Buzun Ateşi kitap kapağı

15. bölüm / 16

Buzun Ateşi

Umut

Vaveyla Yazarı: İkser 🎀

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 16Şu an: Umut

Arasın verdiği sözün ardından ayaz esmanın elindeki tepsiyle bahçeye geldiler. Ayaz'ın koşarak 'babaa' diye sevinç nidalarıyla arasa sarılması. İkisininde kalbini yumuşatmıştı.
"Baba, bak bu benim en sevdiğim içecek sende iç diye bir sürü yaptırdım." Ayaz'ın tepsiyi işaret ederek konuşması heycanını açıkça belli ediyordu.
"Hmm bakalım bakım şu içeceğin tadına övdüğün kadar güzel mi?"
Bahçede beraber geçirdikleri zamanda kahkahaları bütün evi inletirken dışardan hayran kalınacak bir aile olmuşlardı. Ama bir o kadarda içleri kan ağlarken oğulları için tekrar aile olmayı denemeye çalışmaları zordu ama imkansız değildi.

Gece, Soykan malikanesinin üzerine çökerken içeride dış dünyadan kopuk, bambaşka bir huzur vardı. Ayaz, yatağında mışıl mışıl uyurken, Aras ve İzgi yatağın iki yanına çökmüş, oğullarının düzenli nefes alışlarını izliyorlardı. Aras, Ayaz’ın alnına düşen bir saç telini eli titreyerek geriye itti. O an, İzgi’nin kalbinde bir şeylerin sarsıldığını hissetti. Oğlunu babasından ayırdığı zaman dilimi yüzünden vicdan azabı çekmekten vazgeçmiyor. Her gün için kendini suçlamaya bile başlamıştı. Belkide kendini arasa açıklasa rahatlar düşüncesiyle ilk adımı attı.
İzgi fısıltıyla, "Aras... Aşağıda biraz konuşalım mı?" dedi.
Salona indiklerinde sadece şöminenin loş ışığı odayı aydınlatıyordu. İzgi, ellerini kahve fincanında ısıtmaya çalışırken Aras tam karşısına oturdu. Bakışları, altı yılın yorgunluğunu ve özlemini taşıyordu.
"Bunca zaman," diye başladı İzgi, sesi çatallaşarak. "Bunca zaman seni hem nefretimle hem de özlemimle besledim. Şimdi burada, seninle aynı çatının altında olmak... Çok tuhaf."
Aras yavaşça ayağa kalktı, İzgi’nin tam önündeki sehpaya oturdu. "Hala nefret ediyor musun?" diye sordu, sesi bir fısıltıdan farksızdı. İzgi cevap veremedi, sadece Aras’ın derin bakışlarına kilitlendi. Aras, İzgi’nin yüzünü avuçlarının arasına aldı. "Biliyorum İzgi, herşey benim yüzümdendi oğlumu saklamana artık kızmıyorum çünkü sen doğru olanı yaptın." İzgi bu cevabı beklemediği açıktı.Derin nefes alarak başladı cümlesine "Nasıl yani? Kızgın değil misin bana, oğlumu benden sakladın onun herşeyini kaçırdım. Nasıl bı kadınsın demicek misin?" Başparmağıyla dudağının kenarını okşarken, aralarındaki çekim saniyeler içinde tüm savunma duvarlarını yerle bir etti. "Hayır, kızmicam çünkü sen her şeyin en doğrusunu bilirsin."
Aras yavaşça eğildi. Dudakları birbirine değdiği an, zaman durmuş gibiydi. İzgi, tüm mantığını bir kenara bırakıp bu çekime teslim oldu; elleri kendiliğinden Aras’ın ensesine kaydı. Altı yılın acısı, öfkesi ve bastırılmış sevgisi bu öpücükte eriyordu.
Ancak o büyülü an, sehpanın üzerinde duran telefonun keskin ve ısrarlı ziliyle parçalandı.
İzgi irkilerek geri çekildi, nefes nefeseydi. Aras küfrederek telefonu eline aldı. Ekranda "Güvenlik-Şirket" yazısını görünce yüzü aniden ciddileşti.
"Efendim?" dedi Aras, sesi anında o sert iş adamı tonuna bürünmüştü. "Ne demek limandaki depolar? Yangın mı? Nasıl olur! Bütün sevkiyat orada... Tamam, geliyorum!"
Aras telefonu kapatırken yüzü kireç gibiydi. "İzgi, gitmem lazım. Çok büyük bir sorun var, şirketin tüm ihracat bağlantıları tehlikede. Birinin parmağı olabilir, bu kadar büyük bir sabotaj normal değil."
İzgi’nin içini bir korku kapladı. Az önceki romantizm yerini derin bir endişeye bırakmıştı. Aras kapıya yönelirken İzgi ona engel olmak istercesine kolundan tuttu ve hiç düşünmeden kollarını boynuna dolayıp ona sıkıca sarıldı.
"Dikkatli ol Aras," dedi İzgi, sesi titriyordu. "Lütfen... Başına bir şey gelmesin."
Geri çekildiğinde Aras’ın yanağına sıcak, şefkat dolu bir öpücük kondurdu. "Dikkatli git, bizi merakta bırakma."
Aras, İzgi’nin bu beklenmedik yakınlığıyla biraz olsun güç bulmuş gibi gülümsedi. "Söz veriyorum, hemen döneceğim."
Aras’ın arabasının motor sesi gecenin sessizliğinde uzaklaşırken, İzgi kapının önünde bir süre öylece durdu. Kalbi hala deli gibi çarpıyordu. Neler yapabileceğini bilmiyordu ve bu korku, az önceki öpücüğün tadına karışmıştı. Daha fazla ayakta duracak dermanı kalmamıştı; ağır adımlarla yukarı çıktı ve Aras’ın kokusunun sindiği yastığa başını koyup derin, huzursuz bir uykuya daldı.

Aras, limana giden ıssız yolda gaza basarken zihni sadece yangın haberindeydi. Şirketin geleceği ve verdiği sözler bir bir gözünün önünden geçiyordu. Ancak deponun girişine yaklaştığında, yolun ortasına devrilmiş tırları ve sönük yanan sahte barikat lambalarını fark etti.
"Neler oluyor?" diye mırıldandığı an, karanlığın içinden maskeli birkaç figür belirdi. Aras tuzağa düştüğünü anladığında artık çok geçti. Arabasından inmeye fırsat bulamadan, arka camı patlatan sert bir darbeyle sarsıldı. Karan’ın adamları, sadece zarar vermek için değil, Aras Soykan’ı tamamen saf dışı bırakmak için oradaydı. Aras, son bir gayretle kapıyı açıp birine hamle yapsa da, ensesine inen sert bir metal darbesiyle dünya kararmaya başladı. Yere yığılırken duyduğu son ses, uzaklardan gelen ve Karan Alacalı’nın zaferini müjdeleyen o sinsi gülüşün hayaliydi.
Aynı dakikalarda, Soykan malikanesinin sessiz yatak odasında İzgi, kan ter içinde yatağından fırladı. Kalbi, sanki yerinden çıkacakmış gibi göğüs kafesini dövüyordu.
"Aras!" diye bağırdı nefes nefese.
Oda zifiri karanlıktı ama İzgi’nin içini kaplayan o soğuk ürperti, odanın karanlığından daha yoğundu. Eli hemen yan tarafa, Aras’ın yattığı boşluğa gitti. Çarşaf hala soğuktu. Gözlerini kapatıp sakinleşmeye çalıştı ama o an zihninde Aras’ın acı dolu yüzü belirdi. Bir şey olmuştu. Ruhunun yarısı sanki bir uçurumdan aşağı yuvarlanmıştı.
Hızla yataktan kalktı, elleri titreyerek telefonuna uzandı. Aras’ı aradı ama telefon doğrudan telesekretere düşüyordu. "Lütfen, lütfen aç şu telefonu," diye fısıldadı karanlığa doğru. Tam o sırada evin kapısı acı acı çalmaya başladı.
İzgi, merdivenleri nasıl indiğini bilmeden aşağı koştu ve kapıyi açtı. Karşıdaki kişi, Aras’ın özel güvenlik şefiydi ama sesi her zamankinden çok daha bitkin ve endişeli geliyordu.
"İzgi Hanım... Aras Bey liman yolunda saldırıya uğradı. Durumu ağır, şu an acil olarak hastaneye naklediyoruz."
İzgi’nin elindeki telefonu yavaşça yere düştü. Dizlerinin bağı çözülmüştü. Karan’ın "Ben buna izin vermem" dediği o anki bakışları gözünün önüne geldi. Bu sıradan bir iş kazası ya da yangın değildi; bu Karan’ın kanlı intikamıydı. İzgi, gözyaşlarını silip kendine gelmeye çalıştı. Artık ağlama vakti değildi; Aras’ın ona, kendisinin de Aras’a her zamankinden daha çok ihtiyacı vardı.
Saate baktı; gecenin yarısıydı. Ayaz yukarıda hiçbir şeyden habersiz, rüyasında belki de babasıyla oynayacağı futbol maçını görüyordu. Onu uyandırıp "Baban saldırıya uğradı" diyemezdi. Ama gitmezse, Aras’ı o hastane koridorunda yapayalnız bırakırsa nefes alamazdı.
Hızla misafir odasına geçti, Aras’ın güvendiği yardımcılarından birini uyandırdı. "Meryem abla, ne olur Ayaz’a göz kulak ol. Uyanırsa... Uyanırsa annem acil işe gitti de, sakın korkutma. Ben hemen döneceğim," dedi sesi titreyerek. Kadın endişeyle başını sallarken, İzgi üzerine ne bulduysa geçirdi ve Aras’ın şoförlerinden birinin hazırladığı arabaya kendini attı.
Yol boyunca Aras’ın o akşamki öpücüğünü, "Söz veriyorum, hemen döneceğim," deyişini düşündü. "Yalancı," diye fısıldadı gözyaşları içinde. "Döneceğim dedin Aras, sakın beni yine yalnız bırakma."
Hastaneye ulaştığında koridorlar polisler ve Aras’ın adamlarıyla doluydu. İzgi, ameliyathanenin önündeki o kırmızı ışığı gördüğü an kalbine bir bıçak saplandı. O ışık yanıyordu çünkü Aras içeride yaşam savaşı veriyordu.
Tam o sırada koridorun sonundan tanıdık, ağır adımlar duyuldu. İzgi başını kaldırdığında Karan Alacalı’yı gördü. Karan, sanki hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi, sahte bir endişe maskesiyle geliyordu. İzgi’nin gözlerindeki o saf acı, Karan’ın içindeki karanlık tatmini körükledi.
Karan, İzgi’ye yaklaşıp elini omzuna koymaya yeltendi. "İzgi, duyunca inanamadım... Çok üzgünüm."
İzgi, bir aslan gibi yerinden fırlayıp Karan’ın elini sertçe itti. Gözlerindeki nefret o kadar keskindi ki, koridordaki polisler bile bir an duraksadı.
"Sakın," dedi İzgi, sesi bir bıçak kadar soğuk ve deliciydi. "Sakın o kirli ağzınla üzgün olduğunu söyleme Karan. Sen yaptın. O eve gelip 'buna izin vermem' dediğin an bu planı kurduğunu biliyorum. Eğer Aras’a bir şey olursa, eğer Ayaz babasız kalırsa... Yemin ederim seni kendi ellerimle yok ederim."
Karan hafifçe gülümsedi, sadece İzgi’nin duyabileceği bir sesle fısıldadı: "Kanıtın var mı İzgi? Ben sadece dostumu ziyarete geldim."
O sırada ameliyathanenin kapısı açıldı. Doktor dışarı çıktığında İzgi, Karan’ı orada öylece bırakıp doktora doğru koştu. Ayaz evde babasını bekliyordu, Aras ise burada bir nefese muhtaçtı. İzgi her iki taraftan da parçalandığını hissediyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

57okunma 3beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18