden dosyalara daha kolay bir şekilde sızabilirim."dedi.

"Babanın biraz aklını çeleriz olur biter.Yeni CEO sen olursun.Oğlusun.Öz oğlu.Senin geçmeni istemesini sağlayabilecek çene var bende sen sadece baban sana geldiğinde kendini belli etmeden baban sana böyle bir iş verdiğini düşünüyormuş gibi hevesli dur yeter."

"Babam o kadar da aptal bir adam değil.Yıllardır bu işleriyle ilgilenmeyen oğlu bir anda işlere hevesli davranması.Adamla aram zaten iyi değil o yüzden şüphelenirse benden vazgeçmesi onun için zor olmaz."

"O zaman kendin ol."dedim omuz silkerek."Bunu yapabilirsin.Sadece bu gün Elif'e 'Elif' dediğin gibi babanın yanında bana 'Ada' demeyeceksin.Babanla nasıl konuşuyorsan öyle konuşacaksın.Ben babanın seni şirketin CEO'su yapmayı kendi istediğini düşündüreceğim.Ve sende baban bunu sana söylediğinde sanki istemiyormuşsun da pes edip kabul etmişsin gibi davranacaksın.Yada Bora nasıl davranırsa öyle işte."

"Pekala."dedi kısaca kabul ederek."Ama babamı nasıl ikna edeceksin ki?"dediğinde merakla sorduğu soruyu gülerek cevaplarım.

"Sen orasını bana bırak."Henüz maharetlerimizi görmemişti.Bizi bilmiyordu.

"Peki ama önceki planınızla ilgili bir şey soracağım.Daha doğrusu amacınızla."soru sormak için izin ister gibiydi.Sessiz kalıp onu dinlediğimizi görünce devam etti."Babam sadece bir maşa yani araştırmalarınızda bunu gördünüz mü?"demesiyle garipseyerek baktık.

Elif "Nasıl yani?"dedi anlamadığını belirterek.

Bende "Kimin maşası?"diye açık olmasını beklediğimi belirterek sordum.

"Yani şey...Bizim şirket sadece bir şube.Yani siz öyle düşünün.Birçok şirket var bizimki gibi.Ama bizim şirketimiz en ön planda olanı.Bu şirketlerde benim tanımayacağım kadar önemli tek bir kişi tarafından yönetiliyor."demesiyle dumura uğradık.

"Ne demek o?"dedi Aras şaşkınca.

"Yani sorum şu;Bizim şirket batsa bile o kişi diğer şirketleriyle bu işlere devam edecek."dedi ve en net haliyle.Şaşırdığımızı görüp "Bilmiyor muydunuz?"dedi.

LÜTFEN BEĞENMEYİ VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYIIIINNNN!!!!🤍🤍🤍