3. bölüm · Aynı gökyüzünün altında
Bölüm 3- yeniden başlıyoruz
Yeniden
2026 — Alara
Arabamı apartmanın önüne çekip kontağı kapattığımda saat akşamı geçmişti. Üç günlük görevden yeni dönmüştüm. Üzerimde hâlâ görevin yorgunluğu vardı ve tek istediğim eve çıkıp duş almak, üzerimi değiştirmek ve biraz olsun dinlenmekti.
Tam arabadan inecekken arkamdan bir araba sesi duydum.
Başımı çevirdiğimde Lina'nın arabasını gördüm.
Araba apartmanın önünde durdu. Lina indi, çantasını omzuna attı ve kapıyı kilitledikten sonra apartmana doğru yürümeye başladı.
"Lina!"
Başını çevirip bana baktı.
"Efendim abla?"
Kaşlarımı çatıp saate baktım.
"Sen niye hâlâ dışarıdasın?"
Lina birkaç saniye yüzüme baktı.
"Abla, ben yirmi altı yaşındayım."
"Ee?"
"Ee'si, istediğim saatte dışarı çıkabilirim."
"İstediğin saatte çıkarsın da etrafta it kopuk dolu, farkında mısın?"
Lina etrafa şöyle bir baktı.
"Tek hedefleri ben miyim?"
Cevap vermeden önce iki saniye düşündüm.
Lina da o sırada yüzüme bakıyordu.
Sonunda başımı salladım.
"Doğru."
Lina'nın yüzünde kocaman bir sırıtış oluştu.
"Ne doğru?"
İstemeden güldüm.
"Taş gibisin maşallah."
Lina hemen saçlarını düzeltti.
" maşallah de kızz "
"Maşallah."
"Bir daha."
"Lina, abartma."
"İnsan kardeşine güzel bir şey söylemiş, devamını da getirir."
"Senin özgüvenin fazla."
"Sen verdin."
"Ben ne zaman verdim?"
"Az önce."
Başımı iki yana salladım.
"Sen gerçekten hiç değişmiycekk'sin."
"Sen de hâlâ beni azarlamaktan baz gecmiycek'sin ."
"Çünkü sen hâlâ başıma bela olacak işler yapıyorsun."
"Ben ne yaptım?"
"Bu saatte dışarıdasın."
"Yirmi altı yaşındayım."
"Onu beş dakikada üç kere söyledin."
"Çünkü anlamıyorsun."
"Anlıyorum."
"Ne anladın?"
"Yirmi altı yaşındasın."
Lina gülmeye başladı.
"Sonunda."
"Şimdi gir içeri."
"Tamam."
Apartmana girdik.
Merdivenlerden çıkarken Lina bir anda bana döndü.
"Abla."
"Hı?"
"Annemize söyleyeceğiz ya..."
"Ankara'yı?"
"Evet."
"Kesin kızacak."
"Ben de öyle düşünüyorum."
"Babam bir şey demez."
"Sen nereden biliyorsun?"
"Çünkü bizi destekliyor."
Lina başını salladı.
"Doğru."
Kapının önüne geldik.
Anahtarı çıkardım.
Lina koluma girdi.
"Birlikte söyleyelim."
"Tamam."
Kapıyı açıp içeri girdik.
Annem mutfaktaydı.
Bizi görünce başını kaldırdı.
"Hoş geldiniz kızlar."
"Hoş bulduk anne."
Lina da:
"Hoş bulduk."
Annem ikimize baktı.
"İkiniz neden aynı anda geldiniz?"
Babam salondan seslendi.
"Ne oldu?"
Ben çantamı bıraktım.
"Size bir şey söyleyeceğiz."
Sofraya oturduğumuzda birkaç saniye kimse konuşmadı.
Lina bana baktı.
Ben ona baktım.
Sonunda ben derin bir nefes aldım.
"İkimizin de tayini çıktı."
Babamın yüzünde hemen bir gülümseme oluştu.
"Nereye?"
"Ankara."
Annemin elindeki kaşık masaya değdi.
"Hayır."
Lina şaşkınlıkla anneme baktı.
"Anne..."
"Gitmeyeceksiniz."
"Anne, benim görevim."
"Umurumda değil."
"Ben askerim."
"Ben de annenim."
Sesindeki sertliğin altında başka bir şey vardı.
Korku.
Ama neden korktuğunu bilmiyordum.
Babam anneme baktı.
"Niye bu kadar karşı çıkıyorsun?"
Annem cevap vermedi.
Babam omuzlarını silkti.
"Sanane."
Annem ona döndü.
"Ne?"
"Bırak canım kızlarım gitsin."
Annem kaşlarını çattı.
Babam bize baktı.
"Maşallah, ikisi de akıllı. Ne yaptıklarını biliyorlar."
Sonra gülümseyerek:
"Canım kızlarım gitsin."
Lina gülmemek için dudaklarını ısırdı.
Annem ona baktı.
"Sen de mi gülüyorsun?"
"Yok anne."
"Yüzün gülüyor."
Lina hemen ciddileşti.
"Tamam."
Ben de istemeden güldüm.
Annem bana döndü.
"Sen de gülme."
"Ben bir şey yapmadım."
"Yüzünden belli."
Babam kahkaha attı.
"İkiniz de babanıza çekmişsiniz."
Annem ona baktı.
"Sen de sus."
Babam ellerini kaldırdı.
"Tamam."
Sonunda annem istemese de kabul etti.
Ama yüzündeki korku aklımın bir köşesinde kaldı.
----------------🤍----------------
3 Haziran 2026
İki gün sonra evin içi valizlerle doluydu.
Ben kendi valizimi çoktan hazırlamıştım.
Lina ise odasının ortasında durmuş, yatağın üzerindeki kıyafetlere bakıyordu.
"Abla!"
Salondan seslenişini duyunca yanına gittim.
"Ne oldu?"
"Valizim kapanmıyor."
Valize baktım.
Sonra yatağa.
Sonra tekrar valize.
"Lina..."
"Hı?"
"Sen Ankara'ya taşınıyorsun, savaşa mı gidiyorsun?"
"Komik değilsin."
"Üç tane aynı kazak var."
"İhtiyacım olabilir."
"Üçü de aynı."
"Yedek."
"İkisinin yedeği mi olur?"
Lina bir kazağı daha valize sıkıştırdı.
Fermuar yine kapanmadı.
Sonra bana baktı.
"Üzerine otur."
"Ne?"
"Valizin üzerine otur."
"Niye?"
"Ben kapatacağım."
"Sen doktor olacaksın, ben valiz işçisi değilim."
"Abla lütfen."
İç çekip valizin üzerine oturdum.
Lina bütün gücüyle fermuarı çekti.
"Oldu!"
"Sonunda."
Lina gururla valize baktı.
"Ekip çalışması."
"Sen hiçbir şey yapmadın."
"Ben fermuarı çektim."
"Ben üzerinde oturdum."
"İşte ekip çalışması."
Gülerek ayağa kalktım.
"Bir şey unutmadın mı?"
Lina'nın yüzü bir anda değişti.
"Şarj aletim!"
"Çantanda."
"Kimlik?"
"Ön gözde."
"Telefon?"
"Elinde."
Lina elindeki telefonu görünce sustu.
"Doğru."
"Başka?"
Bir süre düşündü.
"Yok."
"Harika."
Tam odadan çıkacaktım ki arkamdan yine seslendi.
"Abla!"
Döndüm.
"Ne?"
"Ben kesin bir şey unutuyorum."
"Hatırlarsan alırsın."
"Ya önemliyse?"
"Önemliyse hatırlarsın."
Lina bana şüpheli bir ifadeyle baktı.
"Bu hiç mantıklı değil."
"Benim mantığım."
"Çok kötü."
"Valizin gibi."
Yastığı kafama fırlattı.
"Git!"
Gülerek odadan çıktım.
Valizlerimizi kapının yanına bıraktığımızda annem sessizce yanımıza geldi.
İkimize de baktı.
"Her şeyiniz tamam mı?"
"Tamam anne."
Lina:
"Ben hazırım."
Annem önce Lina'ya, sonra bana sarıldı.
"Bana dikkat edin."
"Merak etme."
"Alara."
"Hı?"
"Sen kardeşine dikkat et."
Lina hemen araya girdi.
"Ben de ona ederim."
Annem hafifçe gülümsedi.
"İkiniz de birbirinize dikkat edin."
"Tamam."
Babam valizlere bakıp:
"Maşallah, sonunda hazırladınız."
Annem sessizce:
"İnşallah bir gün evden çıkarsınız ben inanıyorum."
Ben annemin yüzüne baktım.
Bu sefer korkmuyordu. ama yüzünde endişe vardı.
Ama o an üzerinde durmadım.
--------------🤍--------------
Havaalanı
Havaalanına geldiğimizde Lina'nın yüzündeki ifade değişti.
Uçağı görünce durdu.
"Abla."
"Hı?"
"Ben bundan vazgeçtim."
"Ne?"
"Uçaktan."
"Uçaktasın zaten."
"İnmek istiyorum."
"Lina, daha binmedik."
"İyi."
Gülmeye başladım.
Uçağa bindiğimizde yerlerimize oturduk.
Lina emniyet kemerini taktı.
Çıkardı.
Tekrar taktı.
Sonra bana döndü.
"Bağlı mı?"
"Baktın."
"Sen bak."
Baktım.
"Bağlı."
"Emin misin?"
"Evet."
Uçak hareket etmeye başladığında Lina koltuğun kenarını tuttu.
"Abla..."
"Buradayım."
"Ben korkuyorum."
"Bir şey olmayacak."
"Sen nereden biliyorsun?"
"Çünkü daha önce uçtum."
"Bu cevap hiç rahatlatıcı değil."
Uçak havalandı.
Lina gözlerini sımsıkı kapattı.
"Bir daha binmeyeceğim."
"On beş dakika sonra uyursun."
"Uyumam."
"Uyursun."
"Uyumam."
Yaklaşık on beş dakika sonra başı yana düşmüş, çoktan uyumuştu.
Ona bakıp gülümsedim.
"İnatçı."
Sonra başımı koltuğa yasladım.
Ankara'ya gidiyorduk.
Ve yıllar sonra çocukluğumdan kalan insanlarla tekrar karşılaşacaktım.
-----------
Evett 3 bölüm de yazıldı 4 bölümde atlasin gözünden olsunmuuu
