13. bölüm · Birbirimize Yasaktık
13. Bölüm
Ayla akşam eve girdiğinde ev her zamankinden daha sessizdi. Bu sessizlik huzurlu değildi; sanki bir şeyler fark edilmiş ama kimse dillendirmemiş gibiydi.
Annesi mutfakta duruyordu. Ayla’nın ayakkabısını çıkarışını izledi, sonra hiçbir şey söylemeden arkasını döndü. Normalde ilk sorusu belliydi: “Okul nasıldı?”
Bugün sormadı.
Ayla çantasını odasına bırakırken kalbi hızlandı.
Bir şey değişmişti.
Akşam yemeğinde babası masaya geç oturdu. Oturur oturmaz Ayla’ya baktı. Uzun, ölçen bir bakıştı bu.
“Son zamanlarda okuldan geç geliyorsun,” dedi.
Sesi sakin ama dikkatliydi.
Ayla başını eğdi.
“Dersler uzuyor,” dedi. Yalan değildi, ama gerçek de değildi.
Babası başını hafifçe salladı.
“Dersler uzar,” dedi, “ama insanın hali de değişir.”
O cümle Ayla’nın boğazına oturdu.
Anlamış mıydı? Yoksa sadece sezmiş miydi?
Aynı saatlerde Arda da kendi evinde benzer bir sessizliğin içindeydi. Annesi ona bakarken artık eskisi gibi gülümsemiyordu.
“Bir şey saklıyorsun,” dedi birden.
Arda refleksle başını kaldırdı.
“Yok,” dedi hızlıca.
Annesi masaya çay koydu.
“Saklayan herkes böyle der,” diye ekledi.
Arda o an anladı. Kimse bir şey bilmiyordu ama herkes bir şeylerin yanlış gittiğini hissediyordu.
Gece Ayla mesaj attı.
“Bir şeyler değişiyor.”
Arda cevap verdi.
“Bende de.”
İkisi de aynı şeyi düşünüyordu ama yazmadılar:
Yakalanmak değil, anlaşılmak daha korkutucuydu.
Çünkü anlaşılmak, hesap vermek demekti.
Ve bu kez, kaçacak bir yer olmayabilirdi.
