4. bölüm / 7
Çocukluk aşkım2. Bölüm
Bölümler 7Şu an: 2. Bölüm
- 1 Tanıtım15 kelime
- 2 Şarkılar329 kelime
- 3 1.Bölüm438 kelime
- 4 2. Bölüm376 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 3. Bölüm483 kelime
- 6 4. Bölüm680 kelime
- 7 5. Bölüm607 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2. Bölüm — Aynı Sınıf
Okulun bahçesinde birkaç dakika daha bekledikten sonra zil çaldı.
O sesle birlikte herkes yavaş yavaş sınıflarına doğru ilerlemeye başladı. Ben de çantamın askısını düzelterek Zeynep ve Merih'in peşinden yürüdüm.
İçimde hâlâ garip bir heyecan vardı.
Belki okulun ilk günü olduğu içindi.
Belki de birkaç dakika önce gördüğüm kişi yüzünden...
Sınıfın kapısına geldiğimizde Zeynep hemen sınıf listesini aramaya başladı.
“İnşallah aynı sınıftayız,” dedi.
“Üçümüz de aynı sınıfta olacağız zaten,” dedim.
Merih kağıda baktı.
“Evet, üçünüz de aynı sınıftasınız.”
“Üçümüz mü?” diye sordum.
Merih kağıdı bana uzattı.
İsmimi buldum.
Sonra Zeynep'in ismini...
Merih'in ismini...
Ve birkaç satır aşağıda gördüğüm isimle gözlerim durdu.
Mirza Ay.
Bir an hiçbir şey söylemedim.
Zeynep yüzüme baktı.
“Ne oldu?”
“Hiç.”
Ama içimdeki heyecan bir anda daha da büyümüştü.
Sınıfa girdiğimizde boş sıralardan birine geçtim. Zeynep hemen yanıma oturdu, Merih ise arkamızdaki sıraya geçti.
Bir süre sonra sınıfın kapısı açıldı.
Mirza içeri girdi.
Gözlerimiz yeniden karşılaştı.
Bu kez kaçmadım.
O da birkaç saniye bana baktıktan sonra hafifçe gülümsedi.
Çocukluğumuzdan beri tanıdığım o gülümsemeydi.
Ama nedense artık eskisi gibi değildi.
Mirza gelip arka taraftaki sıraya oturdu.
Ben önüme döndüm.
Ders başlamıştı ama öğretmenin söylediklerine pek dikkat edemiyordum.
Aklım sürekli aynı yerdeydi.
Neden Mirza'yı görünce böyle hissediyordum?
Teneffüs olduğunda Zeynep koluma dokundu.
“Sen bugün çok garipsin.”
“Ben mi?”
“Evet, sen.”
Gülmeye çalıştım.
“Abartıyorsun.”
Zeynep cevap vermedi.
Sadece anlamlı bir şekilde Mirza'nın oturduğu tarafa baktı.
Ben de istemeden arkamı döndüm.
Mirza ve Merih konuşuyordu.
Merih bir şey anlatıyor, Mirza ise gülüyordu.
Tam o sırada Mirza'nın gözleri yeniden bana çevrildi.
Bu kez bakışlarımız birkaç saniye daha uzun sürdü.
Kalbimin neden hızlandığını hâlâ bilmiyordum.
Ama bir şeyi ilk kez fark ettim:
Çocukluk arkadaşım olan Mirza Ay, artık gözümde sadece çocukluk arkadaşım değildi.
Ve bu düşünce beni korkutuyordu.
Çünkü bazı duyguların adı konulduğu anda hiçbir şey eskisi gibi kalmazdı.
O gün okul çıkışında hep birlikte bahçeden yürürken Zeynep ile Merih önümdeydi.
Ben biraz geride kalmıştım.
Birden yanımda bir ses duydum.
“Yavaş yürüyorsun.”
Başımı çevirdim.
Mirza'ydı.
“Sen de yavaşlamışsın.”
Gülümsedi.
“Belki seni bekliyorumdur.”
Ne diyeceğimi bilemedim.
Sadece ona baktım.
Sonra gözlerimi kaçırdım.
O an henüz bilmiyordum...
Bu cümlenin, hayatımda uzun süre unutamayacağım ilk cümlelerden biri olacağını.
Çünkü bazı hikâyeler bir anda başlamaz.
Önce küçük bir bakışla...
Sonra bir gülümsemeyle...
Ve bazen sadece “Seni bekliyorum.” cümlesiyle başlar.
