10. bölüm · Başlangıç
-10.BÖLÜM- Korunması Gereken Biri
Babamın son cümlesi salonda ağır bir şekilde asılı kaldı.
"Senin doğduğun gece başladı."
Ne demek istediğini anlamaya çalışırken kaşlarım istemsizce çatıldı.
"Benim doğduğum gece mi?"Sesim neredeyse fısıltı gibiydi.
Babam bakışlarını benden kaçırmadı. Ama yüzünde hiçbir duygu yoktu. Sanki anlattığı şey kendi kızıyla ilgili değil de sadece çözülmesi gereken bir meseleymiş gibi davranıyordu.
"Evet."
Sadece bu kadar söyledi.Her zamanki gibi.Kısa.Soğuk.Mesafeli.
İçimde bir şey sıkıştı.
"Bir insanın hayatının başladığı gece nasıl bir savaşın başlangıcı olabilir?"
Babam birkaç saniye sustu.Abim araya girmek ister gibi hareket etti ama babam elini kaldırarak onu durdurdu.
"Çünkü bazı insanlar için aile, güç demektir. Ve bazı insanlar gücü kaybetmekten korktuğunda her şeyi yapabilir."Sözleri sakindi ama tonunda yılların ağırlığı vardı."Sen doğduğunda herkes bir şeylerin değişeceğini düşündü."
"Ne değişti?"
Babam gözlerini masanın üzerindeki dosyaya çevirdi.
"Sen."
Bu cevap beklediğimden daha fazla canımı yaktı.
"Sadece ben mi?"
Babam bana baktı.Ama o bakışta bir baba sıcaklığı yoktu.Sanki karşısında kızı değil, korunması gereken bir sorumluluk vardı.
"Senin varlığın bazı dengeleri değiştirdi."
Boğazım düğümlendi."Yani bütün bunların sebebi ben miyim?"
Salonda sessizlik oldu.
Annem hemen bana baktı."Güneş..."
Ama babam cevap verdi."Yanlış anlama."Sesi sakindi."Bir şeyin sebebi olmak ile suçlu olmak aynı şey değildir."
Bu cümle doğruydu.Ama onun ağzından çıkınca bile içimi rahatlatmadı.
Çünkü yıllardır benden uzak duran adamın bana söylediği ilk açıklama bile bir sevgi cümlesi değildi.
Sadece bir gerçekti.
"Sen hiç..."Duraksadım.Sormak zor geldi.Ama yine de sordum."Sen hiç beni gerçekten kızın gibi gördün mü?"
O an salondaki herkes sustu.Abimin yüzündeki ifade değişti.Annem gözlerini yere indirdi.Babam ise birkaç saniye boyunca bana baktı.Cevap vermesi uzun sürdü.
"Bu sorunun cevabı şu an önemli değil."
Kalbim biraz daha ağırlaştı.Çünkü bazen cevap vermemek de cevaptı.
"Benim için önemli."Sesim titremişti."Çünkü herkes benden bir şey bekliyor. Güçlü olmamı, dikkatli olmamı, kurallara uymamı... Ama kimse bana gerçekten nasıl olduğumu sormuyor."
Babamın yüzünde küçük bir değişiklik oldu.Ama hemen kayboldu.
"Hayat her zaman ne hissettiğini sormaz."
Bu cümle içimde öfke oluşturdu."Belki de sorun bu."
Babam kaşlarını hafifçe çattı."Ne demek istiyorsun?"
Ayağa kalktım."Ben sizin dünyanızın içinde doğdum diye sizin gibi olmak zorunda değilim." Sesim yükselmişti."Ben tıp okumak istiyorum. Arkadaşlarımla kahve içmek istiyorum. Sabah yürüyerek okula gitmek istiyorum. Normal bir hayat istiyorum."
Babam beni izledi.Ama yine de ifadesi değişmedi.
"Normal bir hayat istiyorsan, önce hayatta kalmayı öğrenmelisin."
Bu sözleri öyle sakin söylemişti ki daha çok canımı yaktı.
"Sen gerçekten hiçbir şeyi hissetmiyor musun?"
Sorduğum soru salonda yankılandı.Babam cevap vermedi.Abim araya girdi.
"Yeter."Sesi bu kez sertti.
Babam ona döndü."Sen karışma."
"Hayır, karışacağım."Abimin sesi ilk kez babama karşı bu kadar net çıkmıştı."Çünkü o senin kızın."
Kısa bir sessizlik oldu.
Babamın bakışları sertleşti."Ben ne yaptığımı biliyorum."
Abim başını iki yana salladı." Hayır baba. Sen sadece kontrol etmeyi biliyorsun."
Annem hemen araya girdi."İkiniz de yeter."
Ama kimse birbirine bakmıyordu.Babam birkaç saniye sonra ayağa kalktı.
"Bu konuşma burada bitmiştir."Bana baktı."Yarın evden çıkmayacaksın."
Yine aynı cümle.Yine aynı karar.İçimdeki hayal kırıklığı arttı.
"Benim fikrimi sormayacaksın değil mi?"
Babam kapıya doğru yürürken durdu.Ama arkasını dönmedi.
"Şu anda senin fikrinden daha önemli şeyler var."
Ve gitti.Kapı kapandığında salonda kalan sessizlik daha ağırdı.
Ben olduğum yerde kalmıştım.Abim yanıma geldi.Bir süre konuşmadı.Sonra sessizce:
"Onun söylediklerini kendine yükleme."
Başımı kaldırdım."Nasıl yapacağım?"Gözlerim dolmuştu."Adam bana bakınca sanki sadece korunması gereken bir şeymişim gibi davranıyor."
Abimin yüzü yumuşadı."Çünkü babam korkmayı bilmiyor."
"Hayır."Başımı salladım."Bence sevmeyi bilmiyor."
Bu cümle abimi susturdu.Çünkü ikimiz de bunun tamamen yanlış olmadığını biliyorduk.
Annem yanıma geldi.Elimi tuttu."Güneş..."
Başımı ona çevirdim."Ben sadece bir kere olsun onun bana kızım gibi bakmasını istiyorum."
Annemin gözleri doldu.
Ama cevap vermedi.Çünkü bazı yaralar için söylenecek doğru bir cümle yoktu.
O gece odama çıktığımda kafamın içinde tek bir soru vardı.Babam beni gerçekten korumak mı istiyordu?Yoksa sadece ailesinin taşıdığı yükü korumaya mı çalışıyordu?Ve daha önemlisi...Kuzgunlar neden benim doğduğum gece harekete geçmişti?
≈≈≈
Yazım hatalrım nedeniyle sizden içtenlikle özür dilerim. Umarım okurken keyif almışsınızdır. Beğenmeyi ve yorum atmayı unutmayın. Sonraki bölüme kadar hoşçakalın.
