3. bölüm / 7
Çocukluk aşkım1.Bölüm
Bölümler 7Şu an: 1.Bölüm
- 1 Tanıtım15 kelime
- 2 Şarkılar329 kelime
- 3 1.Bölüm438 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 2. Bölüm376 kelime
- 5 3. Bölüm483 kelime
- 6 4. Bölüm680 kelime
- 7 5. Bölüm607 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1. Bölüm — İlk Gün
Benim adım Mihra Sonay.
Çocukluğumdan beri hayatımın değişeceğini düşündüğüm çok fazla gün olmuştu. Ama hiçbirinin gerçekten değişimin başlangıcı olduğunu bilmiyordum.
O sabah uyandığımda içimde garip bir heyecan vardı. Yaz tatili bitmiş, uzun zamandır beklediğimiz okulun ilk günü gelmişti. Yatağımdan kalkıp pencerenin önüne geçtim. Sokak her zamanki gibi görünüyordu ama nedense bana farklı geliyordu.
Belki de bunun sebebi, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacak olmasıydı.
Çantamı hazırladım. Aynanın karşısında saçlarımı düzeltirken annemin sesini duydum.
“Mihra, geç kalacaksın!”
“Geliyorum!”
Çantamı omzuma atıp odadan çıktım.
Kapının önüne geldiğimde Zeynep ve Merih çoktan beni bekliyordu.
Zeynep her zamanki gibi yerinde duramıyordu. Daha okulun kapısından bile girmeden yeni sınıfları, öğretmenleri ve kimlerin aynı sınıfa düşeceğini konuşmaya başlamıştı.
Merih ise her zamanki sakinliğiyle bizi dinliyordu. Arada bir Zeynep'e cevap veriyor, sonra yine sessizleşiyordu.
Ben onların yanında yürürken yüzümde istemsiz bir gülümseme vardı.
Çocukluğumuzdan beri birlikteydik.
Aynı sokaklarda büyümüş, aynı parklarda oynamış, aynı yaz akşamlarında saatlerce dışarıda kalmıştık.
Bizim için okul sadece derslerden ibaret değildi.
Okul demek birlikte geçirilen yeni günler demekti.
Zeynep bir anda koluma girdi.
“Bu yıl her şey çok farklı olacak, hissediyorum.”
Gülerek ona baktım.
“Her sene aynısını söylüyorsun.”
“Çünkü bu sefer gerçekten farklı olacak.”
Merih arkamızdan sessizce güldü.
“Zeynep'in her yıl söylediği tek şey bu zaten.”
Zeynep ona ters ters baktı.
“Sen konuşma Merih.”
Ben ikisine bakıp güldüm.
O an hiçbirimizin aklına gelmeyen bir şey vardı.
Bazı günler sıradan başlar ama hayatını değiştirerek biter.
Okulun yolunu birlikte yürürken çocukluğumuzu geride bıraktığımızı bilmiyorduk.
Biz hâlâ aynı çocuklardık.
En azından ben öyle sanıyordum.
Okulun bahçesine geldiğimizde etraf bir anda kalabalıklaştı. Her yerde öğrenciler vardı. Bazıları arkadaşlarına sarılıyor, bazıları yeni sınıflarını öğrenmeye çalışıyor, bazıları ise bizim gibi okulun ilk gününün heyecanını yaşıyordu.
Ben gözlerimi bahçede gezdirirken Zeynep bir anda durdu.
“Bak!”
Nereye baktığını anlamak için onun gösterdiği yere döndüm.
Ve o an...
Mirza Ay'ı gördüm.
Çocukluğumdan beri tanıdığım o çocuk.
Bir zamanlar beraber oyun oynadığım, kavga ettiğim, sonra hiçbir şey olmamış gibi barıştığım çocuk.
Ama o gün onu ilk kez farklı gördüm.
Belki de değişen Mirza değildi.
Belki değişen bendim.
Bana doğru baktığında birkaç saniyeliğine ne yapacağımı bilemedim.
Göz göze geldik.
Sonra hemen başka tarafa baktım.
Kalbimin neden hızlandığını anlayamadım.
Zeynep bunu fark etmiş olacak ki sessizce bana baktı.
Ben ise hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalıştım.
“Ne oldu?” diye sordum.
Zeynep gülümsedi.
“Hiç.”
Ama o gülümsemenin arkasında bir şey olduğunu biliyordum.
Merih de bize bakıyordu.
“Daha ilk günden başladınız,” dedi.
“Ne başladı?” diye sordum.
Merih cevap vermeden başını iki yana salladı.
O gün bilmiyordum.
Mirza Ay'ın hayatımdaki yeri değişecekti.
Çocukluk arkadaşım olarak başlayan hikâyemiz, hiç beklemediğim bir şeye dönüşecekti.
Ve ben...
Bu hikâyenin sonunda çocukluğumu değil, kalbimi hatırlayacaktım.
