8. bölüm · Bir Mesaj, Bir Aşk (Yarı Texting)
7. Ödev
Sonunda eve gelebilmiştim. Okuldan sonra anlaştığımız gibi Ömer'le Burcu'ya gitmiştik. Hala iyileşmemiş ama öncekine göre daha iyiydi. Muhtemelen birkaç gün sonra okula gelir. Bu arada çenesi düşük Ömer hemen Bartu'yu anlattı. Burcu da eniştemi görmek istiyorum diye tutturmaz mı? Okulda görürsün dedim banane o farklı dedi. Ömer'in kararıyla beni Bartu'ya yazmak için zorladılar ve yarın ben, Ömer ve Bartu Burcu'ya gitmek için anlaştık. Şimdi masamda oturmuş ders çalışıyordum. Malum sınav öğrencisiyiz. Çalışmayıpta ne yapalım? Ders çalışırken telefon ekranım gelen mesajla aydınlandı. Mesaj bilinmeyen çocuktandı.
Bilinmeyen Çocuk: Naber güzelim nasılsın
Cansu: İyi sen
Bilinmeyen Çocuk: Vay anında cevap veriliyor
Bilinmeyen Çocuk: Sen hep böyle anında cevap ver ben mutlu mesut olurum
Bilinmeyen Çocuk: Benim mutlu olmamı istemez misin be güzelim?
Cansu: Jskdhskdnd
Cansu: İsterim isterim
Bilinmeyen Çocuk: Bugün keyfin bir yerinde sanki
Cansu: Yani evet
Bilinmeyen Çocuk: Neymiş bakalım benim güzelimi sevindiren şey
Cansu: Bugün bir çocukla tanıştım ayrıca Burcu'ya gittik
Bilinmeyen Çocuk: Kimmiş bu çocuk?
Cansu: Bartu
Cansu: Ama tatlı çocuktu
Bilinmeyen Çocuk: Sesi duydun mu?
Cansu: Ne sesi
Bilinmeyen Çocuk: Kalbimin kırılma sesi
Cansu: Ya
Cansu: Ben öyle demek istemedim
Bilinmeyen Çocuk: Neyse boşver
Cansu: Özür dilerim
(Görüldü)
Cansu: Görüldü mü?
Cansu: Bilinmeyen çocuk?
Cansu: Ya bilinmeyen çocuk ne ya
Cansu: İsmini söyle bana
Cansu: Ya cevap versene oğlum
Cansu: Getirtme beni oraya
Cansu: Heyy
Bilinmeyen Çocuk: Gittim diye üzüldün mü
Cansu: He üzüldüm salya sümük ağlıyorum şu an
Bilinmeyen Çocuk: Peçete göndereyim mi
Cansu: Ya dalga geçme
Cansu: Adın ne diyorum
Bilinmeyen Çocuk: Bilinmeyen çocuk
Cansu: Ya gerçek ismin
Bilinmeyen Çocuk: Bilemezsin
Cansu: Ya salak mısın oğlum sen
Cansu: Kafa mı buluyorsun benimle
Cansu: Bas git işine be
Ondan sonra cevap gelmemişti. Artık gerçekten sinirleniyordum. Bana kim olduğunu söylememekte ısrar ediyordu. Bende kafamı dağıtmak için yarına olan bir ödevimi yapmaya başladım. Evet ödev çok sevdiğim (!) coğrafya ödeviydi. Hoca 50 tane soru çözmemizi söylemişti. 50 NEDİR HOCAM! Ve ben son güne bıraktım. Daha fazla oyalanmadan çözmeye başladım. Ama bir soru vardı ki Allah'ım o nedir. Çözülmüyor mübarek. Haritaya bir sağdan bakıyorum, bir soldan, bir aşağıdan, bir yukarıdan. Yok arkadaş bulamıyorum. Ne yapsam ne etsem diye düşünürken bilinmeyen çocuğa yazdım.
Cansu: Başlarım böyle işe ha
Cansu: Sıçtığımın sorusu çözülmüyor anasını satayım
Cansu: Soruyu hazırlayanın ben
Cansu: Böyle harita mı olur
Bilinmeyen Çocuk: Noldu güzelim hangi soruyu çözemedin
Cansu: Zıkkımın coğrafya sorusunu
Bilinmeyen Çocuk: Bana bir at bakayım belki çözebilirim
Cansu: Gerçekten mi
Cansu: Yapar mısın bana bu iyiliği
Bilinmeyen Çocuk: Tabii güzelim
Bilinmeyen Çocuk: At bakalım sen soruyu
Cansu: *Fotoğraf*
Birkaç dakika sonra mesaj geldi.
Bilinmeyen Çocuk: *Fotoğraf*
Bilinmeyen Çocuk: Anlamadıysan tekrar anlatabilirim
Cansu: Anladım çok teşekkür ederim
Bilinmeyen Çocuk: Ne demek güzelim
Cansu: Bu arada gerçekten kırıldın mı bana
Bilinmeyen Çocuk: Hayır güzelim ben kırılabilir miyim sana
Bilinmeyen Çocuk: Ben kıyamam ki sana
Cansu: Düştüm galiba
Bilinmeyen Çocuk: Biliyordum
Cansu: Neyse ben ders çalışmaya gidiyorum görüşürüz
Bilinmeyen Çocuk: Görüşürüz güzelim
