6. bölüm · Bir Mesaj, Bir Aşk (Yarı Texting)

6. Tanışma

yazarpapatya 🌼

Pazartesi sabahı yine söylene söylene okula geldim. Merdivenlerden çıktım ve tam sınıfa girecekken canım (!) arkadaşım Ömer üstüme atladı.

"Naber cüce" dedi. Bu arada ben o kadar kısa değilim. Benim hayvan arkadaşım 1.80 olduğu için onun yanında kısa kalıyorum.

"Ne yapıyorsun hayvan! Üstüme niye atlıyorsun"
"Canım istedi" Göz devirip sınıfa girdim ve sıraya oturdum. Ömer de gelip yanıma oturdu.

"Cansu bak sana diyeceğim."
"Ne diyeceksin?"
"Seni bir arkadaşımla tanıştıracağım"
"Senin benden başka arkadaşların da mı var?" dedim sahte bir sinirle.

"Kızım trip atmanın sırası mı ya? Şurada ciddi bir şey konuşuyorum hemen içine sıçıyorsun valla."
"İyi tamam be. Neyse kimmiş bu arkadaşın."
"Bartu."
"Şu karşı sınıftaki mi?"
"Evet ta kendisi. Beyefendi seni benim yanımda görmüş. Seninle tanışmak istediğini söyledi. Hadi yine iyisin sana da kısmet çıktı."
"Sus be daha tanışmadan kısmet falan diyorsun."
"Sende geçen gün Bartu'ya bakıyordun görmedim sanma cüce."
"Ben öylesine bakmıştım başka bir anlamı yok."
"Tabi tabi."

Biz atışmaya devam ederken hoca geldi ve derse başladı. Burcu bugün okula gelmemişti. Hasta olduğunu söylemişti hala iyileşmedi sanırım.

"Pişt Ömer"
"He noldu"
"Çıkışta Burcu'ya gidelim mi?"
"Tamam gideriz"

Hocanın uyarı niyetine öksürmesiyle son kez Ömer'e başımı sallayıp kitabıma döndüm.

İşkence gibi geçen 40 dakikanın ardından ders bitti. Aniden Ömer beni bileğimden tutup yerimden kaldırdı.

"Hayvan napıyorsun."
"Hadi Bartu bekliyor."

Hemen kapıya doğru baktım. Oradaydı. Gülümseyerek bizi izliyordu. Daha doğrusu beni. Çaktırmadan Ömer'e fısıldadım.

"Saçım başım düzgün mü?"
"Cadı gibi."

Sinirle Ömer'in koluna vurunca kapının oradan Bartu'nun gülme sesi geldi.

"Bana vuracağına gidelim hadi çocuk ağaç oldu."

Son kez Ömer'e ters ters bakıp kapıya doğru yürüdük.

"Selam." dedi Bartu.
"Selam"
"Adın Cansu'ydu değil mi?"
"Evet sende Bartu'sun değil mi?" gülümseyerek cevap verdi.
"Evet Bartu'yum. Kantine inmek ister misin?"
"Olur"
"Hey hey bende varım burada! Bana soran yok mu?"
dedi Ömer gıcık sesiyle. Ben dediklerine göz devirirken Bartu güldü.

"İyi hadi sende gel."
"Bir zahmet." dedi Ömer ve önden önden yürümeye başladı. Aklınca hava yapmaya çalışıyordu. Arkasından bacağına tekme atınca neredeyse yere düşüyordu. Evet bütün havasını söndürdüm. Ömer sinirle arkasına dönerken bende tatlı bir gülümsemeyle ona baktım. Aynı sinirle tekrar önüne dönerken yürümeye devam etti. Ben ve Bartu ise arkasından yürüyorduk. Kantine indiğimizde bir masaya oturduk ve Bartu bize çay ısmarladı. Biraz havadan sudan konuştuk. Gerçekten tatlı çocuktu. Bugün bilinmeyen çocuk hiç aklıma gelmemişti. Herhalde mesaj atmadığı içindi. Konuşmaya devam ederken Bartu o soruyu sordu.

"Instagram hesabın var mı?" sorduğu soruyla gülümsememek için kendimi zor tuttum.
"Evet var."
"Hesabının adı ne? İstek atmamda sakınca yok değil mi?"
"Hayır tabii ki dur göstereyim." Cebimden telefonumu çıkarıp Instagram'dam hesabımı gösterdim. Başını sallayıp telefonuna döndü. Birkaç saniye sonra telefonumun ekranına bir bildirim geldi.

"@bartugünay kullanıcısı sizi takip etmek istiyor."

Evet bilinmeyen çocuk bana Instagram'dan yazdığı zaman hesabımı gizli yapmıştım. Bildirime alttan alttan gülümseyek baktım. İsteği kabul edip bende ona istek attım. Başımı kaldırdığımda bana imalı imalı bakan Ömer'le göz göze geldim. Ne var dercesinden başımı salladım. Sırıtarak kaşıyla Bartu'yu işaret etti. Göz ucuyla Bartu'ya baktığımda onunda gülümsediğini gördüm. Hemen başımı telefonuma eğdim. Ekranımda duran yeni bildirime baktım.

"@bartugünay takip isteğini kabul etti."

Tekrar gülümserken tenefüsün sonunu işaret eden zil çaldı. Hepimiz masadan kalkıp yukarı çıktık. Sınıfa girerken Bartu son kez bana bakıp göz kırptığında bende ona gülümsedim.