8. bölüm · Bir Mesaj, Bir Aşk (Yarı Texting)

7. Ödev

yazarpapatya 🌼

Sonunda eve gelebilmiştim. Okuldan sonra anlaştığımız gibi Ömer'le Burcu'ya gitmiştik. Hala iyileşmemiş ama öncekine göre daha iyiydi. Muhtemelen birkaç gün sonra okula gelir. Bu arada çenesi düşük Ömer hemen Bartu'yu anlattı. Burcu da eniştemi görmek istiyorum diye tutturmaz mı? Okulda görürsün dedim banane o farklı dedi. Ömer'in kararıyla beni Bartu'ya yazmak için zorladılar ve yarın ben, Ömer ve Bartu Burcu'ya gitmek için anlaştık. Şimdi masamda oturmuş ders çalışıyordum. Malum sınav öğrencisiyiz. Çalışmayıpta ne yapalım? Ders çalışırken telefon ekranım gelen mesajla aydınlandı. Mesaj bilinmeyen çocuktandı.

Bilinmeyen Çocuk: Naber güzelim nasılsın

Cansu: İyi sen

Bilinmeyen Çocuk: Vay anında cevap veriliyor

Bilinmeyen Çocuk: Sen hep böyle anında cevap ver ben mutlu mesut olurum

Bilinmeyen Çocuk: Benim mutlu olmamı istemez misin be güzelim?

Cansu: Jskdhskdnd

Cansu: İsterim isterim

Bilinmeyen Çocuk: Bugün keyfin bir yerinde sanki

Cansu: Yani evet

Bilinmeyen Çocuk: Neymiş bakalım benim güzelimi sevindiren şey

Cansu: Bugün bir çocukla tanıştım ayrıca Burcu'ya gittik

Bilinmeyen Çocuk: Kimmiş bu çocuk?

Cansu: Bartu

Cansu: Ama tatlı çocuktu

Bilinmeyen Çocuk: Sesi duydun mu?

Cansu: Ne sesi

Bilinmeyen Çocuk: Kalbimin kırılma sesi

Cansu: Ya

Cansu: Ben öyle demek istemedim

Bilinmeyen Çocuk: Neyse boşver

Cansu: Özür dilerim
(Görüldü)

Cansu: Görüldü mü?

Cansu: Bilinmeyen çocuk?

Cansu: Ya bilinmeyen çocuk ne ya

Cansu: İsmini söyle bana

Cansu: Ya cevap versene oğlum

Cansu: Getirtme beni oraya

Cansu: Heyy

Bilinmeyen Çocuk: Gittim diye üzüldün mü

Cansu: He üzüldüm salya sümük ağlıyorum şu an

Bilinmeyen Çocuk: Peçete göndereyim mi

Cansu: Ya dalga geçme

Cansu: Adın ne diyorum

Bilinmeyen Çocuk: Bilinmeyen çocuk

Cansu: Ya gerçek ismin

Bilinmeyen Çocuk: Bilemezsin

Cansu: Ya salak mısın oğlum sen

Cansu: Kafa mı buluyorsun benimle

Cansu: Bas git işine be

Ondan sonra cevap gelmemişti. Artık gerçekten sinirleniyordum. Bana kim olduğunu söylememekte ısrar ediyordu. Bende kafamı dağıtmak için yarına olan bir ödevimi yapmaya başladım. Evet ödev çok sevdiğim (!) coğrafya ödeviydi. Hoca 50 tane soru çözmemizi söylemişti. 50 NEDİR HOCAM! Ve ben son güne bıraktım. Daha fazla oyalanmadan çözmeye başladım. Ama bir soru vardı ki Allah'ım o nedir. Çözülmüyor mübarek. Haritaya bir sağdan bakıyorum, bir soldan, bir aşağıdan, bir yukarıdan. Yok arkadaş bulamıyorum. Ne yapsam ne etsem diye düşünürken bilinmeyen çocuğa yazdım.

Cansu: Başlarım böyle işe ha

Cansu: Sıçtığımın sorusu çözülmüyor anasını satayım

Cansu: Soruyu hazırlayanın ben

Cansu: Böyle harita mı olur

Bilinmeyen Çocuk: Noldu güzelim hangi soruyu çözemedin

Cansu: Zıkkımın coğrafya sorusunu

Bilinmeyen Çocuk: Bana bir at bakayım belki çözebilirim

Cansu: Gerçekten mi

Cansu: Yapar mısın bana bu iyiliği

Bilinmeyen Çocuk: Tabii güzelim

Bilinmeyen Çocuk: At bakalım sen soruyu

Cansu: *Fotoğraf*

Birkaç dakika sonra mesaj geldi.

Bilinmeyen Çocuk: *Fotoğraf*

Bilinmeyen Çocuk: Anlamadıysan tekrar anlatabilirim

Cansu: Anladım çok teşekkür ederim

Bilinmeyen Çocuk: Ne demek güzelim

Cansu: Bu arada gerçekten kırıldın mı bana

Bilinmeyen Çocuk: Hayır güzelim ben kırılabilir miyim sana

Bilinmeyen Çocuk: Ben kıyamam ki sana

Cansu: Düştüm galiba

Bilinmeyen Çocuk: Biliyordum

Cansu: Neyse ben ders çalışmaya gidiyorum görüşürüz

Bilinmeyen Çocuk: Görüşürüz güzelim