B.O.Z kitap kapağı

9. bölüm / 14

B.O.Z

VENÜS

Vaveyla Yazarı: Musa Hayati

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: VENÜS

Gemiden gürültülü bir korna sesi gelir ve Şenol aniden uyanır. Bam bam bam! Kapıya sesli bir şekilde birisi vuruyordur.Şenol daha kendine bile gelmeden kapıya doğru gider. Kapıyı açtığında Mehmet karşısına dikilmiştir.
Mehmet: Şenol, hemen üsse gel. Sana orada ihtiyacım var, hatta kahvaltını da yanında getir. Fazla zamanımız yok.
Şenolun gözleri açılarak,
Şenol: Tamam kaptan, hemen geliyorum.Şenol hızlı bir şekilde üstünü başını giyer ve kahvaltısını almak için yola koyulur. Hiç vakit kaybetmeden makineden önüne gelen ilk tuşlara basar. Elinde bir kase jel ile kahvaltısını yiyerek arkasına bile bakmadan üsse doğru koşar adımlarla gider. Kaptanın yanına gelmeden elindeki kaseyi ilk gördüğü panelin yanına doğru koyar. Mehmet de o sırada elinde kalem ve cetvelle kağıda çizimler çizip hesaplamalar yapıyordur. Hemen yanında da Akif ve Osman birbirlerine el şakaları yapıyordur. Mehmet hafif gülümseyerek,
Mehmet: Evet, şakalaşmayı bırakalım artık. Her ne kadar Ayyıldız ile iletişimi kaybettiysek de görevimiz neyse onu yapacağız. Şu anda Venüs gezegeninin uydusuna gelmiş bulunuyoruz. Akif camdan dışarı bakarak,

Akif: Hadi ya, bu muymuş Venüs? Ben daha büyük sanırdım.Osman Akifi dirseğiyle ufak bir dürter.

Mehmet: Tamam, şimdi Şenol sen ekipmanlarını çıkış kapısının oradan alıp uyduyu hallet.

Şenol kafa sallayarak...

Şenol: Anlaşıldı kaptan, hemen gidiyorum.

Mehmet: Siz ikiniz de asansörle aşağı inip göktaşının olduğu bölümü kontrol edin. Herhangi bir olumsuzluk var mı diye en ufak bir şeyde mutlaka haberim olsun.

Akif ve Osman kaşlarını kaldırıp birbirlerine bakarak,

Akif ve Osman: Tamamdır kaptan.

Mehmet: Siz yurtdan sesler korosu musunuz? Aynı anda tempolu söylüyorsunuz.
Osman: Önce ben söylemiştim, öyle değil mi?

Akif kızarak,

Akif: Nerede, sen oluyorsun? Asıl bendim.

Mehmet sol kolunu sallayarak işaret yapar. Hafif gülümsemeyle,

Mehmet: Tamam, hadi.

Akif ve Osman hâlâ birbirleriyle tartışarak asansöre doğru gider.

Şenol uzay yürüyüşü için çıkış kapısının oradaki ekipman odasına girer. Uydu onarımı için gerekli ekipmanları dolaptan alır. Özellikle çok amaçlı kemerini ilk onu alıp giysisine takar. Kaskının ve giysisinin hazır olduğuna emin olduktan sonra onları takmaya başlar. Her şey hazır olduktan sonra çıkış kapısına yaklaşır. Sağındaki kırmızı kolu saat yönünün tersine çevirip kapıyı açar, içeri girer. Kapıyı tekrar kapatıp solundaki yeşil kolu saat yönüne doğru çevirir. Yukarıdaki ışık sarıdan kırmızıya döner. Ayaklarının dibine ufak bir gürültüyle beyaz dumanlar vurmaya başlar. Basınç dengelenir. Sonra önündeki çıkış kapısının hemen solunda bulunan kırmızı kolu aşağıya doğru indirir, kapağı açıp yavaşça dışarı çıkar ve arkasından kapıyı kapatır. Hemen sağındaki panelden kapıyı tekrar kilitler.

Şenol: Kaptan, duyuyor musun? Şu anda çıkışı sağladım.

Mehmet: Anlaşıldı, haritanda gideceğin yeri işaretledim.Şenol kendinden emin bir şekilde kolundaki tablete bakarak uydu ile arasındaki mesafeye bakar.

Şenol: Anlaşıldı, yola koyuluyorum.

Şenol sırtındaki iticiler yardımıyla uzayın muazzam karanlığını önüne alarak gider. Uydu ile arasında 100 metre mesafe var. İticilerini ve oksijenini geri dönüş dahil idareli kullanması gerektiğini düşünür ama bir taraftan içindeki heyecanı bastıramıyordur. Uzayda olmak ona evde olmak gibi hissettiriyor; tamamen sessiz ve bucaksız. Dikkatli yürüyüş ardından uydunun olduğu konuma gelir. Kendini kancayla sabitler. Uzaktan küçücük görünen uydunun dibine girince ne kadar büyük olduğuna oldukça şaşırır. Şenol dikkatli inceleme ardından uydunun ana panel girişlerini bulur. Çok amaçlı kemerinden tornavidayı çıkarıp tek tek vidaları söker. Panel kapağını yana çekerek iyice kaydırır, klipslerinden tutarak yandaki girişe takar. Böylece panel sabitlenmiş olur. Uzun incelemenin ardından,

Şenol: Kaptan, uydu konumuna geldim. Paneli söktüm ama arızaya dair bir görüntü alamıyorum. O yüzden anakartı söküp yeniden çalıştırmayı deneyeceğim.

Mehmet: Anlaşıldı, devam et.

Şenol anakartın etrafındaki vidaları ve tutma kollarını yavaşça çıkarır. Vidalar ve tutma kollarının hepsi sabittir, sadece yuvalara oturması yeterli. O yüzden kaybolma riski yoktur. Bir taraftan giysisindeki göstergeleri kontrol eder. Her şey yolunda görünür. Kartı kontrol eder ve tekrar aynı şekilde yerine takarak vidalarını ve tutma kollarını sabitler. Kartın üzerindeki güç paneline tornavidayla iki devre arasına kısa devre yapar. Ufak bir kıvılcımla uydudan ışıklar yanmaya başlar.Sevinerek,Şenol: Hahaha, işte bu! Çalışıyor.Şenol o arada sevinçten havada takla atar.Mehmet sağ elini yumruk yapar, yüzüne doğru götürür.

Mehmet: İyi iş çıkardın. Ayyıldıza her ne kadar ulaşamazsak da en azından hâlâ görevde olduğumuzu anlamışlardır.

Şenol: Evet, kesinlikle anlamış olmalılar.

Mehmet: Bir an önce gemiye dön. Daha yapacak işlerimiz var.

Şenol: Tamamdır kaptan, yola koyulmak üzereyim.

Şenol paneldeki klipsleri çıkarıp ters yöne doğru itip iyice kapatır. Üstündeki vidaları sıkar, tornavidayı kemerine takıp iyice kapatır. Sabitleme kancasını çıkarır ve iticiler yardımıyla giriş kapısına doğru kendini karanlığa doğru atar. Mutludur, etrafa bakar ve sürekli kafa sallar.Giriş kapısına gelir. Sağındaki panele basarak kapıyı açar, içeri girer. Gerekli prosedürleri uyguladıktan sonra üsse doğru gitmek için hazırlanır.

Mehmeti telaş içinde görür.

Mehmet: Akif, Osman, ne durumdasınız? Beni duyuyor musunuz?

Şenol: Ne oldu cevap vermiyorlar mı

Mehmet: Gittiklerinden beri hiç cevap alamadım, gidip kontrol edelim.

Şenol ve Mehmet telaşlı bir şekilde asansörün olduğu bölüme doğru giderler, asansöre binip aşağıya doğru inerler.O sırada Mehmet, telaşlı bir şekilde elini çenesine doğru götürerek:

Mehmet: Bir şey de yolunda gitse şaşıracağım. Umarım aşağıda bir sorun yoktur.

Şenol: Biz yine de iyi düşünelim, kaptan. Her şey iyi olsun.

İkili asansörden indikten sonra ileride Akif ve Osman'ın konuşma sesleri yankılanır.

Akif: Ya bu telsizlere neden cevap vermezler ki? Asansörde çalışmıyordu. Geri gidelim, yukarı tırmanarak mı çıkacağız?

Osman: Havalandırmalardan çıkabiliriz, belki.

Akif, koca taşın etrafında iyice kafasını gezdirerek:

Akif: Dostum, bu taşa baksana. Bu başka bir şey olmalı. Gemiye çarptığından beri böyle şeyler başımıza gelmeye başladı.

Osman: Ah, bu saçma teorilerine harcayacak zamanımız yok şimdi.

O sırada Şenol ve Mehmet gelir.

Mehmet: Siz ne yapıyorsunuz hâlâ? Şenol gittiğinden beri size ulaşmaya çalışıyorum.

Akif ve Osman birbirlerine bakarak bir oh çeker.

Akif: Binbaşım, aynı şekilde biz de size ulaşamadık. Asansörde çalışmıyordu. Kendimiz tırmanıp gelsek mi diye düşünüyorduk. Bir taraftan da taşı inceliyorduk.

Osman: Evet, komutanım. Aynen Akif'in komplo teorileri üzerinde çalışıyorduk.

Mehmet: Komplo teorisi mi?

Akif: İstediğiniz kadar teori diyebilirsiniz. Şu taşa bakar mısınız? Çatlamaya başlamış bile. Telsizin çalışmaması, asansörün çalışmaması... Bu taş çarptığından beri böyle şeyler olmaya başladı.

Şenol iyice taşa bakarak:

Şenol: Yani taşın çatladığı doğru. Burada daha fazla durmasak iyi olur.

Mehmet: Elektronik sistemlerde böyle şeyler olması normal. Bunlar insan yapısı, sonuçta hepsinin bir açıklaması vardır. Bu taş gerçekten tehlikeli görünüyor. Bu bölümü mühürleyip herkes kokpite gelsin. Asıl yolculuğumuz şimdi başlıyor.

Şenol: Tamamdır, hadi gidelim.

Herkes oradan uzaklaşır ve Osman kapı girişindeki konsoldan kilitleme verilerini girer.

Osman: Geminin bu bölümüne elveda demenin zamanı geldi.

Kapıyı kilitleyip içerideki havayı keser. Daha sonra herkes asansörle yukarı çıkıp oradan odalarına gider ve orada gerekli ekipmanlarını giyip kokpite gelirler.Şenol bir not yazarak yattığı yerin tavanına yapıştırır. O da koşar adımlarla kokpite doğru gider.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

33okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18