2.BÖLÜM:TRAVMA

Vaveyla Yazarı: Zeynep Keserci

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 2.BÖLÜM:TRAVMA

Asena Ertekin
Geceyi hep hastanede geçiridik.Doruk'un vücudunda olmayan iz yoktu.Çocuğu asker olarak verdik köle olarakaldık resmen.İçimde harlanan bir öfke vardı şuan.Doruk neredeyse iki sattir ameliyattaydı.İşim olmadığı için hastanede ben vardım ve onu hiç bir zaman bırakmayacak timi vardı.Doktor her çıktığında ben de babama haber veriyordum.Kısaca babamın yardımcısı olarak gelmiştim.Kısa bir süre sonra Doruk'un alesi de gelmişti.Annesi ayıla bayıla bekliyordu.Ben de sürekli kadının yanındaydım elmde kolonya ve ayranla bekliyordum.İki buçuk saat sonra Doruk ameliyattan çıktı ve yoğun bakıma alındı.Annesi resmen Doruk'u görmek için yalvardı doktora ama elden ayaktan düştü iyice.Tam o sırada Doruk'un kız kardeşi Zehra geldi.Doruk'u ameliyat eden doktoruyla konuştu fakat dikkatimi çeken başka bir şey oldu.Üzerinde ameliyatta giyilen üstlerden vardı ve ellerinde kanlı eldiven vardı.Büyük ölçüde abisinin ameliyatına girmişti.Zehra doktorundan izni kapmıştı ki annesini de alıp yoğun bakım ünitesine gitmişti.Tam o sırada arkamdan bana sarılan kollar hissettim.Tahmin etmesi zor değildi.Bilekliğinden anladım abim olduğunu.Kulağıma eğildi."Abim sen nizamiyeye git ben kalırım tüm gece buradaydın git dinlen hadi birtanem."Abime yorgun gözlerle baktım ve gerçekten de yorgun olduğumu o an fark ettim.çok diretmedim çünkü direttiğimde beni kucaklayıp nizamiyeye götüreceğini çok iyi biliyordum.Tam o an Şafak abinin bize kulak misafiri olduğunu fark ettim."Komutanım isterseniz ben götürürüm zaten ben de nizamiyeye gidecektim."Abim başıyla onayladı."Tamam o zaman Şafak sen Asena'yı bırakırsın."Arkamdan seslendi sonra"Odana geçince ara beni.Ben Doruk'la ilgili gelişmeleri aktarırım."Uzaktan seslendim ona."Tamam abi."Şafak abi o arada arkasını dönmüş bana bakıyordu.Yanına geldiğimde sohbete başladık."Sen kendini niye bu kadar yordun abim ya.Senin dinlenmen gerekiyordu.Sürekli merkezdeydin."Boş ver der gibi salladım."Aman abi ya sanarsın beş ay dağlarda gezdim Allah aşkına sanarsın beş ay dağda çatıştım.”Göz ucuyla baktı Şafak abi.”Tamam da abicim biz görev çıktıkça gidiyoruz sen her tim yola çıktığında merkezdesin.Belki de hiç uyku uyumuyorsun haksız mıyım?”Çok da haksız sayılmazdı.Gerçekten nizamiyedeki her timle ilgileniyordum.”Haksız değilsin zaten ama alıştım artık.Ne yapayım yani abi görevim sonuçta.Nasıl sizin vazifeniz size görev çıktı mı işi bitirmeden dağdan bayırdan gelmemekle benim de görevim timlerin arkasını toplamak.”Göz ucuyla da olsa bir gurur belirtisi gördüm gözlerinde.Mutlu etmişti beni.Tam o sırada araba durdu.”Hadi bakalım geldik.”Çantamı alıp indim arabadan.”Sana da zahmet oldu abi ya sağol yine de.”O da inmişti arabadan.”Ne zahmeti Allah aşkına ben de zaten gelecektim.Hadi sen odana çık abini ara.Ne olursa olsun Doruk’un durumunu öğrenirsen bana haber ver tamam mı?”Gözlerimle onaylayıp odama çıktım.İlk işim abimi aramak oldu.Telefon ikinci çalışta açıldı.”Efendim abicim söyle.”Sesi mutlu geliyordu ama haliyle biraz da yorgun.”Odama geldiğimi haber verecektim de bir de şey diyecektim Doruk nasıl?Ne dediler hakkında?”Abimin tebessüm ettiğini hissedebiliyordum.”Merak etme birtanem hayati tehlikeyi atlatmış.Ama doktor yine de yirmi dört saat yoğun bakımda kalacağını söyledi eğer olağanüstü bir durum olursa müdahale edilebileceğini söyledi.”Başımı aşağı yukarı salladım.”Anladım,Şafak abi sormamı istedi de o yüzden de sordum.”Anladığını belli edermişcesine bir mırıltı çıkardı.”Ben de timdekilere dedim hani gidip dinlenin ben size haber veririm görevden yeni geldiniz dedim ama Alparslan Bey yok ben kardeşimi bırakmam da sen ne bok yersen ye ben bir yere gitmem falan filan dedi bayağı kargaşa yarattı.Allah’tan diğerlerini gönderdim.Şuan askeriyeden bir ben varım bir de o var.”Abimin dedikleri zaten her zaman olan şeylerdi o yüzden şaşırmıyorum bu duruma.”Aman abi ya laf anlatmaya çalıştığın adama bak ya Allah aşkına.Adam zaten sana bana katlamalıyım zaten.Sen boşver gel beraber abi-kardeş vakit geçirelim.Dertleşiriz olur mu?”Onayladığını hissettim çünkü böyle bir aktiviteyi hiç bir zaman kabul etmemezlik yapmaz.”Tamam ben yola çıkıyorum o zaman.”Onayladım ben de.”Tamamdır.Ben bir duş alacağım seni aradığımda aşağıda buluşuruz tamam mı?”Güldü.”Tamam tamam ama sakın saçını kurutmadan gelme yoksa zorla kuruturum saçını bak hava rüzgarlı hasta olma.”Ben de dayanamadım güldüm.O Murat Ertekin’di vallaha yapar mı yapardı.”Tamam kurutacağım merak etme.Hadi görüşürüz.Arayacağım ben seni.”Kapattı telefonu.Hemen duşa girdim.Yarım saat sonra çıktım.Dediği gibi saçımı kuruttum ve takım giyinmek adına aldığımız eşofman takımını giydim.Beraber oturup sohbet edeceğimiz zaman ya bunları giyerdik ya da üniformalarımızı.Gece olduğunda takımlarımızı giyerdik.Aradım hemen abimi ama aramadan odamın kapısı çaldı.Ben de salak gibi erlerden sandım.”Gir.”Kapının açılma ve kapanma sesi geldi.”Herhangi bir haber mi var asker?”Sussana salak abin da olabilir kafasız.Ben yine de abim olabileceğini pek de düşünmedim.”Evet bir haber var abiniz gelmiş komutanlık taslıyorsunuz küçük hanım.”Duyduğum sesle şok oldum çünkü abimin sesi değildi bu.Yiğit’in sesiydi.O an ne kadar mutlu olduğumu anlatamam.Yiğit ile sevgili olduğumu sadece abim ve babam biliyordu.Özellikle sakladığımız kişi Yüzbaşıydı.Yoksa tepeme tüner ağzıma sıçardı.Arkamı döndüm ve Yiğit’in yorgun halini umursamayıp sımsıkı sarıldım.Çok özlemiştim onu.Şerefsiz çocuk çok güzel saklıyordu sevgili olduğumuzu.”Çok özledim seni Yiğit’im.”İçli bir nefes verdi.”Ben de seni çok özledim güzelim.”Adeta bana güzelim dediğinde eriyip gidiyordum.Öyle güzel bir biçimde “güzelim” diyor ki eriyip gitmemek elimde değildi.”İyisin değil mi uyuyamadım bir türlü.”Boş ver der gibi başını salladı.”Boş versene beni asıl sen iyi misin neredeyse hiç uyumuyorsun aklım sende kalıyor.”Ofladım çünkü aynısını Şafak abi de demişti.”Sizin timdekilerin zihniyeti aynı olabilir mi acaba?”Şaırmıştı.”Neden ki?”O sırada saçımı at kuyruğu toplamak için aynanın karşısına geçtim.”Şafak abi de öyle dedi o yüzden.”Hafifçe güldü.Yanıma oturdu.”Demiştir de sen abinle mi oturacaksın?”Anlamak için çaba harcamama gerek yoktu.Abimle oturacağım zaman giyiyorum demiştim.”Evet ama istiyorsan sen de gel nasılsa abim biliyor ya seni.”Pek oralı olmadığı gözlerinden okunuyordu ama en melul bakışımı kuşandım.”Bakma bana öyle abinin yanında nasıl rahat davranayım sana karşı.Ağzıma namluyu dayar diye korkuyorum.”Çok seslisinden bir kahkaha patlattım.”Niye gülüyorsun ya gerçekten çekiniyorum.”Kendimi tutamadım yarınlar yokmuşcasına güldüm.”Abart artık sen de abim sana hiç bir şey demiyor.Hem sen babamın yanında dikkat et abimin yanında değil tamam mı aslan parçası?”Dudaklarını büzdü ama yine de beklediğim cevabı vardi.”Tamam madem çok ısrar ediyorsun gelirim ama bir duş alayım öyle geleyim kaç gündür yokum kirliyim.”Kağıya yöneldik.”İyi tamam sen bir arın gel.”Tam kapıdan çıkıyorduk ki Yüzbaşı ile göz göze geldik.Biz şok olduk tabii.”Sen hayırdır teğmenin odasında Yiğit?”Yiğit resmen bembeyaz kesilmişti.”Komutanım Asena kuru temizlemeye kıyafetlerini vermiş de bana getirmemi rica etti ben de getirdim.”Tek kaşını havaya kaldırdı şerefsiz.Sanki ona kalmıştı hesap sormak.”Demek öyle he.Albay Ertekin’in haberi var mı acaba bu durumdan?”Altta kalmadım tabii.”Önce komutanıma haber verdim izin verince gitmesi için rica ettim sağolsun komutanım da gidip aldı.Kusura bakmayın da Yüzbaşı niye sizi yaptığım her şey ilgilendiriyor?Çavuş Rahmet ile konuştum hesap sordunuz şimdi de Yiğit ile konuşunca hesap soruyorsunuz,affınıza sığınarak soruyorum niye benim yakamı bırakmıyorsunuz?”Salakça bir gülüş belirdi dudaklarında.”Seni hiç ama hiç gözüm tutmuyor.Baban vesilesiyle gelmiş bir ajan olabilirsin.”Duyduklarım karşısında beynimden vurulmuşa döndüm.Ne demek “baban vesilesiyle gelmiş bir ajan olabilirsin”.Tansiyonum düştü tutunacak bir yer aradığımı hatırlıyorum en son ondan sonra ise Yiğit’in adımı haykıran sesini.

**********

Yiğit Karaca
O an benim için her şey durmuştu.Komutanımın söylediklerinin zaten gerçek olmadığını biliyordum ama bu kadarı da fazlaydı.Belki de Asena bu zamana kadar bu adamdan çok daha fazlasını duymuştu ama bu kadarı bana bile çok ağır gelmişti.Kucağıma yapıldı bir an.Çok korktum.Adını söyledim sürekli uyanmadı.Nabzını kontrol ettim Allah’a şükür ki atıyordu.Hemen revire götürdüm,serum taktırdım sonra da Murat abinin yanına koşarak indim.Bir anda beni koşarak inerken görünce o da telaşlandı.”Noldu Yiğit bir şey mi oldu?”Nefesim kesik kesikti.”Komutanım Asena bayıldı.Revire götürdüm onu.Hepsi Alparslan komutanım yüzünden oldu ben bir şey yapmadım.”Bayağı bir şaşırmıştı.”Tamam oğlum sen bir şey yapmazsın zaten güveniyorum sana.”Koşarak revire gitti ben de olanları anlatmak için Albay Ertekin’in yolunu tuttum.Kapıyı çaldım emri alınca açtım kapıyı tabii haliyle adam telaş yaptı.Ona sormasına zaman vermeden”Komutanım Asena bayıldı.Alparslan komutanım çok ağır konuştu ona dayanamadı bayıldı.Revire götürdüm Murat komutanıma da haber verdim.”Adam cevap vermeden revire koştu ben de arkasından koştum.İçeriye girdiğimizde Alparslan komutanım da oradaydı.Normalde çok babacan biridir ama nedense Asena’ya daha değişik bir kini var.Albay Alparslan komutanımı gördüğü gibi yanına gidip okkalı bir tokat attı yüzüne.Ben bile şok oldum.İçerisi ölüm sessizliğindeydi.Adamın yüzü kıpkırmızı olmuştu.”Sen ne yaptın ulan benim kızıma ne garezin var anlamıyorum ne derdin var!Gel aynılarını beni suratıma da söyle bir tokat daha ye!Sana ne oluyor lan sen askersin asker sen astlarına nasıl davranıyorsun lan kendine gel!Senden daha çok vatan uğruna çalıştı!Sen uyurken diğer timler sağsalim gelsin diye uyumadı lan benim kızım!Söylesene lan ne dedin de bu hale geldi söyle!”diye bağırdı Albay.Tüylerim diken diken oldu ama söyledikleri komutanıma az bile kalıyordu.”Söylemeyeceksen şahitlerden biri söyler değil mi he!”Bana döndü bütün bakışlar.”Söyle Yiğit ne dedi kızıma?”Albay’ın bu sakinliği hayra alamet değil asla.”Komutanım özel olarak söylerim şuan yeri değil.”Bu sefer öfkesi daha fazla haşlanmış olacak ki daha çok bağırdı.”Emirdir bu asker!Ne dediyse şimdi,burada anlatacaksın yoksa sen de çekersin cezasını!”Maalesef ki söylemek zorunda kaldım."Komutanım,Alparslan komutanım kızınız hakkında baban vesilesiyle gelmiş bir ajan olabilirsin dedi.Ben de şok oldum komutanım.Hiç beklemiyordum."Tam o sırada yanağıma bir yumruk indi.Alparslan komutanıma aitti.Ama daha sonrasında başka bir yumruk sesi daha geldi ama bu sefer bana değildi.Komutanımaydı.Albay on aen sertinden bir yumruk indirmişti.Albay'ın sabır demek ki son noktaya geldi."Lan pezevenk senin ne haddine bunları demek lan!Kurul bana torpil yap demsine rağmen torpil yaptırmadım adam akıllı her şarttan geçirdim sen nasıl böyle bir şey dersin it herif!Benim kızım diye demiyorum ama özellikle okuldayken onun ağzına sıçtırdım!Senin canını o kadar yaktırmamıştım ben!Zaten yetim bir de burada canı çok yanmasın dedim!Sahip çıktım diye komutanlarımdan yemediğim azar kalmadı götünü havalandırma sana karşı gelir dediler de bu yetim yapmaz dedim!Ağzıma sıçsalardı keşke!Senin gibi bir yetim piç yüzünden işitmediğim laf kalmadı!Şimdi siktir git gözüm görmesin seni!"Alparslan komutan ne diyeceğini bilemedi.Belki de Albay'ın bu kadar patlamasının sebeplerinden biri de Asena'nın anlattıklarıydı ve bu da bardağı taşıran son damla olmuştu.Alparslan komutanım dolu gözlerle odadan çıkarken Asena'nın güçsüz çıkan sesini işittik."Yiğit ne oldu bana,neredeyim ben sevgilim?"O son dediğini demeyecekti.Tamam babası biliyordu ama nedense korkyordum babsından.Albay'ıma baktım yumuşak biir yüzle onayladı yanına gitmem için.Ben de biraz rahat davranıp Asena'nın yanına oturdum."Bir şey yok birtanem,bayıldın sadece revirdeyiz."Aynı güçsüz ve uyumaktan çatallaşan sesiyle konuştu."Allah o Yüzbaşı'nın belasını versin,şerefsiz herif nasıl öyle bir şey der bana."Hem şaşkındım hem de acıdan zor duruyordum.Yavaşça açtı gözlerini.Ona baktıkça içim gidiyordu,ona zarar vermekten çok korkuyorken komutanım çok fazla psikolojik baskı uyguluyordu benim güzelime.

**********

Asena Ertekin
Yavaş yavaş bilincim açılıyordu.Yanımda oturmuş sevgilim,tepemde dikilmiş abim ve babam vardı.Yiğit'in yüzünü görünce çok panikledim.Kim nasıl yapmıştı ona bunu?"Yiğit?"Acısını belli etmemeye çalışıyordu ama çok acıdığı gözlerinden okunuyordu."Söyle güzelim."O acıyla karışık merhametli sesini duydum ama sonuçta acının her zerresi yüzünden okunuyordu."Ne oldu sana böyle kim yaptı sana bunu?Eğer o Yüzbaşı yapmışsa onun rütbesine bakmam vallaha döverim onu."Sıkıca çekip sarıldım ona ve artık gözyaşım için baraj açılmıştı.Omzunda hıçkıra hıçkıra ağlıyordum."Tamam tamam geçti güzelim bir şeyim yok benim merak etme."O an ben de ona tokat patlatmak istedim.Yalan söylüyordu.Alparslan'ın eli ağırdır,bilirim.Göğsünden ittirdim Yiğit'i."Bana yalan söyleme o vurdu sana anlarım ben çünkü zamanında bana da vuruyordu."Son söylediğimden sonra ellerimle ağzımı kapatmak zorunda kaldım çünkü bunu ne abim ne babam ne de Yiğit biliyordu.hepsinin gözleri aynı anda bana döndü."Ne dedin sen!"Tekrar edemedim.Babam çenemi kavradı."Kızım söylesene bak vallahi sana bir şey yapmayacağım,sana vurdu mu o şerefsiz?"Dolu gözlerle onayladım başımı ama tam o arada kapı çok sert çarptı,Abim çıkmıştı odadan.Abimin peşinden de babam çıktı.Yüzü sinirden kıpkırmızıydı.Yiğit ise dayanmadı.Yanağında göyaşları birer birer akmaya başladı."Gerçekten sana vurdu mu?"Yapcak hiç bir şeyim kalmamıştı."Evet vurdu."Annesi dövmüş çocuklar gibi ağlamaya başladım.Sımsıkı sarıldı bana."Sana yemin ediyorum ki abinler sağ bırakmayacak onu ve bence uzun bir süre uzaklaştırma alacak.Tamam mı?Sakin ol."Göz yaşlarımı sildim."İzin ver yarana pansuman yapayım olur mu?"Bana gösterdiği en samimi gülümsemesini kuşandı ama acısının her zerresini hissediyordum sanki."Olur güzeli yap bir pansuman."Hemen ilk yardım çantasını alıp yanına gittim.Burnuna pansuman yaptım.Sonra beni odama bıraktı.Uyuyamadım ama.Babamlar ne yapıyor acaba diye düşünmeden edemedim.Düşüncelerimin arasında odaya pat diye biri girdi ama giren kişiye bakmadım bile çnkü babam olduğuna çok emindim."Kızım iyisin değil mi?"Arkamı döndüm zaten sesinden bile babam olduğunu anlamıştım ama yine de arkamı dönüp iyi olduğumu gösterdim.Sıkıca sarıldı bana."Çok özür dilerim kızım,ben böyle biri olduğunu bilmiyordum lütfen beni affet."Yüzünü ellerimin arasına aldım."Saçmalama baba ya niye özür diliyorsun ki benden,asıl ben özür dilerim sana beni dövdüğün söylemediğim için."Dağ gibi adamın karşımda yıkılışına şahit oldum.Annemin cenazesinde bile bu kadar ağlamayn adam benim karşımda hıçkıra hıçkıra ağladı.Bu sefer de be sıkıca sarıldım babama."Lütfen böyle ağlama baba dayanamam senin böyle ağlamana lütfen."Bu sefer de geriye çekilen o oldu."İçim yanıyor kızım içim.Ben sana dokunurken bile canın yanıyordur diye içim içimi yerken o nasıl sana böyle vurabilir?"Burukça gülümsedim."İş işten geçti artık baba sen bana aldığınız kararı söyle."Tek isteğim uzun bir süre uzaklaştırılmasıydı."İhraç kararı çıktı kızım.Bir daha istese de TSK'ye giremez."Şok olmuştum.Bir ka. Ay uzaklaştırma bekliyordum ama ihraç hiç beklemiyordum."Fazla ağır değil mi baba sence?"Babam yarım ağız gülümsedi."Az bile yaptım o pezevenge."Bu kadarı da çok fazla der gibi baktım babama.O da bana hiç öyle bakma der gibi baktı."Neyse baba müsaden olursa yatmak istiyorum."Başıyla onayladı."Tamam kızım ama bir şey daha söyleyeceğim."Söyle der gibi salladım başımı."Yarın Yıldırım'ın çok önemli bir görevi var.Yiğit'i belki bir kaç ay belki de hiç göremeyebilirsin.O yüzden sana hayatının şansını veriyorum.Yiğit'le beraber uyuyabilirsin tamam mı?İkinize de güveniyorum masum masum uyuyacağınza dair."Yarım ağız güldüm."Tabii ki güvenebilirsin baba aşk olsun.Çocuk senden çekiniyor zaten."Yüzünü burşturdu."Belli oluyor zaten sen uyanır gibi olduğunda bile yanına oturmak için izin aldı benden."İnanamayarak baktım yüzüne."Ciddi misin baba?"Güldü."Şaka yapar gibi bir halim mi var?"Gerçekten şaşırmıştım.Tamam babamdan çekiniyordu ama bu kadar da olmazdı be!"Neyse ben çıkayım kızım.Yarın şafak vaktinde hazır olmanız gerekiyor."En ciddi ifademi takındım ve dimdik bir duruşa geçtim."Emredersiniz komutanım."Güldü babam.Son bir kez daha sarıldı.Odadan çıktığı gibi Yiğit girdi içeri.Konuşmadık çünkü gözlerimizle konuşuruz biz.Hemen yattık.Belli oluyor ki bir kaç ay yorucu geçecekti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

47okunma 7beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18