5. bölüm · Bir Ajanın Mecmuası
Bölüm 5
Miran geri döndüğünde, No-007'nin de oradan ayrılmış olduğunu gördü. Onu etraflıca biraz aradı ama bulamadı. Sanki oda hemen buradan kaçmış gibiydi. Kim bilir oda kaç gün aç kalmıştı. Miran nerdeyse bir gündür bir şey yememişti. Ama yeni gelmişti. O zaman No-007 de en az 12 saat yememiş olmalıydı. Miran telaşla etrafı aramaya devam etti.
İlk önce odaların olduğu uzun koridoru başlıca dolaştı. No-007'nin odasını da aramış ama bulamamıştı. Ardından zanaat odalarının yanından geçti. Burada ise çok fazla ajan vardı. Miran utanmıştı. Geri döndü ve merdivenlerin başına geri geldi. Nefes nefese kalmıştı. Azıcık su için neler vermezdi şu an.
Merdivene gelene kadar yarım saat geçmişti. Böyle olunca No-007'nin nerede olduğunu hiç bulamayacağından emin bir şekilde -2. kata yavaş yavaş indi. İndiğinde bu devasa yemekhaneye, kendi içinde "yemekhane" deme cesareti bile bulamadı. Devasa bir restorandı! Eskiden hiç böylesini görmemişti, ekranlarda bile!
Yorgunluğu gitmiş yerine şaşkınlık gelmişti. Etrafta göz gezdirirken Robert'ı gördü. Yanına doğru yürürken Robert'ın çoktan yemek aldığını fark etti. Kendisinin de yemek alması gerektiğini düşünerek etrafta yemek verilen yeri aramaya başladı. Bulduğunda çok fazla bir sıra birikmemişti. Ama sıranın en arkasında No-007 vardı. Demek bulmuştu yemekhaneyi. Miran sessizlik içinde sevindi, sanki kendisi 1 gündür aç değilmiş gibi. Miran'ın açlıktan kafası bulanır gibi oldu. Ancak Miran hasta olduğunu sandı. Yine de açlığı o kadar fenaydı ki sıraya giderken sendeliyordu sanki. Zavallı, o kadar koştuktan sonra bile bu açlıkla ayakta kalması mucizeydi.
Miran sıraya girdiğinde No-007 onun bu garip hareketlerini ta öteden fark etmişti. "Nesi var bunun?" Diye düşünüyordu. Sıraya girdiğinde selam vermek için elini kaldırdı. Ama vermekten vazgeçip tekrar indirdi. "Bu çocuk benle konuşsa tek arkadaşı kalırım. Bu yüzden de kim bilir başıma neler gelmez..." Belli ki No-007, Miran hakkında oldukça acımasız yargılar koymuştu kafasında.
Miran sıraya girdiğinde artık kafası tamamen gitmiş. Açlıktan, yemek dışında bir şey düşünemez hale gelmişti. Birkaç dakika sonra yemeğini alıp rastgele bir yere oturdu ve iki üç kaşık alıp içecek aramaya başlamıştı. Bir içecek standı gördü. Yemeğini yemek masasında bırakıp hızla 2 şişe su alıp geri geldi. Afiyetle yemeğini yedi ama aklında ne Robert kalmıştı ne de yanına gitmek. Hem uykusuzluktan hem açlıktan bir de okulda bir maraton koşusundan sonra iyice yorulmuş ve bitkin düşmüştü. Şu an tek isteği odasına gidip uyumaktı. Öyle de yaptı. 10-12 saat uyuduktan sonra Atena'nın pazar günü alarmıyla uyandı.
Uyandığında, Atena'ya niye böyle öttüğünü sordu.
Atena: "No-001, bugün Pazar. bir sonraki hafta için ders seçimi yapılacak."
"Ben mi yapacağım?"
"Evet. Bunu yapacak yeterliliklere, okuma-yazmaya, sahip bulunulmakta."
"Şey, neye göre seçim yapayım?"
"İlgi alanına giren, iyi olduğunu düşündüğün alanlarda seçim yapabilirsin."
"Peki, teşekkürler uyandırdığın için."
Miran sabah sabah telaşla uyandırıldığı için huzursuzdu biraz. Masanın üstündeki kartı alıp kart makinesine koydu ve holograma benzeyen sistem penceresini bir daha açtı. "Dersler" yerinden "Haftalık ders seçimleri" yerini bulması uzun sürmemişti. Okuması gelişmişti. Daha da ileri gitmeliydi. Aslında Miran kütüphaneye girmeyi düşünüyordu. ders seçim yerinin sağ üstünde 26 puan yazıyordu. "Ne garip bir sistem. Ders seçmek için puan harcıyoruz." Diye düşünüyordu Miran.
Atena: "Günde 2 ders seçme zorunluluğun bulunmakta."
"İki ders... O zaman sana derslerde ne olabileceğini sorsam anlatır mısın?"
"Açıklama yetkim bulunduğu kadar yardımda bulunurum."
"Şu okuma-yazma dersi nasıl oluyor?"
"Okuma-yazma dersi. Amaç: Okuma hızı artırma, kelime haznesi geliştirme, tavsiye edilen kitaplar. Daha fazlasını öğrenmek için derse girmen tavsiye edilir."
"Hmm, güzele benziyor."
Miran ekrandan pazartesi günü için ilk dersini seçti ve gözü mecmuaya ilişti. Aklına yazmak geldi. Mini bir heyecanla mecmuasını açtı, kendinden emindi. Çünkü artık mecmuaya yazarken bir alfabeye bakıp bakıp kopyalamasına gerek yoktu.
"Mecmua,
Bugün her şey karmaşık ve yorucu geçti. Bugün neler yaptığımı ne anlayabiliyorum ne de tekrar yapmak için uğraşmak istiyorum. Eskiden yemek için babam beni çağırır. Uyumam için beni hazırlardı.
Şimdi bunları ben yapıyorum.
Bu kadar şeyin hepsini yönetmek istemiyorum.
Robert'in benim gözetmenim olduğu denmişti. Niye bana bakmıyor ki?
Bugün neredeyse aç karnına yarım saat koştum. Neden koştuğumu şu an hatırlamıyorum bile, ne içindi? Birisini aradığımı hatırlıyorum sadece. Acaba Robert miydi?
Başka insanlar da var ama bir şey öğrendim. Ben onlarla konuşmadıkça benle konuşmayacaklar gibiler.
Bir de Atena diye bir şey var. Şu an tek ve en çok konuştuğum kişi o. Doğrusu biraz garip bir konuşma tarzı ve sesi var.
Okulsa devasa! Her şeyi fazla büyük yapmayı seviyorlar olmalılar.
Bir de artık okuyup yazmam daha iyi! Hatta yarın okuma-yazma dersine de gideceğim."
Mecmuasından kalkınca, odasında sıkılan Miran sadece pazartesinin ilk dersi için seçtiğini fark edip biraz daha ekranda vakit geçirdi. uzun uzun yazanları ve dersleri okuyordu. Mesela "fiziksel eğitim" Miran bu dersi elinin tersiyle itti. Miran'ın gözü puanlarına kaydığında bir şey fark etti 3 puan azalmıştı! Ama neden azalmıştı ki? Miran'ın aklına ders seçimlerinin puanlara göre olduğu geldi. Mantıklıydı ki zaten böyleydi doğrusu.
Miran hipotezini denemek izin yarının 2. dersini de hemen seçti. Seçtiği, "Hafıza ve ezber geliştirme" dersiydi ancak seçtiği gibi programa işlenmedi, yeni bir sekme açıldı?
"Hafıza ve Ezber Geliştirme Dersi
Durum: Gerekli olabilir.
Özellikler:
Öğrencinin daha iyi bir kısa ve uzun belleğe sahip olmasını destekler.
hafızasındaki bilgileri daha hızlı kullanmayı sağlar.
Daha hızlı ve kalıcı ezber yapmasını destekler.
Zorluk: A
Puan gereksinimi: 5
Gelişme ve başarı oranı: Yavaş ve zorlu bir süreç. Başarılı olma oranı: %15
Eklenebilir günler: Pazartesi, Çarşamba, Cuma, Cumartesi.
Mevcut testler: Cumartesi ve Pazar."
Miran az önce okuma-yazma dersinde böyle bir panel görmemişti?
Atena: "Okuma-yazma dersi Atena tarafından sesli olarak açıklanılmıştır."
"Sadece özellik kısmını açıklamıştın bana!"
"No-001 ile istek uyuşmazlığı, Atena hatasını fark etti. Okuma-yazma dersi için panel açılıyor."
"Okuma-Yazma Dersi
Durum: Gerekli.
Özellikler:
Okuma hızı artırma.
Kelime haznesi geliştirme.
Kişiye göre kitap tavsiyesi ve kitapların özellikleri.
Zorluk: F-E
Puan gereksinimi: 3
Gelişme ve başarı oranı: Kolay ama uzun sürebilen bir süreç. Başarı olma oranı: %99
Eklenebilir günler: Pazar dahil her gün.
Mevcut testler: Çarşamba ve Cuma."
"İstek karşılandı."
"Böyle istememiştim... Neyse daha iyi oldu..."
Miran "Hafıza ve Ezber geliştirme" dersini de pazartesi günkü ikinci dersine koydu. Bugün daha yapacak çok işi vardı. Tüm hafta için ders seçmesi gerekti...
"Atena bir şey merak ediyorum"
"No-001 için hazır."
"Bu ders şeyleri fazla karmaşık. Bazıları çok uzun bunları gerçekten diğer çocuklar okuyup ezberliyorlar mı?"
"Hayır, muhtemelen onlar daha sonra da bakıyorlardır."
"Öyleyse niye bana bir anda tüm bilgileri yığdın?"
"No-001'in isteği algılandı. Artık önemli olan şeyler gösterilecek."
"Yaa, hayır öyle değil. Gereksiz olanları kaldır gereklileri değil, gözümü yoruyorlar. Hem zihnim karışıyor hem de gözüm okuyamamaya başlıyor."
"No-001 hangilerini kaldırmamı ister?"
"Gelişme ve başarı oranı ile durum kısmını kaldırırsan daha iyi olur. Bence oralarda gayet boş yapıyorlar."
"İstek yerine getirildi."
"O zaman deneyelim salı günü ilk dersim için... Hmm... Sence 'İnsan ilişkileri ve konuşma tarzları' dersi nasıl?"
"İnsan İlişkileri ve Konuşma Tarzları
Özellikler:
İnsan ilişkileri nasıl yürür, arkadaşlıklar ve liderlikler nasıl olur.
Bu kişilik ve ilişkilere göre gerekli ve uygulanabilecek konuşma tarzları.
Zorluk: S
Puan gereksinimi: 6
Eklenebilir günler: Perşembe ve Cuma."
"Bunu çok beğendim! Ama bunu eklersem puanım çok az kalır. Birde test günlerini kaldırmışsın, ya da boşver, kalsın öyle."
"Gerekli ve mecburi derslerin puanları azdır. Matematik dersi 1 puan. Fen dersi 1 puan. Puan kritik olduğunda uyarıda bulunmak görevlerim arasında."
"Şey... O zaman bu ders de dahil olacak şekilde gerekli ve önemli olan dersleri eklesene."
"No-001 için kalan ders programı tamamlanıyor..."
Miran odasında durmaktan sıkılmıştı, Atena program hazırlarken kendisi Robert'ı bulup biraz konuşmak istedi. Haliyle durmadı yerinde. Kartını alıp fırladı odasından. Yine de bu devasa okulda ne kadar arasa da Robert'ı bulamayacağının farkındaydı. Aklında biriken soruları tek bir yere sorabilirdi. O da yerinde sabit duran birisiydi, Müdür Yardımcısı. Nerede olduğunu hatırlıyordu. Hemen yola koyuldu. Etrafına neşe saça saça üst kata çıktı.
Müdür Yardımcısının kapısına geldi. Tıklattı ve içeri girdi.
Miran: "Bakar mısınız?.."
Müdür Yardımcısı: "Evet?"
"Ben, gözetmenimi nasıl bulacağım?"
"Odaların sonunda, gözetmenlerin yerini gösteren bir GPS var. Tam olarak 2 saat önce yapıldı. Başka bir öğrencinin isteği üzerine. Bu yüzden bazı gözetmenler henüz orada yok. Eğer bulamazsan bana tekrar gel. Bende herkes için özel GPS var. Yardımcı olurum."
İki saat önce mi? Miran teşekkür edip odadan ayrıldı. Tekrar odasının bulunduğu kata indi ve GPS haritasını fark etmesi uzun sürmedi. Kartını gösterdikten sonra Robert'in bahçede olduğunu gördü. Ardından Robert'in peşine düştü. Ne konuşacağını bilmese bile tanıdığı birilerini görmek istiyordu. Herkes ona çok soğuk ve kaba davranıyordu. Ama Miran'ın konuşacak kimsesi yoktu.
Robert'in veri sağlayıcısına doğru tedirgin ama heyecanlı adımlarla yürüdü. Geldiğinde ise etrafta ne Robert vardı ne de bir başkası. Tekrar haritaya gitti baktı. Robert hareket etmemişti. Kendisiyle mi oynuyordu Robert? Tekrar çıktı. Yirmi adım sonra aynı yere geldi. Robert yoktu...
Etrafa bakınmaya başladı. Belki de Robert saklanıyordu. Lakin gözü yerdeki metalik parçaya ilişti. Robert veri sağlayıcıyı ortalığa bırakmıştı! Gerçekten de kendisiyle oynamış. Miran hem sinirle hem de hayal kırıklığıyla odasına geri döndü. Canı sıkılmıştı, Robert her ne yapıyorsa kendisinden saklıyordu. Bunu bilmek ise kendisine can sıkıntısından başka bir şey vermiyordu. Biraz yatağında uzandı. Ayağa kalkıp kapıya gitti. Kapının kolunu tuttu. Ama geri bıraktı.
"Atena... Şey, şu an ne yapabilirim?"
"No-001 sıkılmış durumda. Yapılacaklar listeleniyor:
Benim oluşturduğum ders programına bakılabilir.
Okuldaki ortak 'sosyalleşme alanlanı'na gidilebilir.
Bulmaca tarzı şeyler çözülebilir."
"Sosyalleşme alanı?.."
"Ajanların ve diğerlerinin arta kalan vakitlerini geçirmek için; spor salonu, sosyalleşme alanları, zanaat odaları, kütüphane... gibi alanlar bulunulmaktadır. No-001'in henüz herhangi bir sınıfı yok. Bu sebeple en iyi seçenek bu alanlar arasındaki sosyalleşme alanı. Sınıf gereksinimi yoktur."
"Ee, iyi de orası nerede?"
Atena, Miran'a yolu olabildiğince tarif etti ve Miran az önce bıraktığı kapı kolunu tekrar hevesle açtı. Miran'ın aklında insanların hep beraber konuştuğu birbirlerini dinlediği bir ortam vardı. Gittiğinde yine şaşırdı. Büyük değildi! Bu okul için bir ilkti (ya da Miran'ın bu okul hakkındaki beklentisi için bir ilk). İçeri girdiğinde, içinde ufak bir kırgınlık oluştu. Çünkü Robert kenarda oturmuş etrafı seyrediyordu!
