Gidenler ve Kalanlar

Vaveyla Yazarı: okurbiryazar kubra

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Gidenler ve Kalanlar

İnsan, en çok kaçtığına yakalanırmış.
Günlerce, aylarca, senelerce kaçtığım histe nefes alıyorum şimdi. Eskiden düşüncesi bile nefesimi keserdi. Şimdi ise onda yaşıyorum. Yalnızlığımda…
Tüm hücrelerimde sessiz bir kabulleniş hâkim. Öyle bir zamanda, öyle bir yerde yakalandım ki peşimden koşan yalnızlığıma; ben bile şaşkınım. Bir anda saatlerce sohbet etmeyi sevdiğim, çok iyi tanıdığımı düşündüğüm insanlarla iki kelime konuşamaz oldum. Halbuki artık istediğim saatler değildi. Dakikalar bile yeterdi. Dakikaları biriktirip saatler yapmak zorunda değildik. Saatleri, dakikaları geçtim; bana bir “Hoşça kal.” demeyi bile çok görmüşlerdi. Ben de hoşça kalamamıştım zaten.
Yalnızlıktan kaçan biri için bu kadar çok kayıp ağırdı. Bir değil, iki değil, üç değildi giden sayısı. Zaten saymayı da bırakmıştı artık çünkü anlamıştı ki bir insan gerçekten gitmek istiyorsa ne kadar çok seversen sev ne kadar çok yanında olmaya çalışırsan çalış, ne kadar çok kalması için çaba gösterirsen göster boşunaydı. Gerçekten kalmak isteselerdi kalırlardı ama onlar gitmek istediler ve gittiler.
Belki de hiç gelmemişlerdi. İnsanın yaşarken sevdiklerine karşı buğuludur gözleri. Olanı, olmasını istediği şekilde görür. Aslında içinde bir yerlerde farkındadır; gelecekte bir gün zamansızca gideceklerini içten içe biliyordur. Sadece kabullenmek istemez ve hatta bazen kendisine itiraf bile edemez. Hep çok severse, çok çaba gösterirse, çok vakit ayırırsa gitmeyeceklerini düşünür. Her nedense her zaman da aynı yanılgının yangınında bulur kendini çünkü çok sevmek yetmez, çok çaba göstermek yetmez, çok vakit ayırmak yetmez. Bazen hiçbir şey yetmez ve giden gider; kalan kalır. Sonra kocaman bir sessizlik yaşamaya başlar derinlerinde. Yüzü gülüyordur ama o hala yas tutuyordur. Onun yası gidenlere değil; giderken ondan götürdüklerine, kopardıklarınadır. O, giderken kendileriyle birlikte götürdükleri güveninin, kahkahalarının, sevmelerinin ve belki de hatırlamaktan kaçınacağı anılarının yasını tutuyordur. O insanlarla, bir daha açıp bakamayacağı birçok fotoğrafı vardır şimdi.
İlk başlarda kendini suçlar ve sessiz gidişleri sorgular. Neden? Neden gittiler? Tüm soruların cevabını tek bir cümle cevaplar: Gittiler çünkü saf sevgi gönderir sevdiğini ve yaşarken öldürür kalanın hislerini.
Çok sevmek işe yarasaydı çiçekler koparılmazdı. İnsan, çiçeği kopardı. Onu bir vazoda yaşattığını sandı. Yanıldı çünkü çiçek zaten koparıldığı anda veda etmişti gün ışığına.