Adı Egeymiş

Vaveyla Yazarı: Zeypek_ 24

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Adı Egeymiş

Hafta sonu olmuştu Elif'le buluşup projeyi yapcaktık. Elif bize gel bizde yapalım dedi, bende kabul etmiştim. Otobüste Elif'lerin evin ordaki durağa gitmeyi bekliyordum.
Normalde hafta sonu amcamın yanında çalıçaktım, ama son olan kavgadan sonra daha onla görüşmemiştim.
Elif'in dediği duraktan indikten sonra attığı konumun oralarki bi zincir markete girmiştim.
Bir kaç abur cubur aldıktan sonra Elif'lerin olduğu yere gelmiştim. Askeri lojmanda yaşıyorlardı, Babasının asker olduğundan bahsetmişti, o yüzden galiba.
Oturdukları evin kapısını çalmıştım, bir kaç dakika sonra kapıyı benden birkaç yaş büyük bir erkek açmıştı. Büyük ihtimalle bahsettiği abisiydi.
Kapıyı açan kişi "Hayırdır kime baktın" demişti, tek gözünü kırparak. Ben ise saygımdan ödün vermeyip. "Ben Ege Elif'in sıra arkadaşıyım Edabiyat hocası ödev vermişti onun için geldim Elif bahsetmiş olmalı" dedim, gülümseyerek.
Elif sesleri duymuş olucak ki kapının olduğu yere geldi ve gülümseyerek, "Ege hoşgeldin geç içeri" dedi. Ben ayakkabılarımı çıkartıp içeri geçmiştim. Tam Elif'e nereye geçiyim diye soracağım esnada Kapıdaki kişi elini uzatarak "Aybars memnun oldum" dedi. Bende elini sıkmakla yetindim.
Biz Elif'le odaya geçmiş çalışma masasında oturuyorduk. Aybars olduğunu öğrendiğim Elif'in abisi arada geliyor benim aldığım şeyleri getiriyor yada birşeye ihtiyaç varmı diye soruyordu.
İlk olarak Aşk gözlerde mi yoksa sözlerde mi onu tartışıyorduk, birini ben söyleyip Elif yazıcaktı diğerini ise Elif söyleyip ben yazıcaktım.
Ben lafa girerek "Şimdi eğer konuyu kararlaştırdıysak başlıyorum yaz tamam mı." Dedim. Elif ise kafa sallayıp eline kalemi aldı.
Ben ise şöyle başladım; "Aşk sözlerdense gözlere daha çok yansır, bir insana seni seviyorum dersin ama belki bunu içinden geleni söylemiş olamazsın.
Hem gözler kalbin aynasıdır diye bir söz vardır. Çünkü insanı sevsen bile gözler onu ele verir, daha dolu, şekatli, ve puslu. Nasıl insan sinirlenince gözlerini öfke kaplarsa, insanın kalbini aşk dugusu kaplayınca o insana karşı bakışlarımız bir faklı olur.
Bide Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna kitabı da buna örnek gösterilebilir, mesela;
"Gözler kalbin aynasıdır" sözü, Kürk Mantolu Madonna romanında da kendini gösterir. Romanın başkahramanları, duygularını çoğu zaman uzun konuşmalarla değil bakışları, sessizlikleri ve birbirlerine karşı davranışlarıyla ifade eder. Bu nedenle romanda aşkın sadece sözlerle değil, gözlerle ve hislerle de anlatıldığı görülür."
Elif'e dönüp "bence yeter bu kadar" dedim. Oda bana dönüp gururla " Aşk şairi varmış burda haberimiz yok ya" dedi. Bende sırıtarak "Yok be abartmayalım sadece sevdiğim kitaplar arasında, ondan aklımda kaldı ondan yani ve zaten bu konuyu aldım" dedim.
Elif Alkan
Sevdiğim çocukla aşk üzerinden konuşuyorduk, bence bu çok iyi birşeydi.
Acaba hiç sevgilisi olmuşmuydu, yada şuan varmıydı. Peki hayattında hiç aşk duygusunu tatmadıysa bu kadar aşka nasıl hakimdiki. Aklımdan geçen onca şey vardı ama hiç birini soramıyordum.
Ege "Neyse çok oyalanmadan halledelim, sıra sende Elif Hanım anlat bakalım, baktıkça odamamakmı, bakmaya kıyamamakmıymış aşk." Dedi, Arkasına yaslanarak. Ben bir kaç dakika düşünmenin ardından konuya geçtim.
"Aşk ne bakdıça doyulur nede bakmaya kıyılır. Aşk bu duyguların nerdeyse ikisinide taşır.
Kimi insan aşkını cümle alame duyurmak ister, kimi insansa gözünden bile sakınır, aman kılına zarar gelmesin, aman canı acımasın, aman nazar değmesin, bunu yaparsam canı acırmı, şunu dersem üzülürmü yani insan banzen aşkını kendinden bile sakınır hatta daha niceleri var.
Kimisi bakar doyar, kimisi bakmaya kıyar, kimisi bakar doyamaz, kimiside daha bakmaya bile kıyamaz. Hayatın nasıl bir felsefesi varsa, belkide aşkın yada saf sefginin felsefesi de budur.
Özetle demek isteğim şudur ki biz insanoğlu olarak bunu sınıflandıramayız, insan duygularını nasıl yaşadığına bağlı olarak bunlar değişebilir ve faklılık gösterebilir." Dedim ve derin bir soluk aldım.
Ege gülümseyerek bana baktı ve şunları söylemeye başladı " Elif Hanım bana aşk şaiiri diyorsunuzda sizde az değilmişsiniz, kim bilir kaç şanslı kişi oldu" dedi. Ege ne demek istiyordu tam anlamamıştım. Ne yani benle sevgili olan insanlar şanslı mı oluyorlardı
Ege'ye anlamamış bir ifadeyle bakıp "Nasıl yani" dedim. Ege'de konuyu izah ederek "Yani diyorum ki sevgilin olmuş insanlar çok şanslı birileriymiş" dedi. Ben buruk bir gülümsemeyle "Benim hiç sevgilim olmadı, aşk ne, nedir daha onu bile tatmadım" dedim. Yalan değildi hiç sevgilim olmamıştı, ama Ege sayesinde bu aralar aşk duygusunu iliklerime kadar hissediyordum.
Aradan bir kaç saat geçtikten sonra, ödevler bitmişti ve haliyle Ege'de gidiyordu. Ne güzel zaman geçiriyorduk oysa ki, bu lanet ödev niye bitti mi. İlk defa ödev bitti diye üzülmüştüm. Ege'yi kapıdan uğurladıktan sonra Aybars abimin seslenişini duydum "LAN FİLE, BURAYA BAK" diye anırıyordu öküz. Oflaya poflaya yanına gittim. "Ne var be tepsi suratlı" dedim.
Koltukta iki seksen uzanmış bana bakıyordu ve " Git bana 3 tane petito bir tanede çiklatlı süt getir." Dedi. İğneliyici bir yüz ifadesiyle baktım. "Çiklatlı ne gerizakalı düzgün konuş" dedim. Abim ise oralı bile olmayıp "çok konuşmada getir işte" dedi. Bende Allah'tan sabır dileyerek mutfağa gittim, ve buzdolabından abimin istediklerini aldım ve salona gidip oturduğu koltuğun yanına bıraktım.
Ben ise tekli koltuklardan birine oturdum. Sosyal medyada dolaşırken karşıma istediğim çantanın sitede indirme girdiğini gördüm. Abime bakarak "Abilik baksana bi" diye seslendim, abim ise "He" diyerek bana döndü. Ben ise "birincisi he değil efendim, ikinci ise istediğim çanta sitede indirme girmiş alalım mı" dedim, telefona bakarak. Abim ise "Görende türkçe öğretmeni sanıcak, tamam alırız ne kadar mış" dedi. Ben ise şirinlik yaparak "yirmi beş bin telecik " dedim. Abim ilk "Tamam alırız" desende o kıt beynine dank etmiş olucak ki "OHA KIZIM O NE O KADAR BİR ÇANTAYA O KADAR PARA VERİLİR Mİ PARA CANAVARI" diye bağırmaya başladı. Kafasına atmak için arkamda yastık aradım ama yoktu. Onun yattığı koltuktaki bana yakın olan yastığı alıp kafasına atmamla yüzüne yemesi bir oldu. Babama çekmişim galiba ikimizde hedefi on ikiden vuruyorduk.
***
Ege'nin kafası çok karışıktı sanki büyük bir çıkmaza girmiş gibiydi, adını koyamadığı birşeyler vardı sanki aşk sıra arkadaşını haddinden fazla güzel buluyordu, ama ne ona söyluycek cesareti vardı nede tanıştırabilicek bi ailesi. Elif'i kıskandığı konu tek o olabilirdi.
Elif hep Ege'ye ailesini anlatıyordu annesi, babası, abileri ve kız kardeşiyle olan fotoğrafları ve videoları göstermişti, Ege o aile sıcaklağı tatmamıştı. Tattıysada hatırlamıyordu.
Ailede diye tek bildiği kişi kardeşi Damla vardı. Kardeşini kendinden bile çok seviyordu, ona birşey olsamısını bile düşünmek istemiyordu.
Ege yurdun kapısına geldiğinde yurt kimlik kartını turnikeye okutup içeriye girdi. Odasına geçince yurttan arkadaşı Samet yanına geldi.
Samet Ege yurda geldiğinden beri onu hiç yanlız bırakmamıştı, 4 yaşından bu yana ikiside arkadaştı. "Ege, yapıyorsun kardeşim" diye lafa girdi Samet. Ege Samet'i görünce yatakta kayıp onun oturması için yer verdi.
Ege sıkıntıyla nesef verdikten sonra "Kardeşimi özledim" diyerek konuya girdi. "Amcam inşallah birşey yapmamıştır, arıyorum telefomuda açmıyo" dedi. Samet en yakın arkadaşının omzunu sıvazladı. "Geçicek" dedi, umarak. Ege'de geçmesini umuyordu.
Elif Alkan
Ailecek masada oturup hem akşam yemeği yiyorduk. Babam asker olduğu için hep beraber yemek yiyemezdik. Ben babama minnoş minnoş bakarken "Babam" dedi, kedi bakışları atarken. Babam kafasını kaldırmadan "he" dedi. Bende direk lafa girdim. "Ben sosyal medyada istediğim çantanın indirime girdiğini gördüm. Ondan alma şansımız var mı" dedim.
Babam bana bakarak gülümsedi ve "Güzelim ne istiyorsa feda olsun, ne kadar mış" dedi. Bende Zafer sevinciyle "Baba şimdi çanta yirmi beş bin lira ama bende zaten iki bin lira var, ama olmaz dersen anlarım yani" dedim.
Babam bana gülümseyerek bakarken "kızım o nasıl kelime hem o iki bin lira cebinde kalsın harçıklık yaparsın" dedi.
Aybars abim bana dik dik baktıktan sonra babama dönüp "Baba sence bugün ne olmuş olabilir" dedi. Babam ise "Ne oldu okulla alakalı mı" dedi. Abim ise "Yok okulla alakalı değil, bugün Elif'in bir arkadaşı geldi" dedi. Ben ise ne yapcağını anlamış olduğum için derin bir nefes verdim.
Babam "ee ne olmuş yani dedi." Abim ise devam etti " Adı Egeymiş."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

33okunma 6beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.