18. bölüm · Bir Mesaj, Bir Aşk (Yarı Texting)
17. Biri Daha Mı?
Blinmeyen Çocuk'tan...
Bugün cumartesiydi. Ödevlerimi yapmış yatakta boş boş oturuyordum. Tabii derste çalışmıştım bu yüzden biraz yorgundum. O an aklıma Cansu'ya bugün hiç yazmadığım geldi. Yatağın bir köşesine attığım telefonu alıp ekran kilidini açtım. Uygulamaya girdim. Cansu'ya yazmak için illa ki bir nedenin olmasına gerek yoktu. Genellikle onunla flört ediyordum. Pekte karşılık aldığım söylenemezdi aslında. Ona kim olduğumu söylemediğim için bana mesafeli yaklaşıyordu. Haklıydı. Ama daha zamanı değildi. Hemen pat diye karşısına çıkamazdım. En azından bu karşılaşmanın şimdi olmasını istemiyordum. Daha fazla düşünmeyi bırakıp hemen mesaj yazdım.
Bilinmeyen Çocuk: Naber güzelim
Ela Gözlüm: İyi
Bilinmeyen Çocuk: Emin misin güzelim?
Ela Gözlüm: Neredeyse 2 haftadır bana yazıyorsun
Ela Gözlüm: Ama ben senin hala kim olduğunu bilmiyorum
Bilinmeyen Çocuk: Güzelim
Bilinmeyen Çocuk: Daha zamanı değil
Bilinmeyen Çocuk: Ama sana söz veriyorum elbet bir gün benim kim olduğumu öğreneceksin
Bilinmeyen Çocuk: Korkuyorum (Gönderilmedi)
Bilinmeyen Çocuk: Benden nefret etmenden korkuyorum (Gönderilmedi)
Bilinmeyen Çocuk: Neyse ben ders çalışacağım güzelim görüşürüz
-Bilinmeyen Çocuk çevrimdışı
Ela Gözlüm: Kaçıyorsun demek
Ela Gözlüm: Ama unutma kaçan her zaman kovalanır
Ela Gözlüm: Ve bu kovalayan ben olacağım bilinmeyen çocuk
-Ela Gözlüm çevrimdışı
İşte bahsettiğim şey bu. Benden nefret etmesinden korkuyorum. Hoş şu an bir farkı yok. Ona kim olduğumu söylemediğim her saniye benden uzaklaştığını hissediyorum. Ama yine de peşimi bırakmıyor. Bu da benim hoşuma gidiyor. Sonuçta ben neyim? Ben Bilinmeyen Çocuk'um. Yani benim flörtöz olmam gerekiyor. Her zamanki gibi. Öyle değil mi? Ama bu gittikçe daha zor hale gelmeye başlıyor. Onu her gün görüyorum fakat benim Bilinmeyen Çocuk olduğumu bilmiyor. Bilmeyecek de.
Cansu'dan...
Mesajları yazıp oflayarak telefonu yatağa fırlattım. Bu daha ne kadar devam edecekti? Artık emindim ki ben Bartu'dan hoşlanıyordum. Bana yakın davranıyor hatta benimle flört ediyor. Ama şöyle bir şey var ki Bilinmeyen Çocuk'ta benimle flört ediyor. Ne yapacağımı bilmiyorum. Onun kim olduğunu bilmeye hakkım vardı. Sonsuza kadar Tom ve Jerry'i oynayamazdık. Ben kovalıyorum o ise kaçıyordu. Buna bir son vermesi gerekiyor ama yapmıyor. Ben kendi düşüncelerimde boğulurken telefonumdan bildirim sesi geldi. Başımı çevirip telefona baktım. Instagram'dan mesaj gelmişti. Sandalyeden kalkıp yatağa doğru ilerledim. Yine Ömer'in attığı saçma sapan reels videolarından biridir diye düşünüyordum. Telefonu elime alıp yatağa oturdum ve mesajı açtım.
@berkay: selam
Bir dakika bir dakika? Bu ne alaka? Berkay 12/D sınıfındaydı yani Bartu'yla aynı sınıftaydı. Ama neden yazdığını anlayamadım. Çünkü çocukla bir kelime konuşmuşluğum yoktu. Bir bela daha mı aldım başıma acaba? Hadi sonumuz hayır olsun.
@cansuakay: Selam
Tereddüt etsem de cevap yazdım. En fazla ne olabilirdi ki? Derken anında mesaj geldi. Evet telefon başında nöbet tutanlar listesine ikinci olarak eklendin tebrik ederim.
@berkay: naber nasılsın
@cansuakay: İyi sen
@berkay: iyi bende
@berkay: aslında ben bir şey soracaktım
@cansuakay: Ne soracaksın?
@berkay: geçen gün gördüm
@berkay: sanırım 12/A'dan ahmetle kavga ettiniz
@cansuakay: Yani evet ama sen nereden biliyorsun?
@berkay: siz o an fark etmediniz ama 12'lerin hepsi sizi izliyordu
@berkay: yani ondan sordum
@cansuakay: Peki tamam
@cansuakay: Benim ders çalışmam lazım görüşürüz
@berkay: görüşürüz
Ve Instagram'dan çıktım. Aslında yeterince ders çalışmıştım bu sadece bir bahaneydi. Evde zilin çalma sesi duyuldu. Ama çok üşendiğim için kalkıp açmadım. Sonuçta abim yine evdeydi. O açsın banane. Tam başımı yastığa koyacakken abimin bana seslenmesiyle yerimde doğruldum. Göz devirerek yataktan kalktım ve odamdan çıktım. Söylene söylene kapıya doğru yürüdüm.
"Bir kere de kendin bir işi yap be. Ne olsa Cansu Cansu. Yeter ama he. Bir kapı açacaksın yani ne var o götün-" Kapıya ulaştığımda gördüğüm kişiler ile sözüm yarıda kesildi. Kapı abim tarafından açılmıştı ve şu an bana "Seni öldüreceğim" bakışları atıyordu. Kapının oradan gelen gülme sesiyle oraya doğru baktım. Keşke o an yerin dibine girseydim. Allah'ım beni yanına al lütfen. KAPIDA BARTU VARDI! VE HER ŞEYİ DUYDU! O bana gülmeye devam ederken abimin ölümcül bakışları onu bulunca hemen gülmeyi bıraktı.
"Kim bu?" dedi abim.
"Bartu ben." dedi Bartu. Bartucuğum sen sus istersen yoksa birazdan abim seni bir güzel susturur.
"Sana sormadım Cansu'ya sordum." diye sertçe çıkıştı abim.
"Arkadaşım." diyebildim sonunda. Ay ne oluyordu bana? Kalbim sakin olur musun lütfen!
"Benim niye haberim yok peki bundan?" Abiciğim her şeyi sorgulamasan mı acaba?
"Okuldan arkadaşım."
"Ben Cansu'yu dışarı çıkarmak için gelmiştin ama." dedi Bartu. Ben yanlış duymadım değil mi? Bartu beni dışarı çıkarmak istiyordu. Başbaşa!
"Tamam ben hemen hazırlanıp geliyorum." Tam arkamı dönüp odama doğru giderken abimin seslenmesiyle durdum.
"Hop dur bakalım. Sen benden izin aldın mı?" dedi gıcık. Derin bir nefes aldım ve yavaş yavaş abime doğru yürüdüm. Bütün tatlığımla gülümsedim.
"Abiciğim."
"Söyle."
"Canım abiciğim."
"Uzatma söyle."
"Abilerin bir tanesi. Bartu'yla dışarı çıkabilir miyim? Söz aradığında açacağım." Abim onaylamaz bakışlarla bir bana bir Bartu'ya bakıyordu. En sonunda nefesini verip konuştu.
"İyi gidebilirsin ama o telefon açılacak." Sevinçle yerimde zıplayıp abimin yanağından öptüm.
"Canım abim benim. Ben hemen hazırlanıp geliyorum." Neredeyse koşarak odama gittim. Üstüme siyah dar bir bluz altıma da bol kot pantolon giydim. Hava sıcaktı ama yine de biraz serindi. Bu yüzden beyaz bir hırka almayı ihmal etmedim. Hemen makyaj masamın başına geçip hızlıcı makyaj yaptım. Zaten fazla makyaj yapan biri değildim. Hemen bir kapatıcı, allık ve maskara sürüp en son dudağıma parlatıcı sürüp makyajımı tamamladım. Toplu olan saçlarımı açtım. Sanşıma hafif dalgalıydı. Elimdeki tokayı hemen bileğime geçirdim ve saçımı düzelttim. Tamamen hazır olunca yatakta duran telefonumu alıp cebime koydum ve odamdan çıktım. Genelde dışarı çıkarken çanta almazdım ve yine almadım.
"Ben geldimm." dedim.
"Sonunda. Görende gelinlik giyiyorsun sanar." Bu dediğine Bartu gülümserken ben biraz kızardım. Hemen konuyu değiştirdim.
"Neyse biz çıkalım. Hadi abiciğim görüşürüz." Abimin yanağından öpüp ayakkabılarımı giydim ve Bartu'nun yanında durup abime el salladım. Biz merdivenlerden aşağı inerken abimin bize baktığına emindim çünkü hala kapı kapanma sesi gelmemişti. Apartmandan çıkınca yukarı baktığımda abimin camdan baktığını fark ettim. Tekrar el sallayıp yürümeye devam ettim.
--------------------------------
Evet kitap nasıl gidiyor?
Artık bölüm sonunda sizinle konuşmaya karar verdim.
Bu bölümde bilinmeyen çocuğun ağzından da okuduk.
Sizce daha fazla bilinmeyen çocuğun ağzından bölüm yazayım mı?
Umarım okurken keyif alıyorsunuzdur.
Sizi seviyorum♡
