6. bölüm · Aynı gökyüzünün altında

Bölüm 6-Daha İlk günden

Ela naz Kuvanç

Aynı saatlerde karargâhta kalan tim de hazırlıklarını tamamlıyordu.
Emir hâlâ Alara'nın arabasını konuşuyordu.
"Ben size söyleyeyim, o araba bayağı iyi."
Hakan gözlerini devirdi.
"Emir, on dakikadır aynı şeyi söylüyorsun."
"Çünkü güzel araba."
Leyla güldü.
"Sen arabaya âşık oldun."
"Yok artık."
Atlas anahtarlarını alıp ayağa kalktı.
"Hadi, çıkıyoruz."
Herkes büyük siyah araca doğru ilerledi.
Atlas sürücü koltuğuna geçti.
Emir hemen yanına oturdu.
Arka taraftarafa ise şoförün bi arkasına Leyla,beren, hakan oturdu onların arkasına Tuana ve çınar oturdu.
Emir daha araç hareket etmeden telefonunu çıkardı.
"Manifest açıyorum."
Atlas ona döndü.
"Hayır."
"Niye?"
"Askeriye deyiz geri zekalı rezil olucaz."
Dedi atlas bıkkın sesle
Emir göz devrirdi
"Ne var şarkıda?"
Atlas homurdandı.
"Hiç."
Emir müziği açtı.
Birkaç saniye sonra kendisi de eşlik etmeye başladı.
Atlas direksiyonu tutarken başını iki yana salladı.
"Ben sizinle niye aynı araçtayım?"
Hakan arkadan gülerek cevapladı.
"Çünkü kader."
Emir dans ederek.
"Manifest açınca daha güzel oluyor."
Atlas artık bıkmış gibi.
"Ben susuyorum."
Araç ilerledi.
Bir süre sonra binanın önüne geldiler.
Herkes araçtan indi.
Merdivenlerden yukarı çıkıp ikinci kata geldiklerinde Emir karşıdaki kapının önündeki eşyalara baktı.
"AA."
Hakan Emire döndü.
"Ne oldu?"
"Bakın, buraya biri taşınmış."
Hakan kapıya baktı.
"Eee?"
Emir sırıttı.
"Selam verelim."
Hakan hemen:
"Saçmalama oğlum. Saat on."
"Ne olacak?"
"Rahatsız etme."
Emir dinlemedi.
Kapının önüne gidip zile bastı.
Bir kere.
Bekledi.
İki kere.
Bi kere daha bekledi..
Üç kere.
Hakan rezil olma korkusuna .
"Emir, yeter." Dedi.
Emir bakana dönmeden cevap verdi.
"Belki duymadılar."
Tekrar bastı.
Tam o anda kapı açıldı.
Alara elinde silahla karşılarında duruyordu.
Emir'in yüzü bembeyaz oldu.
Alara emiri görünce silahı geri indirdi.
"Emir, salak mısın? Korktum mal!"
Emir ellerini kaldırdı.
"Arkadaşlar..."
Herkes ona baktı.
"Ben altıma yapmış olabilirim."
Bir anda herkes kahkahaya boğuldu.
Alara gözlerini devirdi.
"Geçin içeri."
Emir geçerken mırıldandı. korkudan hala bacağı titriyordu.
Arkadan atlas gülerek.
"Bide asker olcak .1.98 adam düştüğü hallere bak ." Dedi ve içeri geçti
Kapıdan içeri girdiklerinde Emir daha ilk birkaç saniyede etrafı incelemeye başladı. Salona girip bir sağa, bir sola baktı.
"Komutanım, ev bayağı güzelmiş."
Alara kaşını kaldırdı.
"Beğendin mi?"
"Beğenmek ne kelime, bayağı iyi. Şu salon özellikle güzel."
Hakan araya girdi.
"Emir, sen eve mi bakıyorsun, komutanın evine mi yerleşiyorsun?"
"Ne var oğlum? Güzel ev."
Arkadan veren gülerek.
"Bence eve yükseliyor gibi"
Herkes gülerek salondaki büyük L koltuğa yerleşti. Çınar ve Tuana yan yana otururken, Hakan ile Leyla diğer tarafa geçti. Beren de koltuğun köşesine oturdu. Atlas ise biraz daha kenarda oturup etrafı sessizce izliyordu.
Emir koltuğa iyice yayıldı.
"Komutanım, iyi oldu buraya taşınmanız."
Alara ona baktı.
"Niye?"
"Bizim katta siniz hemde yan daire de. Hem böylece sizi daha yakından tanırız."
Hakan hemen güldü.
"Senin asıl istediğin soru sormak."
Emir hiç bozuntuya vermedi.
"O da var."
Alara başını iki yana salladı.
"Allah sabır versin."
Tam o sırada Lina, koltuğun diğer ucundan Alara'ya bakıp sırıttı.
"Abla, sana bir şey anlatayım mı?"
Alara'nın yüzü anında değişti.
"Hayır."
"Çok komik ama."
"Lina."
"Eski timde bir gün..."
"Lina, sakın."
Emir hemen öne doğru eğildi.
"Ne olmuş?"
Lina'nın gözleri parladı.
"Anlatayım mı?"
Alara:
"Lina."
Ama Lina çoktan başlamıştı.
"Bir gün abla..."
Alara yastığı kaptığı gibi ayağa kalktı.
"Lina!"
Lina kahkaha atarak koltuğun diğer tarafına kaçmaya çalıştı.
"Dur abla!"
Alara yastıkla Lina'nın üzerine atladı.
"Sen susmayı ne zaman öğreneceksin?"
Lina gülmekten kendini zor tutuyordu.
"Abla makyajım bozulursa bittin!"
Alara yastığı geri çekti.
"Abartma lina ya ."
Lina saçını düzeltip yüzünü kontrol etti.
"Bir şey oldu mu?"
Alara nefes aldı.
"Yok."
Lina derin bir nefes aldı.
"İyi."
Sonra ciddiyetle.
"Makyaj namustur."
Bir saniyelik sessizlik oldu.
Ardından salondaki herkes kahkahaya boğuldu.
Emir gülerek hem konuşmaya çalışıyor du.
"Ne?"
Hakan gülmekten konuşamıyordu.
Leyla:
"Lina, sen gerçekten..."
Lina hiç bozuntuya vermeden ayağa kalktı.
"Ben banyoya gidiyorum."
"Koşarak git bari," dedi Alara.
Lina gerçekten koşarak banyoya gitti.
Birkaç dakika sonra geri döndü.
"Tamam, hiçbir şey olmamış."
Alara koltuğa oturup ona baktı.
"İyi. Şimdi sen uyu. Yarın işin var."
Lina'nın yüzü düştü.
"Of."
"Hadi."
Lina herkese tek tek baktı.
"İyi geceler."
Hakan el salladı.
"İyi geceler."
Leyla sadece kafasını kaldırdı.
"İyi geceler Lina."
Lina odasına doğru yürüdü.
"İyi geceler."
Kapıyı kapattı.
Ama birkaç dakika sonra içeriden mırıldanmaları gelmeye başladı.
Alara gözlerini kapattı.
"Uyumuyor."
Emir gülerek:
"Kesin uyumuyordur."
Lina odasından:
"Uyuyorum!"
Herkes güldü.
Alara Alara yumuşak ses tonunu kalinlastirmaya çalıştı.
"Uyuyorsan konuşma."
"Tamam."
Birkaç saniye sessizlik oldu.
Sonra yine yatağın gıcırtısı duyuldu.
Alara başını iki yana salladı.
Bu sırada Atlas ara sıra Alara'ya bakıyordu. Çok belli etmeden bakıp sonra tekrar önüne dönüyordu.
Emir ise konuşmayı sürdürmek için yeni bir konu arıyordu.
Sonunda aklına bir şey gelmiş gibi Alara'ya döndü.
"Komutanım."
"Hı?"
"Bir şey soracağım."
"Yine mi?"
"Evet."
"Tamam, sor."
"Sevgiliniz var mı?"
Salondaki hava bir anda değişti.
Atlas'ın bakışları Emir'e döndü.
Beren de bunu fark etti.
Emir, Beren'in Atlas'a baktığını görünce kaşlarını kaldırdı. Beren hemen bakışlarını başka tarafa çevirdi.
Emir ise konuyu bırakmadı.
"Yani meraktan soruyorum."
Alara ona baktı.
"Sen bunu niye merak ettin?"
"Öylesine."
Atlas sessizce Alara'ya baktı.
Emir:
"Vardı mı bari?"
Alara cevap vermeden önce odadan bir ses geldi.
Lina uyanıktı.
"Vardı! Ayrıldı!"
Alara'nın kaşları çatıldı.
"Lina!"
Lina odasından cevap verdi.
"Ne?"
"Sen uyumuyor muydun?"
"Uyuyordum."
"Uyuyan insan nasıl cevap veriyor?"
"Bilmem. sen uyuyan biri ile nasıl konuşuyorsun."
Alara sinirle konuştu.
"Lina 2 dk ya uyumazsan!. seni hastaneden alıp orduya mancınık la fırlattirim anladın mı"
Alara bunu dedikten sonra ses gelmedi.
Herkes gülmeye başladı.
Atlas'ın kaşları hafifçe çatılmıştı.
Emir ise sırıtarak Alara'ya baktı.
"Demek vardı."
Alara sinirle bakışlarını Emire çevirdi.
"Emir, başka konu."
"Tamam komutanım."
İki saniye sustu.
Sonra:
"Niye ayrıldınız?"
Hakan Gülsem mi gülmesem mi diye düşünüyordu.
"Emir!"
"Ne?"
"Yeter artık."
Emir omuz silkti.
"Merak ettim."
Alara derin bir nefes aldı.
"Uzun hikâye."
Emir bağdaş kurdu.
"Ben dinlerim."
"Ben anlatmam."
"Tamam."
Yine birkaç dakika sohbet ettiler.
Saat ilerledikçe herkesin sesi yavaşladı.
Sonunda saat on ikiyi gösterdiğinde Alara ayağa kalktı.
"Hadi, artık uyuyun. Yarın çok güzel bir gün olacak."
Emir koltuğa yaslanıp gülümsedi.
"Ne demezsiniz komutanım. Atlas komutanım daha merhametliydi."
Alara ona baktı.
"Emir..."
"Tamam, tamam. Susuyorum."
Herkes gülerek toparlanmaya başladı.
Ve gecenin sonunda herkes yarının neler getireceğini bilmeden odalarına çekildi.
----------
nabersiniz canlar bu bölümü otobüs de yazdığımı kimse bilmemeli yani siz hariç 🫶 bu dahaki bölümde görüşmek üzereeee🌷🌷