3.BÖLÜM:AY YILDIZLI TABUT

Vaveyla Yazarı: Zeynep Keserci

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 3.BÖLÜM:AY YILDIZLI TABUT

Yiğit Karaca
Büyük gün gelmişti.En az bir aylığına görevde olacağımız ve belki de sağ çıkamayacağımız bir göreve gidiyorduk.Sabah uyandığımda Asena uyuyordu.Yüzü adeta bir bebeğin masum uykusunu andırıyordu.Onu uyandırmaya kıyamadım.Hemen kalktım ve dolaptan kamuflajlarımı alıp giydim.sessizce kapıyı kapatıp malzeme odasına gittim.Alparslan ihraç edildiği için emir komuta bendeydi.Malzeme odasında tam bir gırgır şamata havası vardı.Biraz da olsa mutlu etmişti beni.Yalan yoktu kimse Alparslan'ı sevmiyordu.Bu yüzden gidişi herkesin beklediği haberdi.Yanıma Şafak geldi.Elime bir kağıt tutuşturdu.Ne olduğunu anlamadan açıklama yaptı."Komutanım ben rüyamda şehit olduğumu gördüm.Sağ çıkacağımı düşünmüyorum şuan.Olur da şehit olursam bu kağıdı nişanlıma verir misiniz?"Şaşkınlıkla yüzüne baktım.Doğrusu böyle bir açıklamayı beklemiyordum."Saçmalama oğlum şehit falan olmayacaksın ben de bu kağıdı yengeye vermek zorunda kalmayacağım tamam mı?"Yüzü düşmüştü."Tamam da da komutanım Doruk'un esir alınacağı göreve giderken de onun yaşanacağına dair rüya görmüştüm ve öyle de oldu.O yüzden şüpheleniyorum."Ensesine çaktım silleyi."Saçma sapan konuşma oğlum ben buradan şehit vermeyeceğim bir daha duydun mu beni?"Başın aşağı yukarı salladı."Anlaşıldı komutanım."Saatime baktım.Saat beşe geliyordu."Tim dinle beni.Neredeyse en az bir ay gelemeyeceğimiz bir göreve gidiyoruz.Ölmemeye çalışın."Herkesin başı zaten allak bullaktı.Herkesin aklında tek bir soru vardı zaten.Alparslan'ın neden gittiği konusunda.Tabii merak ettikleri cevabı en kısa sürede verecektim.O sırada Fethi seslendi."Komutanım,Alparslan komutanım niye ihraç edildi;bilginiz var mı?"Fethi'ye döndü yüzüm."Haberim var,bizzat şahit olduğum bir olaydan dolayı ama merak etmeyin en kısa zamanda anlatacağım.Şimdi sizden tek ricam işinize odaklanmanız.Anlaşılmıştır umarım."Hepsi bir ağızdan cevapladı."Anlaşıldı komutanım."Helikopeter doğru gitmeye başladık.Tam helikoptere girecekken arkamdan onun sesini duydum.Benim güzelimin o aşık olduğum sesi..."Yiğit bir bakar mısın?"Arkamı döndüm silahımı yere bırakıp sıkıca sarıldım ona.Özleyecektim bu kokuyu,bu hissi.Kulağıma fısıldadı."Kendine çok dikkat et ne olursun.Benim için yaşa."İçli bir nefes verip uzaklaştım.Yüzünü ellerimin arasına aldım."Hiç şüphen olmasın senin için yaşayacağım.Sen de istirahat et.Elimden geldiğince haber vereceğim sana tamam mı güzelim?"Ağlamaklı oldu yeşilin en güzel tonu."Tamam."Alnından öpüp helikoptere bindim.Yolculuk sessiz geçti.İçimden bir ses bir aydan az süreceğini söylüyor ama en az bir kayıbımız olacakmış gibi geliyor.Yaklaşık beş saat sonra teröristlerin ana yuvasına gelmiştik.Aradıklarımız tam olarak aburadaydı.Çağrı'yı aralarına ajan olarak sızdırdık.Bize oradan bilgileri aktaracaktı.Telsizde Çağrı'nın sesini duyduk."Komutanım planları şehitliğe saldırmakmış.Şehitlik buraya çok uzak,oradaki üsse ayarlatacaklarmış saldırıyı.Siz oraya intikal edin;yanımda sizden iki-üç kişi kalsa iyi olur sadece."Kafamda hemen gidecekleri oluşturdum."Tamam Çağrı.Yanında ben,Altay ve Fethi olacağız.Şehitliğe gidecek kısmın emir komutası sende Şafak."Şafak burada kalacaklar dışında diğerlerini toparladı.Çağrı'ya seslendi."Yol ne kadarlık Çağrı?"Çağrı'nın resmen nutku tutuldu."Komutanım yürüyerek on beş gün helikopter kullanırsanız ki çok riskli bir yol öyle de sekiz gün sürüyor."Bayağı fazlaydı yol.Ama Çağrı'nın da dediği gibi helikopter kullanmak çok riskli olacaktı.Şafak emri aldığı gibi yola koyuldu.Onlar için çok zorlu bir yolculuk olacaktı.Plan kısaca şu şekildeydi:Şafaklar oraya gideckti,hazırda bekleyecekti.Zaten teröristler yirmi gün sonra yola çıkacaktı.Neredeyse beş gün kazancımız olacaktı.Onlar yola çıktığında ise biz kamyonda saklanacağız.Şafaklar oraya tuzaklar hazırlayacaklar ama sonucu ne olur bilemiyoruz ancak ne olursa olsun eve daha kısa bir sürede gideceğimizden emindim.Bu yirmi gün boyunca hem Şafak'la hem de Çağrı'yla irtibat halindeydim.Gözüme uyku bile girmiyordu.Alaty bana telsiz uzattı."Komutanım merkezden Asena görüşmek istiyor."Aldım elinden telsizi.İyi ya da kötü her türlü sesini duymaya ihtiyacım vardı."Söyle canım."Neşeli ama bir o kadar da hüzünlü olan sesini işittim."Nasılsın?"Burukça gülümsedim.Onun bu ses tonunu duydukça için bir başka yumuşuyordu."Ben iyiyim asıl sen nasılsın birtanem?"Derin bir nefes aldığını işittim."İyiyim ben de merak etme.Her ikiniz ile irtibatı koparmıyorum.Şafak abi şehitliğe gelmiş,mevzilenmişler.Siz ne zaman orada olursunuz?Ona göre İHA sayısını artıracağım."Çağrı'yla son konuştuklarımız aklıma geldi."Üç gün sonra orada oluruz güzelim.Yaramaz bir durum yoktur diye umut ediyorum."Del gibi özlemiştim.Sesi bana güç kuvvet verdi resmen.Nasıl olabilir de her seferinde kendini bana daha çok aşık ettirebilir?"Merak etme yaramaz bir durum yok.Tek sıkıntı seni çok özledim."Kelimelerle anlatamazdım ona olan özlemimi."İnan ben de seni çok özledim sevgilim.”Tam o sırada arkasından bir ses yükseldi ve koştuğunu duydum.”Yiğit sen üç gün dedin ama bir hareketlenme söz konusu.Sanırım aralarına birinin sızdıklarının farkındalar.Çağrı büyük ölçüde size haber verecektir.”Çok şaşırmıştım.Halbuki daha üç gün vardı yola çıkmalarına.”Canım bekle Çağrı’dan telsiz var.”Hemen Çağrı’nın telsizini açtım.”Söyle Çağrı.”Sesindeki şok belli oluyordu.”Komutanım yola çıkıyorlar arka tarafta yüklerin yükleneceği kamyona cephanelerini dolduruyorlar.Sizi dikkatlice arka tarafa alacağım sizi onlardan birine koyacağım.Böylece gelebilirsiniz ancak.”Çok zor olacaktı ama başka şansımız yoktu.”Tamam senden haber bekliyoruz.”Bir kaç dakika sonunda herkes farklı bir cephaneliğin içindeydi ve Çağrı’yı cephaneliklerin olduğu yere koymuşlardı koruması için.Sanırım bunlar fazla gerizekalıydı.Şafaklarla irtibatımızı Çağrı sayesinde sağladık.Mevzilenmelerini emrettim.Onlar da tuzaklamışlar zaten.Aradan tam on gün geçti daha yeni şehitliğe varmıştık.Araç durmadan önce bir benzinliğe gitti.Tam o sırada görünmeden araçtan indik.Zaten kalan yol on beş dakikalıktı.Benzinliğin arkasından yürüdük.Çağrı’nın bize gösterdiği patika yoldan gittik ve gittiğimiz kısımda Yıldırım’dan kalanları vardı.En azından onları bulabilmiştik.Herkes mevzilenmiş vaziyetteydi.Bir kaç dakikaya bizim avlar da gelmişti.Öncesinde biraz bekledim.Ne yapacaklarını görmem lazımdı.Şehitlerimizin mezar taşlarını balyozla kırmaya başladıklarında benim için bardağı taşıran son damlaydı."Beyler atış serbest.Sikin şunları."Havada mermilerin vızıltı sesinden başka sesi yoktu.Çoğunun leşini almıştık.Tam bitirdik sanıyorduk ki bir tane puşt Türk bayrağını indirmiş sözde devletlerinin bayrakları diye bir tane bez parçası takıyor.Şafak da bunu görmüş olacak ki koşturmaya başladı."Şafak tuzak olabilir gel buraya!"Şafak'ın gözü dönmüş olacak ki can havliyle koşuyordu.Tuzak olduğunu anlamıştım.Her yerden çıkıp ateş etmeye başladılar."Beyler Şafak'ı koruyun,gözü döndü duymuyor bizi!"Elimizden geldiğince Şafak'ı korumaya çalışıyorduk ki omzundan vurulup yere sendeledi."Şafak!Koru kendini!"Art arda kurşunlar Şafak'ın üzerine yığıldı.En sonunda temizledik tüm adamları.Koşarak Şafak'ın yanına gittim."Şafak duyuyorsun beni değil mi?"Zar zor gözlerini araladı."Komutanım ben size demiştim şehadet geldi."Gözümdeki yaşlar akmanın son noktasına geldi ama ağlamamam lazım."Yorma kendi helikopter çağıracağız."Avazım çıktığı kadar bağırdım."Helikopteri çağırın çabuk!"Kesik kesik bir nefes aldı Şafak abi."Yorma kendini,zaten şehit olacağım.Uğraşma boşuna."İzin veremezdim.Şafak abimin kollarımda şehit olmasına izin veremezdim."Abi nolur öyle deme sağ salim çıkacaksın inşallah buradan."Son nefesini veriyordu artık,hissediyorum."Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Rasuluhu."Son nefesini kelime-i şehadetle verdi."Abi!"Öyle bir bağırmıştım ki yer gök inledi sandık."Telsizi ver Gökbörü!"Telsizi hemen aldım elinden."Asena acil helikopter lazım.Operasyon başarılı ama..."Bir anda çok şaşkın bir ses geldi kulağıma."Ama?"Derin bir nefes aldım.Ağlamamak için zor duruyordum."Şafak abimi kaybettik."Kısa bir sessizlik oldu ama o sessizlik her şeye bedeldi.
"Başımız sağ olsun."dedi sesini sevdiğim.
"Vatan sağ olsun."dedim en istemeyen sesimle.
"Telsizi Albay'a veriyorum."Bir kaç saniye sonra Albay'ın sesi duyuldu."Söyle Yiğit."Ne diyeceğimi,nası diyeceğimi bilemedeim."Komutanım, operasyon başarılı ama Şafak'ı kaybettik."Albay'ın burnundan soluduğunu anlamam zor değildi."Şehidimizi alıp gelin.En güzel törenle uğurlayalım."Derin bir nefes verdim."Emredersiniz komutanım."Tam o sırada helikopter gelmiştir.Şehidimizi taşıdık.Hepimiz bindik.Yolculuk boyunca kimseden ses çıkmadı aksine herkes ağlıyordu.Ben de dahil.Helikopter nizamiyeye vardı ama şuan kendimi yer yüzünden silmek istedim.Helikopterden indiğimde bir çift yeşil göz dolu dolu bakıyordu helikoptere.En son şehidimizi indirdik.Ambulansa aldılar onu.Sayamamıştım ama oldukça fazla mermi izi vardı.Perişan olmuştum.Resmen benim gibi bir adamın yıkılışı Şafak abinin şehadetiyle olmuştu.Şuanda tek ihtiyacım olan şey Asena'ya sarılmaktı.Koşarak yanıma geldi.Kimin görüp görmediğiyle ilgilenmedik.Öyle sıkıca sarıldım ki bir ömre bedeldi.Kendimi tutamadım.Başımı boynuna gömdüm hıçkıra hıçkıra ağladım.Dizlerimde derman kalmadı.Yere çöktüm.O da benimle çöktü yere."Kurtaramadım abimi ben.Ne hayırsız bir görev arkadaşıyım.Nasıl kurtaramam ya?"Hıçkırıklarımın arasından bu sesler çıkıyordu sadece.
**********
Asena Ertekin
Kendini çok hırpaladı.Dağ gibi adam şuan kollarımın arasında hıçkırarak ağlıyordu.Ben zaten tutamazdım kendimi.Ben de ağladım onunla.Neden ağlamayayım ki?Abim görevdeyken hep bana sataşırdı.Bana elinden geldiğince yardım etti okul zamanımda.Aynı zamanda hafızdı Şafak abi.Bana sııntıda olduğum zaman hep ibretlik kıssalar anlatırdı ve ayet okurdu.İçime çok büyük ferahlık verirdi.Ben kendime de sürekli dua ederdim.Ama ne olursa olsun onun ağzından çıkan her bir kelime beni kendime daha çok getirirdi.Sadece arkasından denebilecek tek bir şey kalmıştı."Vatan sağ olsun."Yiğit'i ayağa kaldırmaya çalıştım."Şafak abim burada olsaydı asla ama asla ağlamanı istemezdi,biliyorsun değil mi?"Hıçkırıklarının arasında göz yaşlarını silemeye çalıştı."Biliyorum ama dayanamıyorum Asena,anla beni."Her ne derse hepsini anlıyordum.Kabulleneceği bir olay değildi.Sadece onun için değil kimse için kabul edilemez bir olaydı.Bir anda elektrik ççarpmış gibi irkildi ve fermuarlı cebinden iki parça kağıt çıkardı.Bir tanesinin üstünde "aileme..."yazıyordu.Diğerinde ise "Yıldırım ve askeriyedeki kardeşlerime..."yazıyordu.O an gözlerim daha da çok doldu.Sanki bu anı hissetmiş gibi notlar hazırlamıştı bir de.Uzun saatler boyunca ilk defa Yiğit'imden o kadar yüksek bir ses duydum ki yerimden sıçradım resmen."Yıldırım,toparlan;dinlenme alanına."Herkes emri almış olacak ki içeriye omuzları düşk bir şekilde girmeye başladılar.Arkasını döndü."Sen de gel güzelim."Başımı aşağı yukarı sallayıp peşinden ilerledim.Dinlenme odasında tüm tim toplanmıştı.Şaşırtıcı bir şekilde arada Alparslan da vardı.İhraç edilse de onun da bir zamanlar silah arkadaşı olan abisi şehit olmuştu.Biz odaya girdiğimizde herkes ayaklandı,bir tek Alparslan dışında.Yiğit eliyle oturmalarını işaret etti.Ben de dahil herkes oturdu.Bir tek Yiğit ayakta kaldı."Arkadaşlar,biliyorum şuan herkesin acısı taze sizi fazla oyalamayacağım.Şafak bize not bırakmış.Büyük ihtimalle bize olan vasileti.Onu okuyacağım sonra dağılabilirsiniz."Herkes başını onaylarcasına salladı.Yiğit yanıma oturdu ve vasileti okumaya başladı."Yıldırım,biliyorum şuan herkes masanın başında oturuyor ve şuan tim komutanımız vasiyetimi okuyor.İnanın benim için de çok zor.Çok istediğim yuvayı kurma aşamasındayken yuvam bir albayın yeni taşınacağımız evime gelip canımdan çok sevdiğim nişanlımın hastaneye kaldırılmasıyla yıkılacak.Ben hafızım gençler ve belki de aranızda yaşça büyük olan da benim.Allah'a şükür bana hafızlık duygusunu yaşattı.Hafız ve asker olmadığım bir hayatı şuan düşünemiyorum.Vasiyetimi açıklayacağım ama şunu bilemnizi isterim.Allah yarattığı gibi o canı almak için sebep de bulur.Benim sebebim şehit olmak.Belki de Yüce Yaradan bu kötüye giden dünya için fazla gördü beni.Hafız olmuş kulunu yanı başında istedi belki de.Ben koşulsuz şartsız hissediyorum ki cennetten sizi izleyeceğim.Sakın ama sakın arkamdan ağlayıp isyan etmeyin.Allah yazdı ömrümü,şimdi de o siliyor.Bizim için ölmek veya şehit olmak bir son değil,başlangıçtır bunu biliyorsunuz zaten.Vasiyetim şudur;
Yiğit,kardeşim...Sana nişanlımın ismini verdiğim silahımı bırakıyorum.Silahıma kendi yavuklunun ismini koyabilirsin,benden sana tam izin var kardeşim.Altay,sana sürekli baktığını gördüğüm ve hayran olduğun o şeyi bırakıyorum aslanım.Tesbihimi...Allah'ı,Peygamber Efendimizi,tüm şehitlerimiz tesbih et.Çağkan...Sana sürekli bilettiğim bıçağımı bırakıyorum.Gökbörü,doğum günümde aldığın eldivenler senin kardeşim.Biliyorum hediye geri verilmez ama bu durum bambaşka.Bayram,çocuğun olur diye sana çeyrek altın bırakıyorum.Amcasından hatıra olsun ona.Fethi,tatlı oğlan,sana seccademi bırakıyorum.Namaza hep başlamak istiyordun.İnşaallah bu vesileyle başlarsın.Çağrı,sana her göreve çıktığımda cebimde taşıdığım cep boy Kur'an-ı'mı bırakıyorum.Ve küçük kardeşim Doruk...Sana telsizimi bırakıyorum.Seni bulduğumuzda bağıra bağıra yardım istediğim telsizimi...Asena,orada olduğuna eminim ama değilsen de sana iletsinler.Sana rahmetli annemin eşarbını ve sen dara düştükçe sana ayetler okuduğum Kur'an-ı'mı bırakıyorum.Benim seni rahatlattığım gibi sana bıraktığım Kur'an-ı'm da ufkunu aydınlatsın.Eğer yalnız okumaktan sıkılırsan yanında sesimle tüm Kur'an-ı okuduğum bir kaset var onu açarsın.Şuan timde olmayıp benim için nizamiyeye gelen Alparslan...Keşke kendini o duruma sokmasaydın kardeşim.Sana beraber müzik dinleyip kendimizi kaybettiğimiz müzikçaları bırakıyorum.Dinledikçe beni hatırlarsın.Kardeşlerim,Allah sizi korusun kendinize dikkat edin.Ne zaman ruhunuz daralırsa Asena'ya bıraktığım kasedi dinleyin.İnşaallah ruhunuza ferahlık getirir.Allah'a,vatana,Türkiye'me emanet olun.Vatan sağ olsun."Herkes Şafak abimin vasiyetinde belirttiklerini almıştı.Kimse belli etmiyormuş gibiydi ama ben dahil hepimizin gözleri doluydu.Kendimi daha fazla tutamayıp odadan çıktım.Ağlamam gerekiyordu.Zira Şafak abim bana rahmetli annesinin eşarbını bırakmıltı.Onun için manevi değeri çok büyük olan bir şeydi.Bir de hafızlığı bitirdiği Kur'an-ı'nı vermişti bana.Hepsinin ayrı bir önemi vardı bende.Arkamdan adım sesleri duyuyordum ama pek de umursamadım ama umursamam gerekiyor.Çünkü biri kolumu inanılmaz bir güçle geriye çekti.Karşımda gördüğüm yüzle şok oldum.Alparslan'dı."Sen bana baksana bir ."İstemeyerek de olsa yüzümü döndüm."Ne var sivil ne istiyorsun benden?"Salakça otuz iki diş sırıttı."Senin yüzünden oldu her şey."Onun bu dediğine bayağı bir sinirlenmiştim."Şafak abimin vasiyetini unutup bana saldırma sivil.Silahsız olan kimseye bulaşmam ben bence sen de denemelisin işe yarıyor."Eski halinden eser kalmadı.Kaşlarını çattıkça çattı."Sen o çeneni kapalı tutsaydın işimden olmazdım ve timime sahip çıkardım.Hepsi o Yiğit dene şerefsizin yüzünden."Şalterlerim atmaya başlamıştı."Kendin kaşındın süper zeka ne benlik ne de Yiğit'lik bir şey yok."Sesim bayağı yüksek çıkmış olacak ki odadakiler koridora çıkmıştı."Sen biraz insan olsaydın belki de hala timinin başında olabilirdin o yüzden başkalarına bok atmadan önce kendi sorunlarını düşün."Sinirlenmiştim bayağı ve arkamı dönmeden odama doğru yol aldım.Tam o anda karşıma babam çıktı.Dik bir duruşa geçtim."Başımız sağ olsun kızım."Burukça gülümsedim."Vatan sağ olsun baba."Bakışları ellerime döndü.Bir anlam veremedi."Elindekiler ne?"Soru bildiğim yerden geldi."Şafak abinin rametli annesinin eşarbı ve hafızlığı bitirdiği Kur'an."Neden elimde olduklarını anladı.Anladığını belirtir gibi başını aşağı yukarı salladı."Tamam kızım.Bu arada Şafak'ın merasimi yarın öğle saatlerinde olacak haberin olsun.Yıldırım2a da söyleyeceğim ben zaten.Gidip istirahat et."Dik duruşa geçtim tekrardan.Başımla onaylayıp odama giden koridor boyunca yürüdüm.Kendimi yatağa attım.Artık akmak isteyen gözyaşlarıma izin verdim.Rahmetli annesinin eşarbını vermişti bana.Onun için manevi değeri çok yükesek olan bir şeyi kendisi şehit olduktan sonra gözü kapalı bana emanet etmişti.Tam o an odamın kapısı çaldı.Elimle göz yaşlarımı sildim."Gel."Kapının açılma sesini işittim.Tam o an da ben arkamı dönmüştüm.İşittiğim ses beni daha çok hüzüne boğdu."Nasılsın?"Nasıl olabilirdim ki?Duygularımı tarif etmemin başka yolu yoktu.Arkamı döndüm.Dönmez olaydım.Gözleri kızarmış,şişmiş ve omuzları çökük bir Yiğit vardı karşımda.Sımsıkı sarıldı bana.Karşılık verdim.Hem deli gibi özlemiştim hem de omzunda ağlamak istiyordum.İkimiz de içli içli ağlamaya başladık.Her ne kadar dışarıdan sert görünsek de yan yana geldiğimizde ikimiz de içimizdekileri atıyoruz.Hıçkırıklarımın arasında"Başımız sağ olsun."dedim zorla da olsa."Vatan sağ olsun güzelim."Şu haliyle bile beni rahatlatmayı az da olsa becerebiliyordu."Ağlamayalım artık,Şafak abim izliyor bizi üzülür sonra;tamam mı güzelim?"Aşağı yukarı salladım başımı.O da parmaklarıyla gözlerimdeki yaşları sildi.Yatağa oturttu beni.Baş ucumdaki sürahimi alıp su koydu bardağa ve elime verdi.Az bir şey içtim sudan."Yarın saat öğlen on ikide merasim olacak."Aşağı yukarı salladım başımı.Biliyordum,babam söylemişti."Biliyorum,babam söyledi."Dertliydi bakışları."Albay'dan izin aldım,üçümüz beraber gideceğiz;hazırlan.Benim için de çok kötü bir an ama yapmak zorundayız."Anladığımı bellirttim.dolabıma ilerledim ve subay üniformamı elime aldım.Odadan çıkmasını işaret ettim.İkiletmeden çıktı.Onun da hazırlanması gerekiyordu.Hızlı bir şekilde hazırlanıp saçımı sıkıca topladım.Kafama şapamı da geçirip odadan çıktım.Bahçeye çıktığımda Şafak abinin evine gidecek araçalrı gördüm.Babam araçtaydı.Gördü beni.Eliyle gelmemi işaret etti.Hızlıca arabaya giitim ve bindim.Yiğit benden önce gelmişti.Bugün saat on ikide merasim vardı.Sabahtan gidiyorduk.Neredeyse bir saatlik yola çıktık.Arkamızda ambulans da vardı.Önden babam sonra Yiğit sonra da ben indim.Babası camdan görmüş olacak ki hemen apartmanın kapısında belirdi.Babam önde,Yiğit'le ben babamın arkasında yürüyüp tam karşına geçtik."Başınız sağ olsun Memduh Bey."Adamın yüzüne hüzün çökmüştü ama dimdik duruyordu karşımızda."Vatan sağ olsun komutanım."Tam o anda arkasından bir tane esmer bir kız çıktı."Memduh babacığım Şafak mı geldi?"Bizi görünce şok oldu kız."Hayır,hayır,hayır!"Dizlerinin üzerine düştü.Koluna girdim hemen.Sağlık personelleri de ambulansa aldılar onu.Yiğit elindeki Türk bayrağını Memduh amcaya verdi.Sonrasında araca geçtik ve tekrardan nizamiyeye döndük.Bir saat sonra şehit merasimi vardı.Alan hazırlanmıştı.En önde Yıldırım Timi ile ben vardık.Arkamızda ise kalan erler.Ambulans yanaştı tabutun koyulacağı alana.Ambulansın kapıları açıldı,içeriden ay yıldızlı tabut göründü.Asker bağırdı.”Dikkat!”Hepimiz selama durduk.”İleri bak!”emri verdi komutan.”Sağa,sola dön!”Ambulansa döndük.”Şehit al!”Askerler ambulanstan ay yıldızlı tabutu çıkardı.”Cenaze yürüyüşü,marş!”Dört tane asker tabutu omuzlarına aldı.Her türlü rütbeye sahip herkes selam duruyordu.Mezar taşının önüne geldiler.”Kıt’a dur!”diye emretti komutan.”Şehit bırak!”Mezar taşının üzerine bıraktılar tabutu.”İleri bak!”Hepimiz aynı anda selam duruşumuzu bozup önümüze baktık.Maalesef ki alışık olduğumuz görüntülerdi.”Sağa,sola dön!Yerlerinize marş marş!”denildi ve tabutun önündeki askerler dağıldı.Şafak abinin fotoğrafını tutan asker tabutun önüne fotoğrafı bırakıp uzaklaştı.Herkes sessizliğini koruyordu.Yan tarafımızda nişanlısı sessizce ağlıyordu.Bir yanımda sevdiğim,karşımda varlığını hissettiğim Şafak abim…Hiç bir şey karşılıksız kalmayacaktı.Onları inlerinden çıkaracaktık.Geçmişte yaptıklarımız,şimdi yapıyor olduğumuz ve gelecekte yapacağımız her şey şehitlerimiz ve ülkemiz içindir.Nişanlısı tabutunun yanına gidip içli içli ağlamaya başladı.Kim bilir ne hayalleri vardı.”Nasıl yaptılar sana bunu Şafak’ım?Beni de al yanına,dayanamam ben sensiz yaşamaya!”Duygusunu çok net bir şekilde anlayabiliyorum.Nice evli,nişanlı,çocuklu asker gömdük toprağa ama şuan hepsinin birleştiği tek bir yer var.Bayrağımızda…Önümüzde bütün heybetiyle dalgalanan bayrağımıza baktım.Sanki verdiğimiz bütün şehitlerin yüzleri oradaydı.Babasını gördüm.Üzülmemiş aksine daha çok gurur duymuş bir hali vardı.Kim olsa gurur duyar bence.Nişanlısı fenalaşır gibi oldu.Yardım etmek istedim ama kıpırdayamazdım.Sağlık ekipleri ambulansa aldılar.Gerekli müdahaleleri yapıyorlar.Üç saatin sonunda herkes odalarına çekildi.Üzerimi değiştirdim ve aşağıya indim.Hava almam gerekiyordu zira şuan her şey üzerime geliyordu.Cebimde Şafak abimin annesinin eşarbı vardı.Oğlunun varlığını hissetsin diye yanımdan ayırmadım,ayıramadım.Kapıdan çıktığımda tam karşımda olan Türk bayrağına baktım.Şafak abimin yüzü belirdi bir an.”Ben her zaman buradayım.”der gibi bakıyordu.Dolu gözlerimle gülümsedim.
Şafak abi gitmeden önce,kalbimizde bir yer hep vardı;ama şimdi,o yer boş ve soğuk,sanki hiçbir şey hiçbir zaman dolamayacakmış gibi.

.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

46okunma 9beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18