Bizi kimse öldüremez kitap kapağı

7. bölüm / 7

Benim en büyük şansım babamken en büyük şanslılığımda oydu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Benim en büyük şansım babamken en büyük şanslılığımda oydu

Elif Alkan
Ege'nin benim için endişelenmesi çok hoşuma gitmişti, aramızda onunla gereksiz bir bağımız vardı. Onunla hava durumu bile konuşsam sıkılıyordum.
Sıkıldığım için Ege başıma biz tutarken ona soru sormaya karar verdim. "Ege" diye seslendiğimde onaylayan bir mırıltı çıkardı. "Senle soru cevap yapalım mı ?" Dediğim gibi anında "Gönder gelsin" dedi.
Hemen başladım "Doğum günün ne zaman ?"
"Beş kasım, senin"
"Yirmi dört Haziran, futbol oynamaya ne zaman başladın ?"
"Beş yasımdan beri, babamla oynardık." Dediğinde. Keşke sormasaydım demiştim, üzülmesine izin vermeden sorularımı sormaya devam ettim.
"Derslerin peki, onları çalışırken ? Çalışıyormusun yoksa sınavlardan sınavlara mı"
"Lgs senem yani geçen sene her gün üç yüz soru çözerdim, ama normalde de geçen seneleri sayarsak günlük yirmi, otuz, kırk, elli soru çözerdim, yada kardeşime tekrar yaptırırken onla çalışırım."
"Oha Ege durumun çok iyi benide çalıştırsana" dedim.
Güldü, gülünce çok tatlı oluyorudu keşke hep gülseydi.
"Ne gülüyorsun be, lgs beşincisisin. Bir zahmet çalıştır."
"Sen yeterli işte sıra arkadaşın bir deha"
Egosunun verdiği havayla sırıtarak arkasına yaslandı ve bir kolunu benim sıramın arkasına attı.
Salakmısın der gibi bakıp göz devirirken Ayaz yanımıza geldi.
Ege ile biraz konuştuktan sonra bana dönüp "Yeng..." Diyorduki, Ege ters bir ifadeyle bakınca Ayaz ilk önce susmuş sonra "Yengeç burcusun Elif sen" demişti.
Bende gülerek başımı salladım ve yeng yerlerini vurgulayarak "Evet, Ayaz yengeç burcuyum" dedim.
Ege tarlam yanmış pozisyonu almışken kahkahamı en son tutamadım.
Zil çalınca Melis ve Ada'nın yanına gittim ve onlarla tuvalete girdik. Tuvalete girdiğimizde kimse olmayınca direk konuya girdim "Ayaz bana daha demin yanlışlıkla yenge diycekti." Kısa bir sessizlik ve ardından gelen o ses "OHA"
Ada "Kızım bir yanlışlık olmasın" dedi, ben hızla kafamı salladım. "Hayır, Ayaz geldi ilk yeng dedi. Sonra Ege ona çok tip bir bakış attı, ardından Ayaz bana geri dönüp yengeç burcusun demi Elif sen dedi" konuşurken istemsizce sırıtıyordum.
"Şimdi benim anlamadığımı sansınlar salak ayağına yatcam çaktırmayın sizde" dedim. İkiside başını salladı ve sınıfa geri gittik.
Sınıfa geri girdiğimizde Ayaz benim yerimde oturuyordu, benim geldiğimi gördüğü için Kalkımıştı. Ayaz kalkınca bende kendi yerime geçtim.
Ayaz bizim sıranın önünde beklerken bana dönüp "Elif sizde buluşcaz ya haftaya gelirken birşey alalım mı" derken Ege'ye baktı "Ege sende gelsene Aga eğleniriz, ablam kutu oyunu falanda getircek zaten, Damla'yıda al gel." Dedi.
Ege ilk önce Ayaz'a hayırdır kardeş ben ne alaka der gibi baktı sonra ise "Yokya ben gelmiyim siz aile çocukları olarak eğlenin" dedi.
Ayaz ise "itiraz istemiyorum olum sende ailedensin oğlum öyle laf mı olur geliceksin nokta" Ege göz devirmiş sonrada kabul etmek zorunda kalmıştı.
...
Eve nihayet gelmiştim, eve geldiğimde evde sadece Asrın, kerim Abimle, Aybars abim vardı.
Annemle babam askeriyede olmalıydı ben onlar gelene kadar odamda olucaktım bu aralar kimseyle muhatap olmak istemiyordum, evden okula gitmek sessiz sakin olmak beni daha mutlu ediyordu. Üstüme bir eşofman tişört giymiş yatağıma yatmıştım.
Bu aralar kitap okumak bana huzur veriyordu, herkesden kaçıp kitaplara sığınıp kafa dinlemekte bence bir aktivite olmalıydı, insanlar telefona bakınca ne alıyordu hiç bilmiyordum, ben küçükkende böyleydim okula gitmeden önce ya babama kitap okuturdum yada hep babama görev dönüşü boyama kitabı almasını söyler sonrada o gelene kadar cama kuş gibi tüner ve heyecanla babamı beklerdim.
Okula başlayıncada birinci sınıf kitabları okumaya başlamıştım, babam benim kitap okuduğumu görünce bana yeni yeni kitaplar alır onları okurdum, babam hep bana öğretmenliğin bana yakışcağını söyoemişti, ordan bakınca bende aslında sınıf öğretmeni olmak isterdim, güzel bir meslekti bence.
Şimdi gene çocukluğumdaki gibi odamdaki peteğin üstüne oturmuş babaların camdan gelişini izlemeye başladım.
Bu sefer hiç birşey istememiştim ama o gene bana birşeyler almıştır, alma desemde gene birşeyler alırdı.
Çoculuğumdan beri babama aşık bir çocuktum, babamı göreve göndermek istemez hep peşinden ağlardım, görevden döndüğündede dibinden ayrılmaz kene gibi yapışırdım, ama hiç çocuklarına bir kere bile oflamamıştı, Benim en büyük şansım babamken en büyük şanslılığımda babamdı galiba.
Geçmişe dalmış giderken aklıma dolabımın üstündeki fotoğraf albümüm aklıma geldi, hızla dolabın üstünden onu aldım ve alt ranzaya oturmuş fotoğraflara bakmaya başladım.
Albümün kapağını açtığımda ilk doğum fotoğrafım karşılıyordu beni, birinde annemin diğerinde babamın diğerlerindede abimler hastanede annemin kucağından bana bakıyorlardı.
İkincide ise birince yaş doğum günüm vardı, aile arasında bir fotoğraftı üstümde beyaz tütülü bir elbise kafamdada kocaman çiçeği olan bir bandada vardı.
3. Fotoğraftada ise babamın kucağına parmağımı emiyo diğer elimlede babamın sakallarıyla oynuyordum.
Çoğu fotoğrafım babamlaydı, hep babama birşey olur korkusuyla büyüdüğüm için hep babamla anı biriktirmiştim.
Asker çocukları zaten hep böyle değilmiydi küçükken lojmanda çocuklarla oynarkenke o acı çığlıkları unutamıyordum, o çığlıkları duydukça babamı düşünürdüm, küçükken birince sınıftan beri servisle okula gitmiştim, sınıftan bir kaç kızı babası okula bırakınca bazen göz yaşlarımı tutamaz ağlardım.
Hep o kızları çok kıskanırdım, ama hiç bir zaman babam beni okula bırakma şansı bulamamıştı. Eve gidince babam evdeyse babama sarılır birşey demeden ağlardım, babam hep merak etmişti neden ağladımı ama hiçbir zaman babama üzülmesin diye söylememiştim. Ta ki ağladığımı gören bir hoca neden ağladığımı söyleyince annemi aramıştı. Sonra okuldan geldiğimde babam evdeydi ve benden binlerce kez özür dilemiş sonra ertesi sabah beni okula o bırakmıştı.
Anılar zihnimden firar ederken gözlerim dolmuş ve istemsizce ağlamaya başlamıştım.
Kucağımda bir deste fotoğraf vardı, onlara sarılıp ağlamaya devam ettim.
Ağlamam biraz hafifleyince banyoya gittim ve elimi yüzümü yıkadım, sonra ise saate baktım geç olmuştu ama annemler hayla gelmemişti. Telefonumu alıp babamı aradım bir kaç çalıştan sonra babam aramayı açtı, "Alo, baba" dedim. Babam "Efendim kızım" diyince, "Saat geç oldu işiniz ne zaman biter" dedim. Babam "Kızım istihbarata yeni subaylar geldi onların eğitimi var onları halledelim geliriz" dedi.
Ben peki diyerek telefonu kapatıcakken "Hadi öpüyorum meleğimi" dedi ve telefonu kapattı.
Canım tatlı çekmişti ve internette bir kaç tatlı tariflerine baktım içlerinde en makul olanını buldum ve malzemeleri eksik mi diye mutfağa baktım, bir kaç eksik malzeme vardı, onları marketten sipariş ettim ve siparişler gelince onları aldım.
İşim bir, bir buçuk saate bitince dolaba yerleştirip, mutfağı topladım. Tam odama gidecekken kapının açılma sesini duydum arkama bakınca babamların geldiğini gördüm ve hızla babama sarıldım.
"Babasınız minik prensesi" diyerek kafamdan öptü babam, daha çok sarıldım. "Nerde kaldınız ya" dedim, babam göz kırparak "Koca kız olsun, hayla alışamadın demi biz sizliğe" babamdan ayrılıp "Ne alakası var canım sadece karnım acıktı benim" dedim, yalandı onları kaybetmekten korkuyordum.
Babam kolunu omzuma koyarak ilerlerken benide kendiyle beraber götürdü. Odama gidince babam beni yatağıma oturttu ve yanağımı öptü. "Şimdi babasının minik kızı burda bekliyo ve baba üstünü değiştirip geliyo tamam mı" dedi, bense olumlu anlamda kafa salladım. Babam odamdan çıkınca bende ayağı kalktım ve kurdeleli pembe pijamalarımı giydim.
Sonra yatakta uzanarak babamı bekledim, babamda pijamalarını giymişti ve yanıma gelmişti. Babamın geldiğini gördüğümde yatakta kayarak köşeye kayıp babama yer açtım.
Babam da yanıma kurulunca sarılıp ona baktım sonra babamda bana sarıldı.
Ben "hadi bana eskilerdeki gibi masal anlat" dedim. Babamda bana bakıp gülümsedi ve anlatmaya başladı.
"Evvel zaman içinde kavul zaman içinde uzak diyarlarda bir kral varmış, bu kralın birde prensleri ve tek bir prensesi varmış. Kral prenslerini çok severmiş ama tek bir prensesi var diye onu diğerlerinden daha çok severmiş..." Babam bana orda masal anlattı ama ben küçükkenki gibi masalın bitimini duymadan uyuya kaldım ama o uyku benim gene çektim en güzel uyku olmuştu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

7okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…