Berdel kitap kapağı

4. bölüm / 6

Berdel

4.bölüm

Vaveyla Yazarı: İlknur Algül

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 4.bölüm

Boran, Zilan'ı konağa bıraktıktan sonra, hızla ve kararlı adımlarla uzaklaştı. Geriye tek bir bakış bile atmadı. Duygularını ifade etmekte zorlanmıştı, ama yine de tüm içini dökmüştü. "Bunu yapmalıyım," demişti, ama aslında her adımda biraz daha kırılıyordu. Zilan, avluda sessizce oturuyordu, gözleri boş bir şekilde uzaklara dalmış, düşüncelerin içinde kaybolmuştu.

Boran'ın ailesinin konağa gelmesini beklerken, etrafındaki evin çalışanları, Zilan'a şaşkın bakışlarla bakıyordu. Bir terslik olduğunun farkındaydılar. Her şeyin olağan akışından farklıydı. Konakta bir huzursuzluk vardı, Zilan'ın varlığına dair bir açıklama bekleyen, ama hiçbir şey söyleyemeyen o derin sessizlik...

Zilan, Boran'ın yüreğinde bir yara açmıştı, ama aynı zamanda kendi içindeki denizleri de kabartıyordu. Bir yanda Dilşah vardı, diğer yanda Boran'ın huzursuz bakışları... "Neden ben?" diye düşündü Zilan, içindeki bu keskin sızıyı hissetti. Dilşah'ı Boran'la birlikte görmek, içindeki tüm umutları yıkıyordu. Ama yine de, ne yazık ki, bu hikaye onun değildi.

Boran, Dilşah'ı konağın kapısının önünde görünce, adeta bir kayaya çarpmış gibi hissetmişti. Ne yapacağını bilemeden gitmişti. Zilin, orada oturduğu her an, yüreği bir o kadar daha ağırlaşıyordu. "Gelmemeliydin," diyordu kendi kendine. Ama Dilşah dinlememişti. İki kadının aynı evde var olması... Bu bile, içindeki savaşı körüklüyordu. Boran, her şeyi yok sayarak, içindeki boşluğu bir süre daha taşıyamaz hale gelmişti. Her adımında bir parçacık daha kayboluyordu.

Boran'ın kız kardeşleri, Dilşah'ın yanında yerini alarak, ona destek olmaya çalışıyorlardı. Asmin, Dilşah'a bakarak, yumuşak bir sesle, "Üzülme Dilşah, abim seni seviyor. Zilan'la bir ilgisi yok. Zaten geldi, sizi ayırdı. Ne kaybetti ki?" diyordu, ama sözlerinin ardında bir huzursuzluk vardı. Çünkü gerçekleri biliyorlardı, ama hiçbir şey söylemek kolay değildi.

Rojin, sert bir şekilde kardeşine döndü. "Zilan'ın ne suçu var Asmin? Bir daha ağzından böyle şeyler duymayayım! Abim gibi, o da berdele kurban gitti. Ne yapsaydı? Karşısına çıkabilseydi, kim dinlerdi onu?" dedi. Sözleri, ortamı daha da geriyordu. Yavaşça adımlarını sergileyerek, her kelimesinde acıyı, öfkeyi hissettiriyordu.

Asmin, soğukkanlı bir şekilde cevap verdi, "Savunma abla. Abim onu seviyor, ama bu sevda başka. O, Zilan'la bir arada olmayacak. Gerekirse Dilşah'ı kuma olarak alır, ama Dilşah ve abim birbirlerinin kaderi olur." Bu sözler, Rojin'i daha da öfkelendirdi.

Rojin ve Dilşah, birbirlerine şaşkın bakarak, ne yapacaklarını bilemediler. Dilşah, gözlerini kapayarak derin bir nefes aldı ve, "Ben bu acıya dayanamam. Gerekirse kuma olarak da gelirim. Yeter ki Boran yanımda olsun, o kızdan uzak dursun," dedi.

Rojin, gözleri kızarmış şekilde, hiddetle konuştu: "Ne diyorsun Dilşah? Bu kadar mı gurursuzsun? Abim evlendi, seni de getirmez üstüne. Yeter artık! Bunu kendine nasıl yaparsın?" Sinirli bir şekilde sesini yükseltirken, Asmin'e dönüp, "Kes sesini!" diye bağırdı, "Yolarım saçlarını!"

Konaktan içeri girdiğinde, Rojin'in öfkesi bir volkan gibi patladı. Dilşah'ın kolunu sertçe çekti. Zilan ise, köşede yalnız başına oturuyor, her şeyin hızla dönüşen çarkları içinde kayboluyordu. Gözleri boş, yüreği kırık bir şekilde uzaklara bakıyordu. İçindeki boşluk her geçen an biraz daha büyüyordu.

Aile üyeleri tek tek içeri girdi. Amcası, Zilan'a nazikçe yaklaşıp, elini nazikçe tuttu. "Evine hoş geldin, kızım," dedi. Sözleri, Zilan'ın içinde bir sıcaklık yarattı, ama o sıcaklık yalnızca geçici bir şeydi. Zilan, amcasının ellerini sıkarak, "Teşekkür ederim, amca," dedi. Amcası, onu alnından öperek, "İyi ki geldin," dedi. Zilan, o an gözlerinde bir umut kırıntısı bulmuştu. Ancak o umut, bir yelken gibi savrulmuş, denizin sonsuz boşluğunda kayboluyordu.

Yengesi de Zilan'a sarıldı. "Hoş geldin, evladım," diyerek, Zilan'a güven veren bir bakış attı. Ama Zilan, yengesiyle bir süre bakışarak, derin bir sessizlik içinde kalmıştı. Gözlerinde acı, dudaklarında bir gülümseme... Bir o kadar yakındılar, ama o kadar uzaklardı.

Bütün bu kalabalık, Zilan'ın içindeki yalnızlıkla bir kontrast oluşturuyordu. Etrafında olan herkes, ona mutlu görünüyordu, ama Zilan, içindeki boşluğu nasıl dolduracağını bir türlü bilemiyordu. O an, yalnızca sessizliği duyabiliyor, ruhunun derinliklerinden gelen hüzünlü bir melodiyle karşı karşıya kalıyordu.

Boşluk İçinde Bir Melodi

Ev, zamanla kalabalıklaştıkça Zilan'ın içindeki boşluk da derinleşiyordu. Gözleri, her an farklı bakışlarla karşılaşıyor, her bir bakışta bir şeyler kayboluyordu. Dilşah ve kız kardeşleri odaya çıkarken, Zilan, yengesi Ayşe'nin yanında oturuyordu. Yengesi, ona nazikçe bir şeyler fısıldamıştı, ama Zilan, o an sadece boşlukta kayboluyordu. Sesler, adımlar, herkesin bir yere gitmeye çalışması, Zilan'ı daha da yalnızlaştırıyordu. İçindeki fırtına, dışarıda olup biten her şeyin önündeydi. "Bundan sonra hayatımda neler olacak?" diye düşündü Zilan. Kimseye söyleyemediği bir soru, zihninde yankılanıyordu.

Zilan, babaannesinin de konağa geldiğini fark etti. Yaşlı kadının elleri, Zilan'ın elinden bir an olsun ayrılmıyordu. Zilan, o an, yalnızca bir dokunuşa ihtiyaç duyduğunu hissetti. Babaannesinin ellerindeki sıcaklık, Zilan'ın içindeki soğukluğu biraz olsun dindirmeye çalışıyordu, ama bir o kadar da ona derin bir hüzün bırakıyordu. O an, babaannesinin ellerindeki sarmaşık gibi, her şey birbirine bağlıydı. İnsanlar dedikodu yapmaya başlamıştı. Kimse, neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamıyordu. Herkes Zilan'a bakıyordu, ama bir tek Zilan, kendi içindeki boşluğu fark edebiliyordu.

Boran, o akşam ortada hiç görünmemişti. Zilan, içindeki boşluğu hissederek, odasına çıkması gerektiğini düşündü. Her şey bir anda hızlıca geçiyor gibiydi. Yemekler yenildi, insanlar yavaşça evlerine dağıldı. Konak, bir anda sanki Zilan'a daralmıştı. Ayşe, ona odasına çıkması gerektiğini söylemişti. Zilan, yengesiyle birlikte odasına doğru ilerlerken, bir anlık sessizlik her şeyi sarmıştı.

Ayşe, Zilan'ı odasına yerleştirirken, kapıyı kapatmadan önce, Zilan'a dönüp yumuşak bir sesle, "Boran gelir kızım, sen dinlen. Bavulunu yarın hal edersin, kendi düzenini kurarsın," dedi. Yengesi, saçlarından öpüp odadan çıkarken, Zilan'ı yalnız bırakmıştı. Yalnız... Bu kelime, Zilan'ın içinde bir şarkı gibi çalıyordu. Fakat, o şarkının sözleri derin bir hüzün taşıyordu. Zilan, odasında tek başına kaldığında, etrafındaki boşluklar daha da derinleşti. Her şeyin normal olduğu bir evde, kendini hiçbir zaman ait hissedemediğini fark etti.

Odanın duvarlarında sessizce yankılanan bir melodi vardı; bir zamanlar mutlu olan bir kadın, şimdi yalnız kalmıştı. Duvardaki eski tabloya bakarak, bir zamanlar buradaki her şeyin Zilan için anlam taşıdığını düşündü. Ama şimdi... şimdi her şey kaybolmuş gibiydi. Zilan, yavaşça pencerenin önüne geçti. Gökyüzü, buğulu bir şekilde kararmıştı. Birden, uzaktan gelen rüzgarın sesi, sanki ona bir şeyler söylüyordu.

"Rüzgarın fısıldadığı bir şarkı vardı,
Hüzünlü, ama bir o kadar da güzel.
Gözlerimdeki buğuyu,
Geçmişin hatıraları siliyor,
Ama yüreğimi yavaşça yaralıyor..."

Zilan, odada yalnızken, birden içindeki sessiz çığlıkları duydu. "Boran..." diye mırıldandı. O anda, Boran'ın hiç bir şekilde yanında olmaması, Zilan'a bir darbe gibi geldi. Boran'ın adı, içindeki yankılanan boşlukta kaybolan bir hatıra gibi duruyordu. Duyguları, adeta yavaşça sönen bir yıldız gibi kayboluyordu.

Yengesi Ayşe'nin söyledikleri, Zilan'ın kafasında dönüp duruyordu. "Boran gelir kızım. Dinlen. Bavulunu yarın hal edersin..." Ama Zilan, Boran'ın gelmesini beklemektense, kendi içindeki duvarları aşmayı daha çok istiyordu. Zihnindeki bu boşluklar arasında kaybolan Boran, Zilan'a gerçek bir çözüm sunmak yerine, daha fazla soruyla yüzleşmesine neden oluyordu.

"Bir kadının gücü, yalnızlıkla ölçülür mü?" diye düşündü Zilan. İçinde bir soru, bir cevap bulmaya çalışıyordu. Kendini kaybetmişti ama yine de bir umut ışığına tutunmak istiyordu. Konak, büyük ve kalabalıktı, ama Zilan yalnızdı. O kadar yalnızdı ki, bazen insan kalabalığının içinde bile kaybolmuş gibi hissedebiliyordu.

O gece, Boran'dan hiçbir haber gelmedi. Zilan, odasında bir yastığın üzerine oturmuş, gözlerini kapamıştı. Kendini boşluğa bıraktığında, bir an için hissettiği huzursuzluk, zamanla yerini bir duygusuzluğa bırakıyordu. "Gecenin içinde kaybolan her ışık, sonunda beni bulur mu?" diye düşündü.

O an, Zilan'a bir şiir gibi gelen bir düşünce geçirdi: "Gecenin koynunda bir yalnızlık var,
Ve ben, karanlıkta kaybolmuş bir yıldızım.
Bir varmışım, bir yokmuşum.
Ama ruhum, hep seni arar..."

Bir yanda geçmişin hatıraları, diğer yanda geleceğin belirsizlikleriyle baş başa kalmıştı. Zilan, yalnızlık içinde birer birer kaybolan anıları, her bir gözyaşıyla silmeye çalıştı. O an, her şeyin bir anlamı olması gerektiğini düşündü, ama hiçbir şeyin gerçekten anlamlı olup olmadığını da bilemedi.

Zilan'ın içindeki bu sessiz çığlık, zamanla evin her köşesine sızıyordu. Gecenin içinde kaybolan her adım, Zilan'ı biraz daha uzaklaştırıyordu. O evde, kalabalık içinde bile, Zilan yalnız kalmıştı. Ama içindeki o sessiz melodi, onu hep bekleyecek gibiydi. Zilan, bir gün, bu melodiyi duyarak kendi içsel huzurunu bulacak mıydı? Gelecek ne getirirdi? O an, Zilan'ın bilmediği tek şey, zamanın ve kalbinin ne kadar derin bir evren olduğunu anlamaktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

231okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18