2. bölüm · BİR İŞ YERİNDE KAYBOLDUM
Bölüm 2 – İLK GÜNLERİN SESSİZ GÜRÜLTÜSÜ
İlk iş günlerimde, sanki yapılması gereken her iş bir şekilde bana düşüyordu. Bunu yadırgamadım; yeni olmanın görünmez kuralıydı bu.Müdüre Hanım beni ekiple tanıştırdı, ardından patronumuzla…İlk hisler her zaman doğrudur derler ya; tam o anda içimden bir ses geçti: “Bu insan iyi biri.”
Güleryüzle karşılandım ama gözlerim ortama alışmaya çalışıyordu. Nereye düştüğümü anlamaya çalışan bakışlarla etrafı süzüyordum. Her şey yabancıydı. Çünkü ben yabancıydım.Yaşadığım talihsiz bir olay yüzünden mesleğim değişmişti; aslında ben değişmiştim. Bu mutfak, bu düzen, bu kalabalık… Hepsi bana başka bir hayatın içindeymişim hissi veriyordu.
Patronum bir ara tek başına yanıma geldi.Parmak izinin nasıl alınacağını, nerede durmam gerektiğini, neyi nasıl yapacağımı sakince anlattı.“Tabii ki,” dedim.O an tek isteğim öğrenmekti.
Bir yandan su dolduruyor, bir yandan ekmek doğruyordum. İşin en zor ama bana sabrı öğreten kısmı orasıydı. Elim kesilse bile durmadım. Kimse ekmeksiz kalmamalı, diyordum içimden. İş yerimi mağdur etmemeliyim.Zorlanıyordum ama pes etmeye niyetim yoktu.
Beni daha ilk gün yerimden eden kız, işi öğretirken oldukça asabiydi.“Çok yavaşsın.”“Böyle yapacaksın.”Sesi aceleciydi, sabrı yoktu. Heyecanı bana da bulaştı; korkmuştum.Ekmek odasını işaret edip,“Burası sana ait, sen temizleyeceksin,” dediğinde içimde bir şeyler gerildi.
İlk günlerimdi, evet Ama haksızlığa gelemezdim.
Gerekirse Müdüre Hanım’a söyleyeceğimi net bir dille ifade etmiştim.“Bana böyle davranamazsın,” demiştim.O andan sonra belliydi; birbirimizi pek sevmeyecektik.
Ama ben oradaydım.Ayakta duruyordum.Ve her şeye rağmen, kendime bir söz vermiştim:Bu işi başaracaktım.
